{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/32 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1304<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/101 E. - 2021/891 K.\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 03.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03.07.2024<br><br>\tİzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.11.2021 tarih 2021/101 E. - 2021/891 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :\t<br>\tDAVA :Davacı vekili, davacının davalı sigorta aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 sayılı dosyası ile 24.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı olarak Tahkim Komisyonu 2019/96907 esas 2020/16592 karar sayılı dosyası üzerinden alınan ilam nedeniyle ödenen bedellerden dolayı takip başlatmış olduğunu,  ilk ödeme emrinin 24.03.2020 tarihinde daimi çalışana tebliğ edildiğini, bu tebligatın usulüne uygun olmadığını, davalının  davacı şirketin ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik poliçesini düzenlediğini ve 3.şahıslara verilecek zararların teminat altına alındığını, iş bu aracın 24.04.2019 tarihinde trafik kazasına karıştığı iddiası ile Sigorta Tahkim Komisyonu 2019/96907 E. - 2020/16592 K. sayılı dosyası neticesinde ödenen bedellerin davacının yokluğunda yargılama yapılarak davalı tarafından ödenmesine karar verildiğini, ilam ve kusurun kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davacının borçlu olmadığının tespitine ve borçlu olduğunu kabul etmemekle birlikte Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 sayılı icra takibine ilişkin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, aksi halde % 20' den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili,  ödeme emrine ilişkin tebligatın, davacı borçlu şirkete usule uygun olarak yapıldığını, davacı yan her ne kadar ... ile borçlu şirketin hiçbir bağı ve alakası olmadığını iddia etmekte ise de, 15 Kasım 2006 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından görüldüğü üzere ...'ın,  \"... Şirketi\"nde yer alan hissesini 03.11.2006 tarihinde ...' a devrettiğini, 11 Mart 2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından görüldüğü üzere ...' ın hissedarı olup hisselerini ...' a devretmiş olduğu şirketin ünvanının daha sonra \"... Şirketi\" olarak değiştirilmiş olduğunu,  ... ile ... arasında aile/akraba ilişkisi bulunmakta olduğunu, aile şirketi yapısında olduğunu, davacı yanın ...'ın şirket merkezinde fiilen bulunarak şirket işlerinin yürütülmesine yardım ettiğini/şirket işlerini yürüttüğünü bilmesine rağmen kötü niyetli olarak şirket ile arasında bağ bulunmadığını iddia ederek aslında haberdar olunan ve itiraz süresi kaçırılan takibi durdurmaya çalışmakta olduğunu, yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığını, hayatın olağan akışına göre ... memurları tarafından tebligat yapıldığı esnada, şirketin çalışanı olduğunu beyan eden kimseler tarafından herhangi bir belge sunulmadan beyana istinaden tebligat yapılmakta olduğunu, şirketin merkezinde bulunan, aile şirketi yapısında olan davacı \"...\" şirketi ile aynı soyadı taşıyan bir kimsenin şirket çalışanı olduğunu beyan ederek tebligatı teslim alması üzerine artık tebligatın usulüne uygun yapıldığının kabulünün gerektiğini, aksi durumun kabulü halinde davacı yanın haksız ve kötüniyetli olarak itiraz süresini kaçırmasına rağmen hukuka aykırı bir hak elde edeceğini, davalı şirket nezdinde ... Ltd. Şti' ne (Eski unvan .... Şti.) ait ... plakalı aracın,19/12/2018 başlangıç tarihli, 72849685 poliçe numaralı zorunlu trafik mali sorumluluk poliçesi ile teminat altında olduğunu,  24/04/2019 tarihinde aracın  kaza tespit tutanağına göre sürücüsü tespit edilemeyen sürücü sevk ve idaresinde iken ... plakalı araca çarparak araçların hasarlanmasına neden olduğunu, davacının asli kusurlu olarak, ... plakalı aracın hasarlanması dolayısıyla davalı şirketçe ödenen tazminat tutarlarının tamamından sorumlu olduğunu, hasarlanan ... plaka sayılı araç için toplamda 15.863,04-TL hasar tazminatı ödendiğini, Poliçe Genel Şartları B.4/f Maddesi ve Karayolları Trafik Kanunun 95. maddesi uyarınca davalı şirketin sigortalısına rücu hakkı doğmuş olduğunu, davalı şirketin hasar gören araç için ödemiş olduğu hasar bedelinin rücuen tahsili bakımından davacı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2020/1544 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini,  davacının ödeme emrine süresi içinde itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının menfi tespit davasına konu iddialarının icra dosyasında mevcut belgelerden de anlaşılacağı üzere haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,  davalı tarafın meydana gelen zararın davacıya karşı sigorta teminatı dışında kaldığını ispat etmek zorunda olduğu, davaya konu kazada dosyada bulunan CD görüntüleri de incelendiğinde davacıya ait olan kırmızı aracın duraklama yapmadan yoldan geçtiği herhangi bir darbe almadığı, arkadan gelen aracın soldaki araca çarptığının görüldüğü, dolayısıyla davacı aracının kazanın olduğunu görmemesinin kuvvetle muhtemel olduğu, olay yerini kasıtlı bir şekilde terk edildiğinin davalı sigorta tarafından ispatlanması gerektiği, gerek izlenen CD görüntülerinde gerekse de davalı tarafça sunulan delillerde davacının kasıtlı olarak olay yerini terk ettiğine dair bir kanaat oluşmadığı, dolayısıyla davalı tarafça, davacıya yönelik yapılan takibin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 esas sayılı takibine konu alacak nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, mahkeme kararında yer alan gerekçelerin hayatın olağan akışına aykırı olup somut olayla uyuşmadığını, mahkemeye sunulan kamera kaydında kazaya davalı şirket sigortalısının sebebiyet verdiğinin açıkça görüldüğünü, davalı şirketin, davacının olay yerini terk ettiğini dosyadaki deliller ile ispat ettiğini, olay yerinden haklı bir nedenle ayrıldığını davacı yanın ispat etmesi gerektiğini, ispat külfetinin davalıya yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı  