{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/27 <br>KARAR NO\t: 2021/2677<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2021<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkili  .... A.Ş.'ye ait Türk Bayraklı ''...i\" gemisinde, 18.05.2009 tarihinde İstanbul Boğazı'nda bulunduğu sırada meydana gelen arıza nedeniyle makinasının kısa süreli olarak atıl kaldığını  ve arızanın geminin kendi imkânları ile giderildiğini, bu sırada geminin bulunduğu Anadolu Kavağı önlerinde demirlemesi riskli görüldüğünden, Türkiye Denizcilik İşletmelerine  ait \"Kız Kulesi\" isimli römorkör marifetiyle Keçilik Koyu'na çekildiğini,  davalıya ait \"Kurtarma 3\" isimli deniz aracının hiçbir talep ya da gereklilik bulunmamasına rağmen bahse konu çekme işlemine refakat ettiğini,  davalının yapılan  işlemin  kurtarma yardımı  olduğundan bahisle ve  2.100.000 ABD dolar alacağı olduğu iddiasıyla vekil edenine  ait geminin işletilmesine engel olduğunu, vekil edenine ait geminin, İstanbul Liman Başkanlığının sefere izin vermemesi sebebiyle bu süre zarfında, yani 18.05.2009 - 01.06.2009 tarihleri arasında (13 Gün, 12 Saat, 40 Dakika) işletilemediğini, devamında davalının talebi üzerine İstanbul  Denizcilik İhtisas (Şimdiki 51.Asliye Ticaret) Mahkemesince verilen 22.05.2009 tarih ve 2009/109 D.iş sayılı karar doğrultusunda geminin seferden men edildiğini ve geminin 18.05.2009-01.06.2009 tarihleri arasında işletilemediğini, bahsi geçen ihtiyati tedbir (seferden men) kararının devamında açılan davada, İstanbul Denizcilik İhtisas (şimdiki 51. Asliye Ticaret) Mahkemesi'nce verilen 10.03.2011 tarih ve 2009/376 E., 2011/73 K. sayılı kararı ile (iddia konusu) kurtarma yardım hizmetinin TDİ tarafından yapılmakla davalının kurtarma yardım ücreti talep edemeyeceği tespit edilerek aktif husumet yokluğundan davanın reddedildiğini, dolayısıyla vekil edenine ait geminin davalının haksız ve hukuka aykırı işlemleri ile seferinden alıkonulduğu sırada geminin zaman esaslı kiracısı ...A.Ş. ye sefer yapılamayan dönem için kira ödendiğini ve yakıt harcandığını bu arada personel maaşları ödendiğini, geminin bekletilme kaynaklı olarak acentalık ve liman ücretleri ile personel iaşe bedeli ve klas kuruluşu servis bedeli ödendiğini, dolayısıyla vekil edeninin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan 143.537,94.-TL  zararın vekiledenine ait geminin seferinden alıkonulduğu 18.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ederek İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne dava açılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kamu iktisadi teşebbüsü olduğunu, davalı tarafca alacak mesnedinin HMK m 399. hükmünün gösterildiğini ancak bu kanunun 2011 yılı ile yürürlüğe girdiğini, olayın ise 2009 yılına ait olduğunu, davanın 1 yıl içinde zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin römorkör hizmeti verdiğini, Kurtarma-3 gemisinin kurtarma sürecine iştirak ettiğini, 18/05/2009-22/05/2009 arası geminin sefere devam etmemesinin Liman Başkanlığı kararı olduğunu, 18/05/2009 saat 12:30 itibarı ile geminin seferine mani olunmadığının Liman Başkanlığınca bildirildiğini, 22/05/2009 tarihine kadar gemiyi durduran bir kararın bulunmadığını, müvekkilinin verdiği hizmetin kurtarma yardım hizmeti olduğunu,  mahkemece verilen 2009/109 D.İş dosyasında verilen tedbir  kararı ve ona dayanan beklemeden müvekkilinin sorumlu olmadığını, alacak iddiasının reddinin söz konusu olmadığını, kurtarma yardım hizmetinin sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İlk Derece Mahkemesince; \".... bilirkişi kök ve ek raporlarında da  tespit edildiği üzere, davalı kuruluşa ait \"Kurtarma 3\" römorkörü tarafından refakat hizmeti verildiği, davalının davacının gemisine verdiği refakat hizmetinden dolayı ayrıca alacağı bulunduğu,  davacının davalıya hiç borcu olmadığının söylenemeyeceği, kurtarma yardım hizmetinin TDİ tarafından yerine getirildiği, Kurtarma 3 römorkörünun sadece refakatta kaldığı,  ...A.Ş. Genel Müdürlüğü Limanlar Dairesi Başkanlığı' nın, 14.06.2010 tarihli yaptığı yazılı açıklamada kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden çekilmiş olduklarını duyurduğu, davalı Kıyı Emniyetinin  kurtarma yardım ücret alacağına sahip olmasa da römorkörü ile olaya refakat etmesi sebebiyle deniz alacağına sahip olduğu, alacağın yanlış tavsif edilmesinin ihtiyati haczi haksız hale getirmeyeceği anlaşılmakla davacının davasının reddine ...\" karar verilmiştir. <br>Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde;dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalının iddia ve talep ettiği “kurtarma yardım” alacağını doğuran bir hizmet vermediğinin, dolayısıyla ihtiyati tedbirin haksızlığının kesin hüküm ile sabit olduğunu,davalının müvekkilinden yalnızca kurtarma yardım hizmeti için 2.100.000 USDlik talepte bulunduğunu, davalı tarafın hiçbir aşamada müvekkilinden refakat ücreti alacağının bulunduğu yönünde bir iddia ve talepte bulunmadığını,  işbu davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : <br>Dava; haksız ihtiyati tedbir  iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. <br> İstinaf sebepleri ile bağlı kalınarak yapılan incelemede; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk derece mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen 1/11/2018 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, ilk derece mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/578 Esas -  2019/116 Karar sayılı mahkeme kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.m.353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcından yatırılan 44,40 TL'nin düşümü ile eksik kalan 14,90-TL harcın istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-Yasa yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK'nın 359. Maddesinin 4. fıkrası gereği kararın taraflara tebliği işleminin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın değişik 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  09/12/2021<br>\t\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"571ace3421c72065","SID":"e3800393330368fb"}}