{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1425 Esas <br>KARAR NO\t: 2022/1806 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t : 2016/443 Esas - 2020/97 Karar<br>TARİHİ  :18/06/2020<br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 01/12/2022<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 04/05/2012 tarihinde davalı Site Yönetimi ile yaptığı volen taşıma sözleşmesi ile özellikle yaz aylarında oluşan yoğun insan trafiği nedeniyle İstanbul- Armutlu - Armutlu-İstanbul arasındaki yolcuları taşımak, Armutlu ve İhlası cazibe merkezi yapmak, Armutluyu sosyal ve kültürel açıdan kalkındırmak amacıyla en az karşılıklı bir seferin yapılacağını, güzergah ve tarifeler ile iskele sayısının değişiminin tarafların mutabakatı ile olacağını, yolcu ve yolculuk potansiyelinin artması için İhlas'ın imkanları dahilinde her türlü katkı ve tanıtım yapacağını, tarafların yıl içinde gerek duymaları ve mutabık kalmaları halinde çalışmayı askıya alacaklarını, protokolün 15/05/2012 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreceğini, tarafların protokolün biliminden bir ay öncesi protokol şartlarının değişimi konusunda ihbarda bulunması halinde protokolün takip eden yıl için aynı şartlarda devam edeceğini, sözleşmenin 2015 yılı 5. ayına kadar yenilenerek devam ettiğini, ancak davalının kendi yönetiminde yaptığı değişiklikle, bünyesindeki Hotel, Devremülk, günlük faydalanma aktivitelerinden, hotele giriş ve çıkış saatlerinin öğleyin yapıldığını, sabahları Armutlu'ya giden ve Armutlu'dan kalkan gemilerinin Milas İskelesine yanaşmasının engellendiğini, sözleşmenin 7.2 maddesinde yer alan Ihlasın yolcu artışı için her türlü çabayı göstereceği yer almasına rağmen aynı iskeleden İDO Deniz İşletmelerinin yolcu almasına imkan verildiğini, böyleee gemilerinin boş dönmesine sebep olduğunu ve sözleşmenin sonlandırılmasınt talep ettiğini, davalı yönetime 12/08/2015 tarih ve ... Yevmiye nolu Beyoğlu ... Noterliği vasıtası ile ihbarname göndererek. 3 gün içerisinde sözleşme şartları gereği, seferlere başlama imkanlarının sağlanması, aksi halde doğmuş ve doğacak zararlarının tazmininin talep edileceğinin beyan edildiğini, 14/08/2015 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş bulunan söz konusu ihbara rağmen gemilerinin ... Armutlu Tatil Köyü İskelesi'nde yolcu almasına izin verilmediğini ve davalı tarafından Bakırköy Noterliğinden 22.02,2016 tarihinde 0780 nolu ihbarname çekilerek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğinin yerine getirilmesi amacıyla, taraflarına tahsis edilen iskelenin alçak kalması nedeniyle iskele platformunun kooperatifleri tarafından yükseltildiğini, tahliye için alüminyum rampa ve iskele korkulukları yapıldığını, gişe binası olarak tuğlalarla küçük bir kulübe inşa edildiğini, içine de bilgisayar ve yazıcı oturma çalışma düzeneği yerleştirildiğini, ayrıca iskeleye turnike, turnikeye de Ulaştırma Bakanlığı'nın zorunlu kılınası nedeniyle geçen yolcuların sayısını belirlemek amacıyla özel yazılım sistemi monte edildiğini, Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/22 D. İş dosyası ile yaptıkları harcamaların tespitinin yapıldığını, alınan raporda, yapılan imalat bedeli olarak Beton Platform 5.000,00 TL, 2 adet geçiş rampası 15.000.00 TL, metal korkuluklar 4.000,00 TL, tek katlı gişe binası 3.950.00 TL için toplam 27.950,00 TL, diğer bilgisayar araç ve gereçleri ile turnike yazılım sisteminin varlığı ve değerinin belirlendiğini, kullanma imkanı olan bilgisayar, yazıcı yükseltici dışında mahalde bulunan ve tekrar kullanma imkanı olmayan turnike yazılım sisteminin değerinin toplam 27.024,00 TL olarak belirlendiğini, yapılan tespit işleminden