{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/803 <br>KARAR NO\t: 2024/939<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/59 Esas 2022/48 Karar<br><br>ASIL DAVA DOSYASINDA;<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALILAR\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Maddi -Manevi Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/07/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 17/07/2024<br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tAsıl dava dosyasında davacı vekili, 05.07.2019 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu hareketi sonucunda davacının idaresindeki ... plakalı aracın birden önüne çıkması sonucunda çarpmamak için manevra yaptığı sırada kontrolü kaybederek istinat duvarına çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, ceza soruşturmasında yapılan incelemede davalı sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve soruşturmanın sürdüğünü, kazaya ilişkin kamera kaydı tespit edildiğini, davacının kusursuz olduğunu, doktor olan davacının kazada  yaralandığını ve en az 5 ay çalışamadığını, nöbet ücretinden mahrum kaldığını,  ayrıca aracının pert olduğunu ve 7.000,00 TL sovtaj bedeli karşılığında satıldığını, aracın gerçek değerinin tespit edilerek sovtaj bedeli düşüldükten sonra davacının uğradığı maddi zararın tespiti gerektiğini, sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak taleplerinin karşılanmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamadığını, kaza nedeniyle davacının  manevi olarak zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının geçici iş göremezlik zararı nedeniyle 100,00 TL ve araçta meydana gelen hasar için 100,00 TL olmak üzere toplam 200.00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan tahsiline, davalı ... şirketinin maddi tazminata ilişkin taleplerinin sigorta poliçesindeki sınırlar dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve davalı şahıstan maddi ve manevi tazminata ilişkin taleplerin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında araç hasar bedeli talebini 29.775,57 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.186,84 TL olarak ıslah etmiştir. <br>\tBirleştirilen 2021/33 Esas, 2021/321 Karar sayılı dosyada davacı vekili,  05/07/2019 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu hareketi sonucunda davacının idaresindeki ... plakalı aracın birden önüne çıkması sonucunda çarpmamak için manevra sırasında kontrolü kaybederek istinat duvarına çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, ceza soruşturmasında yapılan incelemede davalı sürücüsünün asli kusurdu olduğunun tespit edildiğini ve soruşturmanın sürdüğünü, kazaya ilişkin kamera kaydı tespit edildiğini, davacının kusursuz olduğunu, doktor olan davacının kazada yaralandığını, mahkemenin 2020/59 Esas sayılı dosyası ile geçici iş göremezlik, araç hasarı ve manevi tazminat talepli olarak dava açıldığını, adli tıp raporu ile davacının kalıcı olarak % 13 oranında malul kaldığının belirtildiğini, daha önce kalıcı maluliyete ilişkin dava açılmadığından bu davanın açıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketinin poliçedeki sınırlar dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı şahıstan haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, davanın asıl dava ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, 02.03.2021 tarihli dilekçesi ile davacı ile davalı ... şirketi arasında yapılan sulh anlaşması gereğince 26.02.2021 tarihinde geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak toplam 360.000,00 TL ödendiğini, yapılan sulh anlaşması neticesinde davalı ... AŞ yönünden davadan feragat ettiklerini, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını, davalılar müşterek ve müteselsil sorumlu olduğundan maddi tazminat yönünden sigortanın yapmış olduğu ödemenin mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiş, yargılama sırasında 08.12.2021 tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 108.907,75 TL olarak ıslah etmiş, dosya 18.05.2021 tarihli kararla asıl dava dosyası ile birleştirilmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, meydana gelen kazaya ilişkin Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/827 sayılı soruşturmasının devam ettiğini, davalının olay günü tüm trafik kurallarına uyarak seyir halinde iken sanayi kavşağı mevkiinde Ankara yönünde yolun sol tarafını işgal ederek sola dönmek üzere olan ... plakalı otobüsün arkasından davalı da aracı ile kavşaktan sola dönmek için otobüse yanaşarak karşı yola geçmek için beklemekte iken davacının aracı ile hız limitlerini aşarak ve kavşak geçişinde yavaşlamayarak davalının duran halde aracını gördüğünü ve bir anda manevra yaparak kaldırıma ve sonrasında istinat duvarına çarparak kazanın meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının hiçbir kusuru bulunmadığını, görüntü kayıtları incelendiğinde durumun anlaşılacağını, kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kazada kusuru bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddi gerektiğini, davacının aracını 7.000,00 TL karşılığında sattığını beyan etmiş ise de noter satış sözleşmesinde satış bedelinin 10.000,00 TL olarak