{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/843 Esas <br>KARAR NO\t: 2022/884 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)<br>TARİHİ: 10/12/2019<br>NUMARASI\t: 2018/408 Esas 2019/498 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 01/06/2022<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin yurtiçi taşımacılık faaliyetleri yürüttüğü ve organize ettiğini, müvekkili şirket bu faaliyet çerçevesinde, davalı şirkete, icra takibine dayanak teşkil eden faturalar konusu hizmetleri verdiğini, belirtilen faturalar tanzim edildikleri tarih itibarı ile davalı firmaya gönderilmiş olduğunu, faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi iade de edilmediğini, söz konusu fatura konusu borç davalı tarafın kabulünde olup alacağın sabit olduğunu, söz konusu borcun ödenmesi konusunda taraflar arasında görüşmeler yapılmış olduğunu, davalı firmanın borca herhangi bir itirazı söz konusu olmadığını, buna rağmen borcu ödemediğini, müvekkilinin defalarca bildirimine rağmen icra takibi konusu borçları ödenmediğini, alacağın ödenmesi için davalı taraf ile müteaddit kere görüşmeler yapıldığını fakat işbu girişimler sonuçsuz kaldığını, bu nedenle müvekkili tarafından davalı taraf aleyhine İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatılmış olduğunu, işbu dosyadan gönderilen ödeme emrine borçlunun itirazı sebebiyle takip durdurulmuş olduğunu belirterek İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamını, İtirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının alacak miktarının % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  dava dilekçesinde takibe konu faturanın davalı şirkete gönderilmesine rağmen, faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve faturanın iade edilmediği iddiası Sayın Mahkemeyi yanıltmaya matuf haksız, kötüniyetli ve gerçek dışı bir beyan olduğunu, zira davalı müvekkil şirket, söz konusu faturanın kendilerine tebliği üzerine Üsküdar ...Noterliği'nden keşide ettiğini 20.06.2018 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarname ile \"fatura muhteviyatına konu edilen taşımaya ilişkin ürünler fabrika teslimi olduğundan taşıma ücreti ve ürünlerin taşınması sırasında doğan sair alacaklar yönünden konunun muhatabının 3.şahıs şirket olduğunu bu gerekçeyle söz konusu faturanın kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle ilgili faturaya itiraz ettiğini ve sunulan fatura aslını davacı tarafa iade ettiğini, davacı dava dilekçesinde: \"yurtiçi taşımacılık faaliyeti yürüttüğü, bu faaliyet çerçevesinde, müvekkil şirkete fatura konusu hizmeti verdiği \" iddia etmişse de, bu iddianın gerçek dışı olduğunu, iddia ettiği taşıma hizmetini verdiği, iddia ettiği alacak miktarını ve bu alacağı hak ettiğini TTK hükümlerine göre ispat etmekle mükellef olduğunu bu hususta sadece fatura kesilmesinin, faturaya konu hizmetin verildiği anlamına gelmediğini, davalı müvekkili şirketçe hem ilgili faturaya itiraz ettiğini, hem de fatura aslı davacı tarafa iade edildiğini, davalı müvekkil şirketinin plastik ürünler imal etmekte  yurtiçi ve yurt dışındaki bazı şirketlerin plastik ürünler satmakta olduğunu bu minvalde davalı müvekkil şirketin Norveç'te bulunan ...  AS ünvanlı dava dışı şirkete sunduğu faturalar ile bir takım plastik ürünler satıldığını, ibraz edilen faturaların tamamın da ürünlerin teslim şartı exw yani \"ex works\" olarak belirlendiğini, Uluslararası Deniz Ticareti Hukukunda bu kayıdın satıcının satım konusu malları fabrika veya deposunda alıcının emrine hazır bulundurmakla teslim yükümlülüğünü ifa ettiğini, satıcının malın alıcısı tarafından sağlanan bir araca yüklenmesinden ya da malların gümrüğünden geçirilmesinden sorumlu olmadığını, alıcının satıcının adresinden kendi adresine kadar malın taşınması ile ilgili tüm gider ve risklerden sorumlu olduğu anlamına geldiğini ex works teslimce her türlü nakliye, yükleme, boşaltma, sigorta vs. gibi işlem ve bunlarla ilgili tüm sair masraflar alıcıya ait olduğunu, malların nakliye yani teknik adıyla navlun ücretinin fer'isi olan demuraj ücretinden de alıcı yani dava konusu yüku taşıtma hususunda davacı şirketle anlaşan dava dışı (...) şirketinin sorumlu olduğunu hukuken demuraj ücretinin davalı müvekkil şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddini talep ettiğini, davanın reddine takibi ve davasında haksız ve kötüniyetli olduğundan davacının dava konusu bedelin %20'sinden az olmamak üzere takdiren en üst hadden davalı müvekkil şirkete kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine yargılama masrafı ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 10/12/2019 tarih ve 2018/408 Esas - 2019/498 Karar sayılı kararında;\"....Konteyner demurajı esasen tahliye limanı ile ilişkili olmakla ve navlun sözleşmesinin gönderileni eğer navlun sözleşmesinin aynı zamanda tarafı değilse, diğer bir ifadeyle, taşıtan değilse anılan ücret ve masrafların borçlusu değildir. Ancak TTK m. 1203'ün koşullarının gerçekleşmesi hâlinde gönderilen söz konusu masraflardan sorumlu hâle gelecektir. Gönderilenin TTK.m. 1203 kapsamında yer alan kalemlerden sorumlu tutulabilmesi için, konişmento veya konişmentonun atıf yaptığı navlun sözleşmesinde gönderilenin anılan borçlardan sorumlu olacağı ilkesine yer verilmesi ve yükün gönderilen tarafından teslimin istenmesi gereklidir. Bu koşullar karşılandığında taşıtan borçtan kurtulur. Eldeki dosyada ise  davalı dava dışı gönderilenin yükü teslim aldığını ileri sürmüş ve davacı da aksini iddia etmemiştir. Konşimentonun ön sayfasında arka sayfasına atıf olmakla konşimentonun arka sayfası da dosyaya sunulmamıştır. Bu açıklamalar ışığında, borçlardan dolayı sorumluluğun kime ait olduğu esasen tespit olmamakla birlikte, açıklandığı üzere davacının taşıtan sıfatını haiz olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır.  Dolayısıyla davacının taşıtan sıfatıyla demurajdan sorumlu tutulması mahkemece mümkün bulunmamıştır. Ayrıca davalı tarafından ihraç edilen yükün dava dışı Norveç'teki alıcısı tarafından teslim alınması (buna dair davacı yanın itirazı bulunmadığından uyuşmazlık konusu değildir) ve teslim şeklinin EXW olması karşısında her halde, davalının demuraj ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı kabul olunarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili her ne kadar karar celsesinde sulh görüşmeleri için süre talep etmişse de aynı celsede bu talep davalı vekilince kabul olunmadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....\"gerekçesi ile, Davanın reddine  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince 2018/408 E. 2019/498 K. Sayılı 10.12.2019 tarihli ilamının usul ve yasaya uygun olmadığını, Hükme esas alınan 21.08.2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; \"tarafların ticari defterlerini TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil teşkil ettiği, müvekkil şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.806,64 USD alacaklı olduğu, müvekkilin bu fatura tutarı kadar asıl taşımayı yapan ...ve Loj A.Ş. Ye ödeme yaptığı, davalının faturayı kabul etmeyerek ticari defterlerine almadığı, taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığının tespit edilemediği, dava konusu demuraj faturasından davalının sorumlu olmadığı, Sayın Mahkemece aksine hüküm kurulması halinde demuraj talebinin piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu\" tespiti yapıldığını, Bilirkişi raporundaki aleyhe kanaatlere karşı itirazlarını 10.10.2019 tarihinde mahkemeye sunmalarına rağmen mahkemece itiraz değerlendirilmeden bu itirazlar karşılanmadan, incelenmeden, değerlendirilmeden, bilirkişi heyetinden ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmadan doğrudan davanın reddine karar verilmiş olması karşısında, karar eksik incelemeye dayalı ve usule ve yasaya uygun olmadığından istinaf yoluna gitma gerekliliği doğduğunu, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında da belirttiği \"taraflar arasında taşıma sözleşmesinin varlığının tespit edilemediği\" değerlendirmesi kesinlikle anlaşılamaz olduğunu, çelişkili ve mesnetsiz bir değerlendirme olduğunu, kaldı ki mahkeme gerekçeli kararında; davacı ile davalı arasında kurulan taşıma ilişkisine dair herhangi bir delil bulunmamakla birlikte, konişmento kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, ...'ya müvekkili tarafından yapılan ödeme vs. gereği tarafların davacı ve davalı olarak aktif  ve pasif husumet ehliyetine sahip olduğunu kabul ettiğini, bu gerekçeler kendi içinde dahi çelişkili olduğunu, müvekkili ile davalı arasında bir taşıma ilişkisinin olmadığından söz edilemeyeceğini,Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da taraflar arasında bir taşıma sözleşmesinin varlığının tespit edilmediğinden ötürü husumet ehliyetlerinin bulunmadığı ve davalının konu demuraj alacağından sorumlu olmadığı yönündeki kanaatler olduğunu, Oysa ki; davalı dahi 06.12.2018 tarihli ihtarnamesinde ve mahkemeye sunduğu cevap dilekçesinde müvekkili şirket ile aralarında