{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1557 Esas <br>KARAR NO\t: 2022/1848 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ  : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) <br>TARİH   : 30/06/2020 <br>NUMARASI\t: 2016/513 Esas - 2020/111 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ  : 08/12/2022 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalısı ... A.Ş. şirketi tarafından ... şirketinden 14/10/2013 tarih ve 32814746 no'lu fatura muhteviyatı ile satın alınan madeni yağ ham maddesi yükünün nakliye rizikolarına karşı sigortalandığını, sigorta konusu yükün İtalya'nın Augusta Limanı' ndan Kocaeli Limanı'na nakliyesinin ...  tarafından ... gemisi ile gerçekleştiğini, yükleme ve tahliye sırasında yükte eksiklik meydana geldiğini, bu durumun 27/09/2013 tarihli protesto mektubu ile kayıt altına alındığını, tahliye limanında ise yükün sahil tankına tahliyesi sırasında eksiklik miktarının arttığını ve durumun 23/10/2013 tarihli survey raporu ile tespit edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda söz konusu eksiklik nedeniyle sigortalı şirketin zararının 12.906,00 TL olduğunun tespit edildiğini ve bu doğrultuda davacı müvekkilince sigortalısına 22/11/2013 tarihinde tazminat ödemesi yapıldığını, tazminat ödemesininin yapılmasına ilişkin davalı şirketler ile yapılan yazışmalara rağmen ödeme yapılmadığını, bu sebeple 14/10/2014 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas numarası ile davalı şirketler aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların icra takibine 12/11/2014 tarihinde itiraz ettiğini belirterek  davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasın yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, geminin Malta bayraklı olması nedeniyle davanın Malta Mahkemelerinde açılmasının gerektiğini, ayrıca kira sözleşmesinin 7. Sayfasında 16. Madde ile çarter partiye atıf yapıldığını, çarter partinin 35. Maddesine göre USA hukuku ve New York tahkimin kararlaştırılmış olduğunu, yetki sözleşmesi ile mahkemenin yetkili olmadığını, dava dilekçesi ve ek belgeleri ile tahliyenin ve yükün kendisine tesliminin 21/10/2013 tarihinde yapıldığını, ödeme emrinin müvekkili şirkete 10/11/2014 tarihinde tebliğ edildiğini, işbu davanın konusu itirazın 12/11/2014 tarihinden yapıldığını, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, sigorta eksper raporunun 4. Sayfasında eksiklik nedeninin ölçüm farkı ve hataları olarak belirtildiğini, dolayısıyla aslında bir eksiklik olmadığını, sadece ölçüm farkından dolayı bir hata olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 30/06/2020 tarih  2016/513 Esas 2020/111 Karar sayılı kararında;\".... dava konusu uyuşmazlığın eksik teslim edildiği iddia olunan yükten kaynaklanan sorumluluğa ilişkin olup, davacının davalılara karşı talep hakkına sahip olması için davalıların taşıyan sıfatına sahip olması, davacının ise dava dışı sigorta ettirenin halefi sıfatını kazanmış olması gerekeceği, davacının aktif husumet ehliyeti açısından yapılan değerlendirmede, dosyaya sunulan emtia nakliyat sigorta poliçesinde sigortalının ...,  taşımayı yapacak geminin ... olduğunun kayıtlı olduğu, yükün satış bedeline ilişkin düzenlenen faturadan satıcının ..., alıcının  ... olduğu ve teslim şeklinin CFR olarak kararlaştırıldığının anlaşıldığı, CFR terimine göre  eşyanın gemiye yüklenmesi ile hasara katlanma yükümlülüğünün ... geçtiğinden sigortalanabilir menfaate sahip olduğu, davacı sigorta şirketinin ise yaptığı hasar ödemesi karşılığında TTK m. 1472 gereğince halef sıfatını kazandığı sonucuna varılmıştır. Davalıların pasif husumet ehliyetleri açısından yapılan değerlendirmede, davanın ... gemisi donatanına İzafeten ... A.