{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1564 <br>KARAR NO: 2021/1285<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/06/2021 tarihli, ihtiyati hacze itirazın reddine dair ara kararı.<br>NUMARASI: 2020/339 Esas.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi alacağından kaynaklanan)- İ. Haciz<br>Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında geminin ihtiyaten haczine dair ara karara karşı gemi maliki üçüncü kişi tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen ara kararına karşı gemi maliki üçüncü kişi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle;  müvekkilinin Kamu İktisadi Kuruluşu olduğunu, Kuruluş Ana Statüsünün 4. Maddesinin 7.bendi ile belirlenmiş  hizmetler karşılığında yürürlükteki \"Kılavuzluk Römorkaj ve Diğer Hizmetler \" tarifesi gereğince  ücretlendirme yapıldığını, fener ve Tahlisiye Ücretleri tarifesinin dolar kuru dikkate alınarak, beher ton üzerinden ve sefer durumuna göre uygulandığını, ... (yeni adı ...) isimli gemiye fener, klavuzluk ve boğaz geçiş hizmeti verildiğini, TTK'nın 1320/1.d maddesi uyarınca gemi alacağı hakkı ve 1321/1. maddesi uyarınca kanuni rehin hakkı sahibi olduklarını, bu alacağın tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E  sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı şirketin ...  Gemisinin acentesi olduğuna dair SP1 Belgesini verdiğini, davalının haksız itirazda bulunduğunu, arabuluculuğa başvurulsa da anlaşma sağlanamadığını, takibin durduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile anılan geminin ihtiyaten haczine, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu geminin donatanı olmadığını, faturalara ilişkin olarak müvekkilinden  hiçbir hak talep edilemeyeceğini, faiz oranının son derece fahiş olduğunu, işbu davada dava konusu gemilerin donatanı müvekkili şirket olmadığından icra takibine konu borcun müvekkili şirkete yansıtılmasının hatalı olduğunu, davanın davanın donatanı ... Ltd. ile kaptan ...'a ihbar edilmesini talep ettiklerini, faturaların fahiş tutarlarda olduğunu, gecikme bedelinin ne şekilde tespit edildiğinin belli olmadığını, faiz oranının da fahiş olduğunu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek,  davanın reddine karar verilmesini talep  etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 14.10.2020 tarihli ara kararıyla; \"Talep edenin  kılavuzluk ve fener tahlisiye ücretleri için ... IMO numaralı Panama bayraklı ... (ESKİ ADI: ...) isimli gemi üzerinde ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebinin yapılan değerlendirilmesinde ise,  talep edenin alacağının TTK 1352 maddesinde sayılan deniz alacaklarından olduğu,  talebe konu faturaların geminin davalı gösterilen donatanın acentesi olan ... A.Ş'ye kesildiği, hizmetin alındığı sonucuna varılmıştır. İhtiyati haciz talep eden tarafça sunulan delillerin incelenmesinde; talep eden tarafından karşı tarafa ait  ... IMO numaralı Panama bayraklı ...(ESKİ ADI: ...) isimli gemiye verilen kılavuzluk ve fener tahlisiye hizmetleri nedeniyle karşı taraf adına muhtelif tarihlerde ve miktarlarda TOPLAM: 58.252,08-TL bedelli faturalar kesildiği, Talep edenin  güvence altına alınması talep ettiği alacağın TTK 1320 m. 1/ d bendi kapsamında  gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olduğu, TTK 1369/1-e hükmü gereğince alacak gemi alacaklısı hakkı veriyor ise geminin ihtiyaten haczine karar verileceğinin düzenlendiği, TTK 1362 maddesi gereğince talep edenin alacağının varlığını yaklaşık olarak ispat ettiği anlaşılmakla,  talep edenin talebinin kabulü ile 58.252,08-TL alacak ile sınırlı olmak üzere  ... IMO numaralı Panama bayraklı ... ESKİ ADI: ...) isimli gemi üzerinde ihtiyati haciz talep etme  koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında ihtiyati haciz talebinin kabulü yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle,  davacının ihtiyati haciz talebinin TTK'nın 1352-1353. maddeleri gereğince kabulü ile 58.252,08 TL alacak ile sınırlı olmak üzere  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinde ... IMO numaralı Panama bayraklı ... (ESKİ ADI: ...) isimli geminin ihtiyaten haczine, karar verilmiştir. Üçüncü şahıs Panama