belirtildiğini ve hesap yapılırken noter tasdikli araç satış belgesinin nazara alınması gerektiğini, davalının tam kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de hiçbir kusuru bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan rapor alınası gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik talebinin haksız olduğunu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik SGK tarafından karşılandığını, manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davalının kaza ile hiç bir ilgisi bulunmadığını ve husumet itirazları bulunduğunu, aktüerya hesabı yapılırken aktüer siciline kayıtlı aktüerya uzmanından rapor alınması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Şirketi vekili, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı ... şirketine 11.08.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitinin kişi başı 390.000TL olduğunu,  davalı ... şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğundan kusur tespiti yapılması amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu'na sevkini talep ettiklerini, tazminat sorumluluklarının doğması halinde bilirkişi incelemesinin, aktüer sıfatına sahip bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek yapılması gerektiğini, Genel Şartlar uyarınca geçici iş görmezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının TRH-2010 Mortalite tablosuna göre yapılması gerektiğini, davacının karşı araç sürücüsü olduğunu, kaza sırasında emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının tespit edilemediğini, kazanın meydana gelmesine sebep olması nedeniyle müterafik kusur durumunun mevcudiyetinin kabul edilmesi ve belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini,uyuşmazlık tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığından talep edilen faiz talebi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu olmadığından faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını, 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi uyarınca davalı ... şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, asıl ve birleşen davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olduğu, kusura ilişkin olarak düzenlenen 13.01.2021 tarihli rapor ve 01.03.2021 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının engel oranının % 13 olduğu, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, makine mühendisi ve aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 26.11.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamaların esas alındığı, davacı vekilinin davalı ... şirketinden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ödeme karşılığında sigorta şirketine karşı açtıkları tüm maddi tazminat talepli davalarından feragat ettiği, davalı ...'a karşı bakiye kalan maddi ve manevi tazminat talepli davanın devam ettiğini bildirdiği, davalı ... şirketine karşı açılan asıl ve birleşen davadaki maddi tazminat talepli davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği, ıslah dilekçesi gözetilerek bakiye kalan maddi tazminattan birleşen davada (2021/33) 108,907,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, asıl davada 29.775,57 TL hasar bedeli tazminatının ve 2.186,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının haksız fiil tarihi olan 05/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili gerektiği, manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek birleşen davada (2021/33) davalı ...'a karşı açılan sürekli iş göremezlik tazminatı talepli davanın kabulüne, 108.907,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının haksız fiil tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada davalı ...'a karşı açılan geçici iş göremezlik tazminatı talepli davanın kabulüne, 2.186,84 TL geçici iş göremezlik tazminatının haksız fiil tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada davalı ...'a karşı açılan hasar bedeli tazminatı talepli davanın kabulüne, 29.775,57 TL hasar bedeli tazminatının haksız fiil tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl davada davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat talepli davanın kabulüne 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 05.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl ve birleşen davada (2021/33) davalı ... şirketi Allianz Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, 13.01.2022 tarihli duruşmada davacı ve davalı mesleki mazeret sebebi ile iti taraflı mazeret dilekçesi sunulduğu halde mahkemece mazeret yok sayılarak sözlü yargılama için herhangi bir süre ve savunma verilmeden tarafların yokluğunda karar verildiğini, kararın 6100 sayılı HMK’nın 186 ve devamı maddelerine aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ve konuya ilişkin kesinleşmemiş ceza yargılaması esas alınarak karar verildiğini, kazanın davacının aracını hız limitlerinin çok üstünde kullanmış olması sebebiyle kavşağa girerken yavaşlayamamış olması nedeniyle kontrolü kaybederek kaza yaptığını, davalıya hiç bir kusur yüklenemeyecek bu kazanın tamamıyla davacının kusuruyla meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, görüntü kayıtlarına göre davalının kavşakta beklediğini, kusur bilirkişisi tarafından bu hususların dikkate