{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/36 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1407<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.11.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/263 Esas 2021/959 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat  <br>KARAR TARİHİ\t: 16.07.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16.07.2024<br><br>\tİzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.11.2021 tarih 2020/263 Esas 2021/959 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 20/05/2019 tarihinde davacıya ait  ... plakalı aracın  tek taraflı kazaya karıştığı ve hasara uğradığı, kasko sigortacısı olan davalı ... tarafından  onarım için düşük fiyat belirlendiğini ve davacıya 17.233,00TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, iskont uygulanamayacağını, gerçek zararın yedek parça, işçilik ve kdv dahil olmak üzere ödenmesi gerektiğini, poliçe kapsamında olan çekici bedelinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek 500,00 TL hasar bedeli, 531,00 TL ekspertiz ücreti, 885,00 TL çekici ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP:Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, sözleşme serbestisi ilkesi uyarınca kasko poliçesi hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, davacının anlaşmalı olmayan serviste onarım yaptığını, rizikonun gerçekleştiği rayiç bedele göre davacıya ödeme yapıldığı, kazanın yumuşak, gevşek zeminden kaynaklandığı, bu halde poliçeye göre %35 muhafiyet uygulanması gerektiği, çekici hizmetinden aynen yararlanmayan davacı sigortalının çekici bedeli talebinde bulunamayacağını, fatura sunulmadığı müddetçe kdv talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... plakalı damperli kamyona ilişkin bakiye hasar bedeli ve çekici ücretini davalı kasko sigortacısından talep ettiği, dava konusu aracın yük naklinde kullanılan damperli kamyon olup, ticari maksatla kullanıldığı, mahkemece bilirkişi heyetinden alınan 06/04/2021 tarihli ek rapor ile kök raporun hasar bedelinin belirlenmesi yönünden gerekçeli ve denetime elverişli olmadığı, somut verilere dayanmadığı, soyut yorumlar içerdiğinin ve taraflarca bu rapora da itiraz edilmesi üzerine otomotiv bilirkişi ...'den alınan 04/07/2021 tarihli  raporun hükme esas alındığı, söz konusu rapora göre davalı ... ile davacı tarafından alınan ekspertiz raporu arasında yedek parça yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı, farklılığın  işçilik giderinden kaynaklandığı, davalı sigortanın alternatif onarım teklifleri içerisinde değerlendirme yaparak işçilik giderini hesapladığı, ancak yapılan bu hesaplamanın gerçek zararı yansıtmadığı, Yargıtay uygulamasına göre davacının hasar bedelini orijinal yedek parça, işçilik bedeli ve kdv toplamı üzerinden talep edebileceği, taraflar arasındaki kasko sigorta poliçe hükümlerinde de aksi bir düzenlemeye yer verilmediği, buna göre davacı tarafından davalı sigortanın anlaşmalı olmadığı serviste gerçekleştirilen onarıma ilişkin olarak davalı sigortanın hasar bedelinin belirlenmesinde işçilik giderini piyasa rayiçlerinin altında belirlenmesinin taraflar arasındaki kasko sözleşme hükümleri ile genel şartlara uygun olmadığı, 04/07/2021 tarihli otomotiv bilirkişi raporunda belirlendiği üzere davacının  hasar zararının kdv dahil 26.942,68 TL olduğu, davalı ... tarafından davacıya dava öncesinde 17.233,00 TL ödeme yapıldığı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca davalı tarafından yapılan ödemenin zarardan güncellenmeksizin mahsubu gerektiği, davacının karşılanmayan bakiye 9.709,68 TL onarım zararının bulunduğu, ayrıca kasko sigorta poliçesine göre çekici hizmetinin 2.500,00 TL ye kadar teminat altına alındığı,  buna göre davacının karşılanmayan bakiye zararının 9.709,68 TL bakiye hasar bedeli ile 885,00 TL çekici gideri olmak üzere toplam 10.594,68 TL olduğu, davalının %35 muafiyet uygulanması savunmasının yerinde olmadığı, davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, dava konusu aracın niteliği ve uyuşmazlığın sigorta poliçesinden kaynaklanması nedeniyle  talep edilebilecek faiz türünün avans faiz olduğu, davacı tarafından dava öncesinde yapılan ekspertiz giderinin HMK'nun 323.maddesi kapsamında yargılama giderleri ile birlikte değerlendirildiği belirtilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, somut olayda parça iskontosu konusunda özel şart kararlaştırıldığını, söz konusu özel şartta sigortalının anlaşmalı olmayan servislerde aracı onarması halinde sigorta şirketinin iskontolu parça fiyatlarının esas alınacağının belirtildiğini, bu nedenle bilirkişi raporunda parça bedellerine iskonto uygulanmamasının poliçe hükümlerine aykırı olduğunu, poliçe de yol yardım hizmeti belirlenmesine karşın, davacı sigortalının poliçe de mevcut yol yardım hizmetinden faydalanmadığını, hizmetten faydalanması gerekirken  hizmetten faydalanmayan sigortalının çekici  bedeli talebinde bulunma hakkı söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunda,  yedek parça açısından tespit edilen 7982,78-TL üzerinden parçaların  sovtaj (hurda) değerinin ve buna göre araçta meydana gelen gerçek zarar miktarının tespiti, araç hurdasının kimde olduğunun sorulup araştırılması, cihetine gidilmediğini, bu şekilde sovtaj ve parça tenzilinin yedek parça değeri hesaplanırken dikkate alınması gerekirken bilirkişi tarafından bu değerledirmenin yapılmadığını, sigortalıya 13.09.2019 tarihinde yaptığı 17.233,00-TL  ödemenin ödeme tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan avans faizinin belirlenen tazminat bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini,  istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklı bakiye hasar bedeli, çekici ve ekspertiz ücreti istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda; otomotiv bilirkişinin 04/07/2021 tarihli raporuna göre, davalı ... ile davacı tarafından alınan ekspertiz raporu arasında yedek parça yönünden herhangi bir farklılık bulunmadığı, farklılığın  işçilik giderinden kaynaklandığı, davalı ... şirketinin alternatif onarım teklifleri içerisinde değerlendirme yaparak işçilik giderini hesaplamasına karşın, bu hesaplamanın gerçek zararı yansıtmadığı, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre aracın onarımında orijinal parça kullanılarak hasar bedelinin kdv'si ile birlikte ödenmesi suretiyle davacının gerçek zararının karşılanabilceği, taraflar arasındaki kasko sigorta poliçe hükümlerinde de aksi bir düzenleme yer verilmediği,  buna göre davacı tarafından davalı sigortanın anlaşmalı olmadığı serviste gerçekleştirilen onarıma ilişkin olarak davalı sigortanın hasar bedelinin belirlenmesinde işçilik giderini piyasa rayiçlerinin altında belirlenmesinin taraflar arasındaki kasko sözleşme hükümleri ile genel şartlara uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. \t\t<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 723,72 TL'den peşin alınan 180,93 TL'nin mahsubu ile eksik kalan ‭542,79‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 16.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bf5a4e489e93e27","SID":"c8cfa1ae845ab8f5"}}