{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1527 <br>KARAR NO: 2022/1312<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/05/2022<br>NUMARASI: 2021/194 Esas - 2022/312 Karar<br>DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/09/2022<br>Görevsizliğe ilişkin verilen kararın davacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, ... IMO numaralı ... gemisinde, akdedilen gemi adamı iş akdi uyarınca ikinci kaptan olarak hizmet vermekteyken, mürettebatı ile birlikte geminin 30.11.2020 tarihinde Canorky/Gine limanında korsan saldırısına uğradığını, diğer gemi adamları ile birlikte bir süre esir tutulduğunu, para ve eşyalarının yağmalandığını, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını, uğradıkları zararların tazmini için gemi donatanı davalı ile borç mutabakatı imzalandığını, 05.12.2020 tarihli mutabakat ile donatanın, saldırının iş kazası olduğunu ve zararın tazminini kabul etmesine rağmen zararlarının ödenmediğini, donatan dışındaki davalı sigorta şirketinin ise donatanın kulüp sigortacısı olduğunu, kulüp sigortası kapsamında davalı sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olduğunu, davacının uğradığı saldırı sonucunda başka bir gemide çalışamadığını, ayrıca depresif nöbetler geçirerek uykusuzluk problemi yaşadığını, sürekli iş göremez hale geldiği gibi tedavi süresince çalışamaması nedeniyle de zarara uğradığını, ayrıca çektiği acı ve elem nedeniyle manevi zarara uğradığını, MLC 2006 Konvansiyonunun 22. maddesi gereğince de müvekkiline 130 günlük maaşına eşdeğer hastalık ödeneği ödenmesi gerektiğini belirterek, 2.000-USD hastalık ödeneği, 100-USD işgöremezlik zararı ve 50.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili; davacının çalıştığı geminin Vanuatu bayraklı olduğunu, davacının hizmet sözleşmesi kapsamında TBK'ya tabi olarak çalıştığını, bu nedenle davaya bakma görevi 7036 sayılı kanununun 5. maddesi gereğince iş mahkemelerine ait olduğundan, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının çalıştığı gemi yabancı bayraklı olduğu için, olayın iş kazası olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığı gibi, olayda müvekkilinin kusurunun da bulunmadığını, davacının işgöremezlik iddiasına dayanak delil bulunmadığını, davacının 130 günlük ücret alacağı talep etmesinin mümkün olmadığını, sadece tedavi giderleri istenebilecek olup bu hususta da somut delil sunulmadığını, bölgede korsan saldırılarının olduğu bilinmesine rağmen, gemi personeli ve gemi kaptanı tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. vekili; müvekkili Londra'da mukim bir sigorta şirketi olduğunu, Türkiye'de şubesi veya acentesi bulunmadığını, bu nedenle 5718 sayılı MÖHUK'un 46. maddesi uyarınca Londra mahkemeleri yetkili olup mahkemenin işbu davayı görmekte yetkisiz olduğunu, davanın müvekkili şirket bakımından tefrik edilerek akabinde yetkisizlik nedeniyle kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu zararın sigortalı tarafından henüz ödenmemiş olması nedeniyle davacının kulüp sigortacısı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, ihtilafın hizmet sözleşmesi ve haksız fiil hükümlerine göre çözülmesi gerektiğinden, olayın iş kazası teşkil etmediğini, davacının işgöremezlik iddiası bakımından herhangi bir delil sunulmadığını, davacının ücret alacağı talebi yerinde olmayıp sadece tedavi gideri istenebileceğini, ancak bu konuda somut delil sunulmadığını, davacının 130 günlük ücret talebinin yerinde olmadığını, bölgede korsan saldırılarının olduğu bilinmesine karşın gemi personeli ve kaptanı tarafından gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek, müvekkili yönünden davanın ayrılarak yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, aksi halde davanın pasif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; görevli mahkeme taraflar arasındaki temel ilişkiye göre belirlenecek olup, davalı donatan ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, dava konusu geminin yabancı bayraklı olması nedeniyle uyuşmazlığa TBK'nın 393 ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği, 25/11/2017 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1. maddesinde  \"İş Mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere bakar.