{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.\t<br>İSTANBUL<br>13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO:2023/225 Esas<br>KARAR NO:2024/521<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:06/11/2014<br>KARAR TARİHİ:11/07/2024<br>G<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; yanlar arasında 20.05.2000   tarihimde sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre vekiledenlerinden ...'ın ... ve ... ... ...Ltd.Şti'indeki hisselerini ..., ... ve ...'e, ...'ın ise ... ...Ltd.Şti ve ... ... ...Ltd'deki hisselerin ... ve ...'e devrettiğini, bu devir işlemleri nedeniyle davalıların vekiledenlerine toplam 2.000.000 USD borcu bulunduğunu, vekiledenlerinin iyiniyetli girişimlerine rağmen borcun ödenmediğini, davalıların kötüniyetli olduklarının anlaşılması üzerine, davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, davalılardan ... ve ... inşaat...Ltd.Şti'nin icra takibine itiraz ettiğini ve itiraz üzerine takibin durduğunu, davalılar  itirazlarının dayanaksız olduğunu, alacağın likit bir alacak olduğunu ve zamanaşımı süresinin dolmadığını beyanla, davalıların itirazının iptaline, takibin devamına, diğer borçlular bakımından da dava konusu alacağın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve davalıların %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmişlerdir. <br>CEVAP:<br>Davalılar ... ve ... İnşaat...Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde; davacının dilekçesinde belirttiği sözleşmenin tarihinin 20/05/2000 olduğunu, yaklaşık 14 yıl sonra açılan bu davanın zamanaşımına uğradığını, BK'nun 10 ve 146. Maddeleri nazara alındığında, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunun çok net anlaşıldığını,  davacıların iddia ettikleri alacağın 2001 yılında ödenerek borcun kapatıldığını, aksi halin kabulü yani bu miktarda bir alacak için  14 yıl 6 ay hiç bir hukuki yola başvurulmadan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. <br>GEREKÇE;<br>Dava; İİK'nun 67. Maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. <br>Mahkememizin  2014/... Esas ve  2015/... Karar sayılı kararı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, verilen bu kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği,<br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/06/2022  tarih ve 2022/3006 - 2022/5241 E.K. Sayılı ilamı ile; \"...1- 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK’nın 297/2. ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. <br>Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesi ile icra takibine itiraz eden davalılar ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...’un  itirazlarının iptaline, takibin devamına, diğer davalılar bakımından takipte henüz ödeme emri tebliğ edilmediğinden, dava konusu alacağın tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir. Ön inceleme duruşmasında, davacılar vekili davalılar ... Ltd. Şti.,  ... San ve Tic. Ltd. Şti,  ... Ticaret Ltd. Şti, ... yönünden davayı atiye terk ettiklerini, işbu davanın davalılar ... ve ... İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti'ye karşı itirazın iptali davası olduğunu bildirmiştir. Mahkemece, gerekçeli karar başlığında dava türü olarak alacak ve itirazın iptali, gerekçe kısmında ise davanın itirazın iptali davası olduğu belirtilmiş,  takip tarihi 10/09/2014 itibariyle, her halükarda alacak yönünden zamanaşımı süresi dolmuş olmakla, işbu itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  Bu durum yukarıda anılan yasa maddelerine aykırı olup gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur  şekilde bulunduğundan ve mahkemece tüm talepler yönünden olumlu olumsuz karar verilmek gerekirken eksik hüküm tesisi oluşturduğundan kararın  re'sen bozulması gerekmiştir...\" gerekçesiyle bozularak dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı ... vekilinin 15/02/2024 tarihli dilekçesi ile; Tasfiye Halindeki ... Ltd. Şti, ... San. Ve Tic. Ltd Şti, ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... yönünden feragat etmesi neticesinde işbu taraflar yönünden dosya tefrik edilerek mahkememizin 2024/133 E sırasına kaydedilmiş ve dosyada feragat nedeni ile red kararı verilmiştir.<br>Davacı muris ... mirasçıları vekilinin 08/07/2024 tarihli dilekçesi ile; Tasfiye Halindeki ... Ltd. Şti, ... San. Ve Tic. Ltd Şti, ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... yönünden feragat etmesi neticesinde işbu taraflar yönünden dosya tefrik edilerek mahkememizin 2024/402 E sırasına kaydedilmiş ve yine bu dosyada da ilgili taraflar yönünden feragat nedeni ile red kararı verilmiştir.<br>Somut olayda davacı ve davalı yan, 20/05/2000 tarihli sözleşmeye, bilirkişi incelemesine, tanık beyanlarına ve .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına dayanmışlardır. <br>.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklılar ... ve ... tarafından borçlular ... İnşaat...LTd.