{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1269 <br>KARAR NO\t: 2022/1034<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2022<br>NUMARASI: 2022/76 Esas 2022/247 Karar <br>DAVA: Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/07/2022 <br>Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkillerinin ... tersanesinin işletmecisi olduklarını, davalının donatanı olduğu, ... IMO numaralı Türk Bayraklı M/F SİYA isimli geminin, kaza nedeni ile hasarlandığını,tarafların 08/08/2020 tarihinde geminin tamir ve bakımı için anlaştıklarını, 09/08/2020 günü tersaneye getirilerek kızağa çekildiğini, taraflar arasında kararlaştırılan 23 günlük lumpsum anlaşması doğrultusunda süre 31/08/2020 tarihinde sona ermesine rağmen, davalı şirket tarafından pervane teslim edilmediği için sürecin uzadığını, davalı şirketin pervaneyi 10/10/2020 tarihinde ulaştırdığını, 23/10/2020 tarihinde davalı şirkete tamir ve bakımın tamamlandığının bildirildiğini, ancak davalının gemiyi teslim almadığını, uzunca bir süre kızakta beklettiğini, ihtarname gönderilmesine rağmen davalının herhangi bir çaba sarfetmediğini, yapılan uzlaşma çabası neticesinde 15/01/2021 tarihinde kızaktan indirilip götürülmesi karşılığında ve biriken bakiye 120.000- USD ödenmesi koşuluyla ekstra ücretsiz olarak bakım ve tamir işlemleri yapılarak 15/01/2021 tarihinde teslime hazır olduğunun davalı şirkete bildirildiğini, ancak gemi kaydında seferden men şerhi olduğu için geminin tersaneden alınmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı şirketin talebi doğrultusunda 23/02/2021 tarihinde geminin kızaktan indirilerek bekleme rıhtımına alındığını, geminin teslim alınmaması ve bakiye bedellerin ödenmemesi üzerine ihtarname gönderildiğini, cevap verilmediğini, takibin adi ortaklık adına takip başlatılamayacağı gerekçesiyle iptaline karar verildiğini, 29/11/2021 tarihindeki lodos fırtınasında geminin iskeleye çarparak hasarlandığını ve batma tehlikesi geçirdiğini, geminin emniyete alınması için tersanenin yeni inşa bölümüne çekilmesini talep ettiklerini, davalıya gönderilen ihtarnamelerin cevapsız kaldığını, geminin 31/12/2021 tarihinde karaya çekildiğini ve operasyonun 13/01/2022 tarihinde tamamlanarak geminin yeni inşa bölümünde emniyete alındığını, tüm sürecin Yalova Liman Başkanlığı tarafından 08/02/2022 tarihli raporda özetlendiğini, davalı şirketin donatanı olduğu İstanbul Limanı'na tescilli, TUGS:2213 sırasında kayıtlı, ... IMO numaralı, Türk Bayraklı, ... isimli gemiden kaynaklı alacaklarının  tespiti ile hüküm altına alınmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250.000-USD -1 USD =13,6604 TL olmak üzere dava tarihinde 3.415.100- TL- olarak,tespit edilecek tutar doğrultusunda bedel arttırım dilekçesi sunulacağını, davalı gemi kaydında TTK m.1320/1-c uyarınca kanuni rehin hakkı tanınmasını, TTK m.1013 uyarınca tespit edilip hüküm altına alınacak alacak tutarı kadar, davalı gemi siciline ipotek tesis edilmesini,gemi üzerinde hapis hakkının tanınmasını, dava tarihinden itibaren geminin muhafazası nedeniyle ayrılış tarihine kadar, günlük ücretin 750- USD olarak tespitini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, geminin tamiri konusunda davacılarla anlaştıklarını, ancak anlaşmalara uymayarak fiyatları çok yükselttiklerini, ... firmasının isim değişikliği yaparak ... Tic. Ltd. Şti.'nin kendi kredi borçlarına ... firmasını kefil ederek borçlandırdığını, daha sonra iflas ederek borcun kefilin üzerine kalmasına sebep olduğunu, bu nedenle gemilerin bağlandığını, davacıların gemiye fiilen el koyduklarını, ihmalleri ve tedbirsizlikleri yüzünden geminin zarar gördüğünü, hasar zararının hesaplanarak mahsuplaşılması gerektiğini, davacıların fahiş taleplerinin yerinde olmadığını, geminin çalışmasına engel olarak müvekkilinin zararına neden olduklarını, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, tamir ve bakım için davacıya ait tersaneye alınan geminin davalıdan kaynaklanan nedenle tamir süresinin uzaması ve iş bitiminden sonrada tersaneden çıkarılmaması nedeniyle kızak işgaliye bedelinin tahsili talep edildiği, bu itibarla dava,  TTK 'nun 4.maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğundan, 6102 sayılı TTK'nun 7155 sayılı yasa ile eklenen 5/A maddesine göre dava açılmadan önce davacı tarafça arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, anılan yasa hükmüne göre arabuluculuk dava şartı niteliğinde olduğu, dava dilekçesi ekinde arabulucuya başvurulduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmayıp, davacı vekili 13/04/2022 tarihli dilekçesinde arabuluculuk yoluna gidilmeden dava açıldığını beyan etttiği, davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidilmediğinden HMK 'nun 114/son, 6102 sayılı TTK 'nun 5/A maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : \tDavalı vekili; dava her ne kadar lehine reddolunmuş ise de; dava açılırken kayıt sistemin net ve uyarı verici hale getirilmesi gerektiğini, dava ikamesine mani olunması gerektiğini, dava şartlarını taşımayan dava dilekçelerinin işleme konulamaması gerektiğini, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, tamir ve bakım için davacıya ait tersaneye alınan geminin davalıdan kaynaklanan nedenle tamir süresinin uzaması ve iş bitiminden sonrada tersaneden çıkarılmaması nedeniyle kızak işgaliye bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 114.maddesinde dava şartlarının neler olduğu sayılmış, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Eldeki dava TTK 4.maddesine göre ticari dava niteliğinde olduğundan 6102 sayılı TTK 'nun 5/A maddesine göre arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunduğu, dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmemiş olup, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekili dava şartı taşımayan dava dilekçelerinin işleme konulamaması, dava ikamesine mani olunması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuş ise de; hukuka aykırılık nedeni gösterilmemiştir. Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olup, davalı vekilinin istinaf yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmadığı anlaşılmıştır. Hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı, hükme yönelik istinaf sebebi gösterilmediği ,uyap sisteminde mevcut eksiklerin istinaf incelemesi ile çözümünün  mümkün olmadığı dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK m.329/2 ''Kötü niyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.'' hükmünü haizdir. Davalı vekili dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesine rağmen süreci uzatacak şekilde  lehine karar verilmesine rağmen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalının istinaf başvuru hakkını kötüye kullandığı, duruma da vekilin sebebiyet verdiği gözetilerek  davalı vekili aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Davalı vekili Av. ... hakkında HMK 329/2 gereği  1.000-TL disiplin para cezası verilmesine,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 05/07/2022<br>\t\t\t\t<br>      <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d967083d9c00d86c","SID":"0fee80141af29820"}}