{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/03/2019<br>NUMARASI\t\t:...<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/03/2019 tarih ve 2018/316 E. - 2019/125 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin \"...\" esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ... ... ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/85977 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, müvekkili şirketin ... ve türevi markaları üzerinde müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile benzer olduğu gibi kapsadığı sınıflar bakımından da müvekkiline ait markalarla karıştırılma ihtimali olduğunu, müvekkilinin markasının esas ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğunu, tüketicilerin başvuru markasını gördüklerinde müvekkiline ait seri markalardan biri olduğunu düşüneceklerini,  müvekkilinin ... markasının tanınmış marka olarak T/02605 sayı ile tescil edildiğini, davalının kötüniyetli olduğunu  bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2018-M-4984 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, taraf  markaların görsel, işitsel, kavramsal olarak benzemediğini, benzerlik olmadığı için markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimallerinin ortaya çıkmayacağını, markanın tanınmış olduğunun kabul edilmediğini, kötüniyet iddialarını kanıtlar delillerin sunulamadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDiğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal  ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, dava konusu markanın ... ... ... ... ibaresinden, davacının davaya mesnet göstermiş olduğu markalarının ise “...., ..., ...” şeklinde olduğu, markalar karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı, ... markasının  “... ... ... ...” markasından farklı olduğunu ve tanınmışlığının ayrıca kanıtlanmasının gerektiğini, markalar arasında benzerlik olmaması nedeni ile 6769 sayılı SMK’nın 6/4-5 maddesinde belirtilen marka tanınmışlığı kriterleri gereği tanınmışlık hükmünü oluşturacak gerekli koşullara ulaşılamadığını, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin çatı markasının tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin olmadığını, markalar arasında karıştırma ihtimaline yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin markasına yönelik bir çok emsal karar olduğunu, SMK'nın 6/5. maddesinin koşullarının da oluştuğunu, marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının ... ... ... ... ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların birbirinden farklı olduğu, ... markasının “... ... ... ...” markasından farklı olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 6/4-5 maddesinde belirtilen marka tanınmışlığı kriterleri gereği tanınmışlık hükmünü oluşturacak gerekli koşullara ulaşılamadığını, davalının marka başvurusunun kötüniyetli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/07/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"335c105added361e","SID":"42fa314ea598d367"}}