{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/414 - 2024/930<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/414 <br>KARAR NO\t: 2024/930<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/156 Esas  - 2022/1015 Karar<br><br>DAVACI\t: \t<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/07/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, 09/08/2018 tarihinde, davalıya ZMMS ile  sigortalı olup dava dışı ...'in idaresindeki aracın, davacının idaresindeki elektrikli bisiklete çarpması sonucu davacının sakat kaldığını, çalışamaz hale geldiğini, sigortaya ilgili başvuruların yapıldığını, ancak alacaklarının ödenmediğini, arabuluculuk sürecinden de netice alınamadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100TL geçici ve 100TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile kalıcı iş görmezlik için 73.334,05 TL’ye talebini artırmıştır. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın öncelikle usulden reddini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca rapor aldırılmasını, müvekkilinin hiçbir geçici iş göremezlik tazminatı talebinden poliçe gereği sorumlu olmadığını, kusur konusunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasını, dava dilekçesinde davacının geliri ile ilgili hiçbir delile dayanılmadığını, davacının SGK'dan gelir sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu kazada davacının %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu kaza nedeniyle davacının %8 malul kaldığı, geçici işgöremezlik zararının ispatlanamadığı, ancak maluliyetine göre davacının kusur oranı da nazara alınarak sürekli işgöremezlik zararının bulunduğu anlaşıldığından, “Davacının geçici iş göremezlik talebi bakımından davanın REDDİNE, Davacının daimi iş göremezlik talebi bakımından davanın kabulü ile; 73.334,05 TL tazminatın dava tarihi olan 10/03/2020’den itibaren işleyecek yasal faizi ile  davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının özür oranının daha yüksek olduğunu, kazada hiç kusurunun bulunmadığını, verilen kusur oranını kabul etmediklerini, muhtemel hesap hataları nedeniyle aktüer raporunu da kabul etmediklerini, kararı müktesep hak teşkil etmemesi için istinaf ettiklerini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; gerekli tüm belgelerle başvurulmadığı için davanın usulden reddi gerektiğini, hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Dairesinin maluliyet raporu düzenlemekle yetkisi olmadığını, aynı kurumun 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması gerektiğini, kaldı ki davacının çocuk olması nedeniyle en az 18 ay geçtikten sonra iyileşip iyileşmediği değerlendirilerek rapor düzenlenmesi gerektiğini, yine raporun üç hekim  tarafından imzaladığını, oysa çocuk uzmanı ve ortopedi uzmanının da bulunması gerektiğini, maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur raporunun İTÜ veya Karayolları Fen Heyetinden alınması gerektiğin, hesap raporunun da ZMMS Genel Şartları esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı  vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile olayla ilgili ceza dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, 09/08/2018 tarihinde meydana gelen kazada davacının %75, davalıya ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu, kusur oranının dosya kapsamı ve oluşa uygun olduğu, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik (Özürlülük Ölçütü...) hükümlerine göre Hacettepe Tıp Fakültesi tarafından davacının muayenesi de yapılarak düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının %8 malul kaldığı, hükme esas alınan aktüer raporun yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlendiği anlaşıldığından, tarafların bu hususlara yönelik tüm istinaflarına itibar edilmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tHarçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.009,44TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.253,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.756,44 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara  tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 10/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan <br><br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa315df75024f3c4","SID":"fe4a87dfa7858c63"}}