sonra davalı yönetimin 22/02/2016 tarihi ile göndermiş olduğu 9780 yevmiye nolu ihbarla sürekli sefer yapma yükümlülüğünü yerine getirmediklerinden bahisle 14/08/2015 tarihinde fiilen bitirmiş oldukları sözleşmeyi 15/05/2016 tarihinde sonlandıracaklarını beyan ettiklerini,  firmalarının öteden beri Armutlu'ya sefer yaptıklarını ve halen de devam ettiklerini, sözleşmenin 3-1 maddesinde Armutlu'ya sefer yapan teknelerinin İhlas'a da uğrayarak sözleşmenin ifasının amaçlandığını, seferlerinin yaz kış her gün devam ettiğini, ancak davalının Sözleşmenin 4.2 maddesine aykırı olarak önce sözlü olarak tarife saatlerinin değiştirilmesini, Armutlu'dan kalkış ve gidiş saatlerinde ..'a uğranılmamasını Tatil köyüne ve Otellerine her zaman giriş, çıkış yapmak için iskelede eleman bulundurmayacaklarını bildirdiklerini, bunun üzerine iki gemi çalıştırmanın iktisadi olmayacağının bildirildiğini, 16/10/2014 tarihinde firmalarının çalışanı ...'ya davalı tarafından elektronik posta göndererek taleplerinin yerine getirilmemesi sebebiyle iskelelerin kullanılmasına müsaade etmeyeeeklerinin bildirildiğini, davalının sözleşme dışı taleplerle sözleşmenin ifasını engellemesi, uzlaşmaya yanaşmaması ve çektikleri ihtarnameye rağmen çalışmalarına engel olması nedenleriyle maddi zararlarının tazmini amacıyla iş bu davanın açıldığını belirerek sözleşmeye aykırı davranarak, sözleşmede ifa edilecek hizmeti engelleyen ve fesih eden davalının haksız tutumundan dolayı sözleşmeye güvenerek yaptıkları demirbaş niteliğindeki yatırımın bedeli olan 54,974,00 TL zararlarının ihbar tarihi olan 14/08/2015 tarihinden başlamak üzere ticari faizinin tahsili ile birlikte davalı tarafça ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafla müvekkili arasındaki protokolün ... A.Ş.‘ne ait iskeleye yolcu gemilerinin yanaşması protokolü ve bedelsiz olduğunu, aynı iskeleyi benzer protokoller ile IDO (İstanbul Deniz otobüsleri) ve BUDO (Bursa Deniz otobüsleri)'nin de iskeleye hiçbir ilave yapmadan kullandıklarını, TURYOL'un ise müvekkilinin talebi olmadan kendi gemilerinin ihtiyacı için iskeleye ilave indirme yeri yaptığını, Turyol gemilerinden başkasının kullanımına uygun olmadığını, yaptıkları masrafın ise tamamen kendi gemilerinin yanaşması için olduğunu, davacının devam eden süreçte davacı tarafından protokole aykırı davranıldığını, her gün yapması gereken taşımacılık işlerini yıl içinde bir veya iki kez yapmaya başladığını, protokol gereğince olan sorumluluklarına aykırı davrandığını, TURYOL'un protokolün 6.1-6.7-3.3 maddeleri ile benzeri maddelerine rağmen yılda birkaç gün sefer yaptığını, düzenli ve sürekli sefer yapmadığından yolcuları mağdur ettiğini, hem de iskeleye yaptığı ruhsatsız yapılarla gereksiz yer işgal ettiğini, yolcuların da can güvenliğini tehlikeye soktuğunu, müvekkilinin davacıdan dava konusu ettiği hususlarda hiçbir yazılı ve sözlü talebi olmadığını, ancak davacının yapmış olduğu dava konusu edilen işlemlerin de maddi değerinin 3.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında bir bedel olduğunu, Protokolün incelenmesinden de müvekkile hiçbir maddi külfet yüklenmediği, protokolün 7. maddesine göre davacıya karşı hiçbir maddi sorumluluğu olmadığını, davacının sorumluluklarının 6. maddede yazılmış olduğunu, müvekkilinin zararını karşılayacak hiçbir hüküm bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmenin 7. maddesine göre tüm yükümlülüğünü yaptığını ve davacının iskele kullanımı için istediği yazıyı da 30/08/2014 tarihinde Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına hitaben yazdığını, davacıya ait gemilerin İhlas Armutlu İskelesini kullanmasının uygun görüldüğünü belirttiğini, ancak