{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br><br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>.<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: ....<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 14/.../2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/07/2024\t<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, davacının, dava dışı şirketten satın aldığı aydınlatma direkleri ve aydınlatma bordürlerinin nakliyesi için davalılardan .... anlaştığını ve emtiaların davalı ... ...’in maliki, davalı ... ...’in sürücüsü, davalı ... AŞ’nin ise ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı çekici ve ... ... plakalı römorka yüklendiğini, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu 19.05.2017 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araç içerisindeki emtianın hasarlandığını ve yapılan delil tespitine göre 76.170,00 TL hasar meydana geldiğini, davalıların oluşan hasarlardan sorumlu olduğunu belirterek, 76.170,00 TL hasar bedelinin tüm davalılardan, 566,20 TL delil tespiti giderinin ise sigorta şirketi hariç davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemenin 2017/683 esas sayılı dava dosyasında açılan davada davalı ... şirketi yönünden tefrik edilerek mahkemenin bu dosyasında yargılamaya devam olunmuştur.<br>\tDavalı vekili, davacı vekilinin sigorta şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediğini, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu m.92/e uyarınca motorlu araçta taşınan eşyaların uğrayacağı zararların zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve zararı nispetinde olduğunu, dava konusu olay bakımından sigortalının kusur durumunun  incelenmesi gerektiğini, zararın tespiti bakımından alınan değişik iş raporunu kabul etmediklerini, hesaplanan hasar tutarının çok fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece, 25.04.2018 tarihli 2018/259 Esas 2018/266 Karar sayılı ilamı ile davacı tarafından 2918 sayılı yasanın 97. maddesi gereğince sigorta şirketine müracaat edilmeden dava açıldığı gerekçesiyle davalı ... şirketi hakkındaki davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 04.12.2020 tarihli 2018/2264 Esas 2020/1904 Karar sayılı ilamı ile, davacının trafik kazası neticesinde sigortalı araçta taşınan emtiadan davalı ... şirketinin ZMSS kapsamında sorumlu olduğu iddiası ile açtığı davada, her ne kadar davadan önce 2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi gereğince sigorta şirketine müracaat edilmeden dava açılarak, dava şartı yerine getirilmemiş ise de, sigorta şirketine başvuru şartı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince yargılama sırasında tamamlanabilir, dava şartı niteliğinde olduğundan öncelikle, HMK'nın 115/2 maddesi gereğince davacıya başvuru şartını tamamlaması hususunda mehil verilerek, bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesi, dava şartının yerine getirilmesi halinde ise davaya devam edilerek işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, mahkemece kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili mahkemeye sunduğu 17.02.2021 tarihli dilekçe ile, davaya konu kaza ile ilgili olarak ... ....Ltd. Şti.’den alacaklarını tahsil ettiklerini, davanın konusuz kaldığını ancak bu davanın açılmasına sebebiyet verilmesi nedeniyle tarafları lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ettiği, 16.03.2021 tarihli celsede alınan beyanında da 17.02.2021 tarihli dilekçelerini tekrarla, 2017/683 esas sayılı dosyada hükmedilen tüm tazminat, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin taraflarınca tahsil edildiğini, ayrıca davalılara hükmedilen karşı vekalet ücretlerinin de taraflarına ödendiğini, bu dosyada başvurularına cevap vermeyerek davanın açılmasına sebebiyet veren sigorta şirketine karşı vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin devam ettiğini belirttiği, HMK’nın 331/1 maddesinde, “davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şeklinde düzenleme bulunduğu, davanın açıldığı tarihte davacının her ne kadar sigorta şirketine başvurmamış olsa dahi, tamamlanabilir dava şartı yoluyla başvuruyu tamamladığı gözetilerek davayı açmada haklı olduğu, konusu ve olayı aynı ve eldeki dosyanın tefrik edildiği mahkemenin 2017/683 esas sayılı dosyasında dava değeri üzerinden kısmi haklı olduğu görüldüğünden (61170/76736,20) haklılık oranının buna göre değerlendirildiği, yargılama giderlerinin de bu duruma göre takdir edildiği, tefrik edilen bu dosyada henüz ön inceleme tutanağının imzalanmadığı ve davanın konusuz kaldığı gözetilerek her iki tarafa da AAÜT gereğince yarı oranında maktu vekalet ücretine hükmedildiği belirtilerek dosyanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, açılan davanın taşınan eşyaların zararına ilişkin olup davalı ... şirketinin ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, ZMMS Genel Şartları ve KTK uyarınca taşınan eşyanın uğrayacağı zararların ZMMS poliçesi kapsamında teminat dışında olduğunu, davalı ... şirketinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından dava konusu zarara ilişkin olarak yargılama sırasında ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından yalnız sorumluluk sigortası mahiyetindeki ZMMS kapsamında kazaya dahil olan diğer araçlara ilişkin olarak ödeme yapıldığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, dava dışı şirketten satın aldığı aydınlatma direkleri ve aydınlatma bordürlerinin nakliyesi için  ... ...... ile anlaştığını ve emtiaların ... .... maliki, ... ... sürücüsü, davalı ... Sigortanın ise ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı çekici ve ... ... plakalı römorka yüklendiğini, araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini yitirmesi sonucu 19.05.2017 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araç içerisindeki emtianın hasarlandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece ödeme nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>\tKarayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar” başlıklı 92. maddesinde:<br>\t“Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.<br>\ta) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,<br>\tb) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,<br>\tc) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,<br>\td) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,<br>\te) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,<br>\tf) Manevi tazminata ilişkin talepler,<br>\tg) (Ek: 14.4.2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,<br>\th) (Ek: 14.4.2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,<br>\ti) (Ek: 14.4.2016-6704/4 md.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.\" (Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal) hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.<br>\tSomut olayda, davacı vekili tarafından dava dışı şirketten satın aldığı aydınlatma direkleri ve aydınlatma bordürlerinin davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç ile  nakliyesi sırasında 19.05.2017 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araç içerisindeki emtianın hasarlandığını belirterek kazası nedeniyle zayi olduğu iddia edilen malların bedeli ve diğer masrafların tahsili istemiyle davanın açıldığı, 2918 sayılı KTK'nın 92. Maddesinin e bendi gereğince motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlardan davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece ödeme nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, HMK.353/1-b.2. maddesi gereğince davanın reddine dair  yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> \t I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, <br>\tBuna göre; <br>\t1-Davanın reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının peşin olarak yatırılan 1.310,47 TL harçtan mahsubu ile kalan 882,87 TL harcın karar kesinleştiğinden ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davalı ... şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br> \t5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\tII-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı ... şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapıldığı anlaşılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcı ve 242,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.411,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davalıya iadesine, <br>\t4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14...2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e137a21b5ef810a0","SID":"e6a28f7dea3ed405"}}