{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/134 - 2024/975<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/134 <br>KARAR NO\t: 2024/975<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/419 Esas 2021/464 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVALI\t<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/07/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/07/2024<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince  verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili,  22.07.2016 tarihinde davacının davalı ... AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı beton püskürtme aracının arızasını gidermeye çalıştığı sırada diğer kişilerce aracın çalıştırılması neticesinde parmaklarının koptuğunu,  tek taraflı-yaralamalı trafik iş kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin yargılamanın Amasya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/291 Esas sayılı dosyasıyla devam ettiğini, davacının kaza tarihinde iş makinesi tamircisi olarak 3.185,29 TL ücret karşılığında çalıştığını, davalıya 17.02.2020 tarihinde yaptıkları başvurunun 18.02.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek HKM’nın 107 maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte poliçe limitiyle ve tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... AŞ vekili,  davanın süresinde açılmadığını, dava konusu kazada sigortanın ve işletenin sorumluluğunun doğabilmesi için Karayolu Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince aracın işletilme halinde olması gerektiğini, kazaya karışan aracın üzerinde beton dökme robotu bulunan bir beton püskürtme aracı olduğunu, gerek SGK raporlarında gerekse ceza dosyası evraklarında, dava konusu iş kazasının sigortalı aracın işletilme halinde olmadığı ve şantiyede sabit bir halde beton dökülecek alanda dururken beton robotunun bağımsız olarak arızalanması neticesinde gerçekleştiğinin anlaşıldığını, somut olayda kazanın aracın işletilmesi sırasında meydana gelip gelmediği hususunun ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi ve bu konuda uzman bilirkişiden rapor alınmasını, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmayıp özel mülkiyete konu HES şantiye alanı olduğunu dolasıyla zararın teminat kapsamında olmadığını, davacının eldeki davadan önce Ankara 23. İş Mahkemesi'nin 2017/133 Esas sayılı dosyasıyla işverenlere karşı açtığı tazminat davasında kazanın iş kazası olduğunun belirlendiğini, davacıya SGK tarafından gelir bağlanmış olup Peşin Sermaye Değeri tablosunun da iş mahkemesi dosyasında bulunduğunu, iş mahkemesi dosyanın incelenmesini ve SGK ödemelerinin sorulmasını,  kabul anlamına gelmemek üzere ... plakalı aracın davalı şirkete 14.09.2015–14.09.2016 tarihleri arasında 310.000 TL limitle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup sorumlulukların gerçek zarar sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Amasya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/29 E. sayılı dosyası da istenerek kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınarak davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>Mahkemece davanın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan beton püskürtme aracının arızası davacı tarafından giderilmeye çalışılırken diğer kişilerce aracın çalıştırılması sonucu davacının malul kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açılan kalıcı iş göremezliğe yönelik tazminat davası olduğu, dava konusu olayda öncelikle, meydana gelen kazanın bir iş kazası olup olmadığı, karayolunda meydana gelip gelmediği, karayolu bağlantısı olan bir yerde meydana gelmekle birlikte aracın işletilmesi sırasında meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi gerektiği, davaya konu kazayla ilgili olarak Ankara 23. İş Mahkemesinin 2017/133 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, davanın konusunun iş kazası sebebiyle tazminat istemine ilişkin ve halen derdest olduğu, 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesin de; \" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmünün, aynı maddenin 5. fıkrasında ise; \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" denildiğini, 2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; \"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" hükmü bulunmakta olup devam maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamının düzenlendiği, trafik (Zorunlu Mali Mesuliyet) sigortası, motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası olup sigortacının sorumluluğunun sınırının ise KTK’nun 92. maddesinde belirlendiğini, bu açıklamalar ışığında eldeki dosyaya bakıldığında kazanın aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği, söz konusu olayın 2918 sayılı yasa kapsamında trafik kazası olmadığı kanaatine varıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ZMM sigortasının ise yukarıda açıklandığı gibi sigortalı aracın kar yolunda işletilmesi sırasında meydana gelen zararları