{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1498 <br>KARAR NO: 2022/1125<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 18.05.2022<br>NUMARASI: 2022/39 D.iş - 2022/42 Karar <br>TALEP: İhtiyati tedbir <br>Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati tedbir talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin  Nijerya merkezli ... Limited firmasından satın almış olduğu emtiaların davalı firma “... A.Ş.” tarafından ... ve ...U9264630 numaralı konteynerlerle  taşınarak Marport-Ambarlı Limanı'na getirildiğini ve bu kapsamda müvekkili  firmaya 18.01.2022 tarihinde navlun ödemesi yapıldığını,  gümrük beyannamesi düzenleyerek emtiayı teslim alabilmek adına Muhatap'dan defalarca yazılı ve sözlü olarak ordinonun taraflarına gönderilmesi talep edilmiş ise de işbu davanın açılış tarihine kadar taraflarına  ordinonun iletilmediğini,  davalı firmaya Kadıköy ... Noterliğinin 11.04.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı  ihtarnamesinin gönderildiğini ve ordinonun ivedilikle taraflarına  iletilmesinin talep edildiğini, ancak davalı yanca herhangi bir cevap verilmediğini, davalının olumsuz tutumu nedeniyle her geçen gün demuraj ücreti ve müvekkilinin emtiayı teslim alamaması sebebiyle mağduriyetinin maddi ve manevi zararlarının geri dönülemez bir şekilde arttığını, emtianın bulunduğu konteynerlerin satıcı firma tarafından davalıya mühürlü bir şekilde teslim edilmiş olmasına rağmen, konteynerlerin gemiden tahliye olurken Gümrük  Müdürlüğünce mühürsüz olarak tespit edilmesi neticesinde tehlike arz etmesi sebebiyle iki aylık süre beklenmiş olduğunu ve bu durumun davalıdan kaynaklı olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirketin  üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini,  fatura bedelini, navlun ücretini ödediğini,  satın aldığı malların teslimi için gerekli tüm işlemleri yerine getirdiğini, ithalat işlemlerinin tamamlanabilmesi  için ... numaralı konşimento ile ithalat yüklerine ilişkin ordinonun taraflarına teslimine ve ithalat işlemleri tamamlandıktan sonra emtianın taraflarına  teslimi için liman işletmesine talimat verilmesine karar verilmesi talebiyle huzurdaki davayı açma zaruretlerinin hasıl olduğunu beyanla; davalarının kabulü ile öncelikle ithalat işlemlerinin tamamlanabilmesi için ... numaralı konşimento ile tahliye limanına/davalı liman işletmesine getirilen ithalat yüklerine ilişkin ordinonun taraflarına tedbiren, teminatsız olarak teslimine ve ithalat işlemleri tamamlandıktan sonra emtianın taraflarına  teslimi için liman işletmesine talimat verilmesine karar verilmesini, bu mümkün  değil ise uygun bir teminat miktarı belirlenmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... San. ve Tic.A.Ş., 29/04/2022 tarihli cevabi yazısında; Söz konusu konteynerin ... sayılı özet beyanın ... sayılı konşimentosuna kayden ... A.Ş. acenteliğine bağlı ... sefer sayılı ... gemisinden dolu olarak tahliye edilmiş olup, yazımız tarihi itibariyle Liman sahalarında dolu olarak beklediğini, konteynerlerin teslim alınmasına ilişkin taraflarına herhangi bir başvuru yapılmadığı bildirilmiştir. ... A.