{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1499 <br>KARAR NO: 2022/1128<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:  24.03.2022 Tarihli ek karar<br>NUMARASI: 2022/23 D.iş - 2022/23 Karar <br>TALEP: İhtiyati haciz - İhtiyati Haciz Kararına İtiraz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle  ihtiyati hacze itirazın kısmen kabulüne dair verilen ek karara karşı, borçlu ve alacaklı vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ... IMO numaralı “...” adlı kuru yük gemisinin  donatanı olduğunu, müvekkiline ait geminin 29.11.2021 tarihinde Kartal eski Kumcular iskelesinde bağlı bulunduğunu, aynı iskelede bağlı olan ve karşı tarafa ait ... IMO numaralı “...” adlı geminin 29.11.2021 gecesi şiddetli lodos rüzgarı nedeniyle halatlarını kopardığını ve müvekkiline ait gemiye çattığını, çatma neticesinde müvekkiline ait geminin battığını, “...” adlı geminin üzerinde muhtelif ihtiyati hacizler ve seyir yasakları bulunan bir gemi olduğunu, bu nedenle söz konusu geminin senelerdir iskelede atıl, bakımsız şekilde bırakıldığını, aynı iskelede bir yan rıhtımda bağlı bulunan “...” adlı geminin maliki olan müvekkilinin, yaklaşan lodos rüzgârı öncesi “...” gemisi yetkililerine whatsapp mesajı göndererek gemilerini emniyete almaları noktasında kendilerini uyardığını, ancak  “...” gemisi yetkililerinin bu uyarılara kulak asmayarak gemilerini güvenliğe almadıklarını, çatma hadisesi neticesinde Tuzla Liman Başkanlığınca idari tahkikat başlatıldığını,  Liman Başkanlığınca hazırlanan tahkikat yazısından da görüleceği üzere, müvekkilinin olayda bir kusuru bulunmadığını, geminin kurtarılması için fazlaya dair hakları saklı kalmakla birlikte şimdilik toplamda 298.075,20 USD (ABD Doları) kurtarma ve tamir masrafı ortaya çıktığını, geminin yüzdürülmesi için kurtarma şirketi ile anlaşma yapıldığını,  geminin  tamir edilmesi için tersaneden bir tamir teklifi alındığını  ve bu teklif doğrultusunda geminin tersaneye girdiğini, tersane tarafından geminin dış cephe tamirleri için teklif verilmiş olup geminin iç cephesinin tamiri için ayrıca bir yükleniciden tamir teklifi alındığını, her iki tamir teklifi KDV ve sarf edilecek saç malzeme hariç şekilde verildiğini beyanla,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin 298.075,20 ABD Doları alacağının teminat altına alınması için karşı tarafın maliki olduğu ... IMO numaralı “...” adlı geminin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ İHTİYATİ HACİZ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, 24.02.2022 tarihli ihtiyati haciz kararında, \"...İhtiyati haciz talebine konu olan kurtarma ve tamir masrafları, TTK'nun 1352/a maddesine göre deniz alacaklarından olup, TTK'nun 1320/1-f-e maddesine göre de gemi alacağı niteliğindedir. Talep dilekçesi ekinde sunulan kurtarma raporu, kurtarma operasyonlarına ilişkin fotoğraflar, talep eden ... Nakliyat  ile Tuzla Liman Başkanlığı arasında yapılan yazışma örnekleri, Tuzla Liman Başkanlığından celp edilen idari tahkikat dosyası içeriğinden, Panama bayraklı ... isimli geminin şiddetli hava nedeniyle halatlarını kopararak demir üzerinde kalarak iskele ile kendisinin baş bodoslaması arasında kalan ... isimli gemiyi dövmesi neticesinde, ... gemisinin bulunduğu alanda batmasına sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Talep eden vekili tarafından sunulan masraf belgelerinden, batığın bulunduğu yerden çıkarılması hizmetine ilişkin olarak ... Sanayi tarafından, talep eden adına 16/02/2022 tarihli 64.900 USD karşılığı 882.640 TL bedelli fatura tanzim edildiği, ... tarafından  geminin dış cephe tamiri için 92.462,50 USD, ... tarafından iç mekan ve güverte tamiri için 71.680 USD, ... Şirketi tarafından dış cephe sac malzemesi için 19.200 USD ve yine ... Şirketi tarafından gemi içinde kullanılacak malzeme için 14.263,60 USD fiyat teklifi verildiği görülmektedir. Bu durumda sunulan fatura ve fiyat tekliflerine göre geminin battığı yerden çıkarılması ve tamiri için 64.900 USD+92.462,50 USD+71.680 USD+19.200 USD+14.263,60 USD=262.506,10 USD masraf yapılması gerektiği anlaşılmakta olup henüz fatura düzenlenmeyen fiyat teklifleri yönünden KDV tutarı istenemeyeceği değerlendirilmiştir. Buna göre, ,,, isimli geminin denizden çıkarılması ve tamiri masrafları yönünden TTK'nun 1352 ve devamı maddelerine göre ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığı...\" gerekçesiyle, talep edenin talebinin TTK'nın 1352-1353. maddeleri gereğince kısmen kabulü ile  262.506,10 USD alacak ile sınırlı olmak üzere ... IMO numaralı, Panama bayraklı  ... isimli geminin  ihtiyaten haczine,  fazlaya ilişkin talebin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili, İİK'nın 265. maddesi uyarınca verdiği  itiraz dilekçesinde özetle; Çatmadan dolayı sorumluluk doğabilmesi için donatanın veya gemi adamlarının veya yardımcı şahıslarının kusuru bulunması şart olduğunu, müvekkiline ait ... isimli geminin daha önce ihtiyaten haczedildiğini  ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya çerçevesinde infazın yapılarak geminin yediemine teslim edildiğini, donatanın, ihtiyaten haczedilmiş gemi üzerinde istese de herhangi bir tasarruf imkânı olmadığı gibi, bakım, koruma ve idare sorumluluğunun da İcra Dairesinde olduğunu, geminin, yeddiemin ve İcra Dairesi tarafından Kartal Kumcular iskelesine bağlandığını, ancak üzerinde gemi adamı bulundurulmadığı gibi, gerekli bakımları da yapılmadığını, bu halde donatanın bir kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, donatanın, gemi adamlarının veya yardımcı şahıslarının kusurunun bulunmadığı yerde çatmadan dolayı sorumluluktan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ... gemisi iskeleye bağlı iken ... gemisi donatanına veya yediemine haber verilmeksizin ve onayı alınmaksızın, ... gemisi donatanı tarafından yerinin değiştirildiğini, ... gemisinin iskeleye bağlandığını ve ... gemisi de ... gemisi üzerine aborda edildiğini, ... gemisi çok eski ve uzun yıllardır terkedilmiş halde bekleyen bir gemi niteliğinde. her bakımdan denize elverişliliğini kaybetmiş durumda olduğunu, ... gemisi donatanı avukatı tarafından 03.02.2022 tarihinde Tuzla Liman Başkanlığına verilen dilekçede ... gemisinin kullanım dışı olduğunun, personelsiz durumda beklediğinin açıkça kabul edildiğini, ... gemisinin bulunduğu iskelede tamir edilmekte olduğunu, buna rağmen ... donatanının hiçbir önlem almaksızın yasak bir mevkide tamir yaptığını, ... gemisini bulunduğu yerden izinsiz ve hiç kimseye haber vermeden kaldırdığını ve ... gemisinin bordasına bağladığını, ... gemisi donatanının tam ve asli kusurlu olduğunu, ... gemisinin makinelerinin söküldüğünü, çalışmayan, üzerinde gemi adamı olmayan hurda niteliğinde bir gemi olduğunu, ... gemisi donatanının adeta bu kaza nedeniyle fahiş bir tazminat almaya çalışarak gemiyi baştan sona yenileme çabasında olduğunu, kazada etkin olan hususlardan birinin de büyük bir lodos fırtınası olduğunu, mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ihtiyati haczin süresinde uygulanmamış olması nedeniyle kendiliğinden kalkmış durumda da olduğunu beyanla, her türlü savunma, karşı dava, talep ve delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla, gemi hakkında verien ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, talebin kabul edilmediği takdirde olayın oluş biçimindeki kusur/kusursuzluk ve mücbir sebep etkenleri dikkate alınarak, ihtiyati haciz miktarının düşürülmesine, alacaklı tarafından yatırılan teminat miktarının en az 150.000 USD’ye kadar arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince, ihtiyati hacze itirazın değerlendirildiği 24.03.2022 tarihli ek kararla;  \"...Dava dosyasında muteriz vekilinin ileri sürdüğü itirazlar çatmanın meydana gelmesinde  