{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>.<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>.<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br>.<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2021<br>NUMARASI\t\t: ....<br><br>DAVACI - KARŞI DAVALI\t:.....<br>\t<br>ASIL DAVA KONUSU\t: Alacak<br>KARŞI DAVA KONUSU     : Alacak<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye ... Mahkemesince verilen 14/12/2021 tarih ve 2019/732 Esas - 2021/819 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin taşıma işleri ile iştigal ettiğini; davalı ... ... ... A.Ş. ile davalının Adana fabrikasından İsveç'e taşınacak yükleri ile ilgili olarak 25.01.2018 - 25.04.2018 tarihleri arasında 3 ayrı taşımaya ilişkin nakliye anlaşması yapıldığını; iş bu sözleşmeler uyarınca 4 ayrı faturada tahakkuk ettirilen toplam 152.850,00-Euro taşıma bedelinden kalan 80.000,00-Euro'nun ödenmediğini, davalı yanın düzenlenen 4 adet faturaya itiraz etmeyip defterlerine işlediğini ileri sürerek, 80.000,00 Euro bakiye alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun vadeli Euro mevduatına verilen % 6 ve artan oranlarda Euro faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; karşı davanın ise, tüm yükün alıcısına teslim edildiğini; alıcının herhangi bir hasar ya da gecikme ihbarında bulunmadığını; karşı davanın gecikme zararı ile ilgili olduğunu, ihbar olmadığı için gecikme cezası istenemeyeceğini; alıcının gecikme zararını ispatlamadığını; ayrıca gönderen yükleten davalı ile alıcı arasındaki ...'ye aykırı anlaşmaların taşıyana karşı ileri sürülemeyeceğini; yükün teslimi ile birlikte yük üzerindeki tasarruf hakkının alıcıya geçtiğini; bu nedenle davalı karşı davacının husumet ehliyetinin de bulunmadığını; karşı davanın 8.000,00-Euro'luk kısmı içinde alt taşerona tüm ödemelerin yapıldığını; davalının alt taşıyana yaptığı ödemeyi müvekkilinden istemesinin haksız olduğunu; yüklerin İsveç'e 3 ayrı sefer taşıma ile teslim edilmiş olup, ilk iki taşıma yönünden herhangi bir gecikme olmadığını; son partinin teslim tarihinin ise gönderen ve alıcı arasındaki anlaşmaya göre 30.03.2018 olarak belirlendiğini ve dosyadaki belgelere göre son tesliminde bu tarihten önce yapıldığını, dolayısıyla mal tesliminde gecikme olmadığını savunarak, karşı davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı-karşı davacı vekili, asıl davada taraflar arasındaki sözleşme gereği taşınacak malzemenin en geç 11.02.2018, 12.02.2018 ve 14.02.2018 tarihlerinde müşteriye teslim edilmiş olmasının gerektiğini, müvekkilince imal edilen malzemenin süresi içinde yurt dışındaki şantiyeye teslim edilmesinin hayati önem taşıdığını, aksi halde yurt dışındaki alıcı ile müvekkili arasındaki sözleşmede ciddi gecikme cezasının öngörüldüğünü, bu nedenle davacı nakliye firmasından araçların konumu ve varış tarihleri ile ilgili düzenlik aralıklarla bilgi talep edildiğini, davacı tarafça 3 adet aracın Polonya'da olduğu bildirilmişse de, malların alıcıya ulaşmadığının öğrenildiğini, davacıya ihtarname gönderilerek durumun ciddiyetinin anlatıldığını, araçların Türkiye'den hiç ayrılmadığının, Kapıkule yakınlarından bir depoda bekletildiğinin anlaşıldığını, müvekkili şirketin oyalandığını, konuyu çözümleyebilmek için fiili taşıması ... ile iletişime geçildiğinde, davacı firmanın sözü verilen ödemeyi yapmadığının, firmanın Türkiye'den çıkış öncesi 8.000 Euro ve İsveç'e varıldığında 4.000 Euro ödeme yapılmadan malzemelerin teslim edilmeyeceğinin öğrenildiğini, davacının sürenin geçmesine rağmen teslim için hiç çaba sarfetmemesi karşısında, ceza ve tazminatların büyümemesi için 26.02.208 tarihinde ... firmasına 8.000 Euro ödendiğini, bu paranın davacı nam ve hesabına ödendiğinin davacıya bildirildiğini, davacıya 8.000 Euro bedelli fatura düzenlenerek gönderildiğini,  müvekkilinin çabaları sonucu üç aracın yola çıkmış ise de, bu defa araçların Bulgaristan'da terk