{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/905 <br>KARAR NO: 2022/811<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/03/2019<br>NUMARASI: 2018/53 Esas - 2019/163  Karar<br>DAVA: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/06/2022<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016 / 4124 D. İş sayılı dosyasında davacının gıyabında vermiş olduğu 11.11.2016 tarihli kararında mülkiyetinde olduğu iddia edilen gemi ve diğer tüm malvarlığı üzerine ihtiyaten haciz uygulama kararı aldığını, alacaklı vekilinin ayrıca dosyaya sunduğu senette davacının borçlu olduğunu iddia ettiğini, gemisi olduğunu bu geminin de seferden men edilmek suretiyle ihtiyaten haczini talep ettiğini, takibin kesinleştiğini, davacının takibi öğrendiği tarihten itibaren hukuk zemininde itirazlarda bulunduğunu, sonuç alamadığını, borcu olmayan bir bedelden sorumlu tutulduğunu, ... plakalı aracının haczedildiğini, düzenlenen senette borçlu olarak imzası bulunan kişinin geminin kaptanı olduğunu, kaptanın donatanı temsil edebiliyor olsa da davacının donatan olmadığını, geminin davacının mülkiyetinde olmadığını, donatanı başka olan senette hiçbir şekilde ticari unvan bulunmayan ve herhangi yetkilisinin imzası bulunmayan davacı hakkında verilmiş ihtiyati haciz kararının yerinde olmadığını, davacının ... Tic. A.Ş. 2015 yılında yapılan gemi yönetim sözleşmesi gereği bahsi geçen ... gemisinin yöneticisi olduğunu, geminin yabancı bir şirkete ait olduğunu, yabancı bayraklı olduğunu, gemi yöneticisinin TTK kapsamında acente hükümlerine göre değerlendirileceğini, gemi işletmecisinin aynı zamanda mutad deniz pratiğinde ve TTK gereği geminin acentesi olduğunu, geminin donatanı tarafından verilen talimatlarla hareket ettiğini, armatör talimatı dışına çıkmasının söz konusu olmadığını, davacı ile armatör arasındaki gemi yönetim sözleşmesinin 15.09.2016 tarihinde sona erdirildiğini, davacının geminin ne yönetici ne de acentesi olduğunu, alacaklı vekilinin dosyaya koyduğu senet haricinde geminin malikine ilişkin hiçbir belgeyi dosyaya sunmadığını, senedin davacı tarafından düzenlendiğini beyan ettiğini, bunun gerçek olmadığını, gemi kaptanı imzalı senedin gemiyi ve armatörü kapsaması gerektiğini, davacının bu borçla veya senetle hiçbir ilgisinin olmadığını, hiçbir borcu olmayan davacının borçlu olmadığının tespitinin gerektiğini, doğmuş zararların daha fazla artmaması doğması muhtemel zararların ise geri dönüşü olmaması sebebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü' nün ... E. No.lu doya ile yakalanması kesinleşmiş ... plakalı aracın dosyada bulunan kıymet takdiri göz önüne alınarak teminat olarak kabulünü, icra takibinin anılı sebeplerle durdurulmasını, icra veznesine yatacak nevi paranın davalı firmaya ödenmemesine yönelik tedbir konulması gerektiğini belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. No.lu icra takibinin tedbiren durdurulmasını, aksi halde davalı firma hesabına anili dosyadan para yatırılmasına ilişkin tedbirini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:  Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa her ne kadar geminin ticari işleteni olduğunu ve ilgili geminin malikinden talimat alarak hareket ettiğinin iddia etmiş ise de bu durumu ispat edemediğini, ... Ticaret A.ş. Hayatın olağan akışı doğrultusunda kendisine gelen hizmet talebi doğrultusunda ve davacının ticari işleteni olduğu zaman diliminde ... Imo numaralı ... isimli gemiye hizmet verdiğinin izahtan vareste olduğunu, ... Ticaret A.Ş.'nin ... IMO numaralı ... isimli gemiye davacı tarafın donatan sıfatına haiz olduğu dönemlerde hizmet tedarik etmiş olması sebebiyle alacağa hak kazandığını, ...'e ciro edilen senedin borçlusunun gemi işletme müteahhidi sıfatıyla davacı olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Açılan davanın menfi tespit davası olduğu, davacının 20.08.2015 düzenleme tarihli  bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, alacaklının takibi davacı ile birlikte senet emrine düzenlenen ... San. ve Tic. A.Ş.’ye karşı birlikte başlattığı, senette borçlu/muhatap olarak ... Gemisi göründüğü,  dava konusu geminin equasis kayıtlarının incelenmesinde, 1/12/2013 tarihinden itibaren 20.10.2016 tarihine kadar geminin Yöneticiliğini ... firması ve yine aynı tarih aralığında geminin donatanının da ... olduğunun gözüktüğü, Tuzla Liman Başkanlığı' nın 14.11.2016 tarihli İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’ne gönderdiği yazısında da ... Dış Tic. A.