karşı yanın asli ve tam kusurlu olduğuna ilişkin olup, bu iddia ve itirazlar yargılamayı gerektirmektedir. İhtiyati haciz isteyen taraf mahkememizin 2022/120 esas sayılı dava dosyasında çatmadan kaynaklanan zararlarının tahsili istemi ile ... gemisi donatanı aleyhine 21/03/2022 tarihinde dava açmış olduğundan, tarafların kusur oranları bu dava neticesinde anlaşılacaktır. Bu aşamada olayın meydana geliş sebebi ve tarafların kusur oranları belirlenemediğinden hak ve adalet dengesi gözetilerek, ihtiyati haciz isteşen tarafın ileri sürdüğü zarar miktarının yarı oranı üzerinden ihtiyati haciz kararının devamına, fazlaya ilişkin talep yönünden daha önce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, teminat miktarının TTK 1363/2 maddesi uyarınca takdiren 15.000 SDR'ye yükseltilerek teminatın bu miktar üzerinden tamamlanması halinde 131.253,05 USD alacak üzerinden ihtiyati haczin devamına, aksi halde ihtiyati haciz kararının bütünüyle kaldırılmasına  karar vermek gerektiği...\"  gerekçesiyle, itirazın kısmen kabulü ile ihtiyati hacze konu edilen alacak miktarının yarı oranı üzerinden belirlenen 131.253,05 USD alacağı temin bakımından Panama bayraklı ... gemisi üzerine konulan ihtiyati haczin devamına, fazlaya ilişkin alacak yönünden daha önce verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talep eden tarafın yatırdığı teminat tutarının 15.000,00 SDR'ye yükseltilerek iki haftalık kesin süre içerisinde yatırılan teminat miktarının 15.000,00 SDR'ye tamamlanması halinde 131.253,05 USD alacak yönünden ihtiyati haczin devamına, aksi halde ihtiyati haciz kararının bütünüyle kaldırılmasına, karar  verilmiştir. Bu ek karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çatmadan doğan sorumluluğun kusur sorumluluğu olduğunu,   ihtiyati haciz talep eden  şirkete ait ... isimli geminin iskelede bağlı olduğu sırada davalının maliki olduğu Panama Bayraklı ...  isimli geminin şiddetli lodos nedeniyle halatlarını kopararak ... gemisine çarpmak suretiyle geminin batmasına neden olduğunu, müvekkiline ait olan geminin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında daha önce ihtiyaten hacizli olup  yediemine teslim edilmiş olduğunu, buna göre donatanın gemi üzerinde idare, tasarruf, koruma ve işletme hak ve yetkisinin bulunmadığını, buna göre gemi adamları, donatan veya yardımcı şahısların kusurunun bulunmayacağını, ... gemisinin ... gemisi donatanına haber verilmeksizin yerinin değiştirildiğini, meydana gelen olayda ... gemisi donatanını kusurlu sayılması gerektiğini, fahiş zarar tazmini istenildiğini, Meydana gelen olay nedeniyle alacaklı yanın asli  kusurlu olduğunu, yine olayın mücbir sebepten kaynaklandığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, İhtiyati haczin uygulandığı İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında, TTK'nın 1366 ve 1368/2 madde hükümlerine uygun şekilde ve süresinde ihtiyati haciz uygulanmadığından kararın kaldırılması gerektiğini,İlk derece mahkemesince itiraz üzerine  tayin edilen  15.000 SDR teminatın da yeterli olmadığını,  bu  yönünden de kararın kaldırılması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati hacze itirazın kısmen reddine dair verilen ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İş bu istinaf başvurusundaki taleplerinin ek kararın ortadan kaldırılarak ana kararın tekrar tesis edilmesi yönünde olduğunu,  karşı tarafa ait “...” adlı geminin armatörünce terk edildiğini,  yıllardır atıl şekilde  bekletilen ve hakkında Tuzla Liman Başkanlığınca “Tehlike Tespit Tutanağı” düzenlenmiş bir gemi olduğunu, bu geminin tehlike arz etmesi nedeniyle Limanlar Kanunu'nun 7.maddesi uyarınca Liman Başkanlığınca satışının değerlendirildiğini, dolayısıyla, geminin esasa ilişkin davanın sonucu beklenmeksizin satılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, ihtiyati haciz başvurusunun  bir Türk