{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2313 <br>KARAR NO: 2022/1378<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 14/06/2019<br>NUMARASI: 2018/3 Esas  2019/275 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair  verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirketin yurt içinde ve dışında her nevî kara, hava ve deniz nakil vasıtaları ile yük ve eşya taşımacılığı konularında hizmet vermekte olduğunu, davalı şirket ile müvekkili şirketin davalı şirkete ait bir kısım emtianın taşınmasının organize edilmesi için anlaştığını, müvekkili şirketin, taşıma borcunu yerine getirmesine karşılık davalı şirketin ''gümrük mesa'' borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından, başlatılan icra takibinde belirtilen borca, borcun tüm ferileri ile birlikte yetkiye de itiraz edildiğini,  davacının, taşıtan davalı şirketin talimatları doğrultusunda sözleşmeden doğan sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdiğini ve emtianın deniz yolu ile Pakistan'a taşınması işini organize ettiğini, ancak emtiaların Mersin Limanı’ndan çıkıp Karachi Limanı'na varış yapmasına 1-2 gün kalmış olmasına rağmen taşıtanın gemiye yanlış yükün yüklenmiş olduğunu fark ettiğini ve geminin Mersin Limanı'na geri getirilmesi yönünde müvekkili şirkete talimat verdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin hızla yükün Mersin Limanı'na geri getirilmesi için basiretli bir tacir gibi davrandığını ve Karachi Limanı'ndaki gümrüksel işlemleri çözebilmek adına dava konusu 5.000.00 USD' yi ödemek durumunda kaldığını, oluşabilecek masraflarla ilgili daha önce bilgilendirilen ve talimatları doğrultusunda ödenen bu meblağdan davalı şirketin sorumlu olduğunu, nitekim \"...\" başlıklı belgeden de anlaşıldığı üzere davalı şirketin yükün yanlışlıkla Karachi Limanına gönderildiğini beyan ederek gümrük çıkış işleminin yapılması yönünde Pakistan Gümrük Müdürlüğünden talepte bulunduğunu, dava konusu borcu ödemeyerek borca itiraz eden davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili, savunmasında özetle;  davacının sunduğu belgeler ve bu belgelerle ilgili beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle davacı şirketin Pakistan’a emtiayı taşıdığını iddia ettiğini, Pakistan'a müvekkili şirketin emtiasını gönderen firmanın ... Inş. San. Tic. Ltd. Şti. olduğunu, davacı şirketin gümrüksel işlemler için 5.000 dolar ödediğini iddia ettiğini, bu gümrüksel işlemlerin neler olduğunu, hangi kuruma ve neden bu ödeme yapıldığı gibi soruların da cevaplanması gerektiğini, davacı şirketin edimini eksiksiz yerine getirdiğini iddia ettiğini, ancak nasıl bir edim gerçekleştirildiğinin belirsiz olduğunu, zira kabul etmemekle beraber talimat veya sözleşme varsa dahi davacı yanca müvekkili şirkete bir hizmetin gerçekleştirilmediğini, ilgili emtianın halen daha Pakistan sınırları dahilinde olduğunu, müvekkili firmaya emtiaların teslim edilmediğini, müvekkil firmanın davacı firmadan böyle bir talebinin de olmadığını, davacı şirketle müvekkili şirket arasında sözleşme olmamakla birlikte bir an için olduğu kabul edilse bile davacı şirketin emtiayı Pakistan'dan çıkardığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmadığını, ayrıca bu durumun Pakistan Gümrük Müdürlüğü'ne yazılacak müzekkere ile tespit edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''  ...  para borçlarının BK madde 89 uyarınca götürülecek borçlardan olup ifa yerinin alacaklının yerleşim yeri olduğu, mahkememizin de İstanbul Mülki Hudutları dahilinde Deniz Taşımalarından kaynaklanan davalara bakmaya münhasıran yetkili mahkeme olması nedeniyle yetki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, açılan davanın itirazın iptali davası olduğu ve İİK md 67 anlamında 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı şirketin gümrük mesai ücreti faturasından kaynaklanan alacağını davalı yandan tahsil edemediği iddiasında olduğu, davadışı ... A.Ş. tarafından 23.03.2017 tarihinde davacı yana ... Seri Nolu Gümrük Masrafı Faturası düzenlediği ve davacı yanın ticari defterlerinde 23.03.2017 tarihinde ... yevmiye numarası ile kayıt altına alındığının görüldüğü, taşıma organizatörü olan davacı ... Tic. A.Ş. firmasının, taşıtan davalı ihracatçı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. firmasının ihracat yükü olan \"Gemi Vinci” tanımlı bir takım eşyasının Pakistan’a taşınması işini üstlendiği, emtianın gemiye yüklendiği ve Karachi Limanı'na vanş yapmasına 1-2 gün kalmış iken taşıtan davalının konu eşyaların yanlış yük olduğunu fark ettiği ve geminin Mersin Limanı'na geri getirilmesi yönünde taşıma işini üstlenen davacı yana talimat verdiği, davacı yanın konu yükün Mersin Limanı'na geri getirilmesi hususunda Karachi Limanı'ndaki gümrüksel işlemleri çözebilmek adına 5.000 USD ödediği hususuyla davalıya rüeu ettiği olayda,  harcamanın nasıl ve nereye, hangi birime, kuruma, kişiye ödendiğine dair bir açıklama yapmamakla ve belgesi de olmamakla birlikte, dekonta konu olan bu işlemi direkt olarak fatura etmesi oluşu karşısında, davacı yanın harcama yaptığını ifade ettiği 5.000 USD’yi nerede harcadığını ve harcamaya ilişkin makbuz, fiş fatura v.s belge ibrazı bulunmadığından konu alacak miktarı ispata muhtaç kaldığı, davacı yanın dosyaya ibraz ettiği 05.05.2017 tarihli faturanın ise dava konusu taşımadan çok sonra düzenlenmesi ve gemi adlarının farklı