Bayraklı... Gemisi Donatanı ... Gemi İşleteni ... Denizcilik Limited Şirketi vekili, 26/01/2021 tarihli itiraz dilekçesiyle; ihtiyati haczine karar verilen ... IMO numaralı eski adı..., yeni adı ... olan geminin Cebelitarık'ta yapılan cebri icra satışı ile 10 Ağustos 2020 tarihi itibariyle üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak  satın alındığını, Malta sicilinden terkin edilerek Panama siciline tescil edildiğini,  TTK'nın 1350. maddesine göre geminin cebri icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebri icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarrufların, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu yer olan Cebelitarık hukukuna tabi olduğunu,  (Kapatılan İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesi)'nin 2012/12 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, Cebelitarık'ta cebri icraya uygulanan özel bir mevzuat tespit edilmedini, Cebelitarık Hukuku'nun İngiliz Hukuku ile aynı doğrultuda olduğunu, İngiliz Hukuku uyarınca cebri satışın gemi üzerindeki rehinleri, yükümlülükleri ve borçları sona erdirdiğini, bu sebeple ... (Satış Belgesi)'de yer alan bilginin Cebelitarık Hukuku'nu yansıttığını, geminin tek ortağı ... (Türkiye Cumhuriyeti Kimliğine göre ...) olan firmalar arasında yapılan devir işleminde 1 ABD Doları satış bedelinin tamamen usulen yazılmış olup herhangi bir muvazaalı işlemde bulunulmasının söz konusu olmadığını, bahsi geçen sebeplerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati  haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İTİRAZ HAKKINDA VERDİĞİ VE  İSTİNAFA KONU ARA KARARI İlk derece mahkemesi, ihtiyati hacze itirazı değerlendirdiği, istinafa konu 10.06.2021 tarihli ara kararıyla; \"...İhtiyati hacze itiraz eden vekili 02/11/2020 tarihli dilekçesi ile ihtiyati haciz kararına konu olan ... IMO numaralı ... (ESKİ ADI: ...)  gemisinin, Cebelitarık'ta cebri icra yolu ile satın alınarak ...adıyla donatan ... adına Panama siciline tescil edildiğini, Cebelitarık’ta yapılan cebri satış geminin üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak mülkiyetinin değiştiğini, bu nedenle yeni malikin, geminin önceki malikinin alacaklarına karşı bu alacaklar gemi alacağı hakkı verse dahi sorumlu olmayacağını, İcra İflas Kanunu 265 maddesi uyarınca açıklanan sebeplere istinaden eski adı ..., yeni adı ...olan gemi aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Davacı-İhtiyati Haciz Talep Eden vekili tarafından talep konusu edilen gemiye ilişkin Satış Senedi Evraklarını ve İhtiyati Hacze İtiraz Eden 3.Kişi vekili tarafından Cebelitarık Hukuku'na ilişkin hukuki görüşe ilişkin Hukuki Görüş ve İstanbul (Kapatılan) 52. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/12 Esas sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunu sundukları anlaşılmıştır. İhtiyati haciz talep eden vekili tarafından, itiraz eden tarafından, talebe konu geminin cebri icra ile satış sonrası 1 USD bedelle  satın alındığı, satım işleminin muvazaalı olduğu belirtilerek 1 USD bedelli satıma ilişkin belgenin sunulduğu anlaşıldı. Mahkememizce yapılan değerlendirmede, muvazaa ididası esaslı bulunmakla bu hususun murafaa sürecinde değerlendirilemeyeceği gözetilerek ihtiyati hacze itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ara  karara karşı, üçüncü şahıs  Panama Bayraklı ... Gemisi Donatanı ... Adına Gemi İşleteni ... Denizcilik Limited Şirketi  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Üçüncü şahıs Panama Bayraklı ... Gemisi ... Adına Gemi İşleteni ... Limited Şirketi  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati haczine karar verilen ... IMO numaralı eski adı..., yeni adı ...olan geminin Cebelitarık'ta yapılan cebri icra satışı ile 10 Ağustos 2020 tarihi itibariyle üzerindeki tüm takyidatlardan ari olarak satın alındığını, Malta sicilinden terkin edilerek Panama siciline tescil edildiğini,  bu nedenle TTK'nın 1350. maddesine göre geminin cebri icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebri icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarrufların, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu yer olan Cebelitarık hukukuna tabi olduğunu, Cebelitarık'ta mukim Hassans Hukuk Bürosu ortaklarından avukat ...'nun hukuki görüşünün dosyaya ibraz edildiğini, görüşün içeriğinden  Cebelitarık Hukuku'nun İngiliz Hukuku ile aynı olduğunun, Cebelitarık ve İngiliz Hukuku uyarınca 10 Ağustos 2020 tarihinde Cebelitarık'ta icrai yolla yapılan satışın gemi üzerindeki tüm rehin, takyidat ve borçları kaldırdığı ve alacaklıya tüm rehin, takyidat ve borçlardan ari bir mülkiyet hakkı verdiğinin anlaşıldığını, Kapatılan İstanbul 52. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/12 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporundaki tespitlerde de Cebelitarık'ta cebri icraya uygulanan özel bir mevzuat tespit edilmediğinin, Cebelitarık Hukuku'nun İngiliz Hukuku ile aynı doğrultuda olduğunun, İngiliz Hukuku uyarınca cebri satışın gemi üzerindeki rehinleri, yükümlülükleri ve borçları sona erdirdiğinin, bu sebeple Bill of Sale (Satış Belgesi)'de yer alan bilginin Cebelitarık Hukuku'nu yansıttığının tespit edildiğini, Dilekçe ekinde tercümesi ile birlikte sunulan ... ile  ... firmalarının apostil şerhli kuruluş ve imza sirküleri belgelerinden görüleceği üzere anılan firmaların tek ortağı ...' olduğunu, bu kişinin ... Group ...firmasının belgelerinde ... olarak, ... firmasının belgelerinde ise ... olarak kayıtlı olduğunu, anılan isimlerin  aynı kişiye ait olduğunu; Azerbaycan Cumhuriyeti vatandaşı ...'un, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazandıktan sonra Türkiye Cumhuriyeti kimliğinin ... ismi ile çıkarılmış olduğunu,  Geminin, tek ortağı ...  (Türkiye Cumhuriyeti Kimliğine göre ... olan firmalar arasında yapılan devir işleminde 1 ABD Doları satış bedelinin tamamen usulen yazılmış olup herhangi bir muvazaalı işlemde bulunulmasının söz konusu olmadığını. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itirazın kabulüne ve sonuçta gemi üzerine konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Talep, itirazın iptali davası içinde TTK'nın 1352 vd. maddeleri uyarınca geminin ihtiyaten haczine dair verilen ara karara karşı, üçüncü kişi gemi maliki tarafından yapılan itirazın reddine dair ara kararının İİK'nın 265/5. maddesi uyarınca istinafına ilişkindir.  İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava dosyasının, istinaf incelemesine gönderilmesinden sonra, ilk derece mahkemesince davanın esastan sonuçlandırıldığı, itirazın iptaline karar verildiği anlaşılmakta ise de davanın esastan hükme bağlanmış olması, üçüncü kişinin ihtiyati hacze itirazını konusuz bırakmayacağından, istinaf incelemesi yapılmıştır. İtirazın iptali davasına esas İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında az yukarıda bahsi geçen gemiye ilişkin fener, tahlisiye  ücreti ve kılavuzluk ücretine ilişkin bazı faturaların takibe dayanak olarak gösterildiği ve takip tarihinin 17/08/2020 olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince  14/10/2020 tarihli  ara kararında, davalının takibe konu ettiği  58.252,08  TL tutarında alacak için  ... numaralı panama bayraklı ... (eski adı ...) isimli geminin  ihtiyaten haczine karar verilmiştir. Ancak üçüncü kişi konumundaki söz konusu geminin donatanı  ... Gemisi Donatanı ...  Adına Gemi İşleteni ...Limited Şirketi, 01/11/2021 tarihli dilekçe ile söz konusu  ihtiyati haciz kararına itiraz ederek bahsi geçen ... imo numaralı panama bayraklı geminin Cebelitarık'ta cebri icra yolu ile satın alınarak  Panama siciline tescil ettirildiğini, anılan geminin cebri icra yolu ile satışı ve mülkiyetinin devrine ilişkin tüm işlem ve tasarrufların satışın yapıldığı yer olan Cebelitarık hukukuna tabi olduğunu, bu şekildeki satışlarda alıcının,  cebri satış işlemini gerçekleştiren devletin hukukuna uygun olarak bütün  yükümlülüklerden ve sınırlandırılmalardan arındırılmış bir şekilde geminin mülkiyetini kazanacağını, ...'nin gemiyi cebri icra yoluyla satın aldığını, akabinde müvekkili ...'a satış bedeli 1 USD olarak gösterilerek devredildiğini, şirketlerin zaten grup şirketi olduğunu, dolayısıyla gemi üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini öne sürerek,  ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesince 10/06/2021 tarihli ara kararıyla, yukarıda