armatörü olan müvekkilinin yabancı bayraklı gemiden olan alacağına kavuşabilmesi açısından kritik önem arz ettiğini, TTK'nın 1363/2. maddesindeki yasal düzenleme dikkate alındığında, teminatın 10.000 SDR'den %50 oranında arttırılarak  15.000 SDR'ye yükseltilmesinin hukuki koşullarının oluşmadığını, sadece sözlü beyanlara itibar edilerek, olayda park halindeki bir gemiye çatma söz konusu olduğundan, tarafların kusur oranının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle %50 oranında afaki kusur indirimi uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, İhtiyati haciz talebinin kabulü için yaklaşık ispat yeterli olup yatırılan teminatın zaten başvuran tarafın haksız çıkma ihtimaline istinaden alındığını, ilk derece mahkemesinin  tarafları şimdilik yüzde 50 kusurlu kabul etmesinin ve kusura dayalı bir indirime gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusur değerlendirmesi yapılacaksa dahi bunun esas yargılama sonuna bırakılması ve karşı tarafın aşkın ihtiyati haciz tutarı nedeniyle bir zarara uğrayacak olursa bunun yatırılan teminattan bilahare karşılanması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, itirazın kısmen kabulüne dair ek kararın kaldırılmasına ve itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 1352 vd. maddeleri maddesi uyarınca, çatmadan doğan deniz alacağının teminat altına alınması amacıyla geminin ihtiyaten haczine dair verilen karara karşı İİK'nın 265. maddesi uyarınca yöneltilen itiraz üzerine verilen ek kararın istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin karara yönelik  borçlu vekilinin  itirazının kısmen kabulüne  karar verilmiş; itiraz hakkında verilen bu ek karara karşı, yasal süresi içinde, borçlu ve alacaklı vekillerince, yasal süreleri içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alacaklı vekilince borçlunun donatını olduğu Kanada bandıralı ... gemisinin kendilerinin donatanı oldukları ... gemisine halatlarından koparak çarpması sonucu zarar verildiği iddiasıyla ihtiyati haciz talep edilmiş, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine, murafaalı yapılan inceleme sonucu ilk derce mahkemesince 24.03.2022 tarihli ek karar ile borçlunun itirazının kısmen kabulüne, 131.253,05 USD alacak yönünden ihtiyati haczin kabulüne, fazla alacak iddiası yönünden itirazın kabulüne ve teminatın 10.000 SDR den 15.000 SDR ye arttırılmasına karar verilmiştir. İş bu ek karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Geminin ihtiyati haczi, genel icra hukukundan farklı olarak, TTK'nın 1552 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu özel düzenlemelere göre, geminin ihtiyati haczini, sadece 1352.maddede sınırlı olarak sayılmış olan deniz alacaklıları talep edebilir. Madde 1353/4 uyarınca, alacağın deniz alacağı olması ihtiyati haciz sebebidir. Madde 1362 uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklının, talep konusu alacağın deniz alacaklarından olduğun ve alacağın parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesi yeterlidir. Burada, İİK'nın 258. maddesindekine nazaran, alacağın varlığına ve miktarına dair yaklaşık ispat yükümlülüğünün yumuşatıldığı kabul edilmektedir. Madde 1364 uyarınca, İhtiyati haciz kararının infazı, kararın verildiği tarihten itibaren üç iş günü içinde talep edilmelidir; aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Madde 1363 uyarınca, ihtiyati haciz talep edenin, başvuru sırasında 10.000 SDR karşılığı teminat yatırması zorunludur. Maddenin 2.fıkrası uyarınca, borçlu, teminatın artırılmasını isteyebilir. Bu istem değerlendirilirken, ihtiyati haciz sebebiyle geminin seferinden alıkonulduğu süre boyunca gemi için yapılan günlük işletme giderleri ve ihtiyati haciz dolayısıyla yoksun kalınan kazançlar dikkate alınır. Madde 1351'de yer alan kümülatif atıf uyarınca, geminin ihtiyati hacziyle ilgili TTK'da özel düzenleme bulunmayan konularda, İİK'nın ihtiyati hacze ilişkin hükümleri uygulanır. TTK'da ihtiyati hacze itiraz özel olarak düzenlenmediğinden, itiraz konusunda İİK'nın 265.maddesi uygulanır. Bu hukuki açıklamalar ışığında, taraf vekillerinin istinaf nedenleri aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.Borçlu vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde;İhtiyati haciz kararına itiraz nedenleri İİK'nın 265. maddesinde sınırlı olarak düzenlenmiştir.