olduğunu, sigortalının kaza yeri ve delillerinin değiştirilmemesi, düzenlenecek olan belgelerde doğru beyanlarda bulunma yükümlülüğü mevcut olmasına rağmen buna aykırı davranıldığını, anılan nedenlerle sigortalıya rücu etme zorunluluğu doğduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporlarında da karşı yanın davasında haksız olduğu tespit edilmişken aksi yönde karar tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğinin Kaza Tespit Tutanağı'ndan ve kamera kayıtlarından anlaşıldığını, davalı açısından rücu şartlarının gerçekleştiğini, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen poliçe şartları davacı şirketçe ihlal edildiğinden davalı şirketin ticari faiz talep edebileceğini, davacının asli kusurlu olarak, ... plakalı aracın hasarlanması dolayısıyla davalı şirketçe ödenen tazminat tutarlarının tamamından sorumlu olduğunu, hasarlanan ... plaka sayılı araç için toplamda 15.863,04-TL hasar tazminatı ödendiğini, davalı şirketin hasar gören araç için ödemiş olduğu hasar bedelinin rücuen tahsili bakımından davacı aleyhine Torbalı İcra Müdürlüğü’nün 2020/1544 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davacının ödeme emrine süresi içinde itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, davacının menfi tespit davasına konu iddialarının, icra dosyasındaki mevcut belgelerden de anlaşılacağı üzere haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kaldığını, davacının kötüniyetli ve haksız olarak işbu davayı ikame ettiğini,  mahkemece davanın reddi ile davalı lehine %20’ den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmemesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilahare 31.07.2023 tarihinde sunmuş olduğu dilekçesinde, işbu davada davacının hukuki yararının bulunmadığı ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, 24.04.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davalı sigorta tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu kararına dayalı olarak 3.şahsa ödenen bedelin tahsili amacı ile girişilen icra takibine konu tazminattan davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine  karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya dayanak teşkil eden Sigorta Tahkim Komisyonu 2019/96907 E. - 2020/16592 sayılı kararına istinaden, Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 sayılı dosyasında  alacaklı sigorta tarafından borçlu davacı şirket hakkında 17.03.2020 tarihinde toplam 16.585,66-TL bakiye alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin derdest bulunduğu, işbu takibe dayalı olarak davacı şirket tarafından davalı sigorta aleyhine Torbalı İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/171 E. - 2021/126 K.sayılı şikayet konulu davada şikayetin reddine dair 29.04.2021 tarihli kararın istinaf olunması üzerine İzmir BAM 8.HD'nin 26.04.2022 tarih, 2021/2480 E. - 2022/1161 sayılı kararı ile Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 E.sayılı dosyasında davacı borçluya yapılan tebligatın usulüne uygun  bulunmadığından kararın HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılarak şikayetin kabulü ile, Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 E.sayılı takip dosyasından davacı şirkete ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti ile TK 32.maddesi gereğince 16.09.2020 tarihinin ödeme emri tebliğ tarihi olarak kabulüne, kabul edilen ödeme emri tebliğ tarihine göre takibe yasal sürede itiraz edildiğinden takip dosyasından davacı şirket yönünden uygulanan hacizlerin kaldırılmasına dair 26.04.2022 tarihinde kesin olarak karar verilmekle işbu kararın kesinleştiği dosyaya istinaf aşamasında sunulan karar suretlerinden anlaşılmış, davanın açıldığı tarih itibariyle davacının işbu menfi tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu değerlendirilmiştir. <br>\tYerel Mahkemece taraf delillerinin toplanılarak dosyada sigorta uzmanı ve otomotiv uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporun alınarak, davalı tarafın meydana gelen zararın davacıya karşı sigorta teminatı dışında kaldığını ispat etmek zorunda olduğu, davaya konu kazada dosyada bulunan CD görüntüleri de incelendiğinde davacıya ait olan kırmızı aracın duraklama yapmadan yoldan geçtiği herhangi bir darbe almadığı, arkadan gelen aracın soldaki araca çarptığının görüldüğü, dolayısıyla davacı aracının kazanın olduğunu görmemesinin kuvvetle muhtemel olduğu, olay yerini kasıtlı bir şekilde terk edildiğinin davalı sigorta tarafından ispatlanması gerektiği, gerek izlenen CD görüntülerinde gerekse de davalı tarafça sunulan delillerde davacının kasıtlı olarak olay yerini terk ettiğine dair bir kanaat oluşmadığı, dolayısıyla davalı tarafça, davacıya yönelik yapılan takibin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Torbalı İcra Müdürlüğü'nün 2020/1544 esas sayılı takibine konu alacak nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine yönelik verilen kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.<br>\tKaldı ki; taraflar arasında geçerli ZMSS poliçesinin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı  B.4/f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin,  tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali rücu nedeni olarak düzenlenmiştir. Buna göre, olay yeri terk hukuki nedeniyle sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkının doğumu için meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olması ve sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir. Görüldüğü üzere, yeni genel şartlarda olay yerini terk sadece bedeni hasara neden olan trafik kazalarında rücu sebebi olarak öngörülmüş olup maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terk rizikonun teminat dışı kalmasına neden olmadığı gibi sigortacının poliçe ile üstlendiği sorumluluğunu ortadan kaldırıcı bir etkisi de bulunmamaktadır.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.132,96 TL'den peşin alınan  283,24 TL'nin mahsubu ile bakiye 849,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1df318a75e46fb1","SID":"e02b5309d7455bf8"}}