{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/761 <br>KARAR NO: 2021/1340<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2020/140 Esas 2020/361 Karar <br>DAVA: Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2021<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili;derek İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi' nde açtığı davasında ;müvekkilinin taşıyan sıfatı ile davalının yüklerini yine davalı ile yapılan taşıma sözleşmesi uyarınca ... Limanı' ndan 07/02/2011 tarihinde yüklendiğini, Benghazi/Libya Limanı'na taşıdığını ve konişmentodaki konteynerleri liman sahasına kapalı ve mühürlü olarak gemiden tahliye ettiğini, işbu taşıma için 25 adet konteyner kullanıldığını, konteynerlerin de akıbetinin belirli olmadığını, müvekkiline ait konteynerlerin taşıtan davalı tarafından tahliye edilmemesi nedeniyle oluşan demuraj ücretleri ile konteyner kira bedelli için mahsuben şimdilik 1.000-USD'nin dava tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davaya ilişkin tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın pasif, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konteynerin akıbetinin davacı tarafından bilinmediğini, hal böyle iken konteyner kira bedeli ve demuraj bedeli talep edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, yargılamaya konu konteynerler için aylık bazda kira bedellerini ödemeye devam ettiklerini iddia ettiğini, davaya konu konteynerlerin akıbeti dahi bilinmezken demuraj bedeli talep edilmesinin mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 Karar sayılı ilamı ile,eldeki  dosya ile  aynı dönemde tahliye edilen yükle ilgili olarak 15.02.2011 tarihinde Libya'da savaş başladığının ve bu hususun mücbir sebep olarak kabul edildiğini, dosyada da davacı vekilince 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde Libya' da karışıklık ve savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği; 27.10.2020 tarihli duruşmasının 5 nolu ara kararı uyarınca verilen kesin süreye rağmen  dosyaya davacı tarafça varış ihbarının da sunulmadığı, yükün tahliye edildiğinin ve teslime hazır olduğunun davacı tarafça ispat olunamadığı, 2011 yılından dava tarihine kadar geçen uzun süreçte de yükün ve konteynerlerin akıbeti hususunda dosyaya delil sunulamadığı anlaşıldığından mücbir sebebin sona erdiği tarihten itibaren de davalının demuraj sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; sağlık sorunu sebebiyle  bildirdiği mazeretin mahkeme tarafından kabul edilmediğini, yokluğunda verilen kararın usul açısından hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin 2014 yılındaki istinabenin gecikmesi emsaline dayanmasına rağmen tarafına 3 hafta süre tanınmasının anlaşılabilir olmadığını, mahkemenin son celsede kesin süreye ilişkin herhangi bir gerekçeye dayanarak hüküm vermemesinin hukuka aykırı olduğunu, mücbir sebep hallerinin yalnızca resmi kurum işlemlerine yönelik değil; alacaklı tüzel kişiler için de aynı derecede değerlendirilmesi gerektiğini, Libya'daki iç karışıklığın Türk Hukuku açısından mücbir sebep olarak değerlendirildiğinin açıklanmadığını, müvekkilinin kira bedelleri ve demuraj hakkına sahip olduğunu, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2-Davalı vekili; TTK 1246.maddesi kapsamında taleplerin 1 yılda zamanaşımına uğrayacağından ötürü davacının demuraj ücreti dahil yargılamaya konu tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 9,5 yıl geçmesine rağmen müvekkili aleyhine herhangi bir dava veya icra takibi açılmadığını, bu sebeple TBK 154.kapsamında zamanaşımının kesilmesinden bahsedilemeyeceğini, konteynerlerin akıbetinin dahi bilinmediğini, davacı tarafından TTK 1174/2 maddesinde müvekkiline yapılan bir bildirim olmadığını, zamanaşımına yönelik itirazları kapsamında kararın düzeltilerek ret kararının onanmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; konteyner demuraj alacağının davalı taşıtandan talep olunan  konteyner demuraj  alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; yükün ... Limanı' ndan 07.02.2011 tarihinde Benghazi/ Libya Limanı' na taşınmak üzere ayrıldığı , davacı tarafça yüklerin hangi tarihte Benghazi Limanı' na ulaştığına ve tahliye edildiğine ilişkin kanaat verici delil sunulmadığı, benzer  nitelikteki dosyalarda 2014 yılında açılan dosyalarda yüklerin teslim edilip edilmediği  hususunda Libya Makamlarına yazılan müzekkerelere cevap alınamadığı ,bu yolda yapılacak bir araştırmadan sonuç alınamayacağı,konteynerlerin ...'tan ayrıldıktan sonra  gönderilme tarihinden hemen sonra savaş hali başladığı,bu halin mücbir sebeb olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili karar oturumunda sağlık mazereti bildirmiş ise de ,bir önce ki celse de mazeret bildirdiği ve sağlık sorunu bulunduğunun belgelendirilmediği anlaşılmaktadır.Bu sebeble mazereti nedeniyle duruşmanın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/03/2014 tarihli 2013/12326 Esas ve 2014/4189 karar sayılı ilamında da belirtildiğine göre  \"15.02.2011 tarihinde Libya' da  iç karışıklık başladığı ,bu hususun mücbir sebep olarak kabul edilerek demuraj istenemeyeceğine hükmedildiği ,somut olayda da  davacı vekili tarafından 07.02.2011 tarihinde yükün 25 adet konteynere yüklendiğinin ifade olunduğu, bu haliyle serbest süre içerisinde savaş halinin başladığı, bu hususun da mücbir sebep teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekili Türk Hukukunda libya'daki iç karışıklığın nasıl mücbir sebeb teşkil edeceğinin anlaşılamadığını ileri sürmüş ise de, tüm hukuk sistemlerinde savaş hali  mücbir sebeb(beklenmeyen olağan üstü hal) sayıldığından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. TTK nın 1207(1)maddesi uyarınca gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını  kullanmazsa ,taşıtan  navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür.Taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan gönderilenin yükü teslim almaması, taşıyanın alacaklarını gönderilenden talep etmesinin hukuki dayanağını ortadan kaldırmaktadır. Bu halde, navlun sözleşmesinin tarafı olan gönderen (taşıtan) borçlu olmaya devam etmektedir.Konişmentoda demuraj ücretinin yük alıcısı tarafından ödenmesi yönünde düzenleme bulunmasına rağmen, yükün gönderilen tarafından teslim alınmaması nedeniyle dava dışı gönderilen bakımından sonuç doğurmaz. Bu durumda, davacının taşıma sözleşmesinin tarafı olan ve malları gönderen davalıdan konteynere ilişkin demuraj ücretini talep edebilir. Ancak yükün akıbetine dair davacı taşıyıcı  delil sunulmadığı  gibi  yetkili makamlardan  da sorulup tesbitinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. TTK’nun 1246.maddesi “(1) 1188 inci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, gemi kira sözleşmeleri ile zaman çarteri sözleşmeleri ve navlun sözleşmelerinden veya konişmentodan veya onun düzenlenmesinden doğan bütün alacaklar bir yılda zamanaşımına uğrar.(2) Bu süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar” hükmünü haizdir. Davalı vekili alacağın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini ileri sürse de ,demuraj  alacağı konteynerin tesliminde  gecikilen hergün için doğduğu ,bir  borç doğmadan zamanaşımının işlemeyeceği ,davalı tarafça cevap dilekçesi ile usulüne uygun şekilde zamanaşımı defiinde bulunulmuş ise de gönderilene ihbarın yapıldığı, teslimden kaçındığının ispatlanamadığı ,mücbir sebeb nedeniyle gönderilen teslim almaktan kaçınmış olsa dahi mücbir sebeb nedeniyle konteyner demuraj ücreti  istenemeyecektir. Alacağın zamanaşımına uğradığının kabulü için muaccel alacağın varlığı ve doğduğu tarih belirlenmelidir.Demuraj ücretinin mücbir sebeb nedeniyle tahakkuk etmediği  kabul edilerek ,davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin zamanaşımı def'iine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde olmadığından başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının karar harcına mahsubuna ,başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5b148ce9afaaa5f9","SID":"7196047f6ce5c554"}}