olması ... ''  gerekçesiyle davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının talimatı üzerine taşınan emtianın bulunduğu geminin Mersin limanına yönlendirdiğini ve ücrete hak kazandığını, davacının ticari defterlerinden 5.000,00 USD alacaklı olduğunun anlaşıldığını, ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiğini ve alacağını ispat ettiğini, ticari defterlerin delil olabilmesi için dayanağını teşkil eden belgelerin ibrazına gerek olmadığını, böyle bir şart aramanın kanuna aykırı olduğunu, bu halde defter tutmanın ve defterle ispatın bir öneminin kalmayacağını, dosyada bulunan ... no'lu konişmentodan da görüleceği üzere davalının gönderen, acentenin dava dışı ... Loj. AŞ olduğunu,  müvekkilinin bu şirket ile grup şirket olduğunu, bu nedenle dava dışı ... Loj.AŞ şirketinin navlun faturasını ve dava konusu gümrük mesai ücretinin talep edildiği faturayı müvekkili şirkete kestiğini, dava dışı ... Loj. AŞ şirketinin fiili taşıyan ...'in Türkiyedeki acentesi olduğunu, bu sebeple katlanmak zorunda olduğu yükümlülüğünü akdi taşıyan olan müvekkili şirkete yansıttığını, neticesinde müvekkilinin de bu faturayı ödemek zorunda kaldığını, taşıyanın Pakistandaki acentesi ... Ltd., dava dışı ... AŞ'ye ''cutoms penalty-reexport'' yani gümrük cezası-mahrece iade açıklamasıyla 5.000,00 USD tutarında fatura kestiğini, dava dışı şirketin de bu parayı acentenin hesabına ödemek zorunda kaldığını, söz konusu faturanın içeriği incelendiğinde ödenen bedel bilirkişilerin hatalı tespitinin aksine taşıma işine ilişkin bir navlun bedeli olmayıp gümrük cezası ve mahrece iade şeklinde açıklandığını, bu açıklama ışığında söz konusu faturada yer alan gemi isminin faturanın içeriğiyle  bir ilgisi bulunmayıp  yalnızca bilgi amaçlı olarak mahrece iade taşımasını yapacak olan geminin isminin bildirildiğini,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya  aykırı olduğunu belirterek,  kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının hukuka ve içtihatlara uygun olduğunu belirterek,  istinaf isteminin reddini talep etmiştir. <br>İNCELEME  VE GEREKÇE:Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, faturadan  kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine, davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni  yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya içeriğinde bulunan Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (takip alacaklısı) tarafından davalı (takip borçlusu) aleyhine  19.07.2017 tarihinde 5.000,00 USD asıl alacağın  tahsili için ilâmsız icra takibi başlatıldığı,  takip talebinde işlemiş faiz talebi bulunmadığı, alacağın sebebi olarak  29.03.2017 tarihli ve ... sayılı fatura alacağının gösterildiği, ödeme emrinin davalıya (borçluya) 21.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı (borçlu) vekilince 27.07.2017 tarihinde borca, ferilerine ve yetkiye  itiraz edildiği,  itirazın süresinde yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının da 1 yıllık  yasal süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı taraf,  davalıya ait emtianın Pakistan'a taşınmasını organize ettiğini, taşıma  edimini yerine getirmesine rağmen davalının emtiasının taşınması sırasında  ödemek zorunda kaldığı ''gümrük mesai ücreti'' adı altındaki  bedelin davalının sorumluluğunda olmasına rağmen kendisine ödenmediğini ileri sürmüş olup davacı, bu bedele ilişkin olarak 29.03.2017 tarihli ve ... sayılı fatura düzenleyerek ticari defterlerine kaydetmiş, takip dayanağı olarak da bu faturaya dayanmıştır. Mahkemece, davacının ticari defterlerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda alınan 18.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda da değinildiği üzere,  takip konusu faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, ancak davacının fatura konusu ettiği ve taşıma edimi kapsamında davacı adına sarf ettiğini bildirdiği ''gümrük mesai ücreti'' harcamasına  ilişkin herhangi bir harcama belgesi ibraz edemediği görülmektedir. Somut olayda davacı vekili,  ... AŞ'nin  ''gümrük mesai ücreti'' adı altındaki bu masrafıın Pakistan'dan yükün Mersin limanına geri getirilmesi amacıyla davacı adına  ödendiğini, grup şirket olmaları sebebiyle bu miktarın müvekkilinden talep edildiğini, bu miktarın da müvekkilince davalı namına ödediğini, bu nedenle davalının sorumluluğunda bulunduğunu iddia etmiştir. Ancak dosya kapsamından davalıya ait emtianın taşınması işini organize eden ve akdi taşıyan olduğu anlaşılan davacı ile dava dışı ... AŞ arasında nasıl bir ilişki bulunduğu, takip konusu bedelin niçin adı geçen şirket tarafından ödenip davacıdan talep edildiği, davacının hangi sıfatla bu parayı adı geçen şirkete ödeyip bu miktarı takip konusu fatura ile davalıdan talep ettiği konularında  davacının ispat yükünü yerine getiremediği,  iddiasını ispatlayamadığı, sırf fatura düzenlenmesinin ve ticari defterlere kaydedilmesinin alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı, sözleşme ilişkisinin ve alacağın neden kaynaklandığının da davacı tarafından ispatlanması gerektiği nazara alındığında, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına, 3-Bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 6-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 27.10.2022 tarihinde,  oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ed9a01db7b7ae40","SID":"37a8c71d794abe7f"}}