{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2131 <br>KARAR NO\t: 2022/1562<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/849 2022/222<br>DAVA: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2022<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinin hissedarı olduğu ... Mah. ... Cd. No:... Bakırköy adresinde bulunan taşınmazı kiralamak istediğini,  bunun üzerine müvekkilinin talepleri doğrultusunda anlaşma sağlanarak 06/08/2015 tarihli protokol imzalandığını, müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan anlaşma çerçevesinde düzenlenen ve taraflarca imzalanan 06/08/2015 tarihli protokol gereği 5 yıllık kira farkı için davalı şirket tarafından 10/02/2016 tarihli 300.000-TL bedelli ve 10/08/2018 tarihli 240.000-TL bedelli 2 adet çek ciro edilerek  müvekkiline teslim edildiğini, davalı şirket yetkililerinin protokolde belirlenen ödeme şartları çerçevesinde 10/02/2016 tarihli 300.000-TL bedelli çek karşılığında  ödeme yapmadıkları gibi ödeme tarihinde çeki bankaya sunmaması için müvekkili oyaladıklarını ve müvekkilinin 10 günlük yasal sürede çeki bankaya sunmasına engel olduğunu, daha sonra da aynı bahanelerle ödeme yapmadıklarını 10/08/2018 tarihli 240.000-TL bedelli 2. kira farkı çekinin ödeme günü geldiğinde müvekkilinin bankaya başvurarark çekin bedelini tahsil ettiğini, 10/02/2016  tarihli 300.000-TL bedelli 1. Çekin bedelini tahsil için davalı şirkete karşı Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirketin başlatılan icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas  sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında bir kira ilişkisinin bulunmadığını, kira sözleşmesinin davacı ile dava dışı ... ve ... arasında kurulduğunu, müvekkili şirketin ne kira kontratında ne de 06/08/2015 tarihli protokolde imzası bulunmadığını, müvekkilinin çeki kombiyo vasfı özelliği gereği ödeme aracı olarak davacıya verdiğini, müvekkilinin kambiyo ilişkisi dışında hiçbir bağı bulunmamakta olduğu davacının çeki süresinde bankaya ibraz etmediğini,  böylece kambiyo ilişkisinin sona erdiğini, bu durumda davacının müvekkil şirketten talepte bulunabilmesi için hiçbir hukuki neden olmadığını, müvekkil ile davacı arasında borç doğuran temel ilişki olmadığını, davacının alacağının kira bedeli olduğunu, bu kira borcunun borçlusunun da kiracı olduğunu, müvekkilinin  ne kiracı, ne kefil nede başka bir sıfatla davacıya borçlu bulunmadığını, buna göre müvekkil şirketin davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesi de söz konusu olmadığını, davacının ödenmeyen veya eksik ödenen kira bedelleri var ise kiracıdan talepte bulunabileceğini, davacının davasını \"kira farkı alacağına dayandırdığını\" dava dilekçesinin birçok yerinde açık bir şekilde belirttiğini, dava konusu çekin de bu nedenle verildiğini kabul etmiş olduğu, davanın haksız olduğunun açıkça ortada olduğunu belirterek davanın tümden reddine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava konusu çekin yasal süresi içerisinde ibraz edilmediğinden kambiyo senedi vasfını yitirdiği ve davacı artık  kambiyo hukukuna ilişkin haklarını kaybettiğinden TTK.nın 732. maddesi hükmüne göre sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak keşideciden borcun ödenmesini isteyebileceği, nitekim TTK 732/1 maddesi uyarınca; zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalındığı, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca ise ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene, yani keşideciye ait olduğunu, somut olayda; davacının 3 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde çekten kaynaklı talebini ileri sürdüğü, sebebsiz zenginleşmediğini  ispat külfetinin davalı keşidecide olduğu, davalı keşidecinin çekten kaynaklı borcunun bulunmadığını ispat edemediğinden, davacının takip talebine konu çekten dolayı sebepsiz zenginleşen davalıdan 270.600-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla asıl alacak yönünden takibe yapılan itirazın iptaline, işlemiş faiz ve çekin kambiyo statüsü gereği talep ettiği komisyon ve tazminat alacaklarının ise çekin kambiyo vasfını yitirmiş olması nedeniyle reddine, alacağın likit, itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, mahkemece, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karar