{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                         K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/04/2021<br>NUMARASI\t\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili Kurum Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/04/2021 tarih ve 2019/98 Esas - 2021/138 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ...ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2018/24823 sayılı ve \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin şekil markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine başvurunun tümden reddedildiğini, oysa taraf marka logolarının benzer olmadığını, davalının tanınmış markasının “...” ibareli olduğunu, müvekkilinin aynı logo ile tescilli 2017/76108 sayılı “...” markasının bulunduğunu, yine anılan şekli 2017/76079 sayısı ile tek başına tescil ettirdiğini, 2018/71781 sayılı “... ...” markasında da bu şeklin bulunduğunu, markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2018-M-11622 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...ve ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu markanın müvekkili markasına ayırt edilemeyecek düzeyde benzediğini, dava konusu markadaki “...” ve müvekkili markasındaki “...” ibarelerinin çatı markası olduğunu, markalardaki kullanılan şekil unsurunun ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkiline ait markalarda kullanılan şeklin, birebir olarak dava konusu markada kullanıldığını, ortalama tüketicinin taraf markalarının ne şekilde veya hangi hikayeye dayalı yaratıldığına bağlı olarak markaları ayırt etmesinin mümkün olmayacağını, benzerlikte aslolanın karıştırılma ihtimali olduğunu, başvurunun reddi kararının yerinde olduğunu, davacı yanın kazanılmış hakkının bulunmadığını, bu iddiaya dayanak markaların tamamının 2018 yılında tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka ile davalı yanın ret gerekçesi markaları karşılaştırıldıklarında, markalardaki her iki şeklin de ortasında iki farklı çizim tekniği ile özünde aynı şekilde yaratıldığı ve yalnızca detaylarda küçük bir farklılaşmaya gidildiği, markalar yalnızca orta kısımlarındaki gölgelendirmelerinde farklılaşmış ise de taraf markalarının bütünsel algıda bıraktıkları izlenimin birbirine oldukça yakın olduğu, daha önce bir şekilde davalı markalarını görmüş, davalı markalarının tescilli olduğu mal veya hizmetten yararlanmış bir tüketicinin, işbu dava konusu sonraki markayı da birebir aynı mal veya hizmette gördüğünde, önceki deneyimlediği markada karşılaştığı şekil unsuruymuş gibi yorumlayabileceği ve önceki markayı anımsayabileceği, tüketicinin, iki markayı her durumda yan yana görme ihtimali bulunmadığından önceki markanın zihninde bıraktığı yetersiz görsel algının kendisini yönlendirmesi ile sonraki marka ile önceki marka arasında ilişki kurabileceği ve bunun sonucunda yanılgıya düşmesinin kaçınılmaz olacağı,  taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzer oldukları tespit olunan emtialarda, ilgili emtiaların hitap ettiği geniş nitelikteki tüketici kitlesinin mal veya hizmeti satın alım süreçlerinde, taraf markalarında yer alan şekil unsurlarını algısında birbirlerinden derhal ayırmasının beklenemeyeceği, dava konusu markayı, tüketicilerin başvuruyu markadaki sözcük unsuruna göre oldukça baskın şekil unsuru ile birlikte algılayacağı 35. sınıftaki “Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” alt grubu bakımından, anılan hizmet grubunun da davalı markaları kapsamındaki hizmetler ile benzer görülemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, YİDK'nın 2018-M-11622 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" yönünden iptaline karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi koşularının gerçekleştiğini, kısmen kabule konu hizmetler ile \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\"nin de benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olduğunu, \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\"nin de müvekkilini marka kapsamında bulunduğunun kabulünün gerektiğini, aksi halde dahi bu hizmetlerin \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri\" ile benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tYukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesince, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunduğu, emtia benzerliğinin ise kısmen gerçekleştiği gerekçesiyle, başvurucu tarafından açılan dava, yalnızca \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" yönünden kabul edilmiş, diğer bir deyişle, taraf markalarının kapsamları sadece bu hizmetler yönünden benzer bulunmamıştır. İstinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlık, Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" nin davalı şirketin itiraza mesnet markalarının kapsamındaki hizmetlerle benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>\tDava konusu markanın 14, 18, 24, 25, 26 ve 35 (1, 2, 3, 4 ve 5. alt sınıflar)\tbakımından tescili talep edilmiş olup, davalı şirketin marka tescilleri de bu mal ve hizmet sınıflarını kapsamaktadır. Bununla birlikte, 35/01. alt sınıftaki  \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" davalı şirketin dava konusu markayla benzer bulunan markaları kapsamında yer almamaktadır.     <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadıkları, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadığı gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Taraf markalarının kapsamında kalan hizmetler bu kapsamda değerlendirildiğinde davalının itiraza mesnet markaları kapsamındaki 35/5. alt gruptaki Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir), mal satımını kapsadığı gibi davacının markası kapsamındaki 35/01. alt sınıftaki \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" de mal satımını hedefleyen hizmetlerden olduğundan her iki hizmetin birbirleriyle ilişkilendirilebilecek hizmetler olduklarının kabulü gerekir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  24/02/2020 tarih ve 2019/3749 E.-2020/1907 K. sayılı ilamı da bu yöndedir. Bu itibarla, 35/01. alt sınıfta yer alan  \"Alıcılar ve satıcılar için online pazar yeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri\" bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu hizmetlerin benzer olmadığı gerekçesiyle, davanın yazılı gerekçeyle kısmen kabulü doğru olmamıştır. <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...ve ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket vekili ile davalı ...ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile, Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/04/2021 gün ve 2019/98 E.  -  2021/138 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 383,20-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 25.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ...ve ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 67,95-TL tebligat ve posta giderleri, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 288,65-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,<br>\t7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile anılan davalı şirkete verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/05/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>\tBu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e56de3a30cca247","SID":"56953f4bf17f4677"}}