{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1330 Esas<br>KARAR NO: 2022/1685 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>NUMARASI: 2018/40 Esas - 2019/144 Karar<br>TARİH: 22/03/2019<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 17/11/2022<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtianın taşınması işini üstlendiğini ve taşıma işini organize ettiğini, söz konusu taşımanın gerçekleştirilip malın teslim edilmesine karşın davalı tarafın navlun ücretini ödemediğini, bu hususta temerrüde düştüğünü, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyası ile icra takibine girişildiğini ancak davalı tarafın söz konusu takibe itiraz ettiğini ve alacaklarını sürüncemede bıraktıklarını beyanla tüm bu nedenlerle davalının istanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas numaralı icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaliyle takibin devamını ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla da icra inkar tazminatına hükmedilmesini mahkememizden talep ederek İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, delil ibraz etmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 22/03/2019 tarih 2018/40 Esas 2019/144 Karar sayılı kararında; \" açılan davanın itirazın iptali davası olduğu ve İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, açılan davada alacak iddiasının,  yedi adet faturaya dayandiği ve davacı kayıtlarına göre davalının davacıya 2016 yılı sonu itibari ile 24.495,05 Usd borçlu olduğunun tespit edildiği, 30.6.2016 tarihli faturaya istinaden davalının davacıya kısmi bir ödemede bulunduğunun mali inceleme sırasında tespit edildiği, dolayısıyla bu kısmi ödemenin de taraflar arasında bir ticari ilişki olduğunu ortaya koyduğu, ancak faturaların düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, dosyaya davacı tarafından sunulan deliller incelendiğinde,  ... nolu, 22.06.2016 tarihli ara konişmentoda : ... nolu ana konişmentoda; yükleten; Finecasa Alıcı: ... Bankası emrine Bildirim adresi: ... Taşıyan : ... Ltd. olduğu, konişmentoda mal alıcısı ... Mağazacılığına teslim edildiğine dair kaşe ve imza bulunduğu,  ... nolu,3.6.2016 tarihli ara konişmentoda: yükleten : ... Trade, Alıcı: ... Bankası emrine, Bildirim adresi; ... Taşıyan : ... Ltd.  Olduğu,  konişmentoda mal alıcısı ... Mağazacılığına teslim edildiğine dair kaşe ve imza bulunduğu, ...- 01-02-03 nolu  konişmentolarda yükleten : ... Ltd. Alıcı: ... Bankası emrine Bildirim adresi: ... Taşıyan : ... Ltd. olduğu, konişmentoda mal alıcısı ... Mağazacılığına teslim edildiğine dair kaşe ve imza bulunduğu, her ne kadar davacı yukarıdaki taşımaları organize ettiğini ve gerçekleştirdiğini, malların teslim edildiğini, bu nedenle navluna hak kazandığını iddia etmekte ise de; davacının dosyaya sunmuş olduğu konişmentola isimleri, bu yazışmalarda yer alan firma isimlerinden farklı olduğu, başka bir taşımanın konusundan bahsedildiği kanaatine varıldığı, davacının sunmuş olduğu konişmentolara konu olan taşımalarda taşıyan ya da taşıma işleri komisyoncusu sıfatı ile hareket ettiğini ve navluna hak kazandığı ispat etmesi gerekeceği, bir kısım taşımaya ilişkin faturaların düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispat etmeye yetmeyeceği anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir....\"gerekçesi ile, Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu,Müvekkili şirketin, davalı şirkete ait emtianın taşınması işini üstlendiğini ve taşıma işini organize ettiğini, taşımanın gerçekleştirilip malın teslim edilmesine karşın davalı tarafça navlun ücretinin ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. Numaralı dosya ile icra takibine girişildiğini ancak davalı tarafından icra takibine itiraz edildiğini bunun üzerine işbu davanın açıldığını, Dosyada alınan bilirkişi raporlarında; \"Davalının sıfatının sabit olmadığı, bir kısım taşımaya ilişkin faturaların düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını ispat edemeyeceği, davacının dosyadaki mübrez konşimentolar içeriği ile e-mail yazışmalarının birbiri ile uyumlu olmadığı, söz konusu faturaların dayandığı alacağı ispat edecek nitelikte belgeler olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup..\" denildiğini, ancak dosya kapsamında bulunan ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu ... no'lu konşimentolardan ve mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere dava konusu taşımada müvekkili şirketin forwarder olduğunu, davalı tarafın taşıma işlerinin tarafı konumunda olup, taraflar arasında taşıma işlerine yönelik yapılan icap ve kabul söz konusu olduğunu, E-mail yazışmalarından da anlaşıldığı üzere gemi detaylarında gerek taşıma prosedüründe, navlun ücreti vb. konularda yazılı olarak anlaşmaya varıldığını, Bilirkişi raporlarında yapılan değerlendirmelerin hatalı ve eksik olduğunu, Yerel Mahkeme kararında geçen \"... İtibar olunan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde\" cümlesinden anlaşıldığı üzere hükme dayanak yapıldığını,İleri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava deniz taşımasına dayalı navlun alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili dava dilekçesi ile; takip dayanağı beş adet deniz ithalat navlunu faturası ile bir adet vade farkı