edildiğini, Bulgaristan'da araçlara el konularak yola devam ettiğini, neticeten üç adet aracın bir buçuk aylık gecikme ile müşteriye teslim edildiğini, davacının ağır kusurlu olduğunu, müvekkilinin hem 72.000 Euro tutarında gecikme cezası ödemek zorunda kaldığını hem de önemli bir müşterisini kaybettiğini, müvekkilinin 80.000 Euro tutarındaki zararları için hapis hakkını kullanarak kalan tüm navlun bedelini eksizlik ödediğini, davacıya borcunun olmadığını savunmuş; açtığı karşı davada ise müvekkilinin geç teslimden kaynaklı yurtdışı firmasına taraflarınca ödenen 72.000-Euro gecikme cezası ile dava dışı alt taşıyıcıya ödenmek zorunda kalınan 8.000-Euro olmak üzere, toplam 80.000-Euro'nun davacıdan tahsiline, asıl davanın kısmen veya tamamen kabulü halinde, alacağın bu tutardan mahsup edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında sözleşme bedeline, ödemelere yönelik ihtilaf bulunmadığı, çözümü gereken hususun geç teslim bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak gecikme tazminatı talebinin haklı ve yerinde olup olmadığı ile alt yükleniciye ödendiği iddia edilen tutar olduğu; uyuşmazlığın üç araçla taşınan üç yükten kaynaklandığı; davacının Beyoğlu 19. Noterliğinin 30/03/2018 tarih...... yevmiye sayılı ihtarnamesini keşide ederek bu ihtarnamede \"...alt taşıyan ... ... Ltd. Şti. eliyle yurt dışı edilen bu yükler hakkında alt taşıyan ... ... Ltd. Şti.'den temin edilen bilgiler taşıma süreci içinde derhal gecikmeden tarafınıza iletilmiş, alt taşıyan ... ... Ltd. Şti.'nin bu üç aracı Bulgaristan'da bırakması üzerine müvekkil şirket derhal duruma müdahale ederek araçları alarak ... Şirketi eliyle nakliyeyi tamamlamış ve bu iki araçla taşınan yük 22/03/2018 son araçla taşınan yük ise 26/03/2018 günü alıcısına teslim edilmiştir.\" denildiği, bu beyanla taşıma sırasında alt taşıyıcının kusuru bulunduğunun belirtildiği; ayrıca, davacı tarafından dava dışı ... firmasına keşide edilen Beyoğlu 19. Noterliğinin 30/03/2018 tarih ve ..... yevmiye sayılı ihtarnamede de açıkça alt taşıyıcının süresinde teslimi gerçekleştirmediğinin kabul olunduğu; davacı ... ... ... ... ..... arasındaki 25/01/2018 tarihli nakliye sözleşmesi uyarınca, ... firmasının araçları kasten hareket ettirmemesinden ve geç teslimden davacı ... firmasının da sorumlu olduğu; taşımadan kaynaklanan uyuşmazlığa ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, Sözleşme'nin 23. maddesine göre taşımacının sorumluluğunun sınırlandırıldığı, ancak Sözleşme'nin 29. madde hükmünde, taşımacının sınırsız sorumluluk hallerinin istisnai olarak sayıldığı, dosya kapsamından, bilirkişilerin tespitlerinden, alt taşıyıcının kasten yükü beklettiği, ücret talep ettiğinin saptandığı, bu nedenle davacı şirketin alt taşıyıcısı olan ... şirketinin ücret talebi nedeniyle kasten yükü bekletmesi ve sonradan başka firma eliyle yükün teslimi olgusundan davacı şirketin müteselsilen kusurlu olduğu, bu durumda Konvansiyonun 23/5 maddesindeki sınırlı sorumluluk hükmünün uygulama alanı bulmayacağı, 29. madde hükmünün uygulama alanı bulacağı, bilerek kötü hareket veya kusurun saptandığı ve taşıyan ile alt taşıyanın sorumluluğunun belirlendiği, davalı-karşı davacı taşıtanın ödediği gecikme cezası olan 72.000,00 Euro'dan taşıyan davacının sorumlu tutulmasının gerektiği, bilirkişilerin 21/04/2021 tarihli aksi yöndeki düşüncelerinin dosyadaki bilgi ve belgeler, sözleşme hükümleri ve ... Konvansiyonu hükümlerine göre uyarlı görülmediği; 8.000,00-Euro ödeme dekontu örneğinin dosyada olduğu; davalı-karşı davacının zamanaşımı def'inde bulunduğu, iş bu davanın ... Konvansiyonu'nun 32/1. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde 19/09/2018 tarihinde açıldığı; davalının karşı alacağını hem asıl davada, mahsup-takas def’i olarak ileri sürdüğü, hem de ayrı bir karşı dava konusu yaptığı, bu iki talebin aynı anda ileri sürdürülmesinin mümkün olmadığı, bu durumda asıl dosya davalısının karşı dava açmakla, asıl davadaki mahsup talebinden vazgeçmiş sayılacağı, bu sebeple asıl davanın sadece davacının alacağı yönünden sonuçlandırılmasının gerektiği; asıl davada bakiye 80.000,00-Euro'nun ödenmediğinin sabit olduğu, bu sebeple davacının 80.000,00 Euro'luk talebinde haklı bulunduğu, asıl alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin gerektiği; karşı davada, davalı-karşı davacının 72.000,00-Euro bedelli ödeme nedeniyle sorumlu olduğu, ancak taşıtan karşı davacının 8.000,00-Euro ödemiş ise de davacı ... ile alt taşıyıcı arasındaki sözleşme hükümleri gereğince ödenmesi gereken tutar olup olmadığı hususunun tartışmalı bulunduğu, davacının ödemenin sözleşmeye uygun olmadığını iddia ettiği, bir an için davalı-karşı davacının geç teslimi önlemek amacıyla ödeme yaptığı kabul edilse bile, gecikme cezasını zaten aldığının belirgin olduğu, bu durumda alt taşıyana yapılan 8.000,00-Euro ödeme 'nedensiz' kalacağından dolayı yapılan ödemenin karşı davalı taşıyandan talep edilmesinde haklılık bulunmadığı, bu talebin sebepsiz zenginleşme çerçevesinde alt taşıyıcıdan talep olunmasının gerektiği gerekçesiyle, asıl dava yönünden davanın kabulü ile, 80.000,00-Euro asıl alacağa 19/09/2018 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karşı dava yönünden gecikme cezası istemi bakımından davanın kabulü ile, 72.000,00-Euro alacağın 25/10/2018 karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Euro cinsinden yabancı para borcuna Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8.000,00-Euro ödeme istemi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı-karşı dava vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, 72.000 Euro tutarlı talebin kabulünün ... hükümlerine aykırı olduğunu, emtianın çekincesiz olarak kabul edilmesi nedeniyle dava açma hakkının gönderilene ait olduğunu, talep yönünden davalı-karşı davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca bu tutarın nasın hesaplandığının da belli olmadığını; ceza bedelinin Hırvatistan'da mukim ... d.d. firması tarafından fatura ile karşı davacı adına düzenlendiğini, karşı davacının beyanına göre ... d.d. firmasının haklarını ... ... .... firmasına devrettiğini, karşı davacının cezai şartı ... d.d. firmasına ödediğini, bu nedenle yükün alıcısı dışında başka firmaya ödediği tutarı müvekkilinden talep edemeyeceğini, karşı davacının alıcı firmaya gecikme cezası ödemediğini; mahkemece taşıma konusunda uzman heyetten rapor alınmadığını, gecikme iddiasının bile ispatlanamadığını; gecikme tazminatının ...'nın 41. maddesinde belirtilen taşıyanın sorumluluğunu ağırlaştıran ve taşıyandan talep edilemeyecek bedeller arasında sayılan sözleşmesel cezai şart  olduğunu, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu; gecikme tazminatı talep edilebilmesi için ...'de sayılan şartların sağlanmadığını; ... 30/3 ve 13/1. maddesine göre ihbar süresine uyulmadığını, gecikme ihbarında bulunulmadığını; müvekkili şirketin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, kusuru ya da kötü niyetinin bulunmadığını, bile isteye karşı davacıyı yanlış yönlendirmediğini, alt taşıyan kendisine bu yönde bilgi verdiği için yükün yeri konusunda yanlış bilgilendirme yapmak zorunda kaldığını, alt taşıyıcının tüm alacaklarının ödendiğini, karşı davacıya herhangi bir ödeme yaparlarsa sorumluluğun kendilerine ait olacağının 06.03.2018 tarih ve 02585 yevmiye nolu ihtarname ile ihtar edildiğini; karşı davada hukuki yararın bulunmadığını, karşı davacının sigortacısı ... ... A.Ş.'den 49.306 Euro ... tazminatı aldığını, ... ... A.