iskelenin davacıya teslim edilmesine rağmen İDO ile rekabet edemeyerek her gün yapınası gereken yolcu taşıma işlemini yerine getirmediğini, müvekkilinin 15/05/2012 tarihli protokole fesih tarihine kadar uygun davrandığını, davacının gemi ile yanaşmasının hiçbir zaman engellenmediğini, davacının kullanımına bırakılan yerin hiçbir zaman İDO veya başkası tarafından kullanılmadığını, müvekkilinin protokolün 9. maddesi kapsamında süresinde fesih hakkını kullandığını, bu kapsamda davacının 6. maddeye aykırılıktan dolayı feshedildiğini, bu tarihe kadarda iskelenin davacının kullanımı için hazır tutulduğunu, fesihten sonra davacı tarafa müvekkilinin ve belediyenin izni dışında kaçak olarak yapılan bilet gişesi ve gemi yanaşma yerinin kaldırılmasının istendiğini, ancak halen kaldırılmadığını, davacının yaptığı bu işlemlerin müvekkiline hiçbir maddi avantaj sağlamadığını ve aksine iskelenin kullanılmasını engellediğini, bu kapsamda bu enkazın kaldırılması nedeniyle oluşabilecek tüm maddi talep ve zararlarına yönelik haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi  18/06/2020 tarih 2016/443 Esas 2020/97 Karar sayılı kararında; \"Dava; taraflar arasındaki yolcu taşımacılığına ilişkin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmeye güvenerek yapılan harcamaların tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşme gereği tarafların edimlerinin uygun ifa edilip edilmediği, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, feshe davacı eylemlerinin sebep olup olmadığı, davacı tarafından sözleşme gereği yaptığını beyan ettiği masraf bedellerinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Dosyaya taraflar arasında yolcu taşımacılığına ilişkin imzalanan protokol sunulmakla;  uyuşmazlığa ilişkin protokoldeki önemli maddeler; -Belirlenen güzergahlar arasında günlük tarifeli olarak düzenli en az karşılıklı birer sefer yapılması,- Güzergahların tarifeli olmak kaydıyla ... ile İstanbul’da Kadıköy- Karaköy ve Eminönü notasındaki iskeleler olduğu, güzergahların tarifelerin ve iskele sayılarının değişiminin tarafların ortaklaşa mutabık kalmaları halinde olabileceği,-... belirlenen hatlar arasında taşımacılık tarifeli seferlerinin olağanüstü haller dışında aksatmadan yerine getireceği,-... mevcut iskelesini ... kullanmasına müsaade edeceği ve yolcu potansiyelinin artması için, İhlasın kendi imkanları dahilinde her türlü katkı ve tanıtımı yapacağı şeklindedir.Eldeki uyuşmazlıkta öncelikle taraflar arasındaki sözleşmenin haklı fesih olup olmadığı hususununu açıklanması gerekmekle, davacının alacağa hak kazanıp kazanamayacağı hususu bu yoruma göre şekillenecektir. Sözleşmenin feshine ilişkin ihbarname davalı tarafça davacıya hitaben 22/02/2016 tarihli 9780 yevmiye numaralı Bakırköy .... Noterliği ihbarnamesi olup, ihbarname içeriğine göre, davacı tarafça protokolün 6. Maddesine aykırı olarak her gün en az bir sefer yapma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle protokolün 9. Maddesi kapsamında yeni sözleşme döneminde protokolün yenilenmeyerek 15/05/2016 tarihinde sözleşmenin sonlanacağının bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça davalıya hitaben düzenlenen ve davacı  vekilince dosyaya sunulan 12/08/2015 tarihli ... Yevmiye numaralı Beyoğlu ... Noterliği İhbarnamesinde ise; davalı tarafça fiilen yolcu taşımacılığına engel olunması nedeniyle yapılan masrafların davalıdan talep edileceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya taraf vekillerince sunulan mail yazışmaları incelendiğinde ise;- Davalı yetkilisi ...’in davacı yetkilisi  (davada davacı tanığı) ...’ya 16 Ekim 2014 tarihinde gönderdiği mail: \"... Bey; firmanız,  ... İskelesinin kullanımını talep ederken her gün sefer yapmayı taahhüdünde bulunmuştu. Yoğun sezonda her gün diğer zamanlarda haftada bir veya iki sefer tarifesini kabul edemeyiz. Bütün yıl boyu zaruri sebepler (hava muhalefeti vs.) hariç sefer yapamayacaksanız İhlas Armutlu Tatil Köyü iskelesinin kullanımına müsaade edemeyeceğimizi bilginize sunarız. Saygılarımla.