{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/111 Esas<br>KARAR NO: 2022/972 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 02/11/2021 <br>NUMARASI: 2020/484 Esas 2021/427 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/06/2022<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı ...'a satmış olduğu dondurulmuş deniz ürünlerinin İzmir'den Almanya'ya taşınması ile davalı ... Ltd. Şti. ile navlun sözleşmesi akdettiğini, navlun bedelinin işbu şirkete ödendiğini, bu sözleşme kapsamında davalı ... tarafından tahsis edilen soğuk hava depolu 4 adet kanteyner ile ... gemisine 29/03/2020 tarihlinde emtiaların yüklendiğini, malın tesliminden sonra ... numaralı konteynerdeki ürünlerin bozulduğunun anlaşıldığını ve müvekkiline bu durumun ihtar edildiğini, bozuk ürün tutarının cari hesaptan mahsup edildiğini, işbu zararın tazmini için davalılara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, ... numaralı konşimentonun arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesinin 26 maddesinde yetki anlaşması bulunduğunu ve İngiliz Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ... A.Ş. işbu taşımaya aracılıkta bulunmadığından müvekkili ... ye izafeten acentesi sıfatı ile dava edilmesinin mümkün olmadığını, davacının emtia nakliyat sigortasından zararını tazmin edip etmediğinin belli olmadığını, \"CIF\" teslim şekliyle satılan ve dava dışı alıcısına teslim edilen işbu yükler için deniz yolu taşımasının risk ve sorumluluğunun dava dışı yük alıcısı üzerinde olduğunu belirterek, davanın milletlararası yetki yönünden reddine, takip borçlusu ile itirazın iptali davasındaki davalının farklı olması sebibeyle davanın taraf teşkili yönünden reddine, halefiyet yokluğu sebebi ile davanın dava ehliyeti yokluğundan reddine, esastan reddine ve aksine halde sorumluluğun 29.210 SDR ile sınırlandırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/11/2021 tarih 2020/484 Esas 2021/427 Karar  sayılı kararında; \"...Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve  2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) Deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun davacı şirketi bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin  yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle ...\"gerekçesi ile, Davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin USULDEN REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu yükteki zararın oluşma tarihi itibariyle konişmento hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağını, MÖHUK m.34 uyarınca haksız fiilden doğan borç ilişkisi ile daha sıkı ilişkili olan Türk Hukukunun uyuşmazlığa uygulanması gerektiğini (Konişmento hasar tarihinde henüz düzenlenmemiştir.) Davalı ... şirketinin Türkiye'de mukim ve vergi mükellefi bir şirket olduğunu, bu sebeple milletlerarası yetki itirazında bulunmasının TMK m.2'ye aykırı olduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı olarak yapılamayacağını, somut olayda her iki tarafça da imza altına  alınmamış olması nedeniyle yetki şartının  geçersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartının TBK m.20 vd. uyarınca genel işlem şartı mahiyetinde olup, yazılmamış sayılacağını, ... Doktrini uyarınca, uyuşmazlığa Türk Mahkemelerinin bakmaları gerektiğini, Yükteki hasarın, Aliağa Liman Sahasında davalıların hakimiyet alanında iken gemiye yükleme için bekletildiği esnada oluştuğunu, dava konusu emtia, ... gemisine yüklenmeden önce 01.04.2020 tarihli konişmento henüz düzenlenmemiş iken, ısı zincirinin bozulması sebebiyle zayi olduğunu,  dolayısıyla konişmentoya bağlı bir hasarın söz konusu olmadığını ve uyuşmazlığa bakmakla yetkili mahkemeyi tespit etmek için konişmento hükümlerine bakılamayacağını, Dosyada mübrez ısı raporlarından da görüldüğü üzere, davaya konu emtia, 26-27-28 Mart 2020 tarihlerinde TTK m.1178/3 uyarınca davalıların hakimiyet alanında yükün gemi güvertesine yüklenmesi için liman sahasında bekletildiği esnada konteynerin elektrik destek ünitesine bağlanmaması yüzünden ısı değerlerinin yükselmesi sonucu bozulduğunu, dolayısıyla yükteki hasar, emtia henüz gemiye yüklenmeden ve konişmento henüz düzenlenmeden ve hükümleri yürürlüğe girmeden oluştuğundan, hasarın konişmento hükümlerine tabi olmasının  kabul edilemeyeceğini, konişmentodan doğan borcun, yükleme vakalarına dayandığını, yükleme olgusundan soyutlanmış