{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                         K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...       ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2022<br>NUMARASI\t\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/03/2022 tarih ve 2021/153 E. - 2022/92 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurum nezdinde 2019/119793 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin .....sayılı ve \"...\", \"... ... ...\", \"... ...\", \"... ...\", \"... ...\", \"...\", \"... ...\", \"... ...\", \"...\" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı müvekkilin yeniden inceleme talebinin ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2021-M-2077 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, oysa “...” ibaresinin Türkçe okunuşunda (miting) bir kelime oyunu da içeren (gösteri-yürüyüş) anlamıyla kullanıldığını, gerek vokal olarak gerek anlam olarak gerekse kullanılan şekil ve renkler olarak itirazda listelenen hiçbir markayla en ufak bir benzerlik taşımadığını, itiraz sahibinin dayanak markalarından 2013/77495 sayılı markalarının tamamının düz yazıdan ibaret olduğunu, taraf markalarının bu haliyle karıştırılabilir olmadıklarını, kurum kararında tek esas unsurun “...” olarak alınmasının hatalı olduğunu, davalı markalarının yalnızca iki tanesinde “...” ibaresinin tek başına yer aldığını, müvekkili markasında yer alan “...” ibaresinin ilave unsur şeklinde tanımlanmasının hatalı olduğunu, bu ibarenin uyuşmazlık konusu emtialara yönelik bir anlamı olmadığını, davalı görsellerinde turuncu rengin yer dahi almadığını, davalının fiili kullanımlarının esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin \"...\" ile başlayan markaların sahibi olduğunu, müvekkili markasının hem ingilizce \"sanırım-düşünüyorum\" anlamına gelen \"...\" ibareli kendi markasını, hem \"...\" yani \"...\" anlamına gelen bir zamir ile \"i (ben)\" ibaresini çağrıştırmaya yönelik olarak oluşturulduğunu, 6/5 kriterlerinin somut olayda meydana gelmediğini ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-2077 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, tüm dünyaca bilinen bir teknoloji şirketi olan müvekkilinin \"...\" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin “...”, “...”, “...” ibareli markalarını pek çok ülkede tescil ettirdiğini, müvekkili markalarının hemen her ülkede tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilin dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi olduğunu, müvekkilinin \"...\", \"...\" vb. ibareli ürünlerini ülkemizde de uzun yıllardan beri satışı ve tanıtımının yapıldığını, \"...” ve “...” markaları açısından eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, davacının açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkili markalarından haberdar olduğunu, bizzat müvekkili ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davacının müvekkili markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, yine dava konusu markanın tescilinin, müvekkili markalarının ayırt edici karakterini de sulandıracak nitelikte olduğunu, davacı yanın “i-...\" markası ile \"... ...\" markasının birbirinin devamı veya bütün markalar olduğunun düşünülmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı yanın, müvekkilinin \"...\" ibaresinin turuncu renkte bir tescili olmadığına ilişkin markaların benzer olmayacağı yönünde iddialarda bulunmuşsa da bu iddialarında kabul edilebilir olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı yanın “...” ibaresini içerir şekilde oluşturduğu seri markalarının mevcut olduğu, dava konusu markanın da tüketici tarafından ilk andaki algısının “... ...” şeklinde olacağı, her ne kadar “...” sesi tek hece ve iki harften oluşan kısa bir sözcük markası ise de her iki taraf markasında da bu ibarenin birebir aynı şekilde ve ön ses olarak kullanıldığı, “...” ibaresinin yanında kullanılan ek sözcüklerin “...” kelimesi ile birlikte bütünsel bir anlam oluşturarak, anılan ibarenin bağımsız karakterini yitirmesine yol açmadığı, ayrıca markaların başlangıç seslerini oluşturan ibarelerin normal şartlarda tüketicinin daha fazla dikkat edeceği kısımlar oldukları da gözetildiğinde, dava konusu marka ile aynı ya da benzer mal ve hizmetler karşı karşıya kalan tüketicinin, “...+sözcük” şeklinde oluşturulmuş dava konusu markayı da davalı tarafın aynı sistematik ile yaratılmış markalarının devamı, serisi olarak algılama, aynı iktisadi kaynağın piyasaya sürdüğü bir ürün ya da hizmetin ticari ismi gibi görme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olacağı; taraf markalarının 35. sınıf hizmetlerin tamamı ve 09. sınıftaki “Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları: tıbbi amaçlı olmayan termometreler, barometreler, ampermetreler, voltmetreler, nem ölçerler, test cihazları, teleskoplar, periskoplar, pusulalar; taşıt göstergeleri; laboratuvarlarda kullanılan malzemeler: mikroskoplar, büyüteçler, dürbünler, deney malzeme ve cihazları. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri. Manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları; bilgisayar ağları vasıtasıyla indirilebilen ve manyetik ve optik ortamlara kayıt edilebilen elektronik yayınlar; manyetik/optik okuyuculu kartlar, manyetik, optik ve elektronik ortamlara kaydedilmiş çekilmiş sinema filmleri, diziler ve video müzik klipleri. Antenler, uydu antenler, yükselticiler ve bunların parçaları. Bilet otomatları, nakit para çekme makineleri. Makine ve cihazların elektroniğinde kullanılan elemanlar: yarı iletkenler, elektronik devreler, entegreler, yongalar (çipler), diyotlar, transistörler, manyetik kafalar, saptırıcılar; elektronik kilitler, fotoseller, elektronik açma kapama mekanizmaları, algılayıcılar (sensörler). Birim zamandaki tüketim miktarını ölçen sayaçlar ve zaman ayarlayıcıları.. Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları. Elektrik enerjisini iletim, dönüştürme, depolama kontrol cihazları ve araçları: fişler, buatlar, anahtarlar, şalterler, sigortalar, balastlar, starterler, elektrik panoları, rezistanslar, soketler, transformatörler, adaptörler, şarj cihazları, elektrik, elektronikte kullanılan kablolar, piller, aküler, elektrik enerjisi üretimi için güneş panelleri. Ana fonksiyonu uyarı ve alarm olan cihazlar (taşıt alarmları hariç), elektrikli ziller.” emtiaları bakımından benzer oldukları; bununla birlikte başvuruda yer alan “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar.” malları açısından ise taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında doğrudan bir emtia ilişkisi tespit edilemediği; taraf markaları kapsamında benzer görülen ve görülmeyen 09. sınıftaki emtiaların tamamının teknolojik, elektronik ve elektrik içerikli ürünler olup yine akıllı giysiler, akıllı gözlükler, akıllı saatlar, akıllı telefonlar vb. elektronik ürünlerin tamamının da bu grupta yer aldığı, dolayısıyla ilgili hizmetlerin davalı yanın çok tanınmış “...” markaları kapsamındaki mal ve hizmetler ile de ilişkilendirilebilir nitelikte emtialar oldukları, tüketicinin taraf markaları kapsamında benzer görülmeyen “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar. Trafikte kullanım amaçlı sinyalizasyon, işaretle bildirme cihazları ve araçları. Yangın söndürme amaçlı taşıtlar dahil yangın söndürme aletleri ve cihazları (yangın söndürme hortumları ve yangın söndürme vanaları dahil Dekoratif mıknatıslar. Metronomlar.” malları üzerinde dava konusu markayı gördüğünde, bu markayı taşıyan ürünlerin de davalıya ait olduğunu düşünebileceği, dava konusu markada “...” ibaresinin turuncu renkte bir logoda kullanılmış olunmasının da bu kullanımın davalı taraf fiili kullanımlarında, mağazalarda mevcut bir kullanımı biçimi olduğu görüldüğünden, tüketicinin dava konusu markanın, davalı markalarından esinlenilerek yaratıldığı yönünde bir algı edinebileceği, bu tür markaların tesciline izin verilmesinin zaman içerisinde orijinal markanın ayırt ediciliğinin giderek zayıflama, benzer ticari isimler taşıyan çok sayıda işletmenin ilgili piyasada var olması sonucunu meydana getirebileceği, bu nedenlerle davalı markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı taşıdığı görülen öğeler içerir şekilde oluşturulmuş dava konusu markanın, farklı şekillerde meydana getirilmesi de mümkünken davalı markaları ile benzer şekilde oluşturulmuş olmasından kaynaklı olarak somut olayda gerek benzerliği tespit olunan 09. sınıf emtialar gerekse de farklı görülen 09. sınıf emtiaların tamamı bakımından SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşması sonucunu doğurabileceği; davacının \"...  .. ...\" şeklindeki markaları dava konusu marka başvurusundan farklı olduğundan müktesep oluşturmayacakları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin anlamı olmadığının doğru olmadığını, \"... ...\" anlamına geldiğini, gerekçedeki \"markanın bir bütün olarak tüketici nezdinde bir algı oluşturacağı sonucuna varılmıştır\" ifadesinin hükümle çeliştiğini, davalının \"...\" ibareli seri markalarından bahsetmenin mümkün olmadığını, davalı markalarının kullanıma kazanmış olduğu yüksek ayırt edicilik olmadığı gibi seri markayı oluşturan \"...\" ibaresinin tüketici tarafından nasıl algılandığına dair somut veri bulunmadığını, markalar arasındaki ortak unsur zayıf olursa karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, \"...\" ibaresinin başvuruda asli unsur olmadığını, markanın bütünü içinde absorbe edildiğini, davalının fiili kullanımına yapılan atfın hukuki değerinin bulunmadığını, tanınmışlığa ilişkin belge bulunmadığını, ortalama tüketicilerin kendiliklerinden uzman tüketici hale geldiğini, \"...\" olduğu iddia edilen görsel şeklin \"...\" olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin gerek ülkemizde gerekse de dünya çapında elektrik-elektronik ve teknoloji ürünlerinde tanınmışlığı haiz olan itiraza mesnet markalarının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvurunun başında aynen kullanıldığı, başvuruda söz konusu ibarenin ağırlıklı olarak siyah beyaz olan markada turuncu daire içine yerleştirilmek suretiyle öne de çıkartıldığı, hükme esas alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda tartışıldığı üzere emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, bu hale göre, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, öte yandan, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzer olmayan emtia yönünden ise SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tescil engelinin gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3451e801e62ba5b6","SID":"ffb514b6b0ca4868"}}