{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 09/05/2024<br>NUMARASI\t\t:....<br><br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP <br>EDEN/ DAVACI....<br>\t <br>KARŞI TARAF/ DAVALI\t: ... -...\t <br>VEKİLİ\t: Av. ... -E-(Tebligat)<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>TALEP KONSU\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ\t: 18/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/07/2024<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan ihtiyati tedbir talepli alacak davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile dava dışı arsa sahipleri ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan inşaatta dış cephe mantolama işlerinin yapımı konusunda dava dışı üçüncü kişi ... ile anlaştığını, ... ile 02/11/2017 tarihli sözleşme imzaladığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin parçalar halinde dava dışı ...’e ödemeler yaptığını, yapılan ödemelerin bir kısmının nakdi, bir kısmının da ayni ödemeler olduğunu, müvekkilinin ayni ödemeler kapsamında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında hak edişi olan Ankara ili...nolu bağımsız bölümün tapusunu, ...’in yazılı ve açık muvafakati ile, sözleşme bedeline karşılık ve ona mahsuben davalıya verdiğini, ancak bu durumun sonrasında ... tarafından inkâr edildiğini ve sözleşme bedeline ilişkin müvekkiline karşı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/341 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davası açıldığını, bu davada ....beyanlarına itibar edildiğini, bu yolla davacı müvekkilinin sözleşme bedeline ilişkin olarak ...mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını; davalının bu şekilde taşınmazı karşılıksız ve hukuka aykırı bir biçimde elde etmiş ve haksız kazanç sağlamış olduğunu belirterek; davalı tarafın yargılama sürecinde ve devamında mal varlığını hukuka aykırı biçimde eksiltmek suretiyle müvekkilini maddi zarara uğratma ve işbu dava neticesinde çıkacak alacağı semeresiz bırakma olasılığının yüksek olması nedeniyle, yargılama süresince davalının tüm malvarlığı değerleri üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, davalının, üçüncü kişi ... ile olan gayrı resmi ortaklık ilişkisi kapsamında, üçüncü kişi ... ile olan sözleşme bedeline karşılık devri yapılan  Ankara ili .... nolu bağımsız bölümün, üçüncü kişinin bu devre olan onayını açıkça inkâr etmiş olması nedeniyle karşılıksız kalmış olması ve davalı tarafın bu nedenle haksız mal ve menfaat edinmiş olması nedeniyle belirsiz alacak davalarının kabulü ile dava konusu taşınmazın güncel piyasa değerinin, fazlaya ilişkin talep ve başkaca dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan ticari temerrüt faiz ile birlikte tahsilini talep etmiştir.<br>\tMahkemece 09/05/2024 tarihli ara kararı ile; uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği (HMK 389/1), somut olayda dava, taşınmaz devrinden kaynaklı belirsiz alacak davası olduğundan, dava konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; HMK’nın389/1 maddesi uyarınca  dava sonucunda verilecek kararın etkili bir şekilde uygulanabilmesi için gerekli görüldüğünde, ihtiyati tedbir kararı verilebileceğini, bu bağlamda, açık norm dikkate alınarak ihtiyati tedbir kararının, davada verilecek kararın icrasının imkânsız hale gelebileceği ve bu yolla davacı tarafın davadan beklediği menfaatin ortadan kalkacağı her ihtimalde verilebileceğinin açık olduğunu, Mahkemece verilen ret kararında ihtiyati tedbir talebinin yerindeliğinin ve kaçınılmazlığının tartışılmadığını, bu tartışma yapılmaksızın karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlunun mal varlığını saklama ya da azaltma eğiliminde olması halinde, alacaklının korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesinin esas olduğunu, Mahkeme kararının davalının mali durumu ve müvekkilinin dava neticesinde doğacak ilamlı alacağının tahsili riskleri göz ardı edilerek verildiğini, bu bağlamda kararın HMK’nın 389. maddesinde belirtilen \"etkili bir şekilde uygulanabilirlik\" ilkesine aykırı olduğunu, Mahkemece, davalının mali durumu ve geçmişteki ödeme performansı yeterince değerlendirilmeksizin, dosya kapsamında herhangi bir delil celp edilmeden, tanık dinlenmeden ve dolayısıyla tahkikat aşamasına dahi geçilmeden, davalının geçmişteki finansal işlemleri, borçlarını zamanında ödeme konusunda istikrarsız tablosu araştırılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile taleplerinin reddedildiğini, kararın müvekkilinin alacağının tahsilini risk altına soktuğundan hukuka uyar yönü bulunmadığını belirterek; mahkemenin 09/05/2024 tarihli ara kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tTalep, alacak davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararına karşı ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca, tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>\tBu kapsamda Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.\t  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05fd9ed274aa2ac8","SID":"3b68f4a346e0d34b"}}