{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1328 Esas <br>KARAR NO: 2022/1430 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2017/74 Esas - 2020/119 Karar<br>TARİH: 06/07/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ: 12/10/2022 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının davalıya Ambarlı'dan, ...'e yapmış olduğu ihracata ilişkin 4 adet konteyner dolusu plastik bardak içindeki kaynak suyu emtiasını ... isimli gemi ile taşıma hizmeti verdiğini, ... nolu konşimento altında Ambarlı'dan ...'e taşınması planlanan ... ve ... no.lu konteynerlerin 28.06.2016 tarihinde Dubai'deki Jebel Ali Limanı'ndaki transit aktarma işlemi sırasında su sızdırdığının tespit edildiğini, konteynerlerin 30.06.2016 tarihinde bağımsız eksper kuruluşu liman müfettişleri acente temsilcisi ve ... yöneticisi eşliğinde açıldığını, içeriğindeki 66 palet plastik bardak içindeki kaynak suyu emtiasının yanlış istiflemeden ötürü ağırlıktan dolayı ezilerek zayi olduğunun tespit edildiğini, 17.07.2016 tarihinde söz konusu 3 adet konteynerin Jebel Ali Limanı'nda imha edildiğini, yükleme acentesi dava dışı ... A.Ş. tarafından konteynerlerin imha edilene kadar beklediği süre (demoraj) ve imha/temizlik masraflarının 10.302 USD tutarında olduğunun bildirildiğini, davacı tarafından davalıya verilen hizmetler kapsamında 13.06.2016 tarih, ... fatura no.lu, 3.800 USD bedelli ve 30.06.2016 tarih, ... fatura no.lu, 625 USD bedelli toplam 2 adet ihracaat navlun ücreti faturasının tanzim edilerek gönderildiğini, davalının navlun ücreti faturasını süresinde ödemediğini, davacı tarafından alacağın tahsili amaçlı olarak davalı aleyhinde Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davacının taşıma esnasındaki tüm yükümlülükleri zamanında eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davaya konu edilen taşımada konteynerlerin iç yüklemesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartılması, sayılması işlemleri yükleten olarak davalı tarafından yapıldığını, taşımaya ilişkin konşimentonun taşıma koşullarının yer aldığı bölümde \"Shippcrs Load Stovv and Count\" klozunun yer aldığını, söz konusu klozun konteynerlerin iç yüklemesi istiflenmesi sabitlenmesi tartılması sayılması işlemlerinin yükleten olarak davalı tarafından yapılmış olduğunu açıkça gösterdiğini, meydana gelen hasar yükleme ve istiflemeden kaynaklandığı için taşıyanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu hususun TTK'nın taşıyanın kusursuzluğunu düzenleyen 1182. maddesinin e bendinde hükme bağlandığını beyanla 14.727 USD tutarındaki alacağın, dava tarihinden itibaren USD alacaklar için mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili 24.03.2017 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesi ile; davacı tarafın dava dilekçesinin eki olarak belirttiği delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bahsi geçen bu delillerin taraflarına tebliğ edildiği takdirde bunlara ilişkin olarak beyanda bulunma ve karşı delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği şekilde sorumluluğun davalıda olduğunu öngören bu klozun bulunmasının söz konusu olmayacağını, konişmento taraflarına tebliğ edilmediğinden anılan belgenin tebliğ edilmesini talep ettiklerini, davacı bardak sularının zayi olmasının nedeni olarak davalının yanlış istifleme yaptığını belirtmişse de, bunda isabet bulunmadığını, davalının üstüne düşen yükümlülüğü gereği gibi yerine getirdiğini, istiflemeyi gereken şekilde yaptığını, zarara yol açan herhangi bir davranışının olmadığını, davacının konteynerlerin taşınması esnasında gereken dikkat ve özeni göstermediğini, bu şekilde taşınmakta olan emtianın zarara uğramasına yol açtığını, davacının beyanlarından anlaşılacağı üzere emtianın Jebel Ali Limanı'na kadar taşındığını, suların sızdırdığının bu limanda fark edildiğini, emtianın Jebel Ali Limanı'na kadar sorunsuz bir şekilde taşınmasının istiflemede bir problem olmadığını, aksine taşıyıcının taşıma sırasındaki