olmadığını, bu halde yükleme başlamadan önce konişmentonun hukuki hayatta varlığından söz edilemeyeceğini (Yargıtay 11. H.D. 03/10/2016 tarih 2016/9925 E. 2016/7702 K.) Uyuşmazlığın hukuki niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklandığını, zararın deniz yolculuğu başlamadın ve yük gemiye yüklenmeden evvel taşıyanın hakimiyetinde iken meydana geldiğini, haksız fiilden doğan borç ilişkisinde zararın meydana geldiği ülke hukukunun uygulanması gerektiğini, dolayısıyla davaya bakmaya Türk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, zarar görenin Türk şirketi, zararın meydana geldiği yerin Türkiye, akti taşıyanın Türk şirketi, davalı şirketlerin fiili idare merkezlerinin Türkiye'de bulunması nedeniyle herkes için en sıkı ilişkili hukukun Türk Hukuku olduğunu  Davalı ...'ın 1 Nolu davalının yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle HMK m.7 uyarınca İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili mahkeme olduğunu, alternatif olarak MÖHUK m-40'ın atfiyla HMK m.16'da uygulanabilir olmasına rağmen kendilerinin yetkili mahkemeyi HMK m.6 ve m.7 doğrultusunda tespit ettiklerini, münhasır olmayan yetki hallerinin birbirlerine alternatif teşkil ettiğini, Davalı ...'in milletlerarası yetki itirazında bulunmasının, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının aslen Türkiye'de mukim bir şirket olmasına ve tüm faaliyetlerini bu şirket üzerinden yürütmesine rağmen milletler arası yetki itirazında bulunmasının kötü niyetli olduğunu (Yargıtay 11.HD.nin 06.03.2009 T. 2008/5454 E. 2009/2604 K.) Yetki anlaşmasının tek taraflı olarak yapılamayacağını, davacının konişmentonun arka yüzünde imzası bulunmamakla birlikte yeni şartından haberdar dahi olmadığını, mahkemece konşimentonun arkasında olduğu belirtilen kayıtların aslı dosyaya celp edilmeden davalının suretini sunduğu belgelere göre karar verildiğini, şayet aslı celp edilse idi davacının bu şartları imzalamadığı, hata haberdar olmadığının anlaşılacağını, konişmento her iki tarafça imzalanmamış olduğundan konişmentonun arkasında olduğu iddia edilen yetki şartının geçersiz olduğunun kabulü gerektiğini, (Yargıtay 11. H.D. 03/10/2016 T. 2016/9925 E. 2016/7702 K. İzmir BAM 17. H.D. 2018/450 E. 2018/401 K. 22/03/2018 T., Yargıtay HGK 27/09/2006 T. 13-539) Yetki şartının kabulü anlamına gelmemekle birlikte ilgili şartın genel işlem koşulu olması nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü gerektiğini, sadece taşıyana istediği yerde dava açma hakkı tanındığını, dürüstlük kuralına aykırı olarak davacı aleyhine ve durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler içerdiğini (Yargıtay 11. H.D.'nin 2016/946 E ve 2017/643 K), <br>... Doktrini (Uygun Olmayan Yargılama Yeri) uyarınca uyuşmazlığa Türk Mahkemesinin bakması gerektiğini, MÖHUK mad.24/1'e göre, taraflar sözleşmeden doğan borç ilişkileri hakkında hukuk seçimi yapabileceklerini, seçilen hukuk ile anlaşılması gerekenin, maddi hukuk hükümlerinin uygulanması olduğunu, bu doktrine göre, mahkeme, davanın uyuşmazlıkla daha sıkı irtibata sahip bir devlet mahkemesinde görülmesine karar vererek davayı görmeyi reddedeceğini, bu haliyle davacının önce Londra'da dava açılması, burada dava ... Doktrini sebebiyle reddedilince, Türkiye'nin milletlerarası yetkisi doğacağından tekrar Türkiye'de dava açılması gerektiğini kabul etmenin hakkaniyete ve uluslararası  teamüllere aykırı olduğunu belirterek, İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, davacı tarafça ihracatı yapılan emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz yolu ile taşıması sırasında hasarlanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini talebi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece, somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka sayfası 26. bölümüde bulunan yetki klozunun davacı şirketi bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olduğu gerekçesi ile, davalı ... vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  5718 sayılı MÖHUK'un \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olması gerekmektedir. Ayrıca yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK'nın 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı, MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Davacı ... Ticaret AŞ'nin yurtdışına ihraç ettiği dondurulmuş deniz ürünlerinin Aliağa Limanından