{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2020/21 <br>KARAR NO\t: 2022/1646<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/10/2019<br>NUMARASI\t: 2018/107 E. - 2019/428 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalıya ait seramik emtiasının taşıma rizikolarına karşı müvekkilince sigorta örtüsü altına alındığını, emtianın davalı ... AŞ tarafından düzenlenen 04.11.2015 tarihli konşimento tahtında İzmir-Mombasa arasındaki deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlandığını, survey raporu ile taşıma sırasında oluştuğu belirlenen hasardan her iki taşıyıcının da sorumlu olduğunu, müvekkilince hasar bedeli olan 53.920,00 TL'nin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 53.920,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin Türkiye Genel Acenteliğini yaptığı merkezi Danimarka'da bulunan, taşıyan ...' nin ... nolu konşimentosu ile İzmir'den Kenya'nın Mombasa limanına deniz yoluyla taşınan 15 adet 20 lik DRY tipi standart konteyner muhteviyatı emtianın alıcısına tesliminden sonra, emtiada taşımadan kaynaklı hasar bulunduğu iddiasına dayalı rücu davası açıldığını, konşimentoda taşıma işlemleri ile ilgili ihtilaf halinde yetkili mahkeme ve uygulanacak hukukun gösterildiğini, konşimentoya göre sigortalının yükleten, gönderilen ve navlun borçlusu olması nedeniyle taşıtan sıfatı bulunduğunu, bu nedenle konşimentonun 26. maddesine göre Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkisi nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkilinin taşıyan olmadığını ve taşıyan yabancı şirketin Türkiye acenteliği görevini yürütmesi nedeniyle, acenteye doğrudan dava açılamayacağını, müvekkilinin taşımayı yapmadığını, taşıma yapılan geminin sahibi, donatanı, işleteni olmadığı gibi taşıma konusu konşimentoları asaleten de imzalamadığını, konşimentoların \"...\" yani acente sıfatıyla imzalandığın ve müvekkilinin taşınan emtia üzerinde tasarruf hakkına sahip olmadığını, taşımanın yurt dışında bulunan ... tarafından taşındığının konşimentoda yazıldığını, müvekkilinin sadece taşıyıcının Türkiye Genel Acentesi olduğunu ve taşımadan kaynaklı zararlardan doğrudan sorumlu tutulamayacağından davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, taşıyanın emtiayı limandan limana taşıma işini üstlendiğini ve taşımanın limandan alıcısına kara yoluyla yapılacak taşıma kısmını üstlenmediğini, yapılan ekspertiz incelemesinde yükün hangi aşamada hasara uğradığının belirlenemediğini, yabancı taşıyıcının sorumlu tutulabilmesi için hasarın deniz taşıması sırasında oluştuğunun kanıtlanması gerektiğini ve buna ilişkin bir tespit bulunmadığını, yükün deniz taşıması sonrasında konşimentoda yazılı şekilde sağlam olarak alıcısına teslim edildiğini, TTK'nın 1185. maddesi gereğince deniz taşıması sırasında bir hasar oluştuğunun usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğini, emtianın taşıyana kapalı konteyner içinde teslim edildiğini ve konşimentodaki kayıtlara göre, konteyner içi istifin gönderen tarafından yapılması nedeniyle, konteyner içindeki istif ve yükleme hatalarından taşıyıcının sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  Davalı ... Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle;   müvekkilinin taşımanın herhangi bir aşamasında fiili taşıyıcı olarak taşıma ilişkisinde yer almaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, ekspertiz raporunda, hasarın ne zaman ve nerede meydana geldiğinin belirlenemediğini, müvekkilinin sadece Monbasa Limanına kadar olan deniz taşımasını organize ettiğini, emtianın limandan Nairobi'ye taşınmasının alıcı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın limanda tesliminden sonra TTK'nın 1185. maddesine göre hasar tespiti yapılmadığını  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...hasarın TTK m. 1185/1 