Ş.'ye ve asaleten ... A.Ş.'ye karşı açıldığı, ... A.Ş.'ye asaleten eksik teslim sebebiyle sorumluluk yüklenebilmesi için taşıyan veya fiili taşıyan sıfatına sahip olmasının gerekli olduğu, dava konusu geminin equasis kayıtlarında 03.11.2014 tarihi itibariyle işletmecisinin/ticari işletmecisinin ... Ltd., 30.01.2013 tarihi itibariyle ISM işletmecisinin ... (davalı ... A.Ş.), 12.08.2005 tarihi itibariyle malikinin ... Ltd. olduğu bilgilerinin yer aldığı, dosyaya sunulan konişmento tarihinin 14.10.2013 tarihi olduğu, buna göre, konişmentonun düzenlendiği tarihte davalı ...' in geminin ISM işletmecisi olduğu, konişmento üzerinde geminin mührü görüldüğünden konişmentonun taşıyanı temsilen kaptan tarafından imza edilmiş olduğunun anlaşıldığı,  TTK m. 1238 f. 1 gereğince, konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya konişmento kendi ad ve hesabına imzalanan kişinin, taşıyan sayılacağı, dosyada bulunan konişmentonun kim tarafından düzenlendiği anlaşılamadığından, taşıyanın kim olduğu da konşimentodan tespit edilememektedir. TTK m. 1238 f.2, uyarınca donatanın, taşıyan sayılacağı, equasis kayıtlarında taşımanın gerçekleştiği tarihte ...  gemisinin kazanç elde etmek maksadıyla işletilmesinin bir üçüncü kişiye bırakıldığına dair bilginin de söz konusu  olmadığı, dosyaya sunulan protesto mektubunda davalı  ... anteti bulunmakla birlikte, bu husus davalının taşıyan sıfatına sahip olduğunu ortaya koymadığı,  bu mektuptan davalının dava dışı taşıtana karşı taşıma taahhüdünde bulunmuş olduğu sonucuna ulaşılamadığı, ...  antetiyle düzenlenen protesto mektubunun kaptan tarafından imzalanmış olması ise her ne kadar kaptanın bu şirketi temsilen imza atmış olduğu izlenimini uyandırmaktaysa da, kaptanın bu şirketin çalışanı olduğunu kesin olarak ortaya koyacak bir durum olmadığı, ancak Protesto mektubunun davalı ...  tarafından düzenlenmiş olmasının TTK m. 105 f.l gereğince davalının acente sıfatıyla hareket ettiği kanaati uyandırdığı, bu haliyle davalı ... ' in  ... gemisi donatanının acentesi olduğu ve bu firma adına izafeten ... karşı dava açılabileceği, ancak davalı ...' in gemi işletme müteahhidi olmadığı kanaatine ulaşıldığından pasif husumet ehliyeti olmadığı kanaatine varılmıştır. Pasif husumet ehliyeti bulunduğu kanaatine varılan 1 nolu davalı ... Ltd hakkında açılan davanın esası hakkında yapılan değerlendirmede, dava konusu tazminat talebinin eksik teslim edilen yüke dayandığı, TTK m. 1239 gereğince, konişmento üzerine gerekçeli olarak çekince konulmuş olmadıkça konişmentonun eşyanın ağırlık ve miktarı bakımından, aksi iyi niyetli gönderilene karşı ispatlanamayan bir karine etkisi doğurduğu,  davalı taşıyanın varma limanında konişmentoda kayıtlı olan miktarda yükü gönderilene teslim edemezse kural olarak teslim olunamayan yükten sorumlu olacağı, ancak mahkememizce aldırılan teknik bilirkişi raporlarında neticeten benzer kanaatlerle, taşıma konusu yükün farklı ölçümlere göre miktar değerlerinin açıklandığı, taşımaya ait konşimentoda kayıtlı 500 mton, vakumdaki yoğunluk üzerinden belirlenen miktar değeri olduğu, bu durumda varma limanında gemiden vakumda aynı miktarda yük boşaltılarak teslim edilememişse taşıyanın kural olarak sorumlu tutulacağı, oysa ... Gözetim Şirketi tarafından hazırlanan raporda açık havadaki yoğunluk alınarak açık havadaki ağırlık hesaplandığı, dolayısıyla bu iki miktarın eksik teslim bakımından karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, yine teknik incelemede, yükün eksik teslim edildiği kabul olunsa dahi yükleme limanı sahil ölçüm değerleri ile tahliye limanı sahil ölçüm değerleri arasındaki farkın  yüke ilişkin fire değerleri içinde kaldığının ifade olunduğu, buna göre davalı taşıyanın TTK m. 1182 gereğince eksik teslimden kaynaklanan zarardan sorumlu tutulması mümkün  olmadığı kanaatine varıldığından ...  