\" şeklindedir.Mail içeriğinde mail muhatabı olan ...'nın  02/11/2017 tarihli celsesinde mahkemede tanık sıfatı ile alınan beyanı ise; \"Davacı şirkette çalışmaktayım, operasyon müdürü olarak sefer planlaması yapmaktayım. İstanbul Armutlu arası düzenli seferlerimiz vardır, ihlas firmasında bize geminin güzergahının kendi tatil köylerine de uğraması yönünde teklif getirdiler, bu teklif üzerine biz de İstanbul'dan ...’ya giden ve Armutlu'dan İstanbul'a dönen gemilerimizin seferlerinde İhlas Armutlu tatil köyüne uğraması için gereken işlemleri yaptık, önce düzenli bir şekilde seferler başladı, ancak daha sonra  ... tatil köyünde iskeleye kadar uzun bir yol olup, tatil köyünün görevlileri tarafından kendi misafirlerine iştirak edilerek gemiye bindirilmeleri sağlanmakta idi. Ancak daha sonra gemilerin her seferinde değil bazı seferlerinde iskeleye uğramaları söylendi, yapılan anlaşmaya göre tarifeler yapıldı, biz de bu tarifeler gereği müşteriler Armutlu tatil köyüne de uğrayacağı düşüncesi ile gemiye binmekte idiler, biz de zorunlu olarak uğramak durumundaydık, daha doğrusu tarifeyi uygulamak zorundaydık, daha sonra kendilerinin belirlediği saatler dışında İhlas Armutlu tatil köyüne gelmememizi söylediler, ben de durumu yönetime ilettim, daha sonra da ... Köyüne hiç uğramamamız söylendi, biz de hiç uğramadık, davalı ile anlaşmamız nedeniyle söz konusu yere iskele yapıldı ve diğer başka geminin yanaşmasını sağlayacak işlemlerde yapıldı, biz yapılan sözleşme gereği ... Köyüne uğruyorduk, daha doğrusu gemilerin güzergahını ona göre düzenlemiştik, ancak uğranmaması istenilince biz de uğramadık, bizim seferlerimiz İstanbul-Armutlu idi. Sözleşme yapılınca tatil köyüne uğramaya başladık, bizden uğramamamız istenilince söz konusu yerden yolcu alıp indirmeyi bıraktık, bize karşı tarafça tatil köyüne uğramamamız konusunda mail gönderilmiştir, benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir.\" şeklindedir. Davacı tanıklarından ...'nın yargılamada alınan tanık beyanı ise;  2012 yılında davalı firma ile anlaştıklarını, Armutlu-İstanbul, İstanbul-Armutlu seferlerinin çalışıyor olduğunu, ancak davalı firma ile saat konusunda sıkıntılar yaşadıklarını, yolcuyu 17:00 gibi alıp, ... 20:00 gibi bıraktıklarını, ancak sonra davalının isteği üzerine saat 15:00'de alıp 17:00'de bıraktıklarını, ancak 565 ve 545 kişilik gemilerin 10 kişi ile kalktığını ve Armutlu iskelesine yanaşmalarını istediklerini, fakat gemilerin o iskeleye yanaşabilmesi yolcuları indirebilmesi için yine beton iskele ve gişe yapıldığını, bu iskelenin sözleşmede yer alıp almadığını bilmediğini, ancak davacı şirketin zarar gördüğünü, hatta yaptıkları iskele ve gişenin İDO'ya devredildiğini, kendi şirketinin sözleşmede belirtilen saatlerde seferlerini yaptığını, ayrıca İDO'nun sefer saatleri baz alınarak seferlerinin ayarlandığını, kendilerinin belirlenen saatlerde iskeleye yanaşmalarında da bir sıkıntı olmadığını, davalı şirketin, otel personelinin bir saat fazla mesai yapmamaları için sefer saatlerini öne çektiğini, sefer saatlerini değiştirmesi üzerine aksaklıkların başladığını, gemilerin iskeleye kafadan yanaşamadığı için davalı şirketin iskelesinin yanına beton iskele yaptıklarını, ayrıca gişeler ve turnike geçiş sistemi yaptıklarını, davalı şirketin sefer saatlerini beğenmeyip sözleşmeyi feshettiği\" şeklindedir.Davacı tanıklarından ...'