Ş. vekili, 16/05/2022 tarihli cevabi yazısında; Müvekkili şirketin   Türkiye genel acenteliğini yapmakta olduğu ... tarafından Nijerya'nın Lagos kentine düzenlenen ... numaralı konişmento tahtında taşınan ... ve ... numaralı 2 konteyner muhteviyatı yükün İstanbul Ambarlı limanında 16.01.2022 tarihinde ... sefer numaralı ... isimli gemiden tahliye edildiğini, acenteliğini yaptıkları Danimarkalı ...'den aldıkları bilgi doğrultusunda 24.01.2022 tarihinde yük alıcısına elindeki gerekli evrakları (yük teslim başvuru formu, gümrük müşavirleri ile takip edilen işlerde vekaletname, imza sirküleri, konişmento vs) ibraz ederek yükünü teslim alabileceğinin bildirildiğini, ancak bugüne kadar yükün teslimi hususunda herhangi bir kimseden herhangi bir başvurunun yapılmadığını,  bahsi geçen bu iki konteynerin halen daha liman sahasında dolu olarak beklediğini öğrendiklerini bildirmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Talep; TTK'nun 1202.maddesine göre yükün teslimi talebine ilişkindir. TTK 1202.maddesinde taşıyanın alacakları hakkında uyuşmazlık çıktığında çekişmeli tutarın mahkemece belirlenecek yere yatırılması halinde taşıyanın eşyayı teslim etmek zorunda olduğu kabul edilmiştir. Bu itibarla yatırılacak olan teminat taşıyanın navlun ve demuraj gibi alacaklarından kaynaklanan hapis hakkının güvence altına alınmasına yöneliktir. Talep eden tarafça taşıyan tarafından ordino verilmemesi nedeniyle yükün çekilemediği belirtilerek ... sayılı konişmento tahtında taşınan yükün teslimini talep edilmekte ise de taşıyan tarafından gönderilen yazı cevabında teslim hususunda başvuruda bulunulmadığının belirtildiği, talep eden tarafından sunulan beyan dilekçesinde talep konusu yükün mal mukabili satışa konu olması nedeniyle mal bedelinin ödenmediğinin belirtildiği, yine TTK'nun 1230. maddesine göre konişmentonun meşru hamili yükü teslim almaya yetkili olup talep eden tarafından cirolu konişmentoların mahkememize sunulmadığı görülmekle TTK. 1202 maddesi yasal şartları oluşmadığı...\" gerekçesiyle, yükün teslimi talebinin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili ile aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... A.Ş.  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir isteyen vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talep dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamış ve mahkemece talep konusu yükün mal mukabili satışa konu olması da ret gerekçesi yapıldığını, takdir edileceği üzere, mal mukabili ticaret ihracatçı ve ithalatçı arasında güvene dayalı bir ilişkinin bulunması durumunda tercih edilen bir yöntem olup, alıcı ödeme yapmadan malları teslim aldığı için bu ödeme şeklinde temel riskin ihracatçı üzerinde olduğunu, dava konusu malların Marport Limanına geldiği de göz önüne alındığında alıcı ve gönderici firma arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, kaldı ki bunun oldukça tercih edilen bir yöntem olup bu şekilde ticaret yapılmasını engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, mahkemenin hangi gerekçe ile mal mukabili ticaret yapılmasını ret sebebi saydığının taraflarınca anlaşılmadığını, ayrıca mal bedelinin ödenmesi için kendilerine bir süre verilmiş olsa idi bu bedelin satıcı ile belirlenen vadeden önce de ödenebileceği dikkate alınması gerektiğini, Cirolu konşimentonun mahkemeye sunulmaması gerekçe gösterilmiş ise de defalarca izah edilen hususlar kapsamında cirolu ana konşimentonun kendilerine iletilmemiş olup, müvekkilinin \"alıcı\" olarak yer aldığı telex çıktısı konşimentonun dosyaya sunulduğunu, İlk derece mahkemesi tarafından verilen ret kararı dolayısıyla müvekkilinin mağduriyetinin her geçen gün arttığını, müvekkili ile davalı ... arasındaki uyuşmazlığın müvekkilinin tüm çabalarına rağmen çözülemediği için mahkemeye başvurulmuş ise de müvekkilinin hak arama çabalarının karşılıksız bırakıldığını,  hiçbir ihmal, kasıt ve kötüniyeti bulunmamasına rağmen mağduriyeti doğmuş olan müvekkili firmanın mallarını teslim alamadığı gibi,  ticari itibarı sarsılmış ve ticari işleri sekteye uğradığını, uzunca bir süredir satın almış olduğu malların teslimi için uğraşan müvekkili firmanın mağduriyeti her geçen gün artmaya devam ettiğini, ... A.