gemisi donatanı ... Ltd hakkında açılan davanın esastan reddine karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, 1-... gemisi donatanı ... Ltd hakkında açılan davanın esastan REDDİNE, 2... A.Ş. Hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş.'nin davaya konu “...” gemisinin işleteni olduğu hususunun dosyada yer alan delil ve açıklamalar ile ortada olduğunu, dosyadaki belgelerle gemi kaptanının davalı  ... A.Ş. çalışanı olduğunu, konişmento ve protesto mektubunun kaptan tarafından imzalandığını, bu durumun başlı başına davalı ...  A.Ş.’nin geminin işleteni sıfatı ile kendine ait olmayan bir gemiyi menfaat karşılığında kullandığını gösterdiğini, TTK m. 1061 (2) hükmü uyarınca davalı ... A.Ş.’nin donatan sayılacağını,   TTK 1238(3) maddesinin “Kaptan veya taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından düzenlenen konşimentoda, taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılamadığı hallerde, temsilci de ikinci fıkra uyarınca sorumlu tutulan donatan ile birlikte taşıyan sayılır”  hükmünü taşıdığını; dosyaya sunulu deliller itibariyle Davalı ... A.Ş.’nin taşıyan temsilcisi olduğunun tespit edilebildiğini, davalı ... A.Ş. nin donatan ile birlikte taşıyan sorumluluğuna sahip olduğunu, Mahkemece dosyaya sunulu belgeler itibariyle kaptanın davalı  ... çalışanı olduğu intiba uyandırdığı açıkça belirtilmiş olmasına karşın, kaptanın dava konusu taşıma tarihlerinde davalı çalışanı olup olmadığının hiçbir şekilde incelenmediğini, dosyadaki delillerin gemi kaptanının ...  çalışanı olduğunu açıkça gösterdiğini, bizzat kaptan tarafından düzenlenen ve imzalanan protesto mektubunun davalı ... antetini haiz olduğunu, dosyaya sunulu davalı ... A.Ş. tarafından yayımlanan bülten ile kaptanın davalı çalışanı olduğunun ortaya konulduğunu, Yine, davalı  ...cilik'in kendi internet sitesinde filo başlığı altında, işletmekte olduğu gemilerin listesini sunarken davaya konu zararın meydana geldiği taşımayı gerçekleştiren \"... \" gemisine de tüm ayırt edici özellikleri ile bu listede yer verdiğini,\"...\"  http://www....org/...” uzantılı internet sitsinden de açıkça görüldüğünü, mahkeme tarafından gemi kaptanının davalı ... A.Ş. çalışanı olduğu hususunda kanaat oluştuğunun gerekçede belirtilmesine rağmen, konuya ilişkin başka hiçbir araştırma yapmaksızın ve gerekçe göstermeksizin pasif husumet yokluğu kararı verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesinin konuya ilişkin kanaati ve kararının birbiriyle çeliştiğini, ilk derece mahkemesinin açıkça belirttiği kanaati ve dosya gerçeklerini gerekçe kısmında açıkça bildirmesine rağmen dosyadaki delilleri göz ardı ederek eksik inceleme ile kararında yer verilen kanaati ve tespitlerini kararına yansıtmadığını, Konişmento kayıtları ve yükün teslim edildiği andaki ölçümleri karşılaştırıldığında yükün eksik teslim edildiğinin açık olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoda taşınan yükün 500,000 mt olarak yüklendiği kaydının yer aldığını, yükün miktarına ilişkin olarak ise konulmuş hiçbir çekince bulunmadığını, dosyada sunulu ... A.