Almanya Bremerhaven European Union Sea Port Limanına taşınması hususunda tefrik kararı verilen davalı ... Ltd. Şti. ile navlun sözleşmesi akdettiği, davacı şirket tarafından navlun ücretinin akdi taşıyan ... Ltd. Şti.'nce düzenlenen faturaya binaen ödemesinin yapıldığı, emtianın davalı ... tarafından 01/04/2020 tarihli ... numaralı konişmento tahtında ... isimli gemi ile taşındığı, konşimento üzerinde emtianın gemiye yüklenme tarihinin 29/03/2020 olarak göründüğü, davacı şirketin konşimentoda Shipper (yükleten) olarak yer aldığı, konişmentonun davalı ... tarafından imzalandığı; davacı tarafça emtia hasarının henüz konişmento düzenlenmeden önce 26-27-28 Mart 2020 tarihlerinde TTK m.1178/3 uyarınca davalıların hakimiyet alanında yükün gemi güvertesine yüklenmesi için liman sahasında bekletildiği esnada konteynerin elektrik destek ünitesine bağlanmaması yüzünden ısı değerlerinin yükselmesi sonucu meydana geldiğinin iddia edildiği,  Davalı ...'nin, Danimarka da mukim yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Türkiye-Almanya taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartaları 26. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklara İngiliz Hukukunun uygulanacağı, yetkili mahkemenin ise Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun kararlaştırıldığı görülmektedir. TTK.nın 1200. maddesine göre, navlun borçlusu taşıtandır. Deniz ticareti hukukunda navlun faturası kime kesilmişse, o kişi taşıtan sıfatını haizdir. Somut uyuşmazlıkta, navlun faturası davacı şirkete kesilmiş olduğundan davacının dava konusu taşımada taşıtan sıfatına haiz olup, aynı zamanda konişmentoda yükleten (Shipper) sıfatı da bulunmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşımada, davacının taşıtan ve yükleten, davalı ...'nin fiili taşıyan, davanın da davalı taşıyana izafeten acenteye yöneltildiği anlaşılmaktadır. Doktrindeki baskın görüşe göre, konteyner (kırkambar) taşıması niteliğindeki taşımada esas alınması gereken konişmento ve arkasındaki taşıma şartlarıdır ve bu şartlar taşıtan ve yükleten sıfatındaki davacıyı bağlar. Davacı vekilince, müvekkilinin konişmentonun arka yüzünde imzasının bulunmadığı, yeni şartından haberdar dahi olmadığı, konişmentonun her iki tarafça imza altına  alınmamış olması nedeniyle yetki şartının  geçersiz olduğu ileri sürülmüştür.  Dava konusu taşımaya ilişkin konişmentoya davacı tarafça da delil olarak dayanılmış olup, taşıma sözleşmesi, konşimentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edilmiştir. TTK'nın  1229. maddesine göre, konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. 1230. vd  maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmento kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır. İbraz edilen konşimentoda  taşıyanın imzasının bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla konişmento geçerli olup, davacı vekilinin konişmentoda yazılı yetki şartının geçerli olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmesi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Yetkili kılınan mahkeme belirlidir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartı genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından,  Türk Mahkemesinde dava açılamayacaktır. Yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerekmekle, konişmentodaki yetki şartında TBK'nın 21/2. maddesi anlamında taşıma ilişkisinin niteliğine aykırı bir kayıt bulunmadığı, uluslararası yetki şartının aynı Kanun'un 25. maddesi anlamında dürüstlük kuralına aykırı haksız işlem şartı niteliğinin olmadığı, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı ve taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan TTK'nın 1178/3(a) maddesine göre, eşya, davacı yükletenden davalı taşıyanca teslim alındığı andan, taşıyan tarafından gönderilene teslim edildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılacağından, iddiaya göre hasarın eşyanın gemiye yüklenmek üzere davalıya ait konteynerlerde limanda bekletildiği sırada meydana gelmesi taşıma sözleşmesi hükümlerinin uygulanması bakımından sonuca etkili değildir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine de aykırılık içermediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40.TL' nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 16/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fc5a17954c88b20","SID":"3c373a59129b2e24"}}