verilmiş ise de bu hususun mahkemece re'sen değerlendirilebilecek konu olmadığını, çekin süresi içinde bankaya ibraz edilmediğini, davacının (dava dilekçesi ve ön inceleme zaptında) davasını sebepsiz zenginleşmeye değil, açıkça temel ilişki olan kira alacağına dayandırdığını, müstakar Yargıtay içtihatlarına göre bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, temel ilişkiye göre değerlendirme yapılması gerektiğini, davacı müstakar içtihatlar ve kanun gereği yapması gereken tercihini sebepsiz zenginleşme değil, temel ilişkiden yana kullandıktan sonra İDM'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre karar vermesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, temel ilişki yönünden görevsiz SHM'nce yukarıdaki husus dikkate alınarak taraflar arasında kira ilişkisi bulunup bulunmadığını, davalının kira borcunun bulunup bulunmadığı noktasında araştırma yapıldığını, bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, neticede taraflar arasında kira temel ilişkisinin bulunmadığını, davalının davacıya kira borcunun bulunmadığının tespit edildiğini, sebepsiz zenginleşmeye dayanmayan davacının davasının kabul edilerek, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE \t: İstinaf konusu kararın  ilk olarak kararı veren asliye ticaret mahkemesinde açıldığı ,mahkemenin 2019/496 Esas - 2019/708 Karar ve 09/07/2019 tarihli ilamı ile alacak kira ilişkisinden kaynaklandığından görevsizlik kararı verildiği,dosyanın Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesine tevzisi yapılarak 2019/315 Esas sırasına kaydedildiği, bu mahkemece yapılan yargılama neticesinde; \"... Somut olayımızda uyuşmazlık, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davada dayanılan sözlü kira sözleşmesi ve kira ilişkisi inkar edildiğine göre, kira ilişkisinin varlığı ve unsurları kiralayan tarafından kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça davalı ile yapılmış yazılı bir kira akdi sunulamadığı, mübrez kira sözleşmesinde kiraya verenin ... adına vekaleten kendi adına asaleten ... ve ..., kiralayanın ... ve ... , kiralanan yerin  ... Mahallesi ... Caddesi No:24 Bakırköy adresinde olduğu, kira bedelinin 20.000-TL, kira müddetinin ise 5 yıl olarak kararlaştırıldığı, davalı şirketin kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almadığı, protokolün tarafı olmadığı, taraflar arasında kiracılık ilişkisinin ve kira sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmakla, taraflar arasında kira ilişkisinin varlığının kesin delillerle kanıtlanması gerektiğinden davacının ispat edilemeyen davasının reddine..\" karar verildiği ve davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 49. Hukuk Dairesinin 10/03/2021 tarih, 2021/218 Esas, 2021/446 Karar sayılı ilamı ile \"... taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı, dosyaya sunulan 06.08.2015 tarihli protokolde de davalı şirketin imzasının bulunmadığı, bu şekilde taraflar arasında kira ilişkisinin söz konusu olmadığı, davanın; İİK'nın 67. maddesine göre açılan ödenmeyen çek bedeline ilişkin ilamsız takibe itirazın iptali davası olduğu, davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olmadığı, tarafların tacir olup olmadığı ve işin ticari olup olmadığına göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerektiği, davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine ait olmaması'' gerekçesiyle kaldırma kararı verilerek mahkemesine iade edildiği ve Bakırköy 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin  2021/361 Esas ve 2021/430 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı taraf, 06/08/2015 tarihli protokole konu 5 yıllık kira farkı alacağı olarak davalı şirkete  ait 10/02/2016 tarihli 300.000-TL ve 10/08/2018 tarihli 240.000-TL olmak üzere 2 adet olarak verilen çeklerden 10/02/2016 tarihli çekten bakiye kalan 270.600-TL'nin tahsilini talep etmektedir. Söz konusu çekin ibraz süresi içerisinde ibraz edilmediği, çek 10.02.2016 keşide tarihli olup, 04.02.2019 tarihinde takibe konu edildiği belirlenmektedir.Davalı vekili  ,davada davacının temel ilişkiye dayandığı ,sebebsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanmadığı mahkemece ,TTK nun 732.maddesine dayandığının re'sen