Ş. (“...”) tarafından hazırlanan raporda, tahliye sonrasında 7,879 mt eksiklik olduğunun tespit edildiğini, dosya delilleri kapsamında tahliye sırasında yükün konişmentoda belirtilen miktarından daha az yükün teslim edildiğinin açık olduğunu, TTK m. 1239 hükmü uyarınca konişmentoda hakkında çekince bulunmayan beyanların aksinin gönderilene karşı ispat olunamayacağını, anılan kanun hükmünün amacının çekincesi düzenlenen konişmento kaydına güvenerek eşyayı teslim almayı talep eden iyi niyetli konişmento hamilini koruduğunu, Gönderilen sıfatını haiz müvekkili sigortalısı bakımından yükün yükleme limanındaki ağırlığının konişmentoda belirtildiği üzere 500,000 mt olarak kabul edileceğini, bu hususun aksinin müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, dosyada yer verilen protesto mektubunun konişmentoda yer verilen miktarın gerçeği yansıtmadığını ispat etme imkânı bulunmadığını, yüklenen yükün miktarına ilişkin hiçbir çekince olmaksızın konşimentoya konulan kayıtların aksinin iddia edilmesinin mümkün olmadığını,  TTK m. 1241 f. 2 anlamında temiz konişmento karşılığı verilen garantilerin gönderilene karşı geçersiz olduğunu, uyuşmazlıkta taşıyanın bilerek konişmentoya ağırlık bilgisini yanlış girdiğini, bu hususun Protesto Mektubu ile sabit olduğunu, bu davranışın TTK m. 1241 f. 3 gereği gönderileni aldatma kastı bulunduğunu gösterdiğini, davalının eksiklikten sorumlu olduğunu ve sorumluluğunun TTK m. 1241 f. 4 uyarınca sorumluluk sınırına dahi tâbi olmadığını, konşimentoda yer alan ağırlığın yükleme limanında sahil tankında yapılan ölçüme dayandığını, bu yüzden gönderilen bakımından, kendisine teslim edilen yüke ilişkin sağlıklı bir inceleme yapılmasının, ancak yükün tahliye limanında sahil tankındaki değerleri dikkate alındığında mümkün olacağını, <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yük eksikliğinin nasıl belirleneceğine ilişkin bir kararında da aynı hususa değinildiğini; “..Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, yükleme sırasında draft survey’e göre yüklenmiş olan malın tahliye sırasında da aynı yöntemle ölçülmesi gerektiği, yüklemede draft survey, tahliyede tartı yönteminin kullanılmasının aynı sonucu vermeyeceği,..”Dosyada mevcut olan deliller arasında yer alan ... A.Ş. (“...”) tarafından hazırlanan raporda da yukarıda açıklanan nedenler çerçevesinde, yükleme limanındaki ve tahliye limanındaki ölçümlerin her ikisinin de sahil tankında yapılmış olup raporda tahliye sonrasında 7,879 mt eksiklik olduğunun tespit edildiğini, üstelik Vitsan tarafından düzenlenen rapor incelendiğinde, raporda taşıyan adına “... ” gemisi kaptanının imzası ile gemi mührü de bulunduğunu, söz konusu raporun davalı tarafın katılımıyla gerçekleştiği ve rapor sonucunun davalı tarafın da kabulünde olduğu hususlarının açık olduğunu,   İlk Derece Mahkemesi tarafından “yükleme limanı sahil ölçüm değerleri le tahliye limanı sahil ölçüm değerleri arasındaki farkın yüke ilişkin fire değerleri içinde kaldığı” kabul edilerek davalı taşıyanın sorumlu olmadığı yönünde hüküm kurulmuş ise de, ... tarafından hazırlanan rapordaki tespitlerin hatalı olduğu varsayıldığında dahi yükün vakum içerisindeki ağırlıkları karşılaştırıldığında da yükün vakumdaki ağırlığına ilişkin değerler dikkate alınarak hesap yapıldığında dahi emtiadaki eksikliğin her halükarda fire oranı üzerinde olduğunu, zira yükün vakumdaki ağırlıkları dikkate alınarak yapılan hesaplama ile tahliye sonrasında yükte 6,934 mt eksiklik olduğu ve bu eksikliğin %1,38 oranına isabet ettiği sonucuna ulaşıldığını, dava konusu taşınan yükünün cinsi bakımından taşıma tarihinde belirlenen fire oranının %0.5 olduğunu, dolayısıyla yükteki eksikliğin her haliyle fire oranı üzerinde olduğunu, eksiklik nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun sabit olduğunu, Bu doğrultuda 31.03.2017 tarihli cevaba cevap dilekçeleri ekinde sunulan Ticaret Odası’nın fire