e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğine yahut TTK m. 1185/2'ye uygun olarak tarafların katılımıyla mahkemece inceleme yapıldığına dair bir belge ya da bilgi bulunmamaktadır. Bu durumda TTK. 1185/4. fıkrası gereğince taşıyanın malları konişmentoda yazılı olan halde teslim ettiği ve şayet mallarda bir ziya veya hasarın sabit olması halinde bu zararın taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten ileri geldiğinin kabul edileceği ancak bu karinenin aksinin ispat olunabileceği belirtilmiş olmakla, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilmiştir. Davacının emtia hasarının davalı zilyetliği ve sorumluluğu altında gerçekleştiğini ispatlaması gerekmektedir. Dosyada mevcut ekspertiz raporunda ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu olayda seramik emtiasının taşındığı konteynerlerin dış gövdesinde herhangi bir fiziki hasar olduğuna ve içerisinde bulunan emtia hasarının denizyolu taşıması sırasında meydana geldiğine dair, gerek yükleme ve/veya tahliye limanlarında liman, gümrük ve acente yetkilileri tarafından, gerekse gemide kaptanın gözetiminde güverte zabitleri tarafından düzenlenmiş herhangi bir hasar tutanağı bulunmamaktadır. Bu durumda, yükteki hasarın konteynerin elverişsizliğinden kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda yer alan 'shipper's load, stow, weight and count' kaydının malların konteynerlere yüklenmesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartımı ve sayımı işlemlerinin yükleten tarafından gerçekleştirileceği anlamına geldiği dikkate alındığında, emtianın içinde bulunduğu kolilerin, konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı, lashingi (sabitlenmesi) ve konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat yükleten tarafından gerçekleştirilmiş olduğu, kapalı bir kutu görünümünde ve kapıları mühürlü olan konteynerlerın taşıma sırasında açılması da mümkün olmadığından yükün veya yüklerin ne şekilde yüklendiği ve kaymasını, devrilmesini, savrulmasını önlemek için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığı hususlarının,  taşıyan tarafından kontrol edilebilmesinin mümkün olmadığı, konişmentoda CY/CY (Container Yard to Container Yard) kaydının yer aldığı ve bu kaydın taşıyanın sorumlu olduğu safhanın yükleme limanındaki konteyner sahasından boşaltma limanındaki konteyner sahasına kadar olduğunu ifade ettiği, konşimentoda yer alan 'FCUFCL' kaydı gereği, bir konteyner içerisindeki tüm yükün aynı yük sahibine veya alıcıya ait olduğu, FCL/FCL kaydı gereği ise, bir yükleten tarafından konteynerin tümünün, bir alıcıya sevk edildiği, uygulamada FCL kaydı nedeniyle eşyanın konteynere yüklenmesi işlemi ile eşyanın güvenliğine dair önlem alınması, örneğin eşyanın sabitlenmesi işlemlerinin yükleten tarafından gerçekleştirildiği, yükletenin bu işlemleri gerçekleştirdikten sonra konteyneri mühürleyerek kapalı halde, mühürlenmiş olarak taşıyana teslim ettiği dikkate alındığında, dava konusu hasarın taşıyanın zilyetliği ve sorumluluğu altında gerçekleştiği ispatlanamadığından 2 nolu davalı ... Şirketi yönünden de davanın reddine \" gerekçesiyle,  davalı ... AŞ yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle, davalı ... Ltd.Şti yönünden esastan reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalıların, eşyanın ziyaından ve hasarından sorumlu olduğunun dosyadaki belgelerla ispatlandığını, ... Ltd. Şti.'nin komisyoncu olması sebebiyle TTK'nın 917. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin taşımaya ilişkin fatura düzenlemesi nedeniyle TTK'nın 921. maddesine göre  taşıma rizikolarından sorumlu olduğunu, hasarın taşıyana ihbar edilemediğine ilişkin kararın hatalı olduğunu ve hasarın süresi içinde davalılara bildirildiğini, davalı tarafından İzmir'den teslim alınan emtianın Mombasa Limanı'na varması üzerine  16.12.2015 tarihinde teslim  alındığını, hasar gören beş adet konteynerin  16.12.2015 tarihinde yapılan kontrollerinde hasarın belirlendiğini, 18.12.2015 tarihinde davalılara Ankara 54. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarlarının gönderildiğini, bu yönlere ilişkin olarak rapora itiraz edilmesine rağmen itirazın değerlendirilmediğini, mahkemece üç bilirkişi atanmasına rağmen, raporun iki bilirkişinin görüşü ile hazırlandığını, inşaat mühendisi bilirkişi tayin edilmesine rağmen, bu bilirkişi tarafından rapor hazırlanmadığını, mahkemece eksik bilirkişi raporuyla karar verildiğini, rapor tek sayıda bilirkişi kurulu halinde hazırlanması gerekirken iki bilirkişinin görüşleri ile tamamlanmasının eksiklik olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, deniz yolu ile taşınan emtiada oluşan hasar bedelinin, taşıyandan tahsili istemiyle açılmış bir tazminat davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı sigortalıya ait taşınan seramik emtiasının davacı tarafından taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına alındığı, gerçekleşen riziko sonucu hasar ödemesinin yapılarak alınan ibraname ile sigortalının haklarına halef olunduğu, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki konşimentoya göre, kapalı konteyner içerisinde taşıyan ... teslim edilen emtiaların bu taşıyan tarafından ... konşimentoyla İzmir'den Kenya'nın Mombasa Limanına taşınarak alıcısına teslim edildiği anlaşılmıştır. Davalı, ... Ltd. Şti'nin navlun faturası düzenleyerek, akdi taşıyıcı olarak taşımada yer aldığı, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki belgelerden anılan davalının, deniz taşıma işini akdi taşıyıcı olarak üstlendiği, kara taşımasının bu davalı tarafından üstlenildiğine ilişkin dosyada bir kanıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Konşimentodaki kayıtlara göre, emtianın kapalı konteyner içerisinde yükleten tarafından istiflenerek taşıyıcıya teslim edildiği ve limanda yapılan teslim sırasında konteynerlerin dış yapısında herhangi bir hasar bulunmadığı anlaşılmıştır. İbraz edilen ekspertiz raporunda da bu husus tespit edilmiş ve konteynerden kaynaklı bir hasarın bulunmadığı belirlenmiştir. Ekspertiz raporuna göre hasarın konteynerlerin aktarması sırasında özensiz taşımadan kaynaklandığı belirlenmesine rağmen bu işlemin taşımanın hangi safhasında meydana geldiği belirlenememiştir. Bu nedenle, hasarın davalı ... Şti.'nin üstlendiği deniz taşıması sırasında meydana geldiği usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğrudur. İlk derece mahkemesi gerekçesinde de vurgulandığı üzere, dosyada  bulunan konişmento örneği, davalı ... AŞ'nin, taşıyan şirketin acentesi olduğuna ilişkin sunduğu belgelerden bu davalının acente olduğu ve taşıma ilişkisinde acente sıfatıyla hareket ettiği belirlenmiştir. Somut uyuşmazlık ve  davada acente olduğu anlaşılan ... A.S' ye   doğrudan dava yöneltildiği gözetildiğinde, TTK.'nın 105 vd. maddeleri uyarınca  davanın  husumetten reddi kararı yerinde olup davacı vekilinin istinaf sebep ve gerekçeleri yerinde değildir. Mahkemece dosyanın üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edilerek rapor alınması istenmiş, inşaat mühendisi bilirkişinin dosya ve UYAP ortamında bulunan 26.12.2018 tarihli raporunu makul süreye uymak için diğer bilirkişilerden önce ibraz ettiği, Öğretim Üyesi ve Uzak Yol kaptanı bilirkişi tarafından 21.06.2019 tarihinde ibraz edilen raporla, inşaat mühendisi tarafından ibraz edilen 26.12.2018 tarihli rapordaki tespitler arasında çelişki bulunmadığı, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazların gerekçeli kararda tartışılarak her bir davalının zarardan sorumlu olmama nedenlerinin gösterildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.01.12.2022<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9153c3b42d040ae","SID":"784b346a53f3a522"}}