Ş.’ne ait konteynerların boşaltılmaması sebebiyle demuraj bedeli ve malların limanda beklemesinden dolayı ardiye bedelinin her geçen gün arttığını, müvekkiline ait olduğundan hiçbir şüphe bulunmayan malların ise limanda çürümeye bırakıldığını, Tedbir talebinin acele işlerden olup, mahkemece oldukça uzun bir süre bir karar verilmediği gibi, sürecin sonunda verilen karar ile talebin haksız bir şekilde reddedildiğini, aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olmakla birlikte Anayasada düzenlenen \"hak arama hürriyeti\"nin de ihlali niteliğinde olduğunu, Davalı taşıyanın dahi cevap dilekçesinde yüklerin teslime hazır olduğunu belirttiğini,  dava konusu yükün müvekkiline ait olmadığı, navlun ücretinin ödenmediği gibi herhangi bir iddiası ve mahkemece verilecek yükün teslimi kararına bir itirazı bulunmadığını, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığı ancak davalının cevap dahi vermediği ve müvekkilinin halen yükü teslim alamadığı hususu da dosya kapsamından anlaşıldığından, mahkemece talebin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Bir an için taşıyanın hapis hakkını kullandığını düşünsek dahi, mahkemece, davalının dava konusu konşimento kapsamında rehin hakkı doğuran bir alacağının bulunup bulunmadığının ve davalının bu konşimento muhteviyatı mal üzerinde rehin hakkı tesis etmeye hakkının olup olmadığının, bu yönde bir talebinin bulunup bulunmadığının değerlendirilip, karar yerinde tartışılması gerekirken, eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisinin de hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talepleri gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir istenen ... A.Ş. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taşımanın Danimarka'da yerleşik ... tarafından yapıldığını, müvekkili  ... A.Ş.'nin taşıyanın Türkiye genel acentesi olmakla birlikte, uyuşmazlık konusu taşımada aracılık dahi yapmadığını, bu nedenle doğrudan kendilerine dava açılamayacağını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 1202.maddesi uyarınca, taşımaya konu emtianın, yük alıcısı olduğunu iddia eden talep edene, ihtiyati tedbir yoluyla teslimi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, bu karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili ile aleyhine ihtiyati tedbir istenen ... A.Ş. vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355 maddesi uyarınca istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Tedbir talebine konu yük için bir konşimento düzenlendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf yoktur. TTK'nın 1202.maddesine ayalı talepte bulunma hakkı, yük alıcısına ait olup, konşimentonun hamili yük alıcısı kabul edilir. Çünkü, konşimentonun tanımının yapıldığı TTK'nın 1228/1. maddesi uyarınca, konşimento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu tanıma göre, taşınan emtia için bir konşimento düzenlenmişse, taşıyan, taşıdığı emtiayı ancak konşimentonun kendisine ibrazı karşılığında teslim edebilir. Çünkü konşimento, taşınan eşyayı temsil eden ve malın zilyetliğinin devrine gerek olmaksızın onun tedavülüne imkân sağlayan bir kıymetli evraktır (Emine YAZICIOĞLU, KENDER- ÇETİNGİL Deniz Ticareti Hukuku, 6. Basım, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2020) . Konşimento nama, hamiline veya emre yazılabilir. Nama yazılı konşimentonun alacağın temliki hükümlerine göre, hamiline yazılı konşimentonun devri suretiyle ve emre yazılı konşimentonun cirosu suretiyle