{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 31/05/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili aleyhine, davalı/borçlunun .... sigorta poliçeli .... plakalı araç ile yapılan kaza sonucu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .... Esas sayılı dosyasından açılan davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin .... Esas .... Karar sayılı ilamına istinaden Denizli 4.İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyasından 35.000,00-TL, 15,000,00-TL, 15.000,00-TL manevi tazminat, 4.200,00-TL, 2.180,00-TL, 2.180,00 TL ilam vekalet ücreti ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.849,00-TL alacak kalemleri üzerinden takip başlatıldığını, başlatılan icra takibi üzerine müvekkili tarafından .... nolu poliçe kapsamında manevi tazminat ve fer’ilerine ilişkin olarak davalı/borçluya başvurulduğunu, davalı/borçluya, müvekkili aleyhine başlatılan takip masrafları olmak üzere toplam 140.521,53-TL’nin ödenmesi için Denizli 3.Noterliği’nin 15/10/2018 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi çekildiğini, ancak davalı/borçlu tarafından poliçeden dolayı 30/10/2018 tarihinde icra dosyasına sadece 109.661,74-TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında yapılan 12/06/2013 tarihli .... nolu Sigorta Poliçesinde; maddi ve manevi tazminatı da kapsayacak şeklide .... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe sözleşmesi altında 250.000,00-TL’ye kadar maddi tazminat ve 300.000,00-TL’ye kadar manevi tazminat taleplerinin teminat altına alınmış sigorta bulunmadığını, poliçe incelendiğinde; “bu poliçede 300.000-TL limitle manevi tazminat talepleri dahil edilmiştir.” ibaresinin açıkça görüldüğünü, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibindeki manevi tazminat ve fer’ilerinin tamamı sigorta kapsamında olduğunu, ancak müvekkili tarafından davalı/borçludan manevi tazminata ilişkin talepte bulunulmasına rağmen davalı/borçlu takip dosyasına sadece 109.661,74-TL ödeme yapmış olup yapılan ödemenin eksik olduğunu, yapılan eksik ödeme üzerine müvekkili aleyhine başlatılan Denizli 4.İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından kalan dosya borcu olan 16.636,05-TL davalı sigorta şirketine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla ödenmek zorunda kalındığını, ödenen bu bedelin davalı yandan tahsili amacıyla davalı aleyhine 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının yetkiye yönelik itirazı neticesinde takibin durduğunu, yetkili mahkemenin  Denizli Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafından yapılan iş bu borca itirazın  haksız ve kötüniyetli olduğunu, bu nedenlerle Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli  olarak itiraz eden davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ve arabuluculuk masraflarının  karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, yetkili Mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin ise Tüketici Mahkemesi olduğunu, Antalya  Bölge Adliye Mahkemesi kararının  tarihi 24/09/2018 olup müvekkili şirket tarafından icra dosyasına ödeme 30/09/2018 tarihinde yeni bir icra emri  tebliğ  edilmeden takibin kesinleşmeden yapıldığını, dolayısıyla  müvekkili şirketin sorumlu olduğu rakam belirlenirken icra vekalet ücretinin 3/4'ünün alınması, tahsil harcı da %4,55 üzerinden alınması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri vekalet ücreti masraflarının davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, \"Uyuşmazlık, ilamlı icra takibine dayanak ilamın bozulması üzerine, İİK'nın 40. maddesi gereğince ilk takibin geçerliliğini yitirip yitirmediği, istinaf kararı sonrası takibin mükerrer olup olmadığı, davalı tarafından yapılmış ödemenin dışında mesuliyetinin bulunup bulunmadığı, takipte talep olunan tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve tahsil harcı olan 16.636,05 TL'ye dair Denizli 8. İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyada itirazın iptali talebinden ibarettir.