{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1158 <br>KARAR NO\t: 2022/894<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2022<br>NUMARASI\t: 2021/252 E.  2022/177 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı,  davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  davasında özetle;Müvekkilinin sigortalısına ait muhtelif gıda emtiası, ... numaralı konşimento tahtında ... gemisi ile Türkiye'den İtalya'ya  taşındığını, emtiaların alıcı firmaya teslimi sırasında yapılan kontrollerde emtianın taşındığı ... nolu konteynerin içindeki çikolatalı sos emtiasının ıslanarak hasarlandığının  fark edildiğini, ekperlerce de  emtianın taşındığı MSKU 827196-1 nolu konteynerin sert/kaba elleçlenmes sonucu delinen konteynerin içine bir miktar yağmur ve deniz suyu girmesi sebebiyle, emtianın ıslanarak hasarlandığı tespit edildiğini, davalı,  konşimentoyu ve navlun faturasını düzenlemiş olup,  dava konusu olayda TTK m.1191 gereğince fiili taşıyan ve navlun faturası düzenlemek ve navlun ücretini bizzat tahsil etmek suretiyle TTK md. 1138 ve Yargıtay içtihatları gereğince somut olaya konu taşımada akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, bu nedenle, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen emtianın taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalı, taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zarar müvekkilimizce tazmin edilmiş olup müvekkilimiz,  6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olmuştur.  Ayrıca ibraname de düzenlenmiş olup müvekkilimiz kanuni halef sıfatının yanında TBK'nun 183. maddesi kapsamında akdi halef sıfatını da haiz olduğunu,  borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E.  Sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe borçlu/davalı tarafından yapılan itiraz ile takibin durduğunu belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına Borçlu/Davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; dava konusu ihtilafa ilişkin yüklerin merkezi Kopenhag- Danimarka'da bulunan ... numaralı konişmento tahtında taşındığını, konişmento tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğu ve yetkili mahkemenin ise İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğu, diğer tüm mahkemelerinin yetkisinin ortadan kaldırıldığı, dosyada mevcut konişmento ve mal faturasına göre davacının sigortalısı taşımanın tarafı olmadığı gibi dava konusu malların satıcı da olmadığını, bu nedenle yapılan ödemenin hatır ödemesi olduğunu, mal faturasına göre mal bedelinin tam ve eksiksiz tahsil edildiğinin anlaşıldığını,  iddia edilen hasarın nerede ve ne şekilde meydana geldiğinin belli olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Davalı vekili tarafından  konişmentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle Milletlerarası yetki itirazında bulunulmuş olmakla öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento tahtında İzmir Limanından  Trieste Limanına yapıldığı görülmektedir. Uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK kurallarına göre belirlenlenmelidir. MÖHUK 47.maddesinde, \"yer itibariyle yetkinin kamu düzeni veya münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılabileceği\"  düzenlemesi bulunmaktadır. Konişmentonun arka yüzünde yer alan taşıma şartlarının düzenlendiği 26.maddesinde sözleşmeden doğan taleplerde Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nde yetkili olacağının belirtilmiştir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3799  Esas  2020/3051 Karar sayılı ilamı da değerlendirildiğinde Türk acentenin aracılık ettiği sözleşmelerde Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini kaldırır nitelikteki yetki şartı geçersiz sayılacağından dava konusu taşımada Türk acentenin aracılık edip etmediğinin tespiti gerekmektedir. Dosyaya davacı tarafından sunulan konişmento tercümesinde  imzalayan kısmında \" taşıyan ... için acente sıfatıyla imzalandı\" ibaresi, davalı tarafından sunulan  tercümede  ise  \"Taşıyan  Sealand Europe A/S  tarafından imzalandı\" ibaresi bulunmaktadır. Tercümeler arasında farklılık bulunduğu görülmekle taraflara konişmentonun aslı ya da imzalı örneğinin sunulması için süre  verilmiş ancak  sunulmamıştır. Tarafların dosyaya sunmuş oldukları orjinal dildeki konişmento örnekleri aynı olup incelendiğinde  gerek \" signed for carrier ...