taşınan emtianın tedavülü sağlanır (Bülent SÖZER, Deniz Ticareti Hukuku-I, 5. Basım,Vedat Kitapçılık,  İstanbul, 2019, s.439-441). Konşimentonun kıymetli evrak hükümlerine göre devrinin mümkün olması nedeniyle, taşınan yük üzerindeki hak sahipliği, ancak konşimentonun ibrazıyla ispat edilebilir. Yani konşimentonun, taşımaya konu eşya üzerindeki hak sahibinin teşhisi fonksiyonu vardır (Ecehan YEŞİLOVA, Konişmentonun İspat Kuvveti, Güncel Yayınevi, İzmir, 2006, s.43-47). Esasen taşıyan, taşıdığı yük ile ilgili olarak bir konşimento düzenlediğinde, eşyayı sadece konşimento ibraz eden kişiye teslim edeceğini, bunun dışındaki kişilere (örneğin yükletene) teslim etmeyeceğini de üçüncü kişilere taahhüt etmiş olur (YAZICIOĞLU, a.g.e., s.380-382). Bu taahhüt sayesindedir ki üçüncü kişilerin konşimentoya dayanarak hak iktisap etmeleri mümkün olur. TTK'nın 1230. Maddesinde de  konşimentonun meşru hamilinin  yükü teslim almaya yetkili olduğu belirtilmiştir.   Bu nedenlerle, gerçek konşimento ibraz edilmeden malın teslimi halinde, taşıyan, ileride gerçek konşimentoyu ibraz edecek kimselere karşı sorumlu olmaya devam eder.İhtiyati tedbiren malların kendilerine teslimini talep eden vekilinin 29.04.2022 tarihli dosyaya alınana beyan dilekçesinde konşimento aslının taraflarına iletilmediğinden sunulamadığı beyanı da dikkate alındığında,  ilk derece mahkemesi kararında da işaret edildiği üzere, ihtiyati tebdir talep eden tarafından taşınan ve tedbiren teslimi istenen mallara ilişkin konşimentonun sunulmadığı gözetilerek mevcut delil durumuna göre tedbir isteminin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı isabetli olup, aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Talep eden vekilinin, esasen konşimentonun kendilerine hiç teslim edilmediğine dair iddiaları esas hakkında taşıyan aleyhine açılacak bir davada değerlendirilebilecek bir husustur. Aleyhine İhtiyati tedbir talep edilen vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Aleyhine ihtiyati tedbir istenen vekili, taşımayı yapan yurt dışı şirketin Türkiye genel acentesi olduklarını, ancak somut taşımaya aracılık edilmediğini, acente olarak kendilerine doğrudan dava açılamayacağını, bu nedenle davanın pasif husumetten reddi gerekeceğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece davacının konşimento aslını sunmaması nedeniyle hak sahipliğini kanıtlayamadığı, yani aktif husumet ehliyetini kanıtlayamadığı gerekçesiyle talep reddedilmiş olup, öncelikle aktif husumetin karara bağlanmasında usule aykırılık bulunmamaktadır. Talep eden, ... A.Ş.'nin taşıyan olduğunu iddia etmiştir. ... A.Ş. ise acente olduğunu savunmuş olup, bu husus araştırmaya muhtaç bir husustur.  Her ne kadar acenteye doğrudan ve asaleten dava ve talep yöneltilemez ise de talep edenin aktif husumet ehliyetini kanıtlayan belgeleri, yani konşimento aslını sunmamış olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince, usul ekonomisi ilkesi de gözetilmek suretiyle, pasif husumet hakkında araştırma ve değerlendirme yapılmamasında usule aykırılık görülmediğinden, davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Her iki taraf vekilince yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Her iki taraf vekilince istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın  İlk Derece Mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 15.09.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve  kesin  olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f  maddesi uyarınca  karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62abeb4608c93ced","SID":"393afb9fbba92daa"}}