ın yargılamada alınan tanık beyanı ise;  \"... bağlı ... adlı geminin kaptanı olduğunu, halen bu şirkete bağlı bir gemide çalıştığını, dava konusu ile ilgili ... ve ... arasında anlaşmaya varıldığını, ancak zaten Eminönü-Kadıköy-Armutlu seferlerinin önceden sabah ve akşam birer kez mevcut olduğunu, daha sonra ... de durarak sefer yapmaları hususunda talimat aldıklarını, yaklaşık 4-5 ay Eminönü- Kadıköy- İhlas - Armutlu şeklinde seferlerini yaptıklarını, dönüş güzergahının da aynı şekilde olduğunu, ancak bu şekilde devam ederken tatil köyü görevlilerince ... Tatil köyüne yanaşmamalarının istendiğini, Turyol ile görüşmeleri üzerine de İhlas Tatil köyüne uğranmayacağının beyan edildiğini, iskeleye gemilerin yanaştığı yerin yükseltilmesi, rampa sistemi kurulması, bilet gişesi yapılması, Ulaştırma Bakanlığı'ndan temin edilen turnikelerin kurulması ve çalıştırması için personel bulundurulması için masrafların yapıldığını, önceleri saatinde iskeleye yanaşıp yolcu indirip bindirme işlemi yapılırken son yanaştıklarında bir daha bu saatte yanaşmamalarının söylendiğini, o sırada saatin 19:15 civarında olduğunu, Turyol tarafından da aynı talimatın verildiğini, bildiği kadarıyla ... Tatil köyünün özellikle yolcu alıp bırakma yönünden uyuşmazlık çıkarmış olabileceğini, böyle bir yakınmaları olduğunu önceden duymuş olduğu.\" şeklindedir. Bu deliller kapsamında dosyadaki esas uyuşmazlık ise, sözleşmenin fesih sebebinin davalı şirketin turizm faaliyetlerinin yaz mevsimindeki yoğunluğunun kış mevsiminde azalması nedeniyle davacının potansiyel yolcu sayısındaki düşmeye bağlı olarak seferlerin her gün yapılmamasından mı yoksa davacının dava dilekçesinde belirttiği ve dosyaya sunduğu Noter ihtarında açıklandığı üzere davalının iskele kullanımına izin vermediğinden mi kaynaklandığı hususudur. Davacı tanıklarının mahkeme huzurunda verdiği beyanları ile, davalının sefer tarifelerindeki değişikliğin esasen davacı tarafça ilk etapta kabul edildiği, seferlerin buna göre planlandığı ancak kış mevsimi ile yolcu sayısının azalmasına bağlı olarak, yukarıda bahsedilen mail içeriğinden anlaşıldığı üzere  her gün sefer yapılmadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekili 17/01/2017 tarihli dilekçesi ile de; \"kooperatifimiz tarafından kış yaz her gün ve her türlü koşulda İhlas'a yolcu taşınacağına dair bir yükümlülük yoktur.\" demekle mahkemenin bu kanaatini desteklemiştir. Oysa taraflar arasındaki protokol maddeleri incelendiğinde, tarafların her gün en az bir sefer yapmayı kabul ettikleri anlaşılmaktadır. Her iki tarafın kabulünde olduğu üzere de davacının her gün sefer yapmaması üzerine davalının davacı yetkilisine gönderdiği mail içeriğinde bahsedildiği üzere davacının iskeleye yanaşmasına müsaade edilmediği ve akabinde de davalı tarafça sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilince cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan sefer tarifesine göre de davacı şirketin her gün sefer yapmadığı tespit edilmiştir. Buna göre ise davacının sözleşme ile üstlendiği her gün en az bir sefer yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği ve buna göre de sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada bilirkişilerce, davacı tarafça yapılan masraflar tek tek irdelenmiştir. Ancak benimsenen bilirkişi raporunda belirtilen sebepler ile  sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi nedeniyle ve taraflar arasındaki sözleşmede yapılan masraflara ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"gerekçesi ile, Davanın REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yönetim ile müvekkilin kooperatif arasında geliri