Ş. tarafından müvekkiline İstanbul 21. ATM'nin 2019/1047 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu durumun tüm itirazlarına rağmen incelenmediğini; ...'ye göre faize hükmedilmesinin gerektiğini, %5 faizin de ödeme isteğinin yazılı olarak taşıyıcıya gönderildiği tarihten başlayacağını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\t Davalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asıl dava yönünden müvekkilinin mahsup hakkından vazgeçmiş sayılacağına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, karşı davanın amacının mahsup talebinden vazgeçmek değil, aksine karşı davada talep edilen tutarın asıl davada hükmedilen tutardan mahsubunu sağlamak olduğunu; mahsup talebi kabul edilse, sadece 8.000,00-Euro üzerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri ödenecekken bu tutarların 80.000,00- Euro üzerinden hesaplandığını; alt taşıyıcı tarafından, karşı davalının 8.000,00-Euro borcunu ödememesi halinde malzemelerin gizlendikleri depodan çıkartılmayacağı, varış yerine götürülmeyeceği, müvekkiline iade edilmeyeceğinin ifade edildiğini, bu durumun defalarca karşı davalıya bildirilmesine rağmen çözüm getirilmediğini, alt taşıyıcıya ödeme yapılmasa gecikme cezasının çok daha yüksek bir rakama ulaşacağını, gecikme cezasının ayrıca talep edildiği gerekçesiyle davacı-karşı davalı nam ve hesabına ödenen tutarın iadesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, bu ödemenin alt taşıyıcının defterlerinde de tespit edildiğini; davacı-karşı davalının 03.05.2018 tarihli ihtarname ile temerrüde düştüğünü ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Asıl dava, ... taşıması nedeniyle bakiye taşıma bedelinin tahsili, karşı dava ise alt taşıyıcıya ödenen bedel ve gecikmeden kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tAsıl dava yönünden davacının, taraflara arasında akdedilen taşıma sözleşmesine dayalı olarak bakiye 80.000,00-Euro alacağının bulunduğu hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki husumet, davalı-karşı davacının üç adet araçtaki yükün alıcısına geç tesliminden dolayı yurt dışındaki alıcı firmaya ödediği 72.000,00-Euro gecikme cezası ile alt taşıyan şirketin talebi üzerine bu şirkete davacı-karşı davalı adına ödendiği ileri sürülen 8.000,00-Euro'dan davacı-karşı davalının sorumlu olup olmadığı ve davalı-karşı davalının takas-mahsup definin hangi davada dikkate alınacağı noktasında toplanmaktadır. <br>\tAdana'dan teslim alınacak yükün karayolu ile İsveç'e taşınmasını öngören taşıma sözleşmesinden kaynaklanan somut uyuşmazlığa ... Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.       <br>\tDavacı-karşı davalı, gecikme iddiasının ispatlanamadığını, nasıl hesaplandığının belli olmadığını ve alıcı yerine ... d.d. firmasına ödendiğini, bu nedenle davalı-karşı davacı tarafça ödendiği belirtilen gecikme cezasının kendisinden talep edilemeyeceğini savunmuştur. Davalı-karşı davacı ile ... d.d. arasında düzenlenen ... Tedarik Sözleşmesinin 12.1 maddesinde üzerinde mutabık kalınan teslimat zamanının gecikmesi halinde ve anılan gecikmenin alıcıdan kaynaklanmaması durumunda, alıcının maktu tazminat hakkına sahip olacağı, tedarikçinin gecikilen her hafta başında alıcıya sözleşme bedelinin %1'i oranında maktu tazminat ödeyeceği ve maktu tazminat ödemesinin tedarikçiyi sipariş edilen ürünlerin teslimatı yükümlülüğünden kurtarmayacağı düzenlenmiştir. Akabinde, davalı-karşı davacının dava dışı ... d.d. ile yaptığı tedarik anlaşmasının tarafları, 25 Eylül 2017 tarihinde imzalanan 1 nolu Ek ile değiştirilmiş, ... d.d.'nin sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülükleri ... ... ... devredilmiş, anılan ek uyarınca ... d.d. bu tarihten sonra tüm ödemeler için kefil sıfatını almıştır. Davalı-karşı davacı, yükün taşınması hususunda davacı-karşı davalı şirket ile anlaşmış, davacı da alt taşıyıcı olarak dava dışı ... ... Ltd. Şti. ile nakliye sözleşmesi imzalayıp, yükün teslim alınmasından itibaren en geç 11 gün içinde alıcıya teslimi yönünde sözleşmeye hüküm koymuştur.  