{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/11 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1328<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30.09.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/358 E. - 2021/742 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 04.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 04.07.2024<br><br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.09.2021 tarih 2020/358 E. - 2021/742 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacı tarafından kasko poliçesi ile sigortalı araç ile davalıların işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde sigortalı aracın hasara uğradığını, kaza tespit tutanağı içeriğine göre kusurun davalıda olduğununu, hasar nedeniyle 23.494,88-TL'nin sigortalıya ödendiğini, aracın onarımını için ödenen miktarın davalı sürücünün kusuru oranında davalılardan tahsilinin gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; bakiye 14.818,79-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş vekili, İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, sigortalı aracın kusuruna denk gelen 8.676,09-TL'nin davalı şirket tarafından davacıya ödendiğini, davalının sigortalısının kusurusu oranda poliçe limiti ile sınırlı olarak zarardan sorumlu tutulabileceğini, davalının temerrüte düşürülmediğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından araç üzerinde ekspertiz yaptırıldığını, fren beyninin kazadan kaynaklı hasara uğramamış olabileceği değerlendirilerek 14.818,79-TL nin ödenmediğini, fren beynindeki arızanın frene kuvvetli basılması sonucunda  oluştuğunu, bu zararın rücuya konu edilemeyeceğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 23.494,00-TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin 8.676,09 TL'lik kısmının davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davadan önce davacıya ödendiği, 14.818,79-TL tutarındaki sigorta ödemesine ilişkin alacağının ise ödenmediği, davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödenen tutarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında ve oluşan hasara uygun olduğu, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortacının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, belirtilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı  ... Sigorta A.Ş vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, maddi hasara ilişkin tazminat bedelinin fahiş olduğunu, fren beyninde hasar bulunmadığını, aracın arıza kaydı görüntüleri, hasarlı fotoğrafları ve kazanın oluş şekline göre kaza nedeniyle fren beynininde hasar oluşamayacağını, kazada hasar görmeyen fren beyni parçasının da hasar icmaline eklendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini,  hükmedilen tazminata ödeme tarihinden avans faizi yürütüldüğünü, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ..., hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, maddi hasara ilişkin tazminat bedelinin fahiş olduğunu, fren beyninde hasar bulunmadığını, fren beynininde bu kazada hasar oluşamayacağını, kazada hasar görmeyen fren beyni parçasının hasara eklendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, fren beyninde hasar bulunmadığını, aracın arıza kaydı görüntüleri, hasarlı fotoğrafları ve kazanın oluş şekli açıklandığında fren beynininde bu kazada hasar oluşamayacağını, kazada hasar görmeyen fren beyni parçasının hasara eklendiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın davalı üçüncü kişiden rücuen tahsil istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın  kabulüne, karar verilmiştir<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\tToplanan tüm bu deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasarın benimsen ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olmasına,  fren beyninde oluşan hasarın kazadan kaynaklı olduğu hususunda ekspertiz raporu ile ilk rapor arasında oluşan çelişkinin hükme esas alınan teknik bilirkişi raporu ile giderilmesine, ekspertiz raporu ile uyumlu şekilde fren beyninde oluşan hasarın kazadan kaynaklı olduğunun tespit edilmesine, davacının ödediği tazminatı halefiyet ilkesi ve kasko sigorta genel şartları gereğice gerçek zarar miktarı üzerinden kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilcek olmasına, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, rücu alacaklısı olan davacı sigorta şirketinin dava konusu hasar nedeniyle üçüncü kişilere ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan davalıların temerrüte düşecek olmasına, dava sigorta sözleşmesinden kaynaklanıp davacı ile davalı sigorta şirketleri de tacir olduğundan temerrüt faizi olarak isteme uygun biçimde avans faizine hükmedilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı ... Sigorta A.Ş. ile davalılar  ... ...'ın istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.012,27-TL'den peşin alınan 254,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 758,27-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.012,27-TL'den peşin alınan 253,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 759,17-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.012,27-TL'den peşin alınan 253,06-TL'nin mahsubu ile bakiye 759,21-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c597ee82293e1b63","SID":"ac5186886e9f6359"}}