müşteriden elde edilecek taşıma işleminin gemilerimizle yapılan , iskele ve donanımının kooperatifçe yapılacağı 04.05.2012  tarihli taşıma sözleşmesi yapıldığını, sözleşme şartlarına kooperatifce taraflarca uyulması nedeniyle 4 sene devam eden sözleşme şartların sözleşmenin davalı yönetimce sözleşmenin 4/2 maddesine aykırı olarak tek taraflı değiştirilmeye kalkışılması nedeniyle sözleşmenin haksız olarak davalı tarafından tek taraflı olarak 22.06.2016 tarihi itibarı ile reddedildiğini,Sözleşmenin tek taraflı haksız olarak sonlandırılması nedeniyle iskele yapımı, donanım masrafları adı altında yapılan masrafların tazmini amacıyla  İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan itiraz konulu davanın ; SÖZLEŞMEYE RAĞMEN HER GÜN SEFER YAPILMADIĞINI, davacı vekilinin davalıya göndermiş olduğu 17.01.2017 tarihli dilekçesinde kooperatifin İhlasa kış yaz her gün sefer yapılacağına ilişkin bir madde yoktur diyerek bunu teyit ettiği gerekçesi ile davanın reddedildiğini;Davanın konusunun 04.05.2012 tarihli ... Tatil Köyünden İstanbul “a Deniz Yolu ile Yolcu Ulaşımı İçin Turyol İle Yapılan Protokol başlığını taşıdığını;Sözleşmenin  Deniz Hukukunun yer aldığı gibi başlı başına yolcu taşıma sözleşmesi olmadığını, Armutlu'ya yaz ve kış döneminde  değişen tarifelere göre sefer yapan gemilerin İhlas Tatil Sitesinde kendi yaptırdığı ve donattığı iskelesine Armutlu seferleri sırasında uğrayıp yolcunun kendisinin ödediği bedel karşılığında yolcunun taşınması olduğunu,<br>Sözleşme değerlendirildiğinde sözleşmenin; 3.maddesi ile AMAÇ ve İŞİN TANIMI , 4.maddesi ile TURYOLUN HİZMET VERECEĞİ ALAN , 6. Madde ile TURYOLUN SORUMLULUKLARI , 7.madde ile ... SORUMLUKLARI , 10.maddede TARAFLARIN ORTAK NOKTALARI olarak sözleşmeyi oluşturduğunu,  Sözleşme bu çerçevede değerlendirildiğinde , Turizm ve tatil beldesi olan  ... tesisleri ve Armutlu'nun yaz  turizmine hitap ettiği, yazın  okulların kapanması ile yolcu sayısının kat be kat  arttığı dikkate alınarak , söz konusu  sözleşmenin yapıldığını, bu  amaca yönelik  olarak  sözleşmenin 3.maddesinin düzenlendiğini, sözleşmenin , 3.1 maddesinde yer aldığı şekilde yaz  aylarında  oluşan yoğun insan trafiği  nedeniyle İstanbul –Armutlu , Armutlu – İstanbul arasındaki yolcuları taşımak olduğunu, Armutlu'yu  ve  İhlas'ı cazibe  merkezi  yapmak olduğunu, Armutlu'yu  sosyal  ve  kültürel açıdan  kalkındırmak olduğunu, bu  amaçla  yazın  3.2. maddesinde yer aldığı şekilde, en az bir karşılıklı seferin yapılacağının 3. maddede dile getirildiğini,Sözleşme tarihi itibarı ile  yaz kış sefer yapan  ve  ihlasa uğrayan İDO . ya ait  gemi seferlerinin mevcut olup , ihlastan yaz kış  yolcunun alınmaması gibi bir durumun olmadığını, yazlık  bölgelerde,  okulların açılması ve kapanması ile son bulan yaz sezonundan sonra müşteri  potansiyelinin tamamen  düştüğünü ve tarifelerin değiştirilerek sefer sayısının azaltılmasının bir zorunluluk olduğunu, Aynı  güzergahta sefer yapan ... A.Ş.nin ( ... ) sefer tarifesi incelendiğinde , yaz sezonunda ek seferle birlikte 5 ve 6 ya çıkan sefer sayısının kış döneminde 1 sefere düştüğünün görülebileceğini, sözleşmenin  4.2. maddesinde yer aldığı şekilde, güzergah ve tarifeler  ile iskele sayısının değişiminin tarafların  mutabakatı  ile  olacağını, 8.maddede  yıl içinde  çalışma süresi  başlığında  yer  alan  2.madde ile , tarafların  yıl içerisinde  gerek  duymaları  ve  mutabık kalmaları  halinde çalışmayı  askıya   alacaklarını, 10 maddenin 1.fıkrasında  tarafların ortak çıkarları doğrultusunda iş birliği içinde çalışmayı hedeflediklerinin yer aldığını,2012 yılından 2016 yılına kadar sorunsuz devam eden davada sorunun davalı ...'