Bununla birlikte yük, yaklaşık 1,5 aylık gecikme ile alıcıya teslim edilmiştir. Nitekim, davacı tarafından davalı-karşı davacıya keşide edilen 30.03.2018 tarihli ihtarnamede, üç araçla ilgili alt taşıyandan temin edilen bilgilerin taşıma süreci içinde derhal davalıya iletildiği, alt taşıyanın bu üç aracı Bulgaristan'da bırakması üzerine, araçların alınarak ... eliyle nakliyesinin tamamlandığı ve iki araçla taşınan yükün 22.03.2018 tarihinde, son aracın ise 26.03.2018 tarihinde alıcısına teslim edildiği kabul edilmiştir. Böylece, taşımadaki gecikme davacının da kabulündedir. ... 17. maddesine göre, taşımacı gecikmeden sorumludur. Bu gecikme nedeniyle ... d.d. tarafından davalı-karşı davacıya 72.000,00-Euro tutarında gecikme cezası faturası düzenlenmiştir. Ancak, bu faturanın adres kısmında ... d.d.'nin tedarik sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini devrettiği ... ... Filial firması gösterildiği gibi, ödeme de devralan firmaya yapılmıştır. Zira, davalı-karşı davacı tarafça dosyaya sunulan cari hesap ekstresinde, her ne kadar açıklama kısmında ... d.d. yazmakta ise de, cari hesap ilişkisinin karşı tarafının dava dışı ... ... firmasına ait olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının bu iddiaları yerinde bulunmamıştır. <br>\t... 41. maddesinde, 40. madde hükmü saklı kalmak üzere, bu Konvansiyon hükümlerinden doğrudan veya dolayısıyla ihlal eden her türlü koşulun hükümsüz olduğu düzenlenmiş ise de, davaya konu gecikme cezası, sınırlı sorumluluk miktarını dolanmak maksadıyla sözleşmeye eklenen bir hükümden kaynaklanmayıp, ...'nın 28. maddesi kapsamında taşımadaki gecikmeden kaynaklanan mukavele dışı bir istemdir. <br>\tDavacı-karşı davalı gecikme ihbarında bulunulmadığını ileri sürmüştür. ... 30/3. maddesine göre yükün alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmez. Davalı-karşı davacı tarafça, taşıma sürecinde taraflar arasında gerçekleşen e-mail yazışmaları ile keşide edilen ihtarnameler dosyaya sunulmuştur. Bu belgelere göre, davalı-karşı davacı cezai yaptırımlar nedeniyle projenin önemini ve alıcının da kendileri için önemli bir müşteri olması nedeniyle yüklemenin kritik olduğunu hatırlatıp araçların konumu hakkında sürekli olarak bilgi talep etmiştir. Davacı-karşı davalı da alt taşıyandan bu konuda bilgi talebinde bulunmuş olup, gecikmeden ilk andan itibaren haberdar durumdadır.  Yukarıda belirtildiği gibi taşımadaki gecikme davacı-karşı davalının da kabulündedir. Teslimdeki gecikmenin taşımacı tarafından ikrar edildiği takdirde ise, ihbara gerek yoktur  (Hakan Karan, Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkında Konvansiyon ... Şerhi, Ankara 2011, s.785). Bu itibarla davacı-karşı davalı vekilinin ihbara yönelik istinaf itirazları da doğru bulunmamıştır. <br>\tDavacı-karşı davalı, üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini ve kusurunun bulunmadığını, alt taşımacının kendisine yanlış bilgi vermesi nedeniyle kendisinin de yanlış bilgilendirme yaptığını savunmuştur. Dava konusu taşıma işinde taşıyıcı davacı-karşı davalı şirket olup, dava dışı ... ... Ltd. Şti. firması da alt taşıyıcı konumundadır. ... 3. maddesi uyarınca bu Sözleşmenin uygulanması bakımından taşımacı, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur. Bu durumda, davacı-karşı davalı, alt taşıyıcı tarafından sebebiyet verilen gecikmeden kaynaklanan zarardan sorumlu olacaktır. <br>\tDavacı-karşı davalının, gecikmeden kaynaklanan bu zarardan sorumluluğunun sınırına gelince; ... 23/5. maddesinde \"Gecikme halinde, hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa, taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.<br>\" hükmü yer almaktadır. 28. maddede ise sözleşmeye göre yapılan taşımadan oluşan zarar, hasar veya gecikmenin mukavele dışı bir isteme yol açtığı hallerde taşımacının sorumluluğunu kaldıran veya ödeyeceği tazminatı tespit eden yahut da sınırlayan bu sözleşme hükümlerinden yararlanabileceği düzenlenmiştir. 