kusurlu davranışları sebebiyle zararın oluşmasına yol açtığını gösterdiğini, davacının asılsız iddia ve taleplerinin reddinin gerektiğini, söz konusu taşıma olayında taşımanın gereği gibi yapılmaması nedeniyle taşınmakta olan emtiaların zayi olmasından ötürü asıl zarara uğrayanın davalı olduğunu, davacının faturalarının hukuka aykırı olarak iade edildiği ve borcun haksız ve mesnetsiz olarak ödenmediğine dair iddialarının gerçeği yansıtmadığını, açıklanan tüm bu sebeplerden ötürü davalının davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığından haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddini talep ettiklerini, tarafların 6756 koli bardak suyun Ambarlı Limanı'ndan Kuveyt Limanı'na 3.600 USD bedelle taşınması konusunda anlaştıklarını, davalının bardak sularını 4 adet konteynere istifleyerek taşımaya uygun bir şekilde davacı karşı davalıya teslim ettiğini, davacı karşı davalının üstüne düşen yükümlülükleri gereken şekilde yerine getirmediğini, kusurlu davranışlarıyla taşınmakta olan emtianın zayi olmasına yol açtığını, davalı karşı davacının bardak suların zayi olması sebebiyle 15.639,19 USD zarara uğradığını, davacı karşı davalının müvekkiline göndermiş olduğu faturanın Beyoğlu ... Noterliğinin 14.12.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresi içerisinde iade edildiğini beyanla asıl davanın reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, karşı davanın kabulüne ve 15.639,19 USD alacağın temerrüt tarihinden itibaren Devlet Bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek davacı karşı davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesi ile; davaya konu olayda davalı karşı davacı şirket yetkililerinin taşımaya ilişkin talebi müvekkili şirketin satış müdürüne öncelikle sözlü olarak ilettiklerini, daha sonra müvekkili şirketin operasyon ekibi tarafından davalı karşı davacı şirketten yükleme detayları istenerek, hazırlanan konişmento taslağının davalı karşı davacı yetkilisine iletildiğini, davalı karşı davacı şirket yetkilisi ...'den 07.06.2016 tarihli e posta mesajında konişmentonun uygunluğuna ve konişmentonun \"release\" yapılmasına dair teyit yazısı alındığını, TTK'nın 1237. maddesi uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağını, dolayısıyla taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı iddiasının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı-karşı davacıya gönderilen navlun faturasının sekiz günlük yasal süre içerisinde iade edilmediğini, taşınan konteynerlerin 28.06.2016 tarihinde Dubai'deki Jebel Ali Limanı'ndaki transit aktarma işlemi sırasında su sızdırdığının tespit edildiğini, 30.06.2016 tarihinde eksper incelemesinin, liman müfettişleri, acente temsilcisi ve ... yöneticisi eşliğinde yapıldığını, 3 adet konteynerin bu limanda 17.07.2016 tarihinde imha edildiğini, yükleme acentesi dava dışı ... A.Ş. tarafından müvekkiline konteynerlerin imha edilene kadar beklediği süre ve imha temizlik masraflarının 10.302 USD olduğunun bildirildiğini, bu durumun müvekkili tarafından davalı karşı davacıya yazılı olarak bildirildiğini ve ödeme yapılmasının istenildiğini, davalı karşı davacı tarafından faturanın haksız olarak iade edildiğini, destinasyona varan ve hasar olmayan dördüncü konteyner için davalı karşı davacı şirketin Kuveyt'deki alıcı firması tarafından 11.07.2016 tarihinde ordinonun teslim alındığını, 11.08.2016 tarihinde gerekli ödemelerin yapıldığını ve 13.08.2016 tarihinde konteynerin boş dönüşünün yapılmasının sağlandığını, alınan ekspertiz raporu ile emtiadaki hasarın davalı karşı davacının istifleme hatasından meydana geldiğinin açık bir şekilde tespit edildiğini, hasarın Jebel Ali Limanı'nda tespit edilmiş olmasının istiflemenin düzgün yapılmış olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalı karşı davacının teyit verdiği konişmentoda yer alan \"shippers load stow and cout\" klozuna göre de konteynerlerin iç yüklemesi, istiflenmesi, sabitlenmesi, tartılması, sayılması işlerinin davalı karşı davacı tarafça yapıldığını ve konteynerlerin kapalı olarak müvekkiline teslim edildiğini, TTK'nın 1182. maddesinin e bendi uyarınca müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumluluğunun bulunmadığını beyanla asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/07/2020  tarih 2017/74 Esas - 2020/119 Karar sayılı kararında;\"Gaziosmanpaşa ...