karşılamak üzere yapılan bir sorumluluk sigortası olduğu buna göre kazanın kara yolunda dışında meydana geldiği ve aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde,  talepleri hakkında hiçbir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verildiğini, somut olayın sadece bir iş kazası değil aksine trafik iş kazası olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında belirtilenin aksine hiçbir inceleme yapılmaksızın davaya konu kazanın karayolu dışında meydana geldiği ve aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği tespitinin hukuki hiçbir dayanağının bulunmadığını, yerel mahkemece keşif, bilirkişi incelemesi ya da tanık beyanı dahi alınmadan davaya konu kazanın karayolu dışında meydana geldiğinin anlaşıldığı denilmiş ise de dava konusu kazanın şantiye sahası içi yolunda meydana geldiğini, davacının tamirini yaptığı ve davalı tarafından sigortalanan ... plaka sayılı ... Beton püskürtme aracının tekerlekli bir araç olduğunu ve inşaat sahasına kara yolu bağlantı yollarından geçerek geldiğinin belli olduğunu, olayın meydana geldiği yerin, karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup olmadığının 2918 sayılı kanunun 2. maddesinde açıklandığını,  kanun maddesinde açık bir şekilde karayolu dışındaki alanlardan “kamuya açık olanları” başka hiçbir şart aramaksızın karayolu kabul edildiğini, dosyaya konu kazada araç hal ve hareketi, trafik için yararlanılabilecek alan ve bir veya birden fazla aracın karıştığı zararla sonuçlanma söz konusu olduğundan kazanın trafik-iş kazası olduğunu, Karayolları Trafik Kanununun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmemekte; karayolu ile bağlantısı olan, karayolu sayılan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edildiğini, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği şantiye sahasının 2918 sayılı KTK’ nun 2/a maddesi gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına; özel izinle girilmesinin, özel güvenliğinin olmasının KTK’ nun 2. Maddesinin uygulanmasına engel bulunmamasına göre, kazanın meydana geldiği yer karayolu sayılan yerlerden olup Karayolları Trafik Kanununun uygulanması gerektiğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılıp sayılmayacağının hukuki dayanaklarından birinin de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-499 E., 2011/557 K. sayılı 28.09.2011 tarihli kararı olup kararda bir yerin karayolu sayılması için yalnız trafik için faydalanılan yerlerden olmasının gerekmediği, kamuya açık olmasının yeterli olduğu ve karayolunun taşıt trafiğine açık veya kapalı olmasının önemi olmadığının belirtildiğini, (emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/17-499 E., 2011/557 K. sayılı 28.09.2011 tarihli kararı), davaya konu kazanın kara yolunda meydana geldiğinin Yargıtay İçtihatları ile sabit olduğunu, yerel mahkemece yaralanma olayına sebebiyet veren kazanın aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği belirtilmiş ise de kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı ... Beton püskürtme aracının sürücü tarafından araçtaki arıza giderilmeden araç çalıştırıldığı için davacının elinin beton püskürtme aracının içindeki bıçaklar tarafından kesildiğini,  bir elini kaybettiğini, SGK inceleme raporunda da yer aldığı üzere \"22.07.2016 tarihli kaza olayının işveren tarafından kanuni süresi içerisinde 25.07.2016 tarihinde internet üzerinden kuruma bildirdiği, bildirim formunda 'kazanın sebebinin açıklanması hanesinde' şatrit robotu arızalandı. Robotun beton kazanı iyi temizlenmediği için arıza oluştuğu tespit edildi. Kaza içerisinde donmuş olan beton hilti ve balyozla temizlenmeye başladı. temizleme esnasında robotun pistonları ara sıra çalışıyordu. O sırada tamirci elini birden havanın içine koydu. Sağ elini sıkıştı, parmakları koptu şeklinde açıklamasının yazılı olduğu..\" tespitine yer verildiğini, yine inceleme raporunun alınan ifadeler ve kaza olayı başlığı altında \" makinenin elektrik arızası giderilir. Ancak makine çalışmaz tekrar kontrol ettiklerinde makinenin pistonlarında betonun donduğunu görürler önce betonu hilti ile kırmaya çalışırlar beton kırılmaz makine çalıştırılarak motor gücüyle donmuş betonu kırmaya karar verirler....  aç kapa komutuyla ... yönlendirmekte makine açılıp kapanmaktadır. Bu şekilde 3-4 defa deneme yaparlar....  aç talimatını verir makine açılır, kapa talimatını verir ... stop düğmesine henüz basmadan ... sağ elini makine kazanının içerisine sokarak betonu kontrol etmek isterken .. parmakları kopar.