29. madde ise bu sınırlı sorumluluk haline istisna getirmiş ve hasarın, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacının, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamayacağını hüküm altına almıştır. Yine aynı maddenin ikinci fıkrasında, bilerek kötü hareket veya kusurun taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Maddenin orjinal İngilizce metnindeki \"damage\" kavramı Türkçe resmi metne hatalı olarak \"hasar\" şeklinde tercüme edilmiş olup, sadece hasardan değil, zıya ve teslimdeki gecikmeden kaynaklanan sorumluluğu da kapsamaktadır (Hakan Karan, s.733).  Davacı-karşı davalı tarafından dava dışı alt taşımacısı ... ... Ltd. Şti.'ye gönderilen Beyoğlu 19. Noterliğinin 30.03.2018 tarih ve 03428 yevmiye sayılı ihtarnamesinde, \"aralarındaki anlaşmaya göre 31.800,00-Euroluk navlunun %30'unun peşin kalanının ise 45 gün vadeli çek ile ödendiği, muhatabın 09.02.2018 tarihli e-mail ile araç başı 1.000,00-Euro gönderilmediği takdirde taşıtan ile irtibata geçilerek araçların hareket ettirilmeyeceğini bildirdiği, bunun üzerine alt taşımacıya 3.000,00-Euro daha ödeme yapıldığı, alt taşımacının taşıma süresi 11 gün olan yükü taşımayıp bir aydan fazla süre Türkiye içinde sakladığı, daha sonra araçları Bulgaristan'da terk ettiği ve neticeten 3 aracın 1,5 ay gecikmeli olarak alıcısına teslim edildiği\" belirtilmiştir. Davalı-karşı davacı tarafından iddia edilip, davacı-karşı davalı tarafından keşide edilen ihtarnamede bizzat kendisi tarafından kabul edilen bu olaylar, ilk derece mahkemesince de isabetli şekilde kabul edildiği üzere, davacı-karşı davalının sınırlı sorumluluk halini kaldıran kötü hareket veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusur halidir. ... yukarıda belirtilen 3. maddesi uyarınca davacı-karşı davalı alt taşımacının bu fiillerinden sorumludur. Mukavele dışı isteme sebebiyet veren bu fiillerden dolayı, davacı-karşı davalı, diğer tarafın ödemek zorunda kaldığı 72.000,00-Euro tutarındaki gecikme cezası nedeniyle sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacak, davalı-karşı davacı, ödediği bu tutarı ... belirtilen hükümleri uyarınca davacı-karşı davalıdan talep edebilecektir. İlk derece mahkemesi kararında bu yönden bir isabetsizlik bulunmamaktadır.    <br>\tDavacı-karşı davalı, karşı davacının sigortacısı ... ... A.Ş.'den 49.306,00- Euro ... tazminatı aldığını, ... ... tarafından müvekkiline İstanbul 21. ATM'nin 2019/1047 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, bu durumun tüm itirazlarına rağmen incelenmediğini ileri sürmüş olup, Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-3 maddesi uyarınca anılan icra dosyası ve İstanbul 21. ATM'nin 2019/1047 E.-2021/962 K. sayılı kararı birlikte incelendiğinde, ... şirketi tarafından yapılan ödemenin geç teslim nedeniyle yeniden üretim yapılması, üretimin müşteriye özel olması, yükün alıcısına teslim edilmesi üzerine yeniden üretilen ürünün davalı-karşı davacının elinde kalmasından kaynaklanan zarara ilişkin olduğu ve sonucunun eldeki davaya konu uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\tSomut uyuşmazlıkta, davalı-karşı davacı, 26.02.2018 tarihli banka dekontuna göre, davacı-karşı davalı adına ... .... Ltd. Şti.'ye ödediğini beyan ettiği 8.000,00-Euro'dan da karşı tarafın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davacı-karşı davalı ile alt taşımacı arasındaki yazışmalardan, taraflar arasında nakliye sözleşmesinin imzalanması sonrası ödenecek peşin tutarın ne kadar olacağı, çeklerin vadesi ve özellikle gemi ücretinin kimin tarafından karşılanacağı hususlarında ihtilaf çıktığı, 8.000,00-Euroluk ödeme talebinin de bu anlaşmazlıktan kaynaklandığı anlaşılmıştır. <br>\tDosya kapsamındaki yazışmalarda ve ihtarnamelerde karşı davacı tarafından karşı davalıya ve davacı-karşı davalı tarafından da alt taşımacıya dile getirdiği üzere, karşı davacı ile dava dışı alıcı arasındaki sözleşmede gecikme nedeniyle cezai yaptırımlar öngörülmüştür. Taşımaya konu malların miktar ve değeri itibariyle yurt dışındaki alıcının karşı davacı bakımından önemli bir müşteri olduğu aşikardır. Taşımadaki gecikme nedeniyle alıcı firmanın projesi de durma noktasına