{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/47 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1252<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03.02.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/495 E.  2021/92 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) <br>DAVA TARİHİ\t: 08.09.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 26.06.2024 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26.06.2024<br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.02.2021 tarih 2020/495 E. 2021/92 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, 29/08/2015 tarihinde davalının zmms ile sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davacının sevk ve idaresindeki ...plakalı motosikletle çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek davacının kazadan kaynaklı geçici kalıcı maluliyetinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL'nin olay tarihinden itibarenden yasal faizi ile birlikte  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili,  öncelikle davanın zamanşımına uğradığını, esas yönünden ise kusur oranlarının tespit ettirilmesini, tazminat sorumluluklarının doğması durumunda hesaplamanın  uzman bilirkişilerce yapılmasını, yeterli ödemenin yapılması savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın devamı sırasında davacı vekili 21/01/2021 tarihli dilekçesiyle davalı ile anlaşmaları nedeniyle feragat ettiğini,  vekalet ücreti ve masraf talebinin olmadığını bildirmiş olup, davalı vekili de 25/01/2021 tarihi dilekçesi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini beyan etmiş olup, davacı vekilinin vekaletnamesinde de davadan feragat yetkisinin bulunduğu tespit edilmiş, 6100 sayılı HMK'nın 307 vd. maddeleri gereğince feragat davayı sona erdiren taraf işlemi olup, açıklandığı anda tüm hüküm ve sonuçlarını doğurduğundan, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacının 29.08.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası yaralanması ve bu yaralanma neticesinde meydana gelen maddi zararın tazmini talebi ile ilgili davada, davalı taraf ile sulh olmaları neticesinde, dava dosyasından feragat ettiklerini, ayrıca davalı sigorta şirketinden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığına ilişkin 21.01.2021 tarihli dilekçe sunduklarını, davalı tarafın da 25.01.2021 tarihli dilekçe sunarak  vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını ve başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verilmesini istediklerini, İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin de davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiş, taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere hazine tarafından karşılanan 1.096,27-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına karar verdiğini, davanın konusu TTK  hükümleri içerisinde düzenlenmiş bulunan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanmış olup TTK 4 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk dava şartına tabi olduğunu, davadan önce 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk başvurusu şartı yerine getirildiğini, taraflar arasında anlaşılamama tutanağı tutulduğunu, taraflarınca her ne kadar kısmi dava açılmış ise de yargılama süreci içerisinde  tazminat istemi ferileri ile birlikte kabul edilerek bu miktar tazmin edilmiş ve davacının tazminat talebinin karşılandığını, yani davalı tarafça da davada davacının haklılığının kabul edildiğini, tazminat hesaplaması ve sonrasında ödeme yapıldığını, davalı tarafça yapılan bu ödeme nedeniyle davanın devamı sırasında davadan feragat ettiklerini, dolayısıyla davalı tarafın davada haksız olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin açık olduğunu, davadan önce 7155 Sayılı Yasa gereğince başvurulan arabuluculuk dava şartı yolundaki arabulucuya ödenen vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden sayılması gerektiği ve buna göre bu ücretin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmesi gerektiğinden kararın davacı aleyhine hükmedilen arabuluculuk ücreti yönünden kaldırılarak arabuluculuk ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, cismani zarar sebebiyle kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsiline yönelik tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.\t<br>\t01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile  6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen  5/A- 1  maddesinde \" Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmüne, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında ise \"davacı arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içerir davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>\tTTK'nın 4. maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlardan çıkan uyuşmazlıklar mutlak ticari davayı, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklar ise nisbi ticari davayı teşkil eder.<br>\tSomut olayda, davanın konusu TTK hükümleri içerisinde düzenlenmiş bulunan sigorta sözleşmelerinden kaynaklanmış olup TTK 4 maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir, bu nedenlerle 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk dava şartına tabidir. Davadan önce davacı tarafça 7155 Sayılı Yasa uyarınca arabuluculuk başvurusunun yapılıp bu şartın yerine getirildiği ve taraflar arasında anlaşılamama tutanağı tutulduğu sabittir. <br>\tSomut olayda; dava arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, buna göre arabuluculuk aşamasında oluşan arabuluculuk giderinin de bir yargılama gideri olarak sayılması gerektiği değerlendirilmelidir. Yargılama aşamasında davacı taraf vekilinin dosyaya sunduğu 21.01.2021 tarihli dilekçesinde davalı ile anlaşmaları nedeniyle feragat isteminde bulunulduğu görülmüştür. Aynı şekilde davalı vekilinin 25.01.2021 tarihli dilekçesinde de yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davacı vekilinin feragat beyanı doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini beyan ettiği görülmüştür. Açıklanan bu dilekçeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın doğrudan doğruya feragat isteminde bulunmadığı davalı taraf ile hükümden önce