\" tespitine yer verildiğini,  sunulan araç resimlerinden görüleceği üzere beton püskürtme makinesinin gücünü motorlu aracın kendisinden aldığını, söz konusu beton püskürtme işinin yapılabilmesi için ... plaka sayılı mercedes benz marka aracın işletim halinde olması gerektiğini, inceleme raporunda detaylı olarak izah edildiği üzere aracın kontağı kapalı iken tamir işlemi yapılmamakta aksine motor çalıştırılarak motorun gücünden de faydalanmak sureti ile tamir yapılmak istendiğini, bu hususun hem ceza dava dosyasında hem de işverenlere karşı açılan Ankara 23. İş Mahkemesinin 2017/133 E. Sayılı dosyasında tespit edildiğini,  ilk derece mahkemesince söz konusu aracın teknik özellikleri, kazanın meydana geldiği yerin kara yolu ile bağlantısının bulunup bulunmadığı hakkında hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan, soyut ve matbu gerekçelerle aracın işletim halinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının üçüncü kişinin kusuru sebebiyle sağ elinin parmaklarını kaybettiği göz önüne alındığında hiçbir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete de aykırı olduğunu belirterek istinaf istemlerinin kabulü ile yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilesini talep etmişlerdir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>HMK’nun 355 maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>Dava, cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir<br>Davacı vekili, 22.07.2016 tarihinde davacının, davalı ... AŞ’ye zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı beton püskürtme aracının arızasını gidermeye çalıştığı sırada diğer kişilerce aracın çalıştırılması neticesinde parmaklarının koptuğunu ve malul kaldığını belirterek aracın sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunmuş ;mahkemece kazanın karayolu sayılmayan yerde ve aracın işletilme halinde olmadığı sırada meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar karşı davacı vekili kazanın karayolu sayılan yerde ve aracın işletilmesi sırasında meydana geldiğine yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür . <br>Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Mahkemece  davanın reddine karar verilmiş ise de red gerekçesinin belirtilmediği, bu hali ile hükmün denetime uygun olmadığı anlaşılmıştır.\t<br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartların \"Teminat Dışında Kalan Haller\" başlığını taşıyan A.6 maddesinin a bendinde ise, işletilme halinde olmayan araçların sebep olacağı zararlar, teminat kapsamı dışında bırakılmıştır.<br>Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. <br>Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.<br> Bir rizikonun meydana getirdiği zararın sigorta kapsamına girebilmesi için, o rizikonun motorlu araç tarafından karayolunda meydana getirilmiş olması ve aracın işletilme halinde olması zorunludur. Karayolları Trafik Kanunu’nun tanımlarla ilgili 3. maddesinde, karayolu; trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlar olarak tanımlanmış, aynı Yasa’nın 2/2. maddesinde, aksine hüküm bulunmadığı hallerde, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık alanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj yolu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrolü kara yollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımları da bu yasa uygulaması bakımından karayolu olarak kabul edilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.2-ç maddesinde düzenlenen \"İşletilme Hali: Motorlu aracın mekanik aksamının çalışmasını mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesini ifade eder\" şeklindedir.<br> Somut olayda; uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan kazanın karayolunda veya karayolu sayılan yerde ve aracın işletilme halinde olup olmadığına, olayın trafik kazası kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir.<br>Mahkemece kazanın kara yolunda dışında meydana geldiği ve aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiş ise de red gerekçesine ilişkin delillerin neler olduğu bu sonuca nasıl varıldığı karar içeriğinden anlaşılmadığından hüküm Anayasanın 141. ve HMK’nın 297 maddesine aykırı olduğundan isabetli görülmemiştir. Mahkemece öncelikle kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesine dosya içerisinde rastlanmadığından poliçenin davalıdan istenerek dosyaya eklenmesi, Amasya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/291 (eski 2017/309 Esas) Esas sayılı dava dosyası ile Ankara 23 .İş mahkemesinin 2017/133 Esas 2010/516 Karar sayılı dosyası getirtilerek yukarıdaki yasal düzenlemeler de değerlendirilmek suretiyle gerektiğinde keşif yapılarak olay yerinin 2918 Sayılı KTK’nın 2 maddesinde kapsamında karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olup olmadığının tespiti, karayolu veya karayolu sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde de 2918 Sayılı KTK’nun 85 ve 91 maddeler gereğince davalının sorumluğu açısından olayın oluş şekli itibarıyla işleten ve sürücüye yüklenebilecek kusura ilişkin uzman makine mühendislerinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınması tüm deliller toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekçesiz ve eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin açıklanan yöne ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>4-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89e43d28720fd9aa","SID":"4532659388f010d8"}}