İhtiyati haciz talep eden  şirkete ait ... isimli geminin iskelede bağlı olduğu sırada davalının maliki olduğu Panama Bayraklı ... isimli geminin şiddetli lodos nedeniyle halatlarını kopararak ... gemisine çarpmak suretiyle geminin batmasına neden olduğu dosyaya delil olarak sunulan yazışma ve belgeler kapsamında anlaşılmaktadır. Somut olaydaki ihtiyati hacze konu alacak çatmadan kaynaklandığından, madde 1352 f.1, a bendi uyarınca deniz alacaklılarından olup, alacaklının ihtiyati haciz talep hakkının bulunduğu belirlenmiştir. Dosya kapsamına göre, TTK'nın 1362.maddesi uyarınca, alacağın deniz alacağı olduğu ve alacağın parasal değeri hakkında yaklaşık ispatı sağlayacak belgelerin sunulduğu anlaşılmaktadır. Alacaklı, ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getirmiş olup, borçlu vekilinin kusura ilişkin itirazları ile mücbir iddiaları, İİK'nın 265. maddesi kapsamında incelenebilecek hususlar değildir. Borçlu vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Alacaklı vekilince, mahkemenin ihtiyati haciz kararının İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden yasal üç iş gününden oluşan süre içinde istendiğinden, bu konudaki istinaf nedeni de yerinde değildir. İtiraz eden vekilinin ihtiyati haciz kararının TTK'nın 1364 ve 1366 maddeleri kapsamında usule uygun yerine getirilmediği iddiaları, icra müdürlüğünün işlemini şikayet olarak dile getirilebilecek hususlar olup, ihtiyati hacze itiraz olarak incelenmesi mümkün olmadığından, borçlu vekilinin bu yönündeki istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekilince ilk derece mahkemesince tayin edilen (itiraz üzerine 15.000 SDR) teminat takdiri yönünden de karar istinaf edilmiştir. Aşağıda alacaklı vekilinin teminat yönünden istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu ulaşılan sonuca göre, borçlu vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde  görülmemiştir.Açıklana bu nedenlerle, borçlu vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Alacaklı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde;İlk derece mahkemesince, alacaklıya ait gemide meydana gelen kurtarma ve tamir masrafları için alınan teklif ve faturalar kapsamında önce TTK'nın 1352-1353 maddeler uyarınca 262.506,10 USD alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiş; borçlunun itirazı üzerine, mahkeme, kusur durumunu dikkate alarak itirazı kısmen kabul etmiş ve ihtiyati hacizle temin edilen alacak miktarını yarıya indirmiştir.Yukarıda açıklandığı üzere, geminin ihtiyati haczinde de uygulanması gereken İİK'nın 265. maddesinde itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, kusura ve zararın miktarına ilişkin hususlar itiraz kapsamında dinlenemez. TTK'nın 1352. maddesi uyarınca alacaklının, alacağının deniz alacağı olduğunu ve alacağın parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması ihtiyati haciz için yeterlidir. Yine aynı Kanun'un 1354. maddesi uyarınca alacağın 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından olması ihtiyati haciz sebebidir. Bu hukuki açıklamalara göre ihtiyati haciz talep eden alacaklının alacağı, TTK'nın 1352/1-f -a maddesi uyarınca deniz alacağı olup, zararın miktarı hakkında yaklaşık kanaat oluşturacak belgeler dosyaya sunulmuştur. Bunun dışındaki iddiaların esas hakkında açılacak davada değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, ilk derece mahkemeseince, ihtiyati hacize itirazın  reddine karar verilmesi gerekirken, itirazın kısmen kabulüne kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve alacaklı vekilinin yöndeki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.