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası, işbu dosyamız arasına alınmıştır.05/11/2018  tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yükün taşıtanın konteyner içerisine kötü istifleme yapması sebebiyle zayi olduğunu, demuraj ücretinin talebine ilişkin olarak, yükün zayi olduğuna ilişkin olarak taşıtanın bilgilendirilmediğini, demuraj talebinin dosya içeriği ile uyumlu olmadığını, ilave bedel taleplerinin belgelendirilmediğini, TTK.md. l199/1 uyarınca yükün zayi olmasından taşıyanın sorumlu olmadığı için navlun ücreti talep edilemeyeceğini beyan etmişlerdir. 20/09/2019  tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapora ilişkin beyanlarını tekrarladıklarını bildirmişlerdir. 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; söz konusu 3 adet Konteynerin dış yapısında, içerisindeki kolilerin devrilmesine ve ezilmesine neden olabilecek şiddette fiziki bir darbenin/hasarın mevcut olmadığını, kolilerinin yeterli mukavemete sahip olmaması ve üst üste istiflenmesi sebebiyle özellikle altta kalan kolilerde ezilmeler meydana geldiğini, Davaya konu sızıntı bölgesindeki ardiye ücretleri, ekspertiz ücreti, zemin kirası, elleçleme ücreti, imha etme ücreti ile aktarma ücretinden kaynaklanan yüke ilişkin tüm masrafların/navlunun ilaveleri-extraları niteliğinde olduğu ve bu masraflardan konişmentonun 14.3 ve 15.5. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca taşıtan sıfatı ile davalı/karşı davacının sorumlu olacağını, davaya konu yükteki ziyaın davalının kusurundan kaynaklanmış olması sebebiyle TTK m. 1199/1 hükmünün işbu davaya uygulanmasının mümkün olmayacağını; dolayısıyla TTK m. 1200 uyarınca davalı taşıtanın dava konusu sözleşmeden kaynaklanan navlun ücretinin borçlusu olduğunu; bu borcunun da devam ettiğini beyan etmişlerdir. Dosyada mevcut son rapor ile önceki raporlar arasında sonuç itibarı ile çelişki var gibi görünse de üç bilirkişi raporunda da hasarın; yüklerin istif ve lashinglerinin (bağlamalarının) gereği gibi yapılmamasından kaynaklandığı, davalı-karşı davacının hasardan sorumlu olacağı belirtilmiş ve ayrıntılı olarak açıklanmış, hukuki yorum noktasında farklı yorumlar getirilmiştir. Delillerin hukuki yorumu mahkemeye ait olmakla raporlar çelişkili olarak değerlendirilmemiş ve tekrar bir rapor alınması yoluna gidilmemiştir.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporu birlikte incelendiğinde,  dava konusu taşımanın ... tarafından düzenlenen 13.06.2016 tarih ve ... no.lu konşimento tahtında yapıldığı, konşimentoya göre, yükletenin davalı-karşı davacı, alıcının Kuveyt'te yerleşik ... adlı firma olduğu ve toplam 88 palet kaynak suyu emtiasının, ... - ... - ... - ... nolu 4x40 feet kapalı konteyner içerisinde Kuveyt'in Shuwaikh Limanına taşınmak üzere 10.06.2016 tarihinde Ambarlı, İstanbul Limanından ... isimli gemiye yüklendiği, konişmentonun fiili taşıyan ... adına acentesi ... A.Ş. tarafından imzalandığı, konşimento üzerinde ..., ..., ...  kaydının yer aldığı, bu kaydın emtianın konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı ve konteyner kapısının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat davalı-karşı davacı taşıtan tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu gösterdiği, yine konşimentoda yer alan CY/CY (container yard to container yard) kaydının ise, taşıyanın eşyayı yükleme limanındaki konteyner sahasında teslim alıp yine tahliye limanındaki konteyner sahasında teslim edeceği, dolayısıyla eşyanın tahliye limanından gönderilenin deposuna karayoluyla taşınması gerekmekteyse, bunu üstlenmediği anlamına