{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1140 <br>KARAR NO: 2021/1505<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021 <br>NUMARASI: 2019/237 Esas 2021/177 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2021 <br>Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; sigortalı ...A.Ş. ile müvekkili şirket arasında ihracat sevkiyatlarının sigortalanması için 16.02.2018-2019 tarihli Sigorta Poliçesinin imzalandığını, sigortalının emtiaların Mersin Limanı'ndan ...'ya kadar taşınması için 3 adet konteyneri davalıya teslim ettiğini, konteynerlerin 20.03.2018 tarihinde gemiye yüklendiğini, gemi 29.05.2018 tarihinde ...'ya vardığında konteynerlerden birinin içindeki emtiaların ıslak olduğunun görüldüğünü, akabinde alınan Ekspertiz Raporu'nda ve survey raporunda konteynerlerde oluşan deliklerden sızan sular nedeniyle 2340 koli makarnanın ıslanarak zayi olduğunun tespit edildiğini,sigortalıya 06/07/2018 tarihinde ödenen 11.995,38-USD'nin TTK 1472.maddesi gereği müvekkiline ödenmesi talebinin davalı şirket tarafından red edildiğini,davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazının iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; müvekkili şirketin taşımayı fiilen gerçekleştiren ... firmasının acentesi olduğunu, davanın taşıyana izafeten açılması gerektiğini, dosyaya sunulan survey raporunun üzerinde yazan B/L numarası ile konşimento numarasının birbirini tutmadığını,raporun bu taşımaya ait olmadığını, Abonman Nakliye Sigortası Risk Bilgileri Değişiklik Zeyilmanesinin de bu taşımaya ait olmayıp, ... isimli gemi ile taşınan yüke ilişkin olduğunu, taşıyan ... firmasının Gine acentesi olan Delta Mar firmasının hasardan kaynaklanan zararı yük alıcısına ödediğini, davacının bu bedeli sigortalıdan iade alması gerektiğini, gönderici tarafından yüklenen emtianın yükleme esnasında ıslak ve zayi mal olup olmadığının bilinmediğini, dava konusu icra takibi dışında iki adet daha icra takibi bulunduğunu,belirterek davanın reddi ile  kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davalı ...'in dava konusu taşımayı üstlendiğine ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, davalı tarafın konişmentoyu acente sıfatıyla imzaladığı, davalı acentenin TTK m.1238 gereğince taşıyan sayılamayacağı, TTK m. 105 gereği, acenteye ancak taşıyana izafeten dava yöneltilebileceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili;  hasarın davalı tarafça kusurlu olarak gerçekleştirilen taşıma işinden kaynaklandığını, TTK 1472.maddesi uyarınca davalı şirkete rücu hakkı bulunduğunu, dosyaya sunulan ... nolu konişmentoyu davalı ... A.Ş.'nin imza altına aldığını, navlun faturasının ... A.Ş. tarafından bizzat kendi adına düzenlendiğini ve taşıma ile ilgili sigortalı nezdinde muhatap olduğu göz önüne alındığında TTK 1138.maddesi anlamında taşıma sözleşmesinin dava dışı sigortalı ile davalı firma arasında kurulduğunun sabit olduğunu, akdi taşıyan sıfatının bulunduğunu, bir an için taşıma işinin ... firması tarafından yapıldığı düşünülse dahi davalının ... firmasını temsile yetkili olduğu hususlarının davalı tarafça kabul edildiğini belirterek kararın ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalının sorumluluğunda taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki hasar nedeni ile davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin TTK m.1472 maddesi gereği davalıdan  rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir. Somut olayda; teslim şekli CFR olarak kararlaştırılmıştır. Bu teslim şeklinde satış bedeline mal bedeli ve navlun bedeli dahil olup, malın taşıyıcıya tesliminden itibaren risk ve masraflar ve dolayısıyla hasar riski alıcıya geçer. Bu durumda satış konusu mallar üzerinde satıcının artık bir menfaati kalmayacağından, taşıma sırasında oluşacak hasarlardan dolayı satıcının talep hakkının bulunmadığının kabulü ilke olarak doğrudur. Ancak, somut olayda gönderen ile alıcı arasında ödemenin mal mukabili yapılacağı düzenlenmiştir. Bu tür bir satışta, satıcının eşya üzerindeki menfaati teslime kadar devam edeceğinden taşıma sırasında hasar meydana gelmesi halinde de sorumlulara müracaat hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacı sigorta şirketinin bu davayı açmak için aktif dava ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nun 105. maddesinin birinci bendi ile; \"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir.\" Aynı maddenin ikinci bendi ile de; \"Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir...\" hükümleri öngörülmüştür.Dosyaya sunulan konişmento örneğinden dava konusu taşımanın Mersin Limanı'ndan ... Limanına gemi ile yapıldığı, konişmentonun taşıyıcı firma ... adına acente sıfatıyla davalı ... A.Ş. tarafından imzalandığı görülmüştür. TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği, TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/10/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f87380c270b88fb1","SID":"267f2c4bfb4b6e84"}}