\" kısmı gerekse de \"as agent for the carrier kısmı\" imzasızdır. Buna göre konişmentonun kim tarafından  imzalandığı, acente imzalamış ise de Türk acente olup olmadığı belirsizdir. Taşımaya ilişkin düzenlenen navlun faturasının davalı taşıyan tarafından düzenlendiği görülmektedir. Davacı tarafça  Türk acentenin  taşıma sözleşmesini yaptığına ya da taşımayı üstlendiğine dair başkaca delil sunulmadığı, konişmentonun Bombay'da düzenlendiği de dikkate alındığında konişmentonun Türk acente tarafından düzenlenmediğinin kabulü gerektiği, buna göre konişmentodaki yetki şartı geçerli  olup somut uyuşmazlık yönünden İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"   gerekçesiyle, davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine,    karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Önceki beyanlarını tekrarla, Konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak; konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemeleri'nin yetkili olduğuna ilişkin Yargıtay ilamı bulunduğunu, bu kapsamda yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu,Davalı \"... Mahallesi, ... Cad. Blok, No:4/14, Ümraniye/istanbul\" adresinde ikamet etmekte olup; davalının aynı zamanda Türkiye'de vergi mükellefi olduğunu,  bu kapsamda, ilk derece mahkemesinin davalının milletlerarası yetki itirazını kabul etmesinin  TMK'NIN 2. maddesine açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, Görüleceği üzere davalı ...'nin Türkiye'de mukim olduğunu ve kendi yerleşim yerinde dava açılmasına rağmen yetki itirazında bulunduğunu,  davalının kendi yerleşim yeri mahkemesinde kendini daha iyi savunacak durumda olmasına rağmen yabancı mahkeme lehine yetki itirazında bulunulmasının dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalının kendi yerleşim yerinde savunma haklarını kullanması daha kolay olmasına rağmen, sırf kötüniyetle hareket ederek yetki itirazında bulunmasının ve bu itirazın yerel mahkemece kabul edilmesinin; TMK md. 2'ye aykırılık teşkil ettiğini,Dosyada mübrez olan konşimento incelendiğinde, her iki tarafın imzasının bulunmadığını, Bu durum, HMK m.18 ve TBK m.14'e aykırı olduğundan yetki sözleşmesinin geçerlilik şartlarının gerçekleşmediğini, yani konşimentodaki yetki şartı, tarafların imzasının bulunmaması sebebiyle geçersiz olup İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davaya konu konşimentonun davalı ... adına acentesi tarafından düzenlenmiş olup acentenin tahkim/yetki anlaşması yapabilmesi için bu hususta özel yetkisinin bulunması gerektiğini,<br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına   karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE  Davaya esas  İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında; alacaklının ... AŞ, borçluların  ..., ... oldukları, 656,10.EUR asıl alacağın takibe konu edildiği, işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı, harca esas değerin ; 656,10 Euro= 5.076,90 TL( 1 EUR= 7,7380 TL( 16.06.2020) olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Eldeki itirazın iptali davasının; 14.06.2021 tarihinde açıldığı, harca esas değerin 6.689,00 TL şeklinde belirtildiği görülmüştür. Karar tarihi ise; 15.04.2022 tarihidir. HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2022 yılı itibariyle 8.000,00  TL'ye baliğ olmuştur. İlk derece mahkemesince verilen hükme konu davanın değeri 6.689,00 TL olduğundan davada verilen karar her iki taraf yönünden kesin niteliktedir. HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak, aynı Yasa'nın 352 maddesi gereğince istinaf mahkemesince karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle, istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-İlk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden kesin olduğundan, davacı vekilinin  istinaf  dilekçelerinin  HMK'nın 346. maddesi gereğince reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harçlarının talep halinde iadesine,3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, davacı üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın,  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.23.06.22<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcd0ad551524ad64","SID":"3d9153c743d55666"}}