taşıma ilişkisi olmadığı yönünde hiçbir itiraz ve beyanda bulunmadığını, zaten olması da mümkün olmadığını, Keza konu dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan elektronik posta yazışmalarında da açıkça görüleceği üzere \"taşımayı organize eden müvekkil şirket\" ile davalı arasındaki yazışmalar da bu ilişkinin varlığını açık şekilde ortaya koymakta olduğunu, bu durum karşısında taraflar arasındaki taşıma ilişkisine ilişkin hiç bir belge sunulamadığı yönündeki gerekçelerinde yerinde olmayacağı izahtan uzak olduğunu, Müvekkilinin 17.07.2018 tarih ve ... nolu faturasında demuraja ilişkin konteyner numaraları da açıkça belirtildiğini, bu faturaya konu taşımaların yapılıp yapılmadığına ilişkin hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde taşımanın gerçekleştiği açıkça ortada olduğunu, Bunların yanında yerel mahkemenin gerekçeli kararıda davanın red gerekçeleri olarak; \"demuraj esasen tahliye limanına ilişkin olmakla gönderilen navlun sözleşmesinin tarafı değilse yani taşıtan değilse anılan ücret ve masraflardan sorumlu olmadığı, ancak TTK 1203. Md koşulları gerçekleşmişse sözkonusu masraflardan sorumlu hale geleceği, gönderilenin yükün teslimini istemesi halinde taşıtanın borçtan kurtulacağı, dava konusu olayda gönderilenin yükü teslim aldığının ileri sürüldüğü, aksinin ispat edilemediği, müvekkilin taşımadaki fonsiyonunun anlaşılamadığı, konişmento arka sayfalarının dosyaya sunulmadığı, borçtan dolayı sorumluluğun kime ait olduğunun esasen tespit olmamakla birlikte, davacının taşıtan sıfatına haiz olduğuna dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, Dolayısıyla davacının taşıtan sıfatı ile demurajdan sorumlu tutulmasının mahkemece mümkün bulunmadığı, Ayrıca davalı tarafından ihraç edilen yükün gönderilen tarafından teslim alınması ve teslim şeklinin ... olması karşısında her halde davalının demuraj alacağından sorumluluğuun bulunmadığı kabul olunarak davanın reddine karar verildiği\" görülmekte olduğu, Yerel Mahkeme kararının bu gerekçeleri de, dosyaya sundukları beyanların ve bilirkişi raporuna itirazlarının incelenmediğinin, değerlendirilmediğinin, tamamen eksik inceleme ve yanlış yorumlar ile sonuca gidildiğinin açık göstergesi olduğunu, Müvekkili şirket davalının ... Nolu konişmento tahtında alıcı ...  unvalı alıcıya yaptığı gönderinin taşıma işlerini organize eden firma olduğunu, yani müvekkili \"taşıma işleri organizatörü\" konumunda olup TTK 917 ve devamında düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak davalıya hizmet verdiğini, dava konusu alacak zaten navlun ücreti değildir. Malların boşaltma limanında geç çekilmesinden kaynaklı demuraj (sürastarya) ücreti olduğunu, Doğal olarak demuraj ücreti tahakkukunu da yapan müvekkili olmadığını, zira müvekkili taşıma işini organize etmiş olup konu taşımaya ilişkin düzenlenen  ... nolu konişmentoda davalı bizzat taşıtan durumunda olduğunu, taşıma işini ... nezdinde müvekkili organize ettiği için, taşımayı yapan ... firması arasındaki sözleşmesel ilişki gereği demuraj faturasını müvekkiline kestiği, müvekkilinin ise bu bedeli ödediği (ticari defterlerde tespit edildiği) sonrasında dava konusu yansıtma faturasını keserek davalıdan talep etmiştir. Yani müvekkilin kendi tahakkuk ettirdiği bir alacak olmadığını, zira davadaki konu alacak konteyner demurajı olup, olayda konişmento ile konteyner taşıması yapan ... firması demuraj ücreti talep etme hakkına sahip olduğu, ... taşıma işini organize ettiği için faturayı da müvekkiline kestiğini, Dava dışı ... A.Ş. 'nin ... A.Ş. firmasına 22.06.2018 tarih ve ... fatura no ile kesmiş olduğu 1.806,64.-USD tutarlı demuraj faturası ve ... Nolu konişmento dosyaya sunulduğu, konişmeto davalı tarafından da delil olarak delil listesi ekinde dosyaya sunulduğunu, demuraj faturası konteyner taşımasını yapan ve konişmentoyu tanzim eden ... tarafından müvekkiline kesildiği, müvekkilinin fatura bedelini Damco'ya ödediği ve davalı tarafa rücu ederek yansıtma faturası kestiğini, bilirkişi heyeti raporun sonuç kısmında müvekkilinin demuraj ücretini ... ödediğini müvekkile ait ticari defter ve kayıtlardan tespit ettiğini, Taşıma işi organizatörlüğü yapan müvekkilinin demuraj ücretini kendi üstlenmesi hukuken kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin taşıma işinde aracı olduğunu, davalı deöuraj alacağını müvekkiline ödeyip gerekirse konteyner taşıma işini yapan ve demuraj tahakkuk ettiren ... karşı alacağın istirdadı için dava açabileceğini, müvekkilinin