Ş. adına kayıtlı her hangi bir deniz aracı olmadığının bildirildiği,  dosyaya sunulan Panama Cumhuriyeti Gemi Kütük kaydına göre de 19 Aralık 2013 tarihinde geminin %100 hisse ile donatanı olarak ... kaydı Panama kütüğüne kayıt edildiğinin görüldüğü, dosyaya sunulan ... Gemi Yönetim Sözleşmesi incelendiğinde,  tarafların davacı ... Tic. A.Ş. ve ... olduğunun,  sözleşmenin 01.03.2015 tarihinde düzenlendiğinin, sözleşmenin 01.03.2020 tarihinde sona ermesinin kararlaştırıldığının, sözleşmeye göre ... Dış Tic. A.Ş.nin geminin ticari, teknik, sigorta idaresi, muhasebe, kumanya, yakıt, geminin alım satımı, kiralanması, armatörün sigortası ile ilgili tüm yönetimini yıllık 30.000 USD karşılığında üstlendiğinin anlaşıldığı, alanında uzman teknik bilirkişi heyetine göre, yönetim ücretinin yıllık 30.000 USD ile sınırlı tutulması davacının bu sözleşme ile gemi işletme müteahhidi vasfı taşımadığı kanaatine varılmıştır. Dava konusu senet incelendiğinde, borçlu/muhatap olarak ... Gemisi göründüğü, senedin  bu geminin kaptanı tarafından imzalandığının görüldüğü,  bahse konu senede itiraz eden davacının bizzat ibraz ettiği gemi yönetim sözleşmesi uyarınca senedin düzenlendiği tarihte gemi yönetiminin davacı .. Tic. A.ş.’de olduğu, ancak dava konusu senette davacının  isim ve imzasının yer almadığı,  borçlu olarak ... gemisinin yer aldığı, bononun adı geçen geminin kaptanı tarafından düzenlenmiş olması ve düzenlendiği tarihte de davacı tarafın gemi yönetim sözleşmesi ile geminin yöneticisi sıfatına sahip olması bu bono sebebiyle borçlu olabileceği izlenimi de uyandırsa da  davacının bononun borçlusu görünen geminin maliki ve donatanı olmadığı, donatan sıfatıyla davacının bonodan sorumluluğundan bahsetmenin mümkün olmadığı,  dava konusu geminin özellikleri ve muhtemel kazancı da dikkate alınır ise davacı ... Tic. A.Ş. nin bu sözleşme ile gemi işletme müteahhidi vasfi taşımadığı, dosyada mevcut ... tarafından kesilen faturaların da davacının iddiasını doğrular şekilde Lara Shipping'e kesilmesi nedeniyle davacının davasının kabulüne,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının geminin ticari işleteni olduğunu ve malikinden talimat alarak hareket ettiğini iddia etmiş olsa da mahkemeye bunu ispatlayamadığını, \"...\" kodlu sözleşmenin yürürlük tarihleri çerçevesinde gemi işleteni olarak gözüken davacının geminin seferine devam etmesi için yaptığı tasarruflardan sorumlu olması gerektiğini, gemi işletme müteahhidi sıfatına haiz olunmadığı gerekçesinin sadece soyut iddialara dayandırılmasının sorumluluktan kurtulmaya yetmediğini, davacının senetteki borçtan sorumlu olup gemi işletme sözleşmesinin son bulmuş olması gerekçesiyle üstlendiği borçtan kurtulmasının hukuken mümkün olmadığını, borç doğumunun olduğu senedin ticari defterleri dışında başkaca yıllara ait ticari defterler mahkemeye sunulmak suretiyle bilirkişilere incelettirilmesi sonucu karar verilmesinin hukuka aykırı olup mahkemenin nezdinde borç olmadığı izlenimi verilmeye çalışıldığını, davacının dava dışı ... tarafından alacaklı olduğu gerekçesiyle mahkeme nezdinde algı yaratmaya çalıştığını, davacı tarafından gemi yönetim sözleşmesinin sadece ilk sayfasının atıldığını, donatının yönetene ödeyeceği ücretin yıllık olarak sözleşmenini ön yüzünde bulunan ve 15. Kutuda belirtilen 30.000,00 USD olduğunu, ücretin aylık olarak ödeneceğini, gemi işletme müteahhidi olarak işletmesine aldığı ... IMO nolu M/V ''...'' isimli geminin özellikleri ve kazancının davacı tarafın kendi ticari takdiri olup bu konu hakkında ispata yönelik bir beyanının bulunmadığını, ...'e ciro edilen senedin borçlusunun davacı gemi işletme müteahhidi sıfatıyla olup mahkeme nezdinde hukuka aykırı olarak haksız dava ikame ettiğini,  beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacı şirketin senetten doğan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını,  davacının geminin donatanı tarafından verilen talimatlar ile hareket etmiş, onun nam ve hesabına işlemler yaptığını, armatör talimatının dışına çıkmasının mümkün olmadığını, davalı tarafın donatanı başka bir kişi olan gemi ile ilgili olarak düzenlenen bir senetten, üzerinde hiçbir şekilde ticari unvanı bulunmayan, herhangi bir yetkilisinin  imzasını taşımayan müvekkil şirketin  sorumlu olduğunun ileri sürülmesi hukuki ve teamül düzenle bağdaşmadığını, her ne kadar gemi kaptanının donatanı temsil etme yetkisi bulunsa dahi, davacının geminin donatanı olmamakla tuzla liman