alınmadığını, mahkemece tanıklar dinlenmeden kusur hesaplanması için bilirkişiye dosyanın gönderildiğini, tanık beyanları da dikkate alınarak kusura ve sonrasında hesaba ilişkin yeni bir bilirkişi raporu tanzim edilerek karar verilmesi gerektiğini, yargılama sırasında davacının maddi zararı davalı ... şirketi tarafından karşılandığını ve sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiğini, sigorta hukukunda zenginleşme yasağı da hiçe sayılarak aynı zararın tazminini davalıdan istenerek mükerrer tazminat talep edildiğini, tüm zararın sigorta şirketinden karşılanma ihtimali de göz ardı edilerek peşin bedel karşılığı verilen ibra yüzünden davalının sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olup davacı vermiş olduğu ibra ve davadan feragatin sonuçlarına kendisinin katlanması gerektiğini, ibra ve feragatin davalı yönünden de sonuç doğurduğunu, dosyadaki bilirkişi raporunda davacının da % 25 oranında kusuru bulunduğu belirtildiği halde mahkemece 15.000,00 TL manevi tazminat bedelinin tamamına hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 05.07.2019 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu hareketi ile davacının idaresindeki ... plakalı aracın birden önüne çıktığını, davacının çarpmamak için manevra yaptığı sırada kontrolü kaybederek istinat duvarına çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını ve aracının hasar gördüğünü belirterek asıl davada geçici iş göremezlik tazminatı, araç hasar bedeli ve manevi tazminat, birleşen davada sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinde bulunmuş, mahkemece 13.01.2021 tarihli rapor ve 01.03.2021 tarihli ek raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 75 oranında, davacının % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının engel oranının % 13 olduğu, 6 ay süreyle iş göremez halde kaldığının belirlendiği, makine mühendisi ve aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 26.11.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamaların esas alındığı, davacı vekili davalı ... şirketinden poliçe limiti olan 360.000,00 TL ödeme karşılığında sigorta şirketine karşı açtıkları maddi tazminat talepli davalarından feragat ettiği, davalı ...'a karşı bakiye kalan maddi ve manevi tazminat talepli davanın devam ettiğini bildirdiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\t1-Dosya içeriğinden 05.07.2019 tarihinde kaza tespit tutanağına göre sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sanayi kavşağına geldiğinde sürücünün beyanına göre sanayi kavşağından beyaz renkli bir aracın aniden ana yola çıkıp Çayırhan şehir merkezi istikametine gittiği ve o araca çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan beton istinat duvarına aracının ön kısmı ile çarpması ve takla atarak devrilmesi neticesinde kaza meydana geldiği, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'nın aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, kazaya ilişkin olarak Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/827 sayılı soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 04.11.2019 tarihli raporda kazada sürücü ...'un asli kusurlu, sürücü ...'nın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/104 Esas, 2020/692 Karar sayılı kararı ile davalı sürücü ...'un taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 29.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mahiyetleri itibariyle hukuk hakimi için bağlayıcı değildir. <br>\t Mahkemece yargılama sırasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 13.01.2021 tarihli rapor ve 01.03.2021 tarihli ek raporda davalı sürücü ...'un ana yol- tali yok kavşak noktasındaki trafiğe gerekli dikkat ve özeni göstermek, geçiş hakkı bulunan araçların mesafe ve hızını dikkatlice takip ederek geçiş hakkı bulunan araçların önce geçmesine imkan vermek ve ayrıca bölünmüş yol üzerinden gelmekte olan ve emniyetle durdurulamayacak kadar yaklaşmış olan araçlarını geçişini beklemesi gerekirken sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyir hızı ile giriş yaptığı kavşak noktasında -kendi aracı ile bir çarpışma olmamasına rağmen- sebebiyet verdiği kazada % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın idaresindeki araç ile gündüz görüş şartları altında açık hava ve kuru zemin üzerinde Beypazarı ilçesi istikametinden Ankara Şehir merkezine doğru Devlet karayolu üzerinde seyir halinde iken anılan kavşak noktasına yaklaşırken sürücünün anılan tali yol kavşak noktasında yaklaştığında -trafik işaret levhası ile kavşak noktası hususunda uyarılmış olmasına rağmen- yolun sol şeridinde yer alan otobüsün sola dönüş yapmak için bekleme yapacağını fark etmesi ile aracının seyir yönünü yolun sağ şeridine doğru sevk ettiği, ancak anılan kavşak noktasına yaklaştığında seyir hızını azaltması, dikkatini kavşak noktasına vermesi, kavşakta bulunabilecek araçların yola çıkış yapabileceğini düşünmeksizin dikkatsiz ve tedbirsizce kavşak kollarını kontrol etmeksizin seyir hızı ile giriş yaptığı kavşakta, önünde beliren ani tehlike karşısında aracını etkili fren ve manevra kabiliyeti ile duruşa geçiremediği gibi yüksek hızda seyir halinde olduğundan, direksiyon hakimiyetini tamamen yitirerek yolun sağ tarafında