belirilen gerekçe ile  itirazı reddetmiştir. İtiraz eden 01/07/2021 tarihli dilekçe ile ilk derece mahkemesinin 10/06/2021 tarihli ara kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İtiraz eden üçüncü kişi 26/01/2021 tarihli dilekçesi ile bahsi geçen bu itirazlara ilişkin ek beyan ve belgeleri sunmuştur. Bahsi geçen bu belgelerin incelenmesinde ; ''Satış Senedi\" isimli belgenin tarihinin 10/08/2020 olduğu, ... isimli geminin İngiliz hukuku uyarınca icra yolu ile satış işleminin gerçekleştiği, geminin 10/08/2020 tarihine kadar tüm ipotek, rehin, tahkikat ve borçlarından arındırılmış olduğu ibaresinin belgeye yazıldığı, bu şekilde geminin ...  isimli şirkete devredildiği görülmektedir. Satış senedinin bahsi geçen gemiye karşı açılan ayni bir davadan (...) kaynaklı olduğu ve bu ayni dava neticesi Cebelitarık Yüksek Mahkemesi izniyle Deniz Mahkemesi kararıyla, Deniz Mahkemesi İcra Memuru tarafından, 10.08.2020 tarihinde cebri icra yolu ile satışının gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki 10/08/2020 tarihli ''Satış Senedi'' isimli diğer bir belgenin incelenmesinde, ... adlı şirketin, az yukarıda bahsi geçen ... imo nolu ... isimli gemiyi ...'a  1,00 USD karşılığında devrettiği görülmektedir. Panama Cumhuriyeti Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü Uluslararası Servisi tarafından düzenlenen \"Geçici Seyir Tescil Belgesi\"nin incelenmesinde; belge tarihinin 12.08.2020 olduğu, belge üzerine mahkeme kararıyla  satış neticesi geminin el değiştirdiği ibaresinin yazıldığı, geminin eski adının.., cebri satış sonrası yeni adının ...olarak tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen geminin Cebelitarık Limanı'na 29/05/2020 tarihinde vardığı ve 08/09/2020 tarihinde bu limandan hareket ettiği hususlarını doğrular nitelikte resmi yazı da dosya içerisinde bulunmaktadır. Yukarıda  bahsi geçen belgelerin apostil şerhli onaylı suretleri de dosya içerisindedir. İtiraz eden vekili, dosyaya Cebelitarık hukukunun  somut olayda uygulanabilirliğine yönelik hukuki bir görüşü ve emsal nitelikteki İstanbul 52. Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/12 Esas  sayılı dosyasına ibraz edilen bir bilirkişi raporunu sunmuştur. Davaya konu alacak,  kılavuzluk, fener ve boğaz geçiş hizmeti ücretlerinden kaynaklanmaktadır. TTK'nın 1320/1.d maddesi uyarınca klavuzluk ve boğaz geçiş hizmetinden doğan alacaklar, gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardır. Aynı Kanun'un 1321/1. maddesi uyarınca, gemi alacağı, sahibine, gemi ve eklentisi üzerinde kanuni rehin hakkı verir. Aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca, gemi alacağının verdiği kanuni rehin hakkı, gemiye zilyet olan herkese karşı ileri sürülebilir. Yani, bu hak, TTK'nın 1369. maddesinin 1.fıkrasının e bendi uyarınca, gemiyi sonradan iktisap eden yeni malike ve zilyede karşı da ileri sürülebilir. Bu kuralın istisnası ise TTK'nın 1388/2. maddesi uyarınca geminin cebri icra satışı sonucu iktisap edilmesidir. Ancak, bu hukuki sonucun doğması için böyle bir cebri satışın Türk hukukuna göre geçerli olması gerekir. Çünkü, gemi alacaklısı hakkının bahşettiği kanuni rehin hakkı, yasadan doğan tescile tabi olmayan, geminin her zilyedine karşı ileri sürülebilen icrai bir hak olup, doğumu, tanınması kullanılması ve sukutu devletlerin hakimiyet haklarıyla ilgili birer icra işlemleri olduğundan, yapıldıkları ülke hukukuna tabidir. Bu bağlama kuralı, TTK'nın 1350/1. maddesinde aynen benimsenmiş ve cebri icra satışının sonuçlarının, cebri satış sırasında geminin bulunduğu ülke hukukuna tabi olduğu açık hükme bağlanmıştır. Bu durumda, cebri satış sırasında geminin Cebelitarıkta bulunduğu belgelerle sabit olup cebri satışın sonuçları Cebelitarık hukukuna tabi olduğundan, anılan hukuk sistemine göre cebri satışın hukuki sonuçlarının ortaya konulması gerekir. Bu konuda dosyaya iki belge sunulmuştur. Bir tanesi, Cebelitarık'ta avukat olarak görev yapan Lewis Baglietto tarafından düzenlenen 30.03.2021 tarihli mütalaadır. Diğeri ise benzer bir uyuşmazlıkta Cebelitarık hukukunu inceleyen ve bilirkişiler Prof. Dr. ... ve Dr. ... tarafından düzenlenen rapordur. Her iki belgeden anlaşılacağı