başkanlığı tarafından gönderilen bakanlık kayıtları, panama cumhuriyeti gemi kütük kaydı ile sabit olduğunu, 01/12/2013-20/10/2016 tarihleri arasında gemi donatanı dava dışı ... firması olmakla, geminin maliki,donatanı, gemi işletme müteahhidi olmayan davacının donatan sıfatı ile borçtan sorumlu tutulabilmesi mümkün olmamakla beraber bu durumun ticari hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket  ve armatör arasındaki gemi yönetim sözleşmesinin 15.09.2016 tarihinde sona erdiğini, bilirkişi raporu davalının iddialarının aksine incelemede sunulan ve dosya kapsamındaki somut belgelere dayandığını, davalıların kötü niyetli beyan ve iddiaların gerçeği yansıtmamakla istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının gemi işletme müteahhidi olup olmadığı ve bono nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır. Davacı ile ... isimli geminin sahibi ... Şirketi arasında 01/03/2015 tarihinde, 01/03/2020 tarihine kadar geçerli olmak üzere 30.000,00 USD yıllık idare ücreti karşılığında \"standart gemi idare anlaşması\" yapılmıştır.Panama bayraklı IMO./... gemisi kaptanı ... tarafından 20/08/2015 tarihinde, dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. Lehine 18.924,00 USD bedelli ve 20/09/2015 vadeli olarak malen kaydıyla bono keşide edilmiştir. Bu bono sırasıyla lehtar, ... ve ... tarafından ciro edilmiştir. Bono hamili ... tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/4124 D.iş sayılı dosyasında bonoya dayalı ihtiyati haciz talep edilmiş ve mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, 18.924,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak 60.848,23 TL asıl alacak, 182,54 TL komisyon ve 8.013,63 TL işlemiş faizinin tahsili istemiyle 11/11/2016 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmıştır. Davacı tarafça, IMO./... gemisinin donatanı olmadığı ve bu gemi adına keşide edilen bonodan dolayı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davaya konu bono  IMO./... gemisi adına kaptan tarafından keşide edilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1109/1. Maddesine göre, donatan, kaptanın onun adına hareket ettiğini bildirerek veya bildirmeyerek, gemiyi sevk ve idare eden kişi sıfatıyla kanuni yetkileri dâhilinde yaptığı hukuki işlemlerden dolayı üçüncü kişilere karşı hak iktisap eder ve borç altına girer.TTK'nın 1061/1. Maddesinde, donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi maliki olarak tanımlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişinin de, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında gemi işletme müteahhidi tanımlanmış olup, burada geminin teknik ve ticari yönetimi gemi işletme müteahhidine devredilmekle birlikte en ayırıcı unsur geminin menfaat sağlamak amacıyla kendi adına işletiliyor olmasıdır. Gemi yönetiminin devrinde ise, geminin personel, teknik ve ticari yönetimi devredilebilmekle birlikte gemi, bir yönetim ücreti karşılığında malik adına acente sıfatıyla işletilir. Davacı ile ... isimli geminin sahibi ... Şirketi arasında, davacıya gemi işletme müteahhidi sıfatı verecek gemi kira sözleşmesi gibi herhangi bir sözleşmeye rastlanılmamıştır. Aksine davacı ile gemi maliki arasında imzalan sözleşme standart \"...\"kodlu gemi yönetimi sözleşmesidir. Buna göre davacı geminin idarecisi olup donatan sıfatı bulunmamaktadır. Bu halde, ... gemisi adına kaptan tarafından keşide edilen bonodan dolayı davacı gemi idarecisinin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bonoyu keşide eden kaptan, davacının idaresinde olsa dahi bonodan dolayı sorumluluk donatana aittir. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olup, davalının dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin sunduğu iddia edilen hizmet ise bu firmanın şahsi ilişkisine dair olup bahsi geçen hizmet bedelinin davalı tarafından talep edilebilmesi de mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davalı tarafça, davacının gemi işletme müteahhidi olduğu ispatlanamamış olup, Mahkemece davacının, davalıya İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi ve takibe dayanak bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafça başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.366,2 TL harcın, alınması gerekli olan 5.464,80 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.098,60 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.23/06/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c9af7ea647f92101","SID":"01efc3d8a8ffb5b8"}}