faturası olmak altı adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine takip başlatıldığını, fatura konusu taşımalarda davacının taşıma işleri organizatörü olduğunu, davalıya ait taşıma işini organize ettiğini, ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu, ... no'lu ... konşimentolara konu taşımaların gerçekleştirildiğini, emtianın alıcısına teslim edildiğini, buna rağmen davalının navlun bedellerini ödemediğini ileri sürmüştür.... nolu, 22.06.2016 tarihli ara konşimentoda  ... nolu ana konşimentoda; yükleten kısmında ...,  alıcı kısmında .. Barıkası emrine, bildirim adresi kısmında ... Mağazacılık ve taşıyan kısmında  ... Ltd., yazılı olduğu,  Seferin Yantian/İstanbul arası olduğu kayıtlıdır. ... nolu,3.6.2016 tarihli ara konışmentoda ... nolu ana konşimentoda; yükletenin yükleten kısmında,  ... Trade, alıcı kısmında ... Bankası emrine, bildirim adresi kısmında ... ve taşıyan kısmında ... Ltd., yazılı olduğu, ... Huangpu/İstanbul arası olduğu kayıtlıdır. ... nolu  konişmentolarda; yükleten kısmında; ... Ltd,  alıcı kısmında ... Bankası emrine, bildirim adresi kısmında ... ve taşıyan kısmında ... Ltd., yazılı olduğu,  Seferin Ningbo/İstanbul arası olduğu kayıtlıdır. Tüm konşimentolarda, emtianın alıcısı ... Mağazacılık şirketine teslim edildiğine dair kaşe ve imza mevcut olup,  bu konşimentolarda herhangi bir sıfatla ünvanı yer almadığı gibi, dava dosyasına davacı ile davalı arasında yapılmış başkaca bir navlun sözleşmesi de sunulmuştur değildir.<br>Davacının takip dayanağı olarak gösterdiği;  30.06.2016 tarihli A seri ... numaralı 4.630,00 USD bedelli, 22.07.2016 tarihli A seri ... numaralı 2.000,00 USD bedelli,  24,08.2016 tarihli A seri ...9 numaralı1.250,00 USD bedelli, 24.08.2016 tarihli A seri ... numaralı 11.250,00 USD bedelli, 24,08.2016 tarihli A seri ... numaralı  6.250,00 USD bedelli, 06.10.2016 tarihli A seri ... numaralı  1.500,00 USD bedelli deniz ithalat navlunu açıklamalı faturaların konusu olarak yukarıdaki konşimentolara konu taşımalar gösterilmiştir.  23.12.2016 tarihli A seri ... numaralı 497,55 USD bedelli fatura ise vade farkı faturasıdır. İstinaf konusu uyuşmazlık takibe dayanak fatura konusu taşımalarla ilgili davacı ile davalı arasındaki taşıma sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davacının bu taşımları taşıma işleri organizatörü sıfatıyla gerçekleştirip gerçekleştirmediği, takip dayanağı navlun fatura bedellerinden davalının sorumlu olup olmadığına ilişkindir.  Dosyaya mübrez ve yukarıda içeriği özetlenen ara ve ana konşimento kapsamındaki taşımalarda davalı taraf olarak gözükmemektedir. Davacı vekilince dava dilekçesinde delil taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına dayanılmış, ancak ilk bilirkişi raporu ibraz edilinceye dek dosyaya delil olarak dayanılan e-mail yazışmaları sunulmamıştır. Davacı vekilince ilk bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde bir kısım mail yazışmaları sunulmuş olup, kök rapora itiraz edilmiş, alınan ek raporda, rapora itiraz dilekçesi ekinde sunulan e-mail yazışmalarının faturalara konu edilen taşımalara ilişkin herhangi bir bilgi içermediği tespit edilmiştir. Gerçekten de anılan e-mail yazışmalarında faturalara konu edilen yukarıdaki taşımalara ilişkin bir yazışma mevcut değildir. Kök ve ek bilirkişi raporlarında faturalar, konşimentolar ve e-mail yazışmaları incelenerek; davacının dosyaya sunmuş olduğu konşimentolarda yer alan  isimlerin, rapora itiraz dilekçesi ekindeki yazışmalarda yer alan firma isimlerinden farklı olduğu, yazışmalarda başka bir taşımanın konusundan bahsedildiği kanaatine varıldığı,  bir kısım taşımaya ilişkin fatura düzenlenmiş olmasının, alacağın varlığını ispat etmeye yetmeyeceği tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde bu kez, her bir konşimento ile ilgili yeni  e-mail yazışma örnekleri sunularak, yeni bir rapor alınması talep edilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde delil olarak taraflar arasındaki yazışmalara dayanılmıştır. Mahkemece ön inceleme duruşmasında, o tarih itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nun 140/5 maddesi uyarınca taraf vekillerine dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş,  verilen kesin süre içerisinde bu hususların yerine getirilmemesi halinde o delillere dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacakları ihtar edilmiştir. Davacı vekili tarafından verilen iki haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunulmayan  e-mail yazışmaları, ek rapor alındıktan sonraki aşamada dosyaya sunulmuş olup, davacı vekili kesin sürede delil sunmamanın  sonucu olarak bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmıştır. Öte yandan  HMK'nun 145 maddesi uyarınca; taraflar, karşı tarafın açık muvafakatı bulunmadığı sürece kanunda gösterilen sürelerden sonra delil sunamayacaklarından, davacı vekilinin ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ilk kez dosyaya sunduğu e-mail yazışmaları hükme esas alınamayacak olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre,  mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 148,60.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/11/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3e5660eb6209061","SID":"f376ca9bd71fac6d"}}