geldiği, konşimentolara kayıtlı aynı yükün taşınması için birden fazla navlun sözleşmesinin yapıldığı; bu sözleşmelerden birinin yani alt navlunsözleşmesinin davanın tarafları arasında akdedildiği; diğerinin, asıl navlun sözleşmesinin ise, davacı-karşı davalı ile dava dışı ... arasında aktedildiği, taraflar arasında aktedilen alt navlun sözleşmesi gereğince davacı-karşı davalının alt taşıyan sıfatına; davalı-karşı davacının ise alt taşıtan sıfatına sahip olduğu, alt taşıyan olan davacı-karşı davalı tarafından davalı-karşı davacı taşıtan adına düzenlenen 13.06.2016 tarih ve 399038 nolu faturada konteynerlerin \"İhracat Navlun Ücreti\" karşılığı 3,800,00 USD olarak belirtildiği, fatura üzerindeki bilgilerin ... nolu konşimentodaki bilgiler ile örtüştüğü, ücret olarak taşıma giderlerini de içeren tek bedel kararlaştırılması halinde taşıma işleri komisyoncusunun taşımaya ilişkin olarak taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olacağına ilişkin TTK m. 921 uyarınca davacı-karşı davalının taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, dosyada mevcut 30.06.2016 tarihli Ekspertiz Raporunda; ..., ... ve ... konteynerlerin mühürlerinin yerinde ve sağlam olduğu, konteynerlerin dıştan gayet sağlam bir durumda olduğu ve herhangi bir yapısal hasar tespit edilmediği, bununla birlikte konteyner kapısının dibinde hem kapı eşiğinde hem de taban tahtasında su sızıntıları olduğuna dair bulgular bulunduğu, ağzı kapalı plastik su bardaklarının, karton koliler olarak paletlere istiflendiği ve bu paletlerin tek kat yükseklikte istiflendiği bir kenardan diğerine 2 kere şirinkli ambalajla sarıldığı ancak alt sıralarda bulunan karton kolilerin basınç altında ezilmiş olduklarının belirtildiği, konşimentonun üzerinde bulunan \"Shipper's load, stow, weight and count\" klozundan, emtianın içinde bulunduğu karton kolilerin, konteyner içerisine yüklenmesi, istifi, sayımı, sabitlenmesi ve bilahare konteyner kapılarının mühürlenmesi işlemlerinin bizzat davalı-karşı davacı tarafından gerçekleştirildiği, bu bağlamda konişmento muhteviyatı 4x40' konteynerın yükleme işlemi bizzat yükletenin kendi adamları tarafından yapıldıktan ve  kapıları mühürlendikten sonra gemiye kapalı halde yüklendiği, kapıları mühürlü olan konteynerlerın, taşıma sırasında açılmasının da mümkün olamayacağı düşünüldüğünde, teslim alındığı gibi nakil ve teslim edileceği, bu nedenle konteynerin içerisinde bulunan yükün ne şekilde yüklendiği ve yükün zarar görmesinin önlemek için gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığının, taşıyan ve gemi kaptanı tarafından kontrol edilebilmesi mümkün olamayacağı, dosyada, konteynerlerin dış yapısında içerisindeki kolilerin bu şekilde devrilmesine ve ezilmesine neden olabilecek büyüklükte fiziki bir darbenin meydana geldiğine dair delil bulunmadığı dikkate alınarak, konteynerler içerisine üst üste yüklenen kolilerin istifleme ve sabitleme işleminin deniz taşımasına uygun olmaması neticesinde devrildiği, ürün kolilerinin de yeterli mukavemete sahip olmaması yani ambalaj yetersizliği nedeniyle devrilen karton koliler içerisinde bulunan plastik su emtialarının ezilerek zarar gördüğü kanaatiyle, yükleten/taşıtan konumundaki davalı-karşı davacının meydana gelen zarardan dolayı kusurlu ve sorumlu olduğu, dosyada mevcut fiili taşıyan Maersk Line (Safmarine) tarafından akdi taşıyan ... adına düzenlenen 29.11.2016 tarih ve ... no.lu faturada \"Additional Export Service\" (İlave İhracat Hizmetleri) karşılığı 10.302,00 USD olarak belirtildiği, fatura üzerindeki bilgilerin ... no.lu konşimentodaki bilgiler ile örtüştüğü, akdi taşıyan davacı-karşı davalı tarafından taşıtan davalı-karşı davacı adına düzenlenen 02.12.2016 tarih ve ... no.lu 10.302,00 USD bedelli fatura üzerindeki bilgilerin ... no.lu konşimentodaki bilgiler ile örtüştüğü, davaya konu taşımada, davacı-karşı davalının talebinin  konteyner demuraj alacağına ilişkin olmadığı, talebin 4.425 USD navlun ve 10.302 USD ardiye