gelmiş, karşı davacı, dava dışı alıcı şirketin  kaybolan tırların ne zaman tesislerine ulaşacağı, tırların nerede olduğu, sorunun çözülüp çözülemeyeceği, bu malzemeleri başka bir imalatçıdan tedarik edilip edilmeyeceği konusunda sürekli bilgi talep etmesi üzerine, baskı ve gecikme cezası tehdidi altında kalmış ve alıcının bu bilgi talebi yükün teslimine kadar devam etmiştir. Karşı davacı da davacıdan bilgi talebinde bulunmuş, davacı tarafça da tırların yerleriyle ilgili bilgiler karşı davacı ile paylaşılmış, ancak davacı tarafça en geç 09.02.2018 tarihi itibariyle ek ödeme yapılmadığı takdirde alt taşımacı tarafından  araçların hareket ettirilmeyeceği öğrenilmiştir. Buna rağmen, davacı tarafça sorunu çözmek için yeterli bir adım atılmayıp, karşı davacı durumdan haberdar edilmemiş, aksine, 14.02.2018 tarihinde tırların konumu konusunda bilgilendireceklerini, 15.02.2018 tarihli mailde üç tırın Bulgaristan sınırında ilerlediğini, 16.02.2018'de tırların konumlarına ulaştıklarında göndereceklerini, 19.02.2018 tarihinde çekici-şoför sıkıntısı yaşandığını, 20.02.2018 tarihinde sorunun çözüldüğünü ve araçların hareket haline geçtiklerinin beyan ettikleri bildirilmiş; oysa ki karşı davacı tarafça yükün Türkiye'den hiç ayrılmadığı tespit edilmiş ve yola çıkabilmesini teminen alt taşımacının kendilerine yöneltiği talep üzerine davalı-karşı davafça 8.000,00-Euro'luk bir ödeme yapılmış ve üç araç ancak bundan sonra 01.03.2018 tarihinde Türkiye'den ayrılmıştır. Karşı davacı bu ödemeyi, alt taşımacı tarafından saklanan yüke kavuşmak için ve artan gecikme cezası tehdidi altında yapmıştır. Her ne kadar davacı şirket, alt taşımacısı ile arasındaki sözleşmeye göre 31.800,00-Euro'luk navlunun %30'unun peşin, kalanının ise 45 gün vadeli çek ile ödediğini savunmuş ise de, davacı-karşı davalı alt taşımacının hapis hakkı kullanım baskısını kaldırmamış, taşımadaki gecikmeyi engelleyememiştir. Alt taşımacının 8.000,00-Euro tahsil etmediğinde taşımayı sürdürmeyeceğini beyan etmesi üzerine, Dairemizce karşı davacı tarafından yapılan bu ödemeden de ... 3. maddesi gereği davacı-karşı davalı sorumlu tutulmuştur. İlk derece mahkemesi kararı bu yönden doğru olmamış, davalı-karşı davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazları isabetli bulunmuştur.  <br>\tYapılan bu açıklamalara göre Dairemizce, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi nedeniyle davacının bakiye 80.000,00-Euro alacağı, karşı davacının ise takas-mahsup defi olarak davacıya karşı ileri sürebileceği 80.000,00 Euro alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. <br>\tNe var ki davalı-karşı davacı, bir taraftan alacaklarının asıl davada takas mahsubunu talep etmiş, diğer yandan da karşı davada aynı alacağın tahsilini istemiştir. Oysa, aynı alacağın hem takas mahsubunun hem de tahsilinin istenebilmesi mümkün değildir. Bu durumda, önce karşı davada talep edilebilecek tutarın asıl davada davacı alacağından takas mahsubu, bakiye bir alacak kalırsa, bu meblağın karşı davada tahsiline karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince, karşı dava açılması nedeniyle karşı davacının asıl davada takas mahsup definden vazgeçmiş sayılacağı yönündeki kabulle sonuca ulaşması doğru olmamış, Dairemizce, davalı-karşı davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tKarşı davalı, karşı davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı savunmuştur. Hukuki yarar dava şartlarından olup davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Dava şartları” başlıklı 114 üncü maddesinin gerekçesinde de \"...Burada sözü edilen hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hâli hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hâli hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukukî yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir...