{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/1054 <br>KARAR NO: 2021/1495<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/03/2018<br>NUMARASI: 2016/485 Esas - 2018/120 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2021<br>Davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davacı sigorta şirketine emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın Ambarlı Limanından Çin'e gemi ile taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini, yükün teslimi sonrası konteynerin su alması sebebiyle emtianın hasarlandığının 14/11/2014 tarihli tutanak ile tespit edildiğini, ekspertiz çalışmaları sonrası 17.399,65 -TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, yapılan ihtara rağmen davalı tarafça ödeme yapılmadığı, bu nedenle alacağın tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile  icra takibi yapıldığını, davalının borca haksız itirazı ile   takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin taşıma yapan şirket olmayıp donatan/taşıyanın acentesi olarak faaliyette bulunduğunu, bu nedenle taşıyan sıfatını haiz olmayan müvekkiline doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, taşıyan tarafından düzenlenen konişmento gereği Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan davanın yetkisizlik nedeniyle reddi gerektiğini, ekspertiz raporunun bir kısım fotoğraflara bakılarak ve yük ilgilisi tarafından tek taraflı düzenlenen tutanağa göre hazırlandığını, bu nedenle bağlayıcı olmadığını, konteynerde delik veya yırtık olduğuna dair bir delil bulunmadığını, süresinde ve usulüne uygun hasar ihbarı bulunmadığını, emtiadaki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığının ispatlanamadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; hasar tespit tarihi 14/11/2014 olup, icra takip tarihinin 05/10/2015 tarihi olduğu, TTK'nın hakdüşürücü süre başlıklı 1188/1 maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dosyada mevcut konşimentoda taşıyanın ...' olduğu ve davalının  acente sıfatıyla konşimentoyu düzenlediği TTK'nın 105/1. maddesi gereğince acentenin yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı müvekkili adına dava açabileceği ve kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği,somut  olayda davalı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde tahsil ettiği navlun bedelini  1563.41-usd acente komisyonunu keserek armatöre ödediğinin  belirlendiği , davalının acente sıfatıyla hareket edip TTK'nın 926. maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığı,davalı taşıyan olmadığından davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.     <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; navlun faturasının davalı tarafından düzenlendiğini, sigortalının taşıma için davalı ile anlaştığını, emtianın taşınması için her türlü organizasyonun davalı tarafından yapıldığını, davalının taşıma işleri komisyoncusu olduğunu,  taşımada meydana gelen zarar ile ilgili olarak müvekkilinin selefinin muhatabının davalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.   <br>GEREKÇE: Dava, davacının ,teminat verdiği  emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.  Sigortalı  tarafından düzenlenen fatura ve konşimentoda satış şekli CIF olarak kayıtlı ise de, gümrük beyannamesinde ödemenin \"mal mukabili\" yapılacağı belirtilmiş ve aracı banka hesap numarası da gösterilmiştir. Mal mukabili satımda, satılan malın teslim yerine ulaşması ve malın alıcıya tesliminden sonra satım bedeli ödendiğinden  satıcının mal üzerindeki menfaati teslime kadar devam etmektedir.Bu nedenle sigortalının ve dolayısıyla halefiyet kuralı gereğince sigortacı olan davacının işbu dava bakımından aktif husumet ehliyeti bulunmaktadır. Somut olayda sigortalı taşıtan ile taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi bulunmamaktadır. Ancak navlun faturası davalı tarafından düzenlenmiştir. Davacı davalının navlun faturası düzenlediğinden hareketle davalının taşıyıcı ,taşıma işleri komisyoncusu olduğunu ileri sürmektedir. Davalı navlun faturası düzenlemiş ise de ,davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ,tahsil ettiği navlunu 1.563,41-usd  acente komisyonu için fatura düzenleyip armatöre ödeyerek hesabı kapattığı belirlenmiştir. Buna göre navlun tahsilatı taşıyıcı ad ve hesabına yapıldığı anlaşılmakla  davalının taşıma işleri komisyoncusu olarak kabulü de mümkün görülmemektedir.Konişmento taşıyıcı ... SA adına acente tarafından 26.09.2014 tarihinde düzenlenmiştir.Dolayısıyla, davalı şirketin taşıyan ... SA'nin acentesi olduğu, TTK'nın 105/2. maddesine göre de davalı aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabileceği,TTK m.105/3 hükmü de gözetilerek doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve işbu dava gerçek sorumlu olana yöneltilmediğine göre, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken  59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 14,90-TL daha harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/10/2021 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b624fef0a16104f","SID":"64ce986742f48ed0"}}