ücretleri, ekspertiz ücreti, zemin kirası, elleçleme ücreti, imha etme ücreti ile aktarma ücretinden oluşan ve dava dışı ... tarafından davacı-karşı davalı adına düzenlenen 29.11.2016 tarih ve ... no.lu faturada belirtilen ilave ihracat hizmetleri bedeli olduğu, kural olarak taşıtanın navlun sözleşmesinden kaynaklı temel esas borcu navlun ücreti iken, sızıntı bölgesindeki ardiye ücretleri, ekspertiz ücreti, zemin kirası, elleçleme ücreti, imha etme ücreti ile aktarma ücreti gibi yüke ilişkin tüm masrafların navlun ücretinin ilaveleri niteliğinde olduğu ve bu masraflardan konişmentonun 14.3 ve 15.5. maddelerinde yer alan taşıtan sıfatı ile davalı-karşı davacının  taşımaya konu eşyanın, taşıyıcıya ve/veya başka bir kargoya zarar, ziyan ya da masraf getirmeyeceğini, zarar gelmesi halinde bu masraflardan sorumlu olacağına ilişkin düzenlemeler uyarınca taşıtan sıfatı ile davalı-karşı davacının sorumlu olacağı, her ne kadar TTK'nın \"B) Taşıyanın Hakları\", 4. \"Zıyaa uğrayan eşyanın durumu'' başlıkları altında 1199/1.md 'de \"Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini isleme hakkı verir.\" şeklinde düzenlemeye yer verilmiş ise de dosyada mevcut üç bilirkişi raporunda da  kolilerinin yeterli mukavemete sahip olmaması ve üst üste istiflenmesi sebebiyle özellikle altta kalan kolilerde ezilmeler meydana geldiği ve konteyneri yükleme faaliyetinin davalı tarafından yapılmış olması sebebiyle söz konusu yük zararının da yükle ilgili sıfatı ile davalı-karşı davacının kusurundan kaynaklandığının değerlendirildiği, kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı yönündeki hukukun genel ilkesi gözönüne alınarak TTK m. 1200 uyarınca davalı taşıtanın navlun ücretinden de sorumlu olacağı kanaatiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiş, karşı davada, davalı-karşı davacı zayi olan üç konteyner içindeki bardak su emtiasının bedelini talep etmiş ise de dosyada mevcut üç bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere hasarın meydana gelmesinde davalı-karşı davacının kusurlu olduğu görülmekle karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...\"gerekçesi ile asıl davanın KABULÜ ile 14.727 USD nin 3095 sayılı kanunun 4/a md ve fıkrası gereğince dava tarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı davanın REDDİNE karar verilmiş ve karara karşı davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesi ile; İlk derece mahkemesince usul ve kanuna aykırı yöntem ve uygulama ile yapılan yargılamada iki farklı bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişki giderilmeden, davalı karşı davacı aleyhine olan raporun hükme esas kabul edilmesi ile verilen kararın hakkaniyete, dosya muhteviyatına aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılamada dosya üzerinde yapılan inceleme ile iki ayrı bilirkişi kurulundan alınan iki kök ve bir ek rapordan; 05/11/2018  tarihli bilirkişi raporu, bu bilirkişi kurulunun ek raporu ile 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, birinci heyetten alınan kök rapor ile ek rapor, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin yok sayılarak ikinci bir heyet oluşturulması, bu heytetten rapor alınması ve alınan raporun davacı iddiaları yönünde davalı karşı davacı aleyhinde olması üzerine rapora karşı itirazlar dikkate alınmaksızın, itirazlar ve çelişkiyi gidermek üzere ek rapor alınması  düşünülmeden davalı karşı davacı aleyhine olan ikinci rapor hükme esas alınarak karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı kaldığını, ilk derece mahkemesince \"kolilerin yeterli mukavemete sahip olmaması ve üst üste istiflenmesi sebebiyle özellikle altta kalan kolilerde ezilme meydana geldiği...