ın otel hizmeti verdiğinden bahisle müşterilerinin gündüz 12'ye kadar çıkış yaptıklarını yeni gelenlerin ise saat 14 itibarı ile giriş yaptıklarını beyan ederek, sefer saatlerinin degiştirilmesini yani Armutlu'ya yaptıkları ve İhlas'a uğradıkları tarifeli sabah ve akşam seferlerinin talepleri dogrultusunda yerine getirilmediğinden kaynaklandığını, uyuşmazlık konusunun  sefer saatlerinin sözleşmenin 4/2 maddesine aykırı olarak  davalı ... tarafından değiştirilmeye kalkışılması olduğunu ve bu durumun dava sırasında yeminli olarak dinletilmiş üç tanığın ifadesi olduğunu, kooperatif elamanının 15.04.2014 tarihinde cevabı elektronik posta yazışmaları ile ispat edildiği halde davalının yargılama sırasındaki beyanları dışında tanık dahil hiç bir delil ile olayın aksini ispat edemediğini, aksine olayın bilirkişilerce yanlış değerlendirilerek  davacının  her gün sefer  yapacağını vaat ettiği halde seferleri her gün yapmadığı noktasına taşıdığı sözleşmenin  3.4.8.ve 10 maddelerinin aksine sözleşmenin bütününden uzaklaşarak yanlış yorumlandığını;İleri sürerek; ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki, \"04/05/2012 tarihli ... Köyünden, İstanbul'a Deniz Yolu İle Ulaşımı İçin Turyol İle Yapılan Protokol\" başlıklı anlaşmanın haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tahsili talepli alacak davasıdır. Davacı vekili taraflar arasında 04/05/2012 tarihinde yapılan ve birer yıllık sürelerle uzayan protokolün 22/02/2016 tarihli fesih ihtarı ile 15/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde haksız olarak feshedildiğini, protokolün devam edeceğine güvenilerek ... Köyü İskelesi'ne yatırım yapıldığını, davalının  haksız olarak sefer tariflerini değiştirmek istediğini, bu talep kabul görmeyince  davacı gemilerinin iskeleye yanaşmasının engellendiğini, akabinde de haksız olarak sürekli sefer yapma yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğini, iskeleye yapılan yatırımların delil tespiti rapor ile tespit ettirildiğini ileri sürmüş, 54.974,00-TL yatırım bedelinin zarar kalemi olarak tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasındaki protokolün bedelsiz olduğunu, davacının protokole göre yaz kış her gün en az bir sefer yapmak zorunda olduğunu, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının iskele için yaptığı yatırımların protokole dayalı olmayıp, kendi insiyatifi ile yapıldığını, davacının bu yönde bir talebi bulunmadığını, sözleşmenin her gün en az bir sefer yapma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece deliller toplanmış, taraflar arasındaki protokol, delil tespiti raporu,   davacının sunduğu faturalar, ihtarname örnekleri, mail yazışmaları, yine davacının sunduğu tarife bilgileri dosya arasına alınmış, davacı tanıkları dinlenerek bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetince; davacının belirlenen hatlar arasındaki tarifeli seferlerinin olağanüstü haller dışında aksatmadan yerine getirme yükümlülüğünü yerine getirmediği,  davacının İhlas iskelesinde yaptığı betonarme çalışmanın,  kendi tekneleri yolcuyu teknenin pruvasından (baş tarafından) indirdiği için, tekne ile iskele yüksekliğini aynı düzeye getirmeye yarayan, betonarme, merdiven bir imalat olduğu, imalatın sadece kendi teknelerine yönelik olduğu, davacının iskelede yaptığı yolcu sayımı için kurulu sistemin sökülerek bir başka yerde kullanılabileceği, davalı tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı, fesih sebebiyle davalının zarara uğradığı iddiasının yerinde olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Taraflar arasındaki protokol Armutlu İstanbul seferi yapan davacı yolcu gemilerinin güzergahtaki ... İskelesi'ne de uğraması amacını taşımakta