<br> İlamların icrası İİK'nın ikinci babında 24 ilâ 41. maddeler arasında düzenlenmiştir. İlamlı icraya başvurabilmek için hükmün kesinleşmiş olması kural olarak şart değildir. HMK'nın 447. maddesinin kural olarak temyiz edilmiş olması da ilamın icrasını durdurmaz. Kesinleşmeden icraya konulabilecek bir ilâm, kesinleşmeden icraya konulmuş, borçlu ilâmı (hükmü) temyiz etmiş ve fakat icranın geri bırakılmasına (tehirine) karar verilmemiş olabilir. Bu hâlde, bir taraftan Yargıtay'da temyiz incelemesi yapılırken, diğer taraftan icra dairesi ilâmın icrasına devam eder. <br>İİK'nın 40. maddesinin 1. fıkrası \"Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur\"  şeklinde düzenlenmiş olup, bu hükme göre îcra işlemleri devam ederken (ilam hükmü tamamen icra edilmeden önce) ilamın bozulması hâlinde, icra işlemleri olduğu yerde durur. İlamın bozulması ile ilamın icrası sadece olduğu yerde durur; yoksa, ilamlı icra takibi iptal edilmez. Bozma kararına uyan  mahkeme yeni bir karar verirse alacaklı, bu yeni ilamın da kesinleşmeden icrasını isteyebilir.<br>Uyuşmazlığın çözümü bakımından usul ekonomi ilkesinin de açıklanması gerekmektedir. HMK'nın 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, Anayasal dayanağı olan bir ilkedir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (Anayasa)'nın 141. maddesinin 4. bendinde davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna açıkça işaret edilmiştir. Usul ekonomisi ilkesi yasalarda öngörülen düzenleme çerçevesinde yargılamanın kolaylaştırılmasını, yargılamada öngörülen olağan zaman süresinin aşılmamasını ve gereksiz gider yapılmamasını amaçlar ve bunu hâkime bir görev olarak yükler. Bu bağlamda, basitlik, hızlılık ve ucuzluk usul ekonomisini oluşturan unsurlar olarak ortaya çıkar.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 6. maddesinde de usul ekonomisinin yargılamanın makul sürede yapılması unsuruna vurgu yapılmıştır. <br>Usul ekonomisi ilkesi takip hukukunda da uygulanır. Anayasanın 141. maddesinin 4. fıkrasına göre mahkemelerin yargı faaliyetlerinde usul ekonomisini gözetme yükümlülüğü ile  takip hukukunda icra organlarının usul ekonomisini gözetmesi aynı amaca hizmet eder. Usul ekonomisi ilkesine göre takibin ve icra faaliyetlerinin mümkün olduğunca kısa sürede, basit ve ucuz şekilde sonuçlandırılması gerekir. Bu ilkenin unsurları, takip hukukundaki görünümüne göre takibin makul sürede tamamlanması, takibin makul giderle tamamlanması ve takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi olarak ifade edilebilir. Usul ekonomisi ilkesi takibin her aşamasında gözetilmesi gereken bir ilkedir. Takibin makul sürede ve makul giderle tamamlanabilmesi için, takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi gerekir. Takibin düzenli bir şekilde yürütülmemesi karmaşaya ve gereksiz gider yapılmasına sebep olacağı için aynı zamanda takibin makul sürede tamamlanması ve takibin makul giderle tamamlanması unsurlarının da ihlal edilmesi sonucunu doğurur. <br>Somut olay incelendiğinde ise; Denizli 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E..... K.  sayılı dosyasında alacaklı tarafından, sayılı ilamına dayalı olarak borçlu aleyhine Denizli  4. İcra Dairesi'nin 30.03.2018  tarihinde başlatılan ilamlı icra takibinde ilamda lehine hükmedilen kalemlerin istenildiği, takibe dayanak ilamın  Antalya Bam 4.H.D.  ... E.- ... K. sayılı kararı ile bozulduğu, alacaklı tarafından anılan ilama dayalı olarak borçlu aleyhine Denizli 8. İcra Müdürlüğü .... E. Sayılı dosyası ile ayrıca  ilamsız takip yapıldığı görüldü. <br>İcra ve iflas hukuku, cebri icra takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. İcra ve iflas hukukunun temel amacı takip yapan ve takibe katılan alacaklının takip sonucunda alacaklarına kavuşmasını sağlamak için takip borçlusunun veya üçüncü kişilerin çıkarabileceği engelleri ortadan kaldırmak, bu amaca karşılık ve onunla birlikte borçlu olduğu iddia edilerek takip edilen kişinin yani takip borçlusunun kötü niyetle yapılmış hukuka aykırı bir takibe karşı kendini korumasını sağlayacak hukuki çareleri bulmaktır (Umar, B.: İcra ve İflas Hukukunun Tarihi Gelişmesi ve Genel Teorisi, İzmir 1973, s. 40). Usul