oranlarına ilişkin kayıtları gereği, madeni yağ cinsi emtianın fire oranının %0.5(binde beş) olduğunu ve davaya konu eksikliğin ise bu oranın çok üzerinde kaldığından her halükarda meydana gelen eksiklikten davalının sorumlu olduğunun sabit olduğunu belirterek,  Dilekçede belirtilen hususların İlk derece yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarına yönelik itirazların ve dosyadaki delillerin tetkiki için HMK m. 281/3 gereği yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilerek tekrar rapor alınmasını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava; davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen eksik yük teslimi nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı şirket tarafından satın alınan madeni yağ ham maddesi yükünün İtalya'nın Augusta Limanı'ndan Kocaeli Limanı'na nakliyesinin ...  tarafından ... gemisi ile gerçekleştiğini, yükleme ve tahliye sırasında yükte eksiklik meydana geldiğini, bu durumun 27/09/2013 tarihli protesto mektubu ile kayıt altına alındığını, tahliye limanında ise yükün sahil tankına tahliyesi sırasında eksiklik miktarının arttığını ve durumun 23/10/2013 tarihli survey raporu ile tespit edildiğini, yapılan ekspertiz çalışmaları sonucunda söz konusu eksiklik nedeniyle sigortalı şirketin zararının ödendiğini, sigortalıya yapılan ödemenin tahsili için davalı şirketler aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafların icra takibine itiraz ettiklerini belirterek, davalıların itirazlarının iptaline  karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı tarafça, husumet itirazlarının bulunduğu, sigorta eksper raporunun 4. sayfasında eksiklik nedeninin ölçüm farkı ve hataları olarak belirtildiği, dolayısıyla aslında bir eksiklik olmadığı, ölçüm farkından dolayı bir hata olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davalı ... gemisi donatanı ... Ltd hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; deniz yolu ile yük taşımalarında meydana gelen yük zararı için taşıyan aleyhine dava açılması gerektiği,  gemi malikinin ... Ltd. olduğu, dava konusu taşımada taşıyanın kim olduğunun konşimentodan tespit edilemediği, bu durumda TTK'nın 1238/2 madde hükmü uyarınca donatanın taşıyıcı sayılması gerektiği, equasis kayıtlarında taşımanın gerçekleştiği tarihte YM Earth gemisinin kazanç elde etmek maksadıyla işletilmesinin bir üçüncü kişiye bırakıldığına dair bilgi bulunmadığı, yine equasis kayıtlarına göre konişmentonun düzenlendiği tarihte davalı ... geminin ... işletmecisi olduğu, protesto mektubunda davalı  ... anteti bulunmasının, davalı ...   taşıyan sıfatına sahip olduğunu ispat için yeterli olmadığı  gibi protesto mektubunu imzalayan kaptanın davalı ... çalışanı olduğunu  kesin olarak ortaya koymadığı, bu hali ile davalı  ... A.Ş.'nin pasif husumete haiz olmadığı; yine mahkemece alınan bilirkişi raporları ile, taşıma konusu yükün farklı ölçümlere göre miktar değerlerinin açıklandığı, dolayısıyla bu iki miktarın eksik teslim bakımından karşılaştırılmasının mümkün olmadığı, eksik teslimin yükün ölçüm farkına dayandığı, gerçekte böyle bir eksikliğin var olmadığı ayrıca yükün eksik teslim edildiği kabul olunsa dahi yükleme limanı sahil ölçüm değerleri ile tahliye limanı sahil ölçüm değerleri arasındaki farkın yüke ilişkin fire değerleri içinde kaldığının tespit edildiği, ekspertiz raporunda da eksiklik hasarının nedeninin ölçüm farkı ve hataları olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, aksi yönde ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/12/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"754208f3e237242c","SID":"81bb81b74f846e44"}}