\" yönündeki bilirkişi değerlendirmelerinin kabulü ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, delillerinde sundukları mail yazışmalarında emtiaların konteynerlere yüklendiği fotoğraflar mevcut olup, eksik inceleme sonucu rapor tanzimine dayalı hükmün kaldırılması gerektiğini,  bilirkişi raporlarında \"konteynerin dış yapısında kolilerin devrilmesine ve ezilmesine neden olacak şiddette fiziki darbenin/hasarın mevcut olmadığı\" yönündeki görüşlerin hukuken geçerliliği bulunmadığı gibi mantık çerçevesine de oturmadığını, bu hususta görüş belirten bilirkişinin \"Ambalaj\" sanayi ile ilgili uzman olmadığını, kolilerin dayanıklılık ve mukavemet gücüne dair teknik bir inceleme yapılmaksızın soyut olarak ileri sürülen görüşü kabul etmenin mümkün olmadığını, davalı şirketin yıllardır ve halen aynı kolilerle konteynerlere yüklediği emtiayı yurt dışına ihraç etmeye devam ettiğini, dava konusu olaydan başkaca da taşıma esnasında emtianın zarar gördüğü bir olay yaşanmadığını, çelik ve demir malzemeden yapılan konteynerlerin içerisinde bulunan emtiadan daha dayanıklı olması ve nakil, yükleme esnasında oluşacak bir darbede hasar görmeden içerisindeki emtianın zayii olabileceği genel yaşam tecrübesi ile dahi açıklanabilecek bir hususken, sayın bilirkişilerce konteynerde hasar belirtisi olmamasının davacı karşı davalı tarafından yapılan nakil ve yüklemede kusurun bulunmadığı yönündeki kanaate uygun şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,  davalı karşı davacı müvekkili tarafından istiflenen yükün Jebel Ali Limanı'na sağlam olarak ulaştığının ilk derece mahkemesince alının ilk bilirkişi raporunda tespit edildiğini, taşımanın yaz aylarında yapıldığı da dikkate alındığında fırtına ve şiddetli dalga riskinin az olduğu bir durumda istifin bozulması olasılığının da düştüğünü, davacı karşı davalı tarafından hasar ile ilgili davalı karşı davacıya zamanında bildirimde bulunulmadığının açık olduğunu, 17.07.2016 tarihinde yapılan imha işleminin davalı karşı davacı müvekkiline 16.08.2016 tarihinde bildirildiğini, davacı karşı davalının her adımda taşıtan müvekkiline bilgi vermesi ve onun talimatları doğrultusunda hareket etmesi gerekirken söz konusu sorumluluğu yerine getirmeyen davacı karşı davalı şirketin Dubai'deki ekstra hizmetler olan demoraj, navlun ve hasar belleri yönünden taleplerinin kabulü şeklinde hüküm kurulmasının ve davalı karşı davacı müvekkilinin haklı taleplerinin reddine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı kaldığını, davacı karşı davalı yan delillerinde bulunmayan ... (...) tarafından davacı karşı davalı yana kesilen faturalar üzerinde inceleme yapılarak hüküm kurulmasının usul kurallarına aykırı olduğunu, delil listesinde bulunmayan delillerin kabulü ile hüküm kurulmasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, TTK madde1199/1 hükmünde \"boşaltma süresinin sonuna kadar  bir kaza sonucunda ziyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez, peşin ödenmiş ise geri alınır\" denildiğini hükümde geçen \"kaza\" ifadesinin \"taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebep\" olarak anlaşılması gerektiğinin ilk alınan kök ve ek raporla sabit olduğunu,  rapora davacı karşı davalı yanın bu hususta itirazının bulunmadığını, sözkonusu hususun usuli kazanılmış hak istisap etmekte olduğunu, böyle iken bila tarihli ikinci raporda kaynağı belirtilmeksizin doktrinde bir görüş denilerek yükün zıyaa uğraması yükle ilgilinin kusurundan kaynaklanmakta ise TTK madde 1199/1 hükmünün geçerli olmayacağına dair açıklamanın soyut ve kişisel bir görüş olduğunu, hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davalı karşı davacı müvekkili şirketin bir yandan teslimini taahhüt ettiği ürünleri dava dışı alıcıya teslim edememiş ve dolayısıyla beklediği ticari geliri elde edememiş, diğer yandan ise kendi kusuru bulunmaksızın ortaya çıkan demoraj, navlun ve imha-hasar bedellerinden sorumlu tutulmuş olduğunu, oluşan hasar nedeniyle teslim edemediği emtiaya ilişkin taşıma ücretinin de ödenmesine hükmedilmediğini, davalı karşı davacı müvekkilinin uğramış olduğu mağduriyetin anılan sebeplerle kat be kat fazlalaştığını beyanla usul ve kanuna aykırı İstanbul 17 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06.07.2020 gün  