\" yönünde açıklamalara yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı-karşı  davacı taraf, asıl davada talep edilen 80.000,00-Euro bakiye alacağına ödeme gibi bir sebeple itiraz etmemiş, talep edilen bu tutarın sözleşmeye aykırı olduğunu da ileri sürmemiş, davacı-karşı davalı tarafın ödeme taleplerine malların süresi geçmesine rağmen henüz teslim edilmemiş olması, gecikme cezası ve tazminat gibi riskler nedeniyle itiraz ettiklerini ve düzenlediği faturaları da bu sebeple iade ettiklerini beyan etmiştir. Netice itibariyle, taraflarca talep edilen tutarlar birbirine eşittir. Dolayısıyla, davalı-karşı davacı tarafın, asıl ve karşı davada bakiye taşıma ücreti alacağından daha fazla olduğunu iddia ettiği bir alacağı bulunmamaktadır. Bu durumda karşı davacı, karşı davaya konu ettiği alacağını, asıl davada takas mahsup define konu ettiğine göre, karşı davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Bu bakımdan, davacı-karşı davalının bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde bulunmuş, davalı-karşı davacının karşı davada takdir edilen vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazı ise karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 7/2. maddesi nazara alındığında, Dairemizce yerinde görülmüştür. <br>\tBu durumda, asıl davanın takas mahsup defi, karşı davanın ise hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle asıl davanın tamamen, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca asıl davanın esastan, karşı davanın ise hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.    <br>     <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye ... Mahkemesi 14/12/2021 gün ve 2019/732 Esas - 2021/819 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Asıl davanın REDDİNE,<br>\t3-Asıl dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 40.444,98-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 10.162,76-TL harçtan mahsubu ile bakiye  30.282,22-TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t4-Davalı-karşı davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 88.766,88-TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,\t<br>\t6-Davalı-karşı davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 200,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.420,70-TL yargılama giderinin davacı - karşı davalıdan alınarak davalı - karşı davacıya verilmesine, <br>\t7-Karşı davanın HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar (dava şartı yokluğu) nedeniyle REDDİNE, <br>\t8-Karşı dava yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.408,01-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 8.937,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye  21.471,01-TL'nin davalı - karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t9-Davacı-karşı davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,<br>\t10-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,\t<br>\t11-Davacı-karşı davalı tarafından karşı dava yönünden ilk derece mahkemesinde yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 463,80-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 64,80-TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.749,30-TL yargılama giderinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, <br>12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatıran tarafa iadesine (HMK m.333),\t<br>\t13-Davalı-karşı davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL maktu ve 7.570,55-TL nispi olmak üzere toplam 7.651,25-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı- karşı davacıya iadesine,<br>\t14-Davacı-karşı davalıdan peşin olarak alınan 7.603,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı- karşı davalıya iadesine,<br>\t15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH:18/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br>.<br> <br><br>Üye<br>.<br> <br><br>Üye<br>.<br> <br><br>Katip<br>.<br> <br><br><br>        Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e3db636381e8061","SID":"bef850eda100aaef"}}