olup, davacının yükümlülüğü protokolde belirtilen özelliklerde gemilerle emniyetli şekilde ve kararlaştırılan tarifeye uygun olarak günde en az bir sefer yapmak(m.3.2, m.6), davalının yükümlülüğünün ise ... Köyü İskelesi'nin  koordinasyon ve düzenini sağlayarak iskelenin kullanımını temin etmektir(m.7). Protokolde tarafların birbirlerinden ücret alacakları kararlaştırılmamıştır. Ayrıca protokolde taraflara iskeleye imalat yapılmasına yönelik bir yükümlülük de getirilmemiştir. Davacının yatırımlara ilişkin dosyaya sunduğu faturaların tamamı 2012 yılına ait olup, protokolün imza edildiği yıl yapılan bu imalatların, protokolün devamı süresince davacı tarafından kullanıldığı, imalatların davacı gemilerinin yolcuyu baş taraftan indirmeleri nedeniyle, gemi başı  ve iskeleyi aynı seviyeye getirmek için davacı tarafından yapıldıkları, davalının davacıdan bu yönde bir talebinin bulunmadığı tespit olunmuştur. Dosyaya mübrez e-mail yazışmalarından; davacı ... tarafından, davalı çalışanı ...'ya gönderilen 13/10/2014 tarihli e-mail'de; \"... Bey Merhabalar. Armutlu sefer saatlerini 13/10/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aşağıdaki şekilde düzenlenecektir. Bilgilerinize sunarım. Selamlar \" ifadelerinin yer aldığı e-mail de çarşamba, perşembe, cuma ve pazar günleri kalkış saatlerinin ekli olduğu; davalı çalışanı ...’in davacı çalışanı ...’ya 16/10/2014 tarihinde gönderdiği mailde \"... Bey; firmanız, ... İskelesinin kullanımını talep ederken her gün sefer yapmayı taahhüdünde bulunmuştu. Yoğun sezonda her gün diğer zamanlarda haftada bir veya iki sefer tarifesini kabul edemeyiz. Bütün yıl boyu zaruri sebepler (hava muhalefeti vs.) hariç sefer yapamayacaksanız ... iskelesinin kullanımına müsaade edemeyeceğimizi bilginize sunarız. Saygılarımla.\" şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Yine davacı tarafından dosyaya sunulan sefer tarifesi ile, İDO ve BUDO sefer tarifeleri karşılaştırıldığında bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği üzere; de davacı şirketin her gün sefer yapmadığı, oysa İDO ve BUDO seferlerinin yazın daha yoğun olmakla birlikte kış aylarında günde tek sefere düşürüldüğü tespit edilmiştir. Dosyaya mübrez e-mail yazışmaları ile sefer tarifleri kapsamından, davacının her gün en az bir sefer yapma yükümlülüğünü yerine getirmediği, öte yandan protokolün 4.2 maddesine göre; güzergah tarifeler ve iskele sayılarının değişiminin yalnızca tarafların ortaklaşa mutabık kalmaları ile mümkün olduğu, dosyaya bu yönde bir mutabakat sunulamadığı gibi, davacı yanca seferlerin  çarşamba, perşembe, cuma ve pazar günleri ile sınırlı olarak düzenlendiğinin davalıya bildirildiği, davalının ise bu hususu kabul etmediği, dosyaya mübrez tarife bilgileri ile e-mail yazışmaları kapsamına göre; mahkemece  davacı çalışanı tanıklarının, seferlerin davalı yanca değiştirilmek istenildiği ve davalı yanın iskelenin kullanımına izin vermediği yönündeki beyanlarına itibar edilemeyeceği, mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre,  mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, taraflar arasındaki protokole göre davacının Armutlu İhlas Tatil Köyü ile İstanbul arasında en az bir sefer yapmak zorunda olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, davalının protokolü, anlaşmanın 9. Maddesine uygun olarak feshettiği, bu nedenle davacının davalıdan sözleşmenin devam edeceğine güvenle yaptığını iddia ettiği masrafların tazminini talep edemeyeceği, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;  1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/12/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9eca0bc897758d77","SID":"3266963b54ceeacd"}}