bulunan beton bariyere çarpması ile sonuçlanan kazada % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan rapor ve ek rapor ile kaza tespit tutanağı arasında, kazanın meydana gelmesindeki sorumluluk yönünden farklılık bulunduğu, kaza tespit tutanağının beyana dayalı olarak düzenlenmiş olduğu ve davalı tarafça itiraz edilmiş olduğu da nazara alınarak kaza tespit tutanağı, ceza dosyası içeriği, ifade tutanakları, kazaya ilişkin görüntü kayıtları, kazanın meydana geliş şekli, daha önce düzenlenmiş raporlar, toplanan tüm deliller ve tarafların itirazlarının da değerlendirilmek suretiyle Karayolları fen heyetinden 3 kişilik makine mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetinden kusura ilişkin olarak rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\t2-Asıl davanın geçici iş göremezlik tazminatı, araç hasarı bedeli ve manevi tazminat, birleşen davanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açıldığı, asıl ve birleşen 2021/33 Esas sayılı dosyada davacı vekili tarafından verilen 02.03.2021 tarihli dilekçeler ile davacı ile davalı ... şirketi arasında yapılan sulh anlaşması gereğince 06.02.2021 tarihinde geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olarak toplam 360.000,00 TL ödendiği, yapılan sulh anlaşması neticesinde sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği, davalılar müşterek ve müteselsil sorumlu olduğundan maddi tazminat yönünden sigortanın yapmış olduğu ödemenin mahsup edilmesinin gerektiğinin ifade edildiği ve 24.02.2021 tarihli \"Makbuz ve İbraname\" başlıklı belgenin ibraz edildiği, davacı vekilinin 28.09.2021 tarihli duruşmada, \"... Davalı ... şirketine karşı feragat beyanımızı tekrar ediyoruz, maddi tazminattan feragat kalemlerine hasar bedeli de dahildir. Davalı ... yönünden bütün taleplerimiz devam etmektedir.\" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>\tMahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden poliçe limiti 360.000,00 TL kabul edilerek bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının davalı ...'dan tahsiline, yine araç hasar bedelinin  davalı ...'tan tahsiline, asıl ve birleşen davanın davalı ... şirketi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verildiği, anlaşılmakla öncelikle yargılama sırasında ibraz edilen 24.02.2021 tarihli \"Makbuz ve İbraname\" başlıklı belge içeriği, 02.03.2021 tarihli dilekçeler, davacı vekilinin 28.09.2021 tarihli duruşmadaki beyanları ile gerektiğinde taraflara açıklama yapmak üzere imkan da tanınarak değerlendirilmek suretiyle araç hasarı ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden hüküm verilmiş olmakla feragatin kapsamının tereddüte yer  bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması ve oluşacak durum çerçevesinde hüküm oluşturulması gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru değildir. <br>\tÖte yandan 24.02.2021 tarihli ibranamede asıl alacak olarak 360.000,00 TL ödendiğinin belirtildiği, kazanın meydana geldiği 05.07.2019 tarihi itibariyle sigorta teminat limitinin 390.000,00 TL olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesindeki \"Bu Yönetmelik ile belirlenen teminat tutarları yürürlükteki bütün sigorta sözleşmelerine herhangi bir ek prim alınmaksızın uygulanır.\" hükmü uyarınca davalı ... şirketi yönünden limit kadar feragat edilmiş sayılacağının nazara alınmamış olması ve bu durumun müteselsil borçlu davalıya sirayetinin değerlendirilmemiş olması isabetsizdir. <br>\t3-Asıl ve birleşen davanın davalı davalı ... ve sigorta şirketine husumet yöneltilmek suretiyle açıldığı, birleşen mahkemenin 2021/33 Esas sayılı dosyasında 18.05.2021 tarihli duruşmada ara kararı ile davalı ... şirketi hakkında açılan davadan davacı taraf feragat etmiş olduğundan bu davalı yönünden açılan davanın tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine şeklinde ara karar oluşturulduğu ve aynı celse de birleştirme kararı da verildiği, 18.05.2021 tarihli 2021/33 Esas, 2021/321 Karar sayılı birleştirme kararı başlığında davalı olarak yalnız ...'un yer aldığı, asıl ve birleşen dava hakkında verilen 13.01.2022 tarihli gerekçeli kararın karar başlığında ise sigorta şirketinin de birleşen davanın davalısı olarak gösterildiği ve hükmün 5 numaralı bendi ile davalı ... şirketi yönünden asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğinin belirtildiği, bu durumda öncelikle birleşen 2021/33 Esas sayılı davadaki 18.05.2021 tarihli celsedeki tefrik kararının yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi, birleşen davada davalı ... şirketinin taraf olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, daha sonra 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesi hükmüne uygun olarak gerekçeli karar ve hüküm oluşturulması için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tDavalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5- Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2022/15923 esasına yatırılan 25.02.2022 tarih 254.621,24 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br><br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br><br>Katip ...<br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"94347d2cee4925d5","SID":"a075db895fb5f1ad"}}