\" düzenlemesinin bulunduğu, buna göre uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, göreve ilişkin özel düzenleme nedeniyle usul ekonomisi gereği diğer davalı yönünden açılan davanın da birlikte görülmesi gerektiği gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; davanın, davacı işçinin iş kazası nedeniyle gördüğü zarara ilişkin bir dava olduğunu, davalılar arasındaki ilişkinin sigortaya dayalı olduğunu, kulüp sigortası gereğince davalı sigortanın, davalı donatanın hukuki sorumluluğunu üstlenmek ve üçüncü kişilerin zararını gidermekle yükümlü olduğunu, sigorta sözleşmesine dayalı davaların mutlak ticari dava olduğunu, mahkemenin davaya bakmakta milletlerarası yetkisinin bulunduğunu, davanın hukuki temelinin sigorta sözleşmesi olmadığını, davanın donatan ile sigortacı arasındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanmadığını, mahkemenin görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... Ltd. vekili; somut olayda müvekkiline sigorta sözleşmesi kapsamında husumet yöneltildiğini, 5718 sayılı MÖHUK'un 46. maddesi gereğince mahkemenin yetkisiz olduğunu, müvekkili bakımından dosya tefrik edilerek yetki itirazları hakkında karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak müvekkili yönünden dosya tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava; hizmet sözleşmesiyle gemi adamı olarak çalışmakta olan davacının, geminin korsan saldırısına uğraması nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın donatan ve kulüp sigortacısı olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.854 sayılı Deniz İş Kanununun 1. maddesine göre; \"Bu kanun denizlerde, göllerde ve akarsularda Türk bayrağını taşıyan ve yüz ve daha yukarı grostonilatoluk gemilerde bir hizmet akti ile çalışan gemi adamları ve bunların işverenleri hakkında uygulanır.\" 25.11.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1. maddesine göre ise; \"İş Mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı TBK nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ... ilişkin dava ve işlere bakar.\" Bu hükümler doğrultusunda, yabancı bayraklı gemide çalışan gemi adamları Deniz İş Kanunu kapsamında bulunmamakta olup, TBK'nın 393. maddesinde düzenlenen hizmet sözleşmesi hükümleri kapsamındadır. Somut olayda; davacı, davalı donatana ait yabancı bayraklı gemide gemi adamı olarak çalışmakta iken, uğradığı korsan saldırısı sonucunda uğradığı maddi ve manevi tazminatı, donatan ve donatanın kulüp sigortacısı olan davalılardan talep etmektedir. Davacı hizmet akdine dayalı olarak çalışmakta olup, olayın hizmetin ifası sırasında gerçekleştiği, çalıştığı geminin de yabancı bayraklı olduğu anlaşılmasına göre, uyuşmazlıkta TBK'nın 393 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan hizmet sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5/1 maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri görevli olup, mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekili ile davalı vekilinin bu yönde ileri sürdükleri istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı sigorta şirketi vekilince, ayrıca 5718 sayılı MÖHUK'un 46. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisiz olduğu ileri sürülerek milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş, müvekkili yönünden davanın tefrik edilerek yetki itirazı nedeniyle davanın milletlerarası yetki yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Milletlerarası yetki itirazı da ilk itirazlardandır. Mahkemenin görevli olması ise dava şartı olup, ilk itirazlardan önce karara bağlanır. Davalı sigortacıya yöneltilen talep de donatan ile yapılan iş akdi temellidir. Bu nedenle yetki itirazını görevli mahkemenin değerlendirmesi gerekir. Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin, dosyanın tefrik edilerek milletlerarası yetki itirazı nedeniyle davanın reddine karar verilmesine yönelik istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Taraflarca yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca yapılan yargı giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9716408ad67721b9","SID":"ebbb2f4b761389b6"}}