İlk derce mahkemesince teminata yönelik itiraz kakabul edilmiş ve teminat miktarının 15.000 SDR'ye yükseltilmesine karar verilmiştir.  TTK'nın 1363/1  maddesinde deniz alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini isteyen alacaklının 10.000 Özel çekme hakkı (SDR) tutarında teminat vermesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir. İlk derce mahkemesince de verilen ihtiyati haciz kararında yasa maddesindeki düzenleme uyarınca  10.000 Özel çekme hakkı tutarında teminat alınmasına karar verilmiş, bu tutar alacaklı yanca depo edilmiştir. Mahkemece borçlu itirazı üzerine teminat tutarının 15.000 Özel çekme hakkı tutarına (SDR) ye yükseltilmesine karar verilmiştir. Ancak,  TTK'nın 1363/2 maddesinde, teminat miktarına itirazın hangi ölçütlere göre değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan düzenlemeye göre, teminatın miktarına yönelik itiraz değerlendirilirken, ihtiyati haciz sebebiyle geminin seferden alıkonulduğu süre boyunca, gemi için yapılan günlük işletme giderleri ve ihtiyati haciz dolayısıyla yoksun kalınan kazançlar dikkate alınır. İhtiyaten haczine karar verilen ... gemisinin dosyadaki bilgi ve belgeler ışığında zaten hacizli olarak ve atıl bir durumda bulunduğu, işletilmediği iddia edilmekte olup aksine bir beyan ve delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, teminatın artırılmasını gerektiren somut bir gerekçeni bulunmadığı, yasal olarak yatırılması zorunlu tutarla (10.000 SDR) yetinilmesi gerekirken,  borçlunun teminata yönelik itirazının kabulü ile  teminat miktarının arttırılmasına dair verilen ek karar usul ve yasaya aykırı bulunmuş, alacaklı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun da kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b  ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; borçlu vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;  A-Borçlu vekilinin istinaf başvurusu yönünden: 1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca esastan reddine,  2-Borçlu tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Borçlu tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, B-Alacaklı vekilinin istinaf başvurusu yönünden: HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın   kısmen kabulüne dair verdiği 24.03.2022 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Borçlu vekilinin ihtiyati hacze itirazının İİK'nın 265. maddesi uyarınca reddine; iş bu kararımızla birlikte, itiraz eden borçlu yönünden ilk derece mahkemesince verilmiş olan 24.02.2022 tarihli ihtiyati haciz kararı geçerliliğini koruduğundan, yeniden ihtiyati haciz kararı  verilmesine yer olmadığına, 2-Alacaklı, ilk derece mahkemesinde yapılan mürafaa duruşmasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 1.405,00 TL vekalet ücretinin,  esas hakkındaki takip veya davada alacaklının haklı çıkması kaydıyla, itiraz eden borçluya tahmiline, 3-Alacaklı tarafça yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına;  89,00 TL istinaf karar harcının talep halinde alacaklıya iadesine, 4-Alacaklı vekili tarafından istinaf aşamasında yapılan 85,50 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri olmak üzere toplam 306,20 TL kanun yolu giderinin, esas hakkındaki takip veya davada alacaklının haklı çıkması kaydıyla, itiraz eden borçluya tahmiline, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince  taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1-2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 15.09.2022 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.  <br>KANUN YOLU:  HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dde664249931a0fd","SID":"4356556e87a1076b"}}