üze; Cebelitarık'ta İngiliz hukuku paralelinde düzenleme bulunduğu, adli makamlarca yapılan cebri icra satışı suretiyle gemiyi satın alanların geminin mülkiyetini, üzerinde daha önce doğmuş tüm ayni ve şahsi haklardan ve yükümlülüklerden ari olarak kazandığı anlaşılmaktadır. Bu hukuki düzenleme TTK'nın cebri satışın hukuki sonuçlarını düzenleyen 1388. maddesiyle uyumludur. Esasen bu hüküm 1993 tarihli \"Gemi Alacaklısı Haklarına ve Gemi İpoteklerine İlişkin Milletlerarası Sözleşme\"nin 12. maddesinden alınmıştır. Anılan hüküm uyarınca; geminin taraf devletlerden birinde cebri satışı hâlinde -satış sırasında geminin o ülkenin yargı yetkisi içinde olması ve satışın 11. maddeye uygun yapılması kaydıyla- hak sahiplerinin rızasıyla alıcı tarafından yüklenilenler dışında, tescil edilmiş tüm rehinler, ipotekler veya yükümlülükler ile gemi üzerindeki tüm gemi alacaklısı hakları ve hangi nitelikte olursa olsun diğer tüm sınırlandırmalar son bulur. Takibe konu edilen faturaların, geminin cebri icra yolu ile satışından daha önceki bir zaman diliminde verilen hizmetlere ilişkin olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz kararına konu geminin, fiilen Cebelitarık'ta bulunduğu sırada, Cebelitarık yüksek mahkemesinin kararıyla, Deniz Mahkemesi İcra Memuru tarafından cebri satışının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda geminin cebri satışının hukuki sonuçları, TTK'nın 1350/1. maddesindeki bağlama kuralı uyarınca, Cebelitarık hukukuna tabidir. Cebelitarık hukukuna göre de cebri ihale alıcısı ... geminin mülkiyetini üzerindeki tüm ayni ve şahsi haklardan ve yükümlülüklerden ari olarak kazanmıştır. Yani, cebri ihale sonucu gemi üzerindeki tüm kanuni ve akdi rehin hakları sona ermiştir. Kanuni rehin hakları sona erdikten sonra geminin ... tarafından, ihtiyati hacze itiraz eden şirkete 1 USD bedelle satılmış olması sonuca etkili değildir. Yani,... ile itiraz eden arasında muvazaa bulunup bulunmadığının tartışılmasında, davamız açısından hukuki bir menfaat bulunmamaktadır. Özetle; ihtiyati hacze konu gemi, davacının takibine konu alacağının doğumundan sonra Cebelitarık Yüksek Mahkemesi kararıyla,  Deniz Mahkemesi İcra Memuru tarafından cebri icra yoluyla satılmış ve TTK'nın 1350/1. maddesindeki bağlama kuralı gereğince uygulanması gereken Cebelitarık hukukuna göre, cebri icra satışından gemiyi satın alan şirket, geminin mülkiyetini üzerindeki tüm akdi ve kanuni rehinlerden ve yükümlülüklerden ari olarak kazanmıştır. Dolayısıyla davacının, gemi üzerindeki kanuni rehin hakkı, cebri icranın hukuki bir sonucu olarak sona ermiştir. Bu durumda geminin ihtiyati haczi mümkün değildir.Davacının gemi alacaklısı hakkı vermeyen bir alacağı söz konusu olduğunda ise gemi maliki borçtan şahsen sorumlu kişilerden olmadığından, TTK'nın 1369. maddesindeki ihtiyati haciz hakkının kullanılması koşuları mevcut değildir. Bu gerekçeler ışığında, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulü ile gemi üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, istinaf başvurusunun kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca  itiraz eden üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair verdiği 10.06.2021 tarihli ara kararın KALDIRILMASINA, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca  gemi maliki üçüncü kişi vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin,... IMO numaralı, Panama Bayraklı, ... (Eski adı: ...) isimli geminin ihtiyaten haczine dair 14.10.2020 tarihli ara kararının ve anılan gemi üzerine konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına, 2-İstinaf eden üçüncü kişi tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  59,30 TL istinaf peşin karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf eden üçüncü kişi vekili  tarafından harcanan 162,10 TL harç giderinin ve 45,00 TL posta giderinin davacıdan alınıp istinaf eden üçüncü kişiye verilmesine, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın   kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2.ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 21.10.2021 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be1931e5d31e084d","SID":"3939f9dfa1a6fd97"}}