Şti., ... ... ...Ltd.Şti, ... ... ...Ltd.Şti, ... San...Ltd.Şti, ... ve ... aleyhine, 20/05/2000 tarihli sözleşmeye dayalı olarak 2.000.000 USD alacağın tahsili için ilamsız genel haciz yoluyla takibe girişildiği, borçlulardan ... ve ... İnşaat...Ltd.Şti'nin 29/09/2014 tarihinde süresinde takibe, zamanışımına, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, takibin durduğu, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre  içinde açıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davada öncelikli çekişmeli husus alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, tüm yargılama dosyası kapsamı ile  somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında akdedilen 20/05/2000 tarihli sözleşmenin konusu, davacılar ... ve ...'ın takipte borçlu gösterilen diğer şirketlerdeki hisselerinin ..., ... ve ...'e satışı olup, sözleşmenin 3. Maddesinde açıkça; \"... ......Ltd.Şti, ... San ve Tic. Ltd.Şti, ... San ve Tic. Ltd.Şti, ... İnşaat San ve Tic. Ltd.Şti'nin ortaklar cari hesabı olarak ... ve ...'a 2.000.000 USD  borcu bulunmaktadır. <br>Ancak ... veya ...'un ortağı olduğu veya olacağı şirketlerin yapacağı işlerden  tahsil edecekleri avans veya iş bedellerinden öncelikle ...'a  ve ...'a bu mevcut borç ödenecektir. <br>Şayet ödeme yapılamadığı taktirde mevcut borçların ödemesi ... İnşaat...Ltd.Şti'ne ait ... Sitesindeki gayrimenkullerden yapılacaktır.\" hükmüne yer verilmiştir.<br>Sözleşmenin  işbu maddesi ve diğer maddelerinde hiçbir şekilde ödeme için tarih belirlenmediği gibi davacıların dava dilekçesinde açıkça; \"ödeme için net bir tarih belirlenmemiştir. Müvekkillerin iyi niyetle beklemiş olmaları, davacıların zamanaşımı savunması yapmalarına neden olamaz, suiniyetli bu davranış, dürüstlük kuralına aykırıdır. Ancak davalılar madde 3. Mucibi davalı ... İnş. San ve Tic. Ltd.Şti'ne ait ... Sitesindeki gayrimenkullerden, yani bu dükkanları satıp müvekkillere ödeme yapmaları gerekirken yapmamışlardır.<br>Müvekkillerin yaptığı araştırmaya göre, davalılar bahse konu dükkanların birkısmını sattıkları halde müvekkillere ödeme yapmamışlardır. Müvekkiller bu duruma muttali olur olmaz davalıların suiniyetli olduklarını anlamışlar ve derhal icra işlemlerine başlamışlardır.\"  şeklinde beyanda bulunulduğu,  dolayısıyla davacı yanın açıkça ödeme için tarih belirlenmediğini ikrar ettikleri anlaşılmaktadır. <br>Öncelikle sözleşmeye bağlı alacak yönünden TBK 146. Maddede düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı uygulanacaktır. <br>TBK 149. Maddesinde zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağı, alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hallerde zamanaşımının bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlayacağı hüküm altına alınmıştır. <br>TBK 90. Maddede ise, \"ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça, her borç doğumu anında muaccel olur\" hükmü düzenlenmiştir. <br>Somut olayda sözleşmede muacceliyet şartı bulunmadığı, muacceliyetin şarta bağlandığının kabul edilemeyeceği, muacceliyet ile temerrüt halinin karıştırılmaması gerektiği, alacağın borcun doğduğu tarihte muaccel olduğu, bu kabul doğrultusunda  davacılar vekilinin sözleşmenin 3.maddesinde geçen ... Sitesinde davalı ... İnşaat...Ltd.Şti'ne ait işyerinin satılıp satılmadığı ve satıldı ise tarihinin sorulması hususundaki taleplerinin borcun sözleşme imzalandığı 20/05/2000 tarihinde doğduğu, bu tarihten itibaren takip tarihine kadar 14 yılın üzerinde zaman geçtiği, dolayısıyla alacağın zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. <br>Davalıların borcun bir kısmının ... İnşaat...Ltd.Şti tarafından 2001 yılında ödendiği hususundaki savunma ve ikrarları (02/06/2015 tarihli duruşma tutanağı)  gözönüne alınsa ve bu konuda davacı yanca takibe girişildiğine ilişkin ... İcra Tetkik Mercii Hakimliğinin ihalenin feshi davasına ait 30/10/2001 tarihli derkenarı ibraz edilmiş olsa  dahi, TBK 154. ve 156. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımının kesildiği (2001 yılı) tarihten itibaren de her halukârda 10 yıllık zamanaşmı süresinin dolduğu anlaşıldığından itirazın iptali davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı yanın takipte kötüniyetli olduğu sabit olmadığından, davalı yanın kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;<br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,<br>2-Koşulları oluşmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,<br>3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 53.776,30 -TL harçtan mahsubu ile bakiye 53.348,70 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Kendini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine,<br>Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br>e-imzalıdır  <br>Üye ...<br> e-imzalıdır  <br>Katip ...<br>e-imzalıdır  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0af1e6d3352923eb","SID":"84310758ae0a34bc"}}