demurajı sadece yansıttığını, Yani yerel mahkeme gerekçeli kararında belirtilidği üzere, müvekkili konu taşımada taşıtan olduğu iddiasında olmadığını, Davalı savunmaları ve bilirkişi raporunaki kanaatlere göre yerel mahkemece, yükün konişmentoda gönderilen olarak belirtilen firma ... tarafından kabul edilmesi ve satışın EXW olması karşısında davalının demuraj ücretinden sorumlu olmadığı belirtilse de, bu gerekçe de müvekkilin davadaki taleplerini karşılayacak bir gerekçe olmadığını, zira müvekkilinin muhatabı konişmentodaki alıcı firma olmadığını, müvekkilinin muhatabı davalı firma olup taşıma işini davalı için organize etiğini, bu nedenle taşıyıcı ... tarafından kesilen faturayı da, arasındaki sözleşme ilişkisi nedeni ile yükü gönderen davalı firmaya rücu ettiğini, müvekkilinin konişmento da alıcı olarak görünen ... unvanlı firma ile bir ilişkisi olmadığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya rücu etmesi hukuka uygun olduğu ve aralarındaki sözleşme ilişkisine dayalı olduğunu, davalı şirket ile alıcı firma arasında tanzim edilen bu faturanın ve ürün teslim şartları iki firma arasında geçerli olmakla, müvekkili şirket ve taşıyıcı için bağlayıcılığı olmadığını, müvekkili ile davalı arasındaki taşıma ilişkisine göre davalı taraf müvekkili alacağından sorumlu olduğunu, Ayrıca müvekkili ile davalı arasında önceden gelen cari hesap şeklinde bir ilişki olup müvekkili tarafından kesilen fatura davalı tarafından ödendiğini, taraflar arasında ticari defterlerde bu husus mevcut olduğu, bilirkişi heyeti ve yerel mahkemeced de bu husus gözden kaçırıldığını, Yukarıda belirtilen yönlerden dosyaya sunulan bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının incelenmediği, bu itirazların karşılanmadığı, tamamen eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava, deniz taşıması nedeniyle konteyner demuraj alacağı için düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve  karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosyaya sunulan 31/01/2018 tarih ve ....6193 nolu konişmentoda, yükün  yükleyicisinin davalı ....A.Ş., yükün alıcısının dava dışı ...  adlı Norveç Firması olduğu, taşıyanın dava dışı ...  Olup konşimento taşıyanın acentesi adına .... A.Ş. Tarafından düzenlendiğini,  konişmento üzerinde ... kaydının yer aldığı, taşıma konusunun 10 adet 40 HC Feet 'lik konteyner olduğu, emtianın plastik bidon olduğu, davalı gönderici (satıcı) tarafından dava dışı alıcı adına düzenlenen satış faturalarında eşyanın ... teslim şartı ile ihracatının gerçekleştiği, dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde teslim şeklinin EXW İzmit yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Dilovası Gümrük Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, söz konusu eşyaların ... A.Ş. Tarafından ... gemisiyle 30/01/2018 tescil tarihli ... sayılı çıkış bildirimi ile yurt dışı edildiği belirtilmiştir.TTK nun 1205(1)maddesi gereğince  eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203.maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebebsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir.<br>TTK nun 1207(1) maddesinde gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları  taşıyana ödemekle yükümlüdür. Dosyaya ibraz edilen konişmento üzerinde Freight Collect (navlunun alıcı tarafından ödeneceği) kaydının yer aldığı, taşıma konusunun 10 adet 40 HC Feet 'lik konteyner olduğu, somut olayda  davalı taraf, dava dışı gönderilenin yükü teslim aldığını ileri sürmüş ve davacı da aksini iddia etmemiştir. Davalı gönderici (satıcı) tarafından dava dışı alıcı adına düzenlenen satış faturalarında da eşyanın EXW teslim şartı ile ihracatının gerçekleştiği, dosyaya sunulan gümrük beyannamesinde teslim şeklinin EXW İzmit yazılı olduğu ve bu tesbitlere göre davalının demuraj ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Bu hükümle birlikte yukarıda belirtilen tesbitler ve ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde ; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin, eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Sonuç olarak, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili  hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden taraftan alınması gereken 80,70 TL istinaf karar harcının istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 26,30.TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/06/2022 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e6725900144a200","SID":"ff64bde387322aee"}}