gözetilemeyeceğini ileri sürmüştür. Somut olaya emsal olabilecek Yargıtay 19.HD nin emsal ilamında \"... çeke dayalı olarak müracaat hakkı düşmüş olan hamilin ya aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki kendisine ciro eden lehtara başvurup süresinde ibraz edilmeyen çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp alacağını her türlü delil ile kanıtlayabileceği gibi 6762 sayılı TTK nun 730/14 maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanunun 644.maddesinde düzenlenmiş olan sebepsiz iktisap hukuksal nedenine dayanarak keşideciye başvurulabileceğini, bu ikinci halde ispat külfetinin keşidecide olduğunu, davacı tarafça mevcut davada aralarında temel ilişki olmamasına karşın keşideci olan davalı şirkete karşı sebepsiz zenginleşme hukuki nedenine dayanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, çeke dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu çek ibraz müddetinde bankaya ibraz edilmemiştir. Dolayısıyla davacı ciranta hamil mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 6102 sayılı TTK'nın 732. maddesi (TTK 644.md) uyarınca sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanarak keşideciye başvurabilir. Davacı, davalı ile aralarında temel ilişki bulunduğunu ileri sürmemiştir. Bu durumda hukuki tavsifin mahkemeye ait olması nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayandığı kabul edilerek, söz konusu yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı gerekçe ile hüküm verilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay  kapatılan 19 HD nin 2017/700 esas, 2018/643 karar sayılı 10.12.2018 tarihli emsal ilamı )Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.Davacı ,kira borcu için vekilen takibe ve davaya konu çekin ödenme vaadi ile bankaya ibraz edilmediğini ileri sürerek alacağın tahsilini istemiştir.Hukuki dayanağının  belirlenmesi ise mahkemeye aittir. Davalı vekilinin taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde değildir.Dava dilekçesinde dayanılan maddi vakılar anlatılarak çek bedelinin tahsili talep edilmiştir. Esasen taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi mevcut değil ise de davalı şirketin ortakları tarafından taşınmaz sahipleri ile imzalanan kira sözleşmesine ek olarak  davacı ile kiracılar protokol imzalamış ve davacıya  kira alacağı için takibe konu kiracıların ortağı ve yetkilisi bulunduğu  davalı şirketin çeklerinin verildiği çekin birinin ödendiği, diğerinin ise eldeki davaya konu olduğu anlaşılmaktadır. Ortakların kiraladığı taşınmaz için çek veren şirket kira borcunun ödeneceğini de taahhüt etmiş sayılmalıdır. Esasen davalı taraf savunmasını kira sözleşmesinde imzasının bulunmadığı,sözleşmeye  kefil olmadığı, bu nedenle sorumluluğuna gidilemeyeceğine dayandırmıştır. Davanın taraflarının  çekin ; dosyada mevcut kira sözleşmesi nedeniyle verildiğine ve protokole  bir itirazları bulunmamaktadır.Ancak davalı şirketin kira borçlarına karşılık ibraz edilmeyen çeki vermek suretiyle katıldığı açık olup, verdiği çek nedeniyle kambiyo takibine başvurulamaz ise de sebebsiz zenginleşme hükümleri gereği zamanaşımı süresi içinde çek bedelinden dolayı sorumluluğu devam etmektedir. Davalının imzaladığı kira sözleşmesi olmadığına dayanılarak çek keşidecisine başvurulamayacağı yolundaki savunmanın yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebebsiz zenginleşmediğini ispat yönünde delil sunmayan davalı şirketin çek bedelinden kalan borç nedeniyle sorumlu tutulmasına ve ödencek bedel belirlenebilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar  tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; davalı şirket ortaklarının kiraladığı taşınmazın kira borcuna karşılık olmak üzere davaya konu çekin verildiği sabit olup davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından istinaf nedenleri yerinde olmayan  davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 18.484,68-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 4.701,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.782,81-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 26-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/11/2022<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e735048755d5945","SID":"bbbc7bb7b00797b0"}}