{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/105 <br>KARAR NO: 2021/1439<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ: 27/09/2018<br>NUMARASI: 2018/89 Esas- 2018/349 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından sigortalanan ... San. AŞ'ye ait ... emtialarının Belçika'dan Yunanistan'a nakliyesi işleminin ... gemisi ile taşıyan sıfatıyla davalı ... A.Ş. tarafından üstlenildiğini, sigortalıya ait emtiada meydana gelen hasarın davalı sorumluluğunda  konteynerler ile yapılan nakliye esnasınd konteynerde oluşan delikten emtianın akarak zayi olduğu, 3.605,91 -Euro sigortalı zararı müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini, sigortalısının haklarını devralan müvekkilini rücu hakkı doğduğunu, davalılara karşı  başlatılan icra takibinde borca itiraz edildiğini belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalıların %20 den az olmayan oranda icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili,davacı sigorta şirketinin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını,acente aleyhine doğrudan dava yöneltilemeyeceğini, taşıyan tarafından düzenlenen konişmentonun 10.maddesi ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıklar çözümü için başvurulacak mahkemenin Londra Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olarak belirlendiğini, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, konteyner muhteviyatı malların ne şekilde ve neden hasarlandığı net olarak anlaşılamadığınıbelirterek  davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dava konusu uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkemenin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması ve konişmentoya yetki ve uygulanacak hukuka ilişkin konulan şartın geçerli ve bağlayıcı olduğu, davacının konişmentonun şartları ile bağlı olduğu, diğer davalı ... Acenteliği'nin taşımada taraf olmadığı, konişmentonun acente sıfatıyla ... tarafından imzalandığı gerekçesiyle 1 nolu davalı ... Acenteliğine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2  nolu davalı ... SA' hakkında ki davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, dava dilekçesinin bu nedenle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, yabancı tacirler adına acentelik yapanların aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerden doğan davaların acentelere karşı açılması mümkün olduğunu,salt bir şekilde sözleşmede yer alan madde ile Londra Mahkemelerine gidilmesi gerektiğini kabul etmek hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi, burada tarafların imzaladığı sözleşme genel işlem koşulları kapsamında olduğu,yetkiye ilişkin  maddenin bağlayıcı bir hüküm olmadığını bildirerek, 1 nolu davalının pasif husumet ehliyetinin varlığı kabul edilerek ve 2 nolu davalı tarafın yetki itiirazı dikkate alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, TTK 1472.maddesi uyarınca Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi uyarınca ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Sigortalı mal alıcısı olup ;  emtiada meydana gelen hasar,2 nolu davalı sorumluluğunda Belçika'dan Yunanistan'a ... Gemisi ile konteynerle yapılan nakliye esnasında konteynerde oluşan delikten, emtianın akarak zayi olması sonucu hasar meydana gelmiş olup,alıcı sigortalının sigorta sözleşmesi yaptırmakta hukuki menfaatinin bulunduğu,ödeme yapan davacının aktif husumet ehliyeti mevcuttur. MÖHUK 47/1 maddesi “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur.” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Konişmentonun 10.3. maddesi \"Tüccarın (yükleyicinin) açtığı herhangi bir davanın ve .. Taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın, Londra Yüksek Mahkemesi’nin inhisari yetkisinde olduğu ve İngiliz Kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir.” şeklinde düzenlenmiş olup, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı,dava konusunun  münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı ,Türkiyede yerleşik acentenin yaptığı bir sözleşmeden kaynaklanmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da açıktır.Bu durumda iş bu davada da münhasıran Londra Yüksek Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabulü gerekir. Konişmento davalı taşıyıcıya izafeten ... tarafından imzalanmış olup;1 nolu davalının Türkiye  acentesi olduğu ,acentenin taşıyıcı sıfatıyla hareket ettiğine ilişkin delil bulunmadığı ,acenteye doğrudan dava açılamayacağının kabulü gerekmektedir.Davacı vekili yetki şartının genel işlem koşulları uyarınca geçersiz olduğunu ileri sürmekte ise de ; her iki yanı tacir olan ilişkide kabul edilen yetki şartının haksız şart sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.O halde davalıya izafeten açılan dava yönünden mahkemenin yetkisizliği nedeniyle, davalıya asaleten açılan dava yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine  karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup,başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 59,30-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 23,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-a maddesi uyarınca  kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.07/10/2021</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0173117886f5d2a","SID":"f6ed0e33ff73e509"}}