ve 2017/74 E ve 2020/119 K.sayılı kararının kaldırılarak kaldırılmasına, tüm yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, Türkiye ile Kuveyt arasında taşınan paketlenmiş plastik kap içerisindeki kaynak suyu emtiasının navlun ücreti ile taşıma sırasında tam ziyaa uğrayan emtianın imhası nedeniyle oluşan hizmet bedellerinin tahsili, karşı dava ise emtiada meydana gelen hasar nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.Mahkemece, asıl davanın kabulüne karşı davanın ise reddine karar verilmiş ve karara karşı  davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkemece, taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 3  ayrı rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler... Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir.\" ve 282. maddesinde \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.\" yasal düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece alınan ilk bilirkişi heyet raporu, aynı heyet tarafından düzenlenen ek rapor ve ikinci bilirkişi heyet raporu arasında, emtiada oluşan hasarın ne sebeple ve hangi aşamada meydana geldiği, sorumluluğun kime ait olduğu hususunda yapılan değerlendirmede bir farklılık ve çelişkinin olmadığı, her üç bilirkişi raporunda da asıl davada talep edilen, zayi olan emtianın imhası için yapılan masraf kalemleri yönünden teknik bir değerlendirme yapılmadığı, birinci heyet tarafından kök ve ek raporda, söz konusu masraf kalemlerini ispata yarar delil bulunmadığı, hasarın süresinde ihbar edilmediği ve navlun ücretinin TTK madde 1199 kapsamında talep edilemeyeceğine dair hukuki bir değerlendirme yapıldığı, ikinci heyet raporunda ise masraf kalemlerinin niteliği belirlenmekle birlikte Mahkemece değerlendirilecek hususlarda tespitlerin yapıldığı, taraf vekillerinin ek rapora itirazlarının son bilirkişi heyet raporunda değerlendirilmiş olduğu, yargılama sırasında davalı karşı davacı vekilince, seçilen bilirkişilerin uzmanlık alanları ile ilgili bir itirazda bulunulmadığı, hükme esas alınan son bilirkişi heyet raporunda Jebel Ali Limanı'nda yapılan ekspertiz incelemesi ile konteyner fotoğrafları ve tüm deliller incelenmek suretiyle, emtiadaki hasarın istifleme nedeniyle oluştuğunun teknik argümanları ile açıklandığı anlaşılmakla HMK'nın yukarıda yer verilen madde hükümleri uyarınca, Mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı karşı davacı taraf davaya cevap, karşı dava ve cevaba cevap dilekçelerinde hasarın taraflarına zamanında bildirilmediği yönünde bir iddia ve savunmada bulunmamış, davacı karşı davalı tarafça dava dilekçesinde, taşımaya ilişkin fatura ve iade faturaları, muhtelif evraklara delil olarak dayanıldıktan sonra dilekçe ekinde fiili taşıyıcı olan dava dışı ... A.Ş. Tarafından kendisi adına düzenlenen 29.11.2016 tarihli ve ... numaralı fatura ile bu faturaya ilişkin olarak yapılan ödeme dekontu dosyaya sunulmuş, ilk bilirkişi heyetinin kök ve ek raporunda, davacı karşı davalının TTK'nın 1199. maddesi uyarınca navlun ücreti talep edemeyeceğine dair tespitine karşı davacı karşı davalı vekili süresi içerisinde sunduğu dilekçelerle itirazda bulunmuş, söz konusu tespit tamamen hukuki nitelendirme ile ilgili olup dava konusu emtia hasarının herhangi bir kaza nedeniyle meydana gelmediği, istifleme hatası nedeniyle oluştuğu, istiflemenin ise davalı karşı davacı tarafça yapıldığı sabit olduğundan ilk derece mahkemesinin kabul ve gerekçesine göre davalı karşı davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı/ karşı davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 3.700,47 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 925,12 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.775,35 TL'nin davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL'den mahsubu ile bakiye 26,30 TL'nin davalı/karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/10/2022 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9375bf12d88a23e9","SID":"ea210275563225ec"}}