ekonomisi ilkesi gereğince, takibe dayanak ilamın bozulması üzerine bozmaya uyularak verilen yeni ilamın icrası, alacaklının duran takibe devam etmesi ve borçluya fark alacakları için icra emri gönderilmesi ile mümkündür. Aksi hâlde İİK'nın 40. maddesinin 1. fıkrası gereğince duran takibe devam edilmeksizin yeni bir takip başlatılması, borçlunun ilama aykırılık şikâyetinde faizin başlangıcı, ödemelerin mahsubu, borç miktarının hesaplanması gibi konularda karmaşaya, gereksiz gider yapılmasına ve takibin makul sürede sonuçlanmamasına sebep olacağından başlatılan ikinci takip, usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edecektir. <br>Ne var ki \"Bozma kararından sonra bozmaya uyularak yeni verilen ilamla alacaklının duran takibine devam etmesi ve ilamdan kaynaklanan fark alacaklarının muhtıra gönderilmesi suretiyle tahsili mümkündür.\" şeklinde açıklama yer almış ise de yukarıda belirtildiği üzere borçluya fark alacakları için icra emri gönderilmesi gerektiğinden \"icra emri\" ibaresinin yazılması gerekmektedir. Olayda ise talepler ilamlı takibe dayandığı iddia olunsa dahi ilamsız takip yolu tercih olunmuştur.<br>Davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle sorumlu olduğu tüm miktarı ödemiş olduğu ve ilamlı icra takibinde yeni takip talebi verilmediği görülmekle talep red olundu. (HGK 2015/497 E. 09.06.2020  2020/365 K.)<br>Davacı tarafından talep edilen miktarı likit  (muayyen, belirli) olmayıp, gerçek zarar miktarının tespiti ile davacının davalılara rücusu için gerekli şartların oluşup oluşmadığının saptanması, yargılama ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildi. (Y 17. H.D. 2017/5008- 2019/11359)Yüksek mahkeme kararları ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava red olundu.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibindeki manevi tazminat ve fer’ilerinin tamamı sigorta kapsamında olmasına rağmen ve müvekkili tarafından davalı/borçludan manevi tazminata ilişkin talepte bulunulmasına rağmen davalı/borçlu takip dosyasına sadece 109.661,74-TL ödeme yapmış olup yapılan ödemenin eksik olduğunu, yapılan eksik ödeme üzerine müvekkili aleyhine başlatılan Denizli 4.İcra Dairesi’nin .... Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından kalan dosya borcu olan 16.636,05-TL davalı sigorta şirketine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla ödenmek zorunda kalındığını, davalı sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi kapsamında icra dosyasına toplam 109.661,74-TL müvekkilinin ihtiyari mali mesuliyet sigortası olan .... A.Ş. tarafından 30.10.2018 tarihinde dosyaya ödendiğini, davalı/borçlunun ...poliçe nolu sigortası kapsamında hala 16.636,05-TL bakiye ödeme yapması gerektiğini, bununla birlikte davalı tarafın alacak ve ferileri bakımından ihbar tarihinden itibaren sorumlu olduğunu söylese de Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere sorumluluklarına kararın kesinleşmesine kadar işleyecek faiz, yargılama giderleri, ve avukatlık ücretlerinin de dahil olduğunu, davalı tarafın, icra takibinin yerel mahkeme ilamına istinaden başlatıldığını, ancak yerel mahkeme kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılarak yeni bir karar verildiğini ve bu sebeple icra takibinin geçerliliğini yitirdiği ve yeniden takip talebi ve hazırlanarak dosya borçlularına yeni icra emrinin tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak dosyada yeni bir icra emri tebliğ yapılmadığı için takibin kesinleşmediğini ve bu sebeple icra vekalet ücretinin 3/4, tahsil harcının ise %4.55 üzerinden alınması gerektiğini iddia etmiş ise de; işbu iddianın tamamen hukuki dayanaktan yoksun olup kendi içerisinde bile çeliştiğini, nitekim davalı taraf için dosya kesinleştirilmediği için tahsil harcının %4,55 üzerinden alınmasını talep etmesinin bu çelişkinin en büyük ispatı olduğunu, ödeme veya icra emrinin tebliği üzerine hacizden evvel ödenen paralardan %4.55 oranında olmak üzere tahsil harcı kesildiğini, ancak dosyaya ödenen paralardan %4,55 oranında tahsil harcı kesilebilmesi için icra emrinin borçluya tebliğinin şart olduğunu, bu sebeple davalının hem icra emrinin kendilerine tebliğ edilmediğinden bahsetmesi ve buna rağmen tahsil harcının %4.55 üzerinden alınması gerektiğini iddia etmesinin izahının olmadığını, nitekim icra dosyası davalının iddialarının aksine kesinleşmiş olup bu sebeple icra vekalet ücretinin 3/4 olarak değil tam ödenmesi gerek gerektiğini, davalı/borçlu .... nolu poliçe kapsamında müvekkiline karşı başlatılan Denizli 4.İcra Dairesi’nin .... E. sayılı dosyasındaki asıl alacak (manevi tazminat), faizi, icra vekalet ücreti, harç ve masraflarından sorumlu olduğunu, davalının poliçe kapsamında, müvekkiline 16.636,05-TL daha ödeme yapması gerektiğini, ancak davalı tarafından işbu eksik miktarın müvekkiline ödenmemiş olup eksik kalan miktarın tahsili için müvekkil tarafından başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini,  davalının Denizli 8.İcra Müdürlüğünün ..... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali gerekmekte olup yerel mahkemenin davanın reddi yönündeki kararı eksik inceleme sonucunda usul ve yasaya aykırı olarak kurulduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, İtirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 12/06/2013 tarihli .... nolu Sigorta Poliçesinde; maddi ve manevi tazminatı da kapsayacak şeklide ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçe kapsamında 250.000,00-TL’ye kadar maddi tazminat ve 300.000,00-TL’ye kadar manevi tazminat taleplerinin teminat altına alındığını, davacı şirket tarafından dava dışı işçinin mirasçılarına ödenen tazminatın rücuen davalı sigorta şirketinden eksik ödeme nedeniyle tahsili talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin iş bu davayı açmış, İlk derece mahkemesince; \"Yüksek mahkeme kararları ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava red olundu.\" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Anayasanın 141/III maddesi uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde ayrıntılı bir şekilde hükmün kapsamı düzenlenmiş, hükmün  hangi hususları kapsayacağı maddeler halinde ve açıkça belirtilmiştir. <br>01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’nun 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının ihlalidir.<br> HMK.’nın 297. maddesinde, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.<br>Somut uyuşmazlıkta, İlk derece Mahkemesince verilen kararda davacı yanın netice-i talebi ile davalı cevap dilekçesinden bir kısım özetlenerek yazılmış, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda varılan sonuçlar terditli olarak sıralanmış, davaya konu uyuşmazlığa emsal niteliği bulunmayan içtihatlar eklenmek suretiyle gerekçe olarak; \"Yüksek mahkeme kararları ve bilirkişi raporu doğrultusunda dava red olundu.\" açıklaması yapılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın reddi gerekçesi olarak \"Yüksek mahkeme kararları ve bilirkişi raporu\" olarak belirlenmesine rağmen seçenekli sonuçlara varılan bilirkişi raporunda hangi sonuç esas alınarak karar verildiği açıklanmamış, aynen \"davalının ödeme yaptığı tarih itibariyle sorumlu olduğu tüm miktarı ödemiş olduğu ve ilamlı icra takibinde yeni takip talebi verilmediği görülmekle talep red olundu.\" şeklinde belirtilerek içtihada atıf yapılmakla yetinilmiştir. Gerekçeli kararda, bilirkişi raporuna hangi nedenle itibar edildiği, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi yönünden hangi tarafın haklı ya da haksız olduğu ve sonuç olarak davanın kabul veya reddine dair kanaate ne şekilde varıldığı hususları tartışılmamıştır. Bu sebeple; İlk derece mahkemesinin, belirtilen yasal düzenlemelerin aksine, gerekçesiz şekilde oluşturduğu kararı usul ve yasaya uygun değildir.<br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi de göz önünde bulundurarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa dair hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/02/2021 tarih ve ... Esas -  ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.  31/05/2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0dd6bb5c54a58792","SID":"543efb548f2136af"}}