{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/273 - 2024/869<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/273 <br>KARAR NO\t: 2024/869<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/476 Esas 2023/36 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 16/07/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 15.11.2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın, seyri sırasında davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacının yaralandığını, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki aracın kaza tarihi itibariyle Kasko Sigorta Poliçesi uyarınca davalı ... A.Ş.'nin teminatı altında olduğunu, kaza tarihi itibariyle davalı ...'ın araç sürücüsü ve araç sahibi/işleteni olduğunu, davalı ... A.Ş.'ye karşı 2021/76817 başvuru numarası ile taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek, davacının dava konusu trafik kazasında yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini amacıyla 75.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... davaya cevap vermemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI\t<br>\tMahkemece; davanın kısmen kabulüne, 60.000 TL manevi tazminatın ... A.Ş. için 22.500 TL teminat talebi ile ilgili sınırlı olarak davalı ... için 15.11.2014 kaza tarihinden ... A.Ş. için 23.08.2021 arabuluculuk son tutanak tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece hükmedilen tazminat miktarının yetersiz olduğunu, davalı ... A.Ş. yönünden de kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, davanın açılmasına davalıların sebebiyet verdiği açık olduğundan, kısmen ret halinde dahi işbu dava, davalıların ödeme yükümlülüğünden kaçınması nedeniyle açıldığından davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilemeyeceğini, yeniden yargılama yapılması halinde yeni yargılamada verilecek hüküm tarihindeki güncel verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kaza ile maluliyet arasında uygun illiyet bağının olması gerektiğini, davacının maluliyet oranının ve bakıcı ihtiyaç süresinin raporda yüksek belirlendiğini, meydana gelen kazada davacının müterafik kusuru bulunduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden teminat limitinin üzerinde hüküm kurulduğunu, poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat taleplerinin bedeni zarar limitlerinin %25'i ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamına dâhil edildiğini, teminat limitinin kaza başına bedeni 90.000,00 TL, şahıs başına bedeni 30.000,00 TL olduğunu, mahkemece sorumluluk belirlenirken şahıs başına maddi zarar limitinin dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıcı olarak arabuluculuk son tutanak tarihinin alınmasının hatalı olduğunu, temerrüt söz konusu olmadığı için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, mahkemece yargılama gideri, harç, vekâlet ücreti hesabında hata yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemidir.<br>\tSomut olayda 15.11.2014 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyir halindeyken, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile çarpışmaları neticesinde kazanın meydana geldiği, İstanbul 54.ASCM’nin 2015/387 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada İstanbul ATK Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi’nden alınan 31/10/2016 tarihli rapor uyarınca, kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...’ın asli derecede kusurlu, katılan sürücü ...’ın alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğunun belirlendiği, neticeten sanığın bilinçli taksirle hareket ederek birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması nedeniyle cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın 24/10/2014-24/10/2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalı şirket tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığı, teminat limitinin şahıs başına bedeni 30.000,00 TL olduğu, poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat taleplerinin bedeni zarar limitlerinin %25'i ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamına dâhil edildiği, kaza tarihi itibariyle davalı ...'ın araç sürücüsü ve araç sahibi/işleteni olduğu, mahkemece ... Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan raporda, davacının kaza sonucu sağ tibula ve fibula fraktürü ve sağ peroneal sinir hasarı niteliğindeki yaralanmasına bağlı maluliyet oranının %26, geçici işgörmezlik süresinin 270 gün ve bakıcı ihtiyacının 60 gün olduğunun belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur durumunun olayın oluşu ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumu ile uyumlu bulunmasına, kazanın meydana gelmesinde sanık sürücü ...’ın asli derecede kusurlu, katılan sürücü ...’ın alt düzeyde tali derecede kusurlu olduğunun belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, buna göre kaza sonucu sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olan davacının kaza sonucu sağ tibula ve fibula fraktürü ve sağ peroneal sinir hasarı niteliğindeki yaralanmasına bağlı maluliyet oranının %26, geçici işgörmezlik süresinin 270 gün ve bakıcı ihtiyacının 60 gün olduğunun belirlenmesine, sigortalı aracın hususi araç olması nedeniyle mahkemece hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, eldeki dava zorunlu (dava şartı) arabuluculuk hükümleri çerçevesinde arabuluculuğa müracaat ile açılmış olup, davacı tarafın davaya konu edilen tazminatın ödenmesini sağlamak amacıyla, 12.07.2021 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, Ankara Arabuluculuk Bürosu'nun 23.08.2021 tarihli son tutanağı ile tarafların anlaşamadığının ve arabuluculuk sürecinin sona erdiğinin kayıt altına alındığı anlaşılmakla, alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvurusuyla davalı sigortanın temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece davanın kabul ve ret oranı nazara alınarak arabuluculuk masraflarına ilişkin hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, kaza esnasında sürücü ...’ın motosikletinde yolcu olan davacının yaralanma şekli nazara alındığında zararın meydana gelmesinde/artmasında müterafık kusuru bulunduğu anlaşılmakla beraber davacının müterafık kusuru nazara alındığında dahi mahkemece hükmedilen tazminat miktarının hakkaniyete uygun bulunduğu, davacının kaza nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarı, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının usul ve yasaya uygun bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t2-Davalı ... A.Ş. vekilinin, sigorta poliçesindeki manevi tazminat klozuna ilişkin istinaf taleplerinin incelenmesinde,<br>\tDosya kapsamında yer alan poliçe kapsamına göre, sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen aracın 24/10/2014-24/10/2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davalı şirket tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalandığı, teminat limitinin şahıs başına bedeni 30.000,00 TL olduğu, poliçede İhtiyari Mali Sorumluluk Genel Şartlarında belirtilen manevi tazminat taleplerinin bedeni zarar limitlerinin %25'i ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamına dâhil edildiği, mahkemece davalı sigorta şirketinin teminat limitinin şahıs başına bedeni 30.000,00 TL olduğu nazara alınarak davalı sigorta şirketinin bu meblağın %25'ine tekabül eden 7.500,00 TL manevi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile poliçede kaza başına teminat limiti olan 90.000,00 TL’nin esas alınmasıyla davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının ve dolayısıyla davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen harç ve yargılama giderlerinin de bu suretle hatalı belirlenmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tYukarıda açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin ise yukarıda 2 nolu bent altında açıklanan gerekçeyle kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak, kararda kesinleşen yönler korunarak, davalı sigorta şirketinin teminat limitinin şahıs başına bedeni 30.000,00 TL olduğu nazara alınarak davalı sigorta şirketinin bu meblağın %25'ine tekabül eden 7.500,00 TL manevi tazminattan sorumlu tutulması ve dolayısıyla davalı sigorta şirketi aleyhine hükmedilen harç ve yargılama giderlerinin de bu suretle düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. \t\t\t\t<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 18/01/2023 tarihli, 2021/476 Esas 2023/36 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\tDavanın kısmen kabulüne, 60.000 TL manevi tazminatın ... A.Ş. için 7.500 TL teminat ile sınırlı olarak, davalı ... için 15.11.2014 kaza tarihinden, ... A.Ş. için 23.08.2021 arabuluculuk son tutanak tarihinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\tAlınması gereken 4.098,60 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL harcın düşümü ile eksik kalan 3.842,43 TL (davalı sigorta şirketi bu harcın 384,24 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacı tarafından yatırılan toplam 315,47 TL harcın davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranı dikkate alınarak 1.056,00 TL'nin (davalı sigorta şirketi bu meblağın 105,60 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalılardan alınarak, 264,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.600,00 TL nispi vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi bu meblağın 7.500,00 TL'sinden sorumlu olacak şekilde) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavalı ... A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar nazara alınarak hesaplanan 7.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br><br>\tDavacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan 261,16 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi bu meblağın 26,11 TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavalılar tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tTalep halinde artan avansın iadesine, <br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,<br>\tIII-İstinaf eden davacı tarafından yatırılması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247.70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\tIV-İstinaf talebi kabul edilen davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 177,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 669,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>\tV-İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tVI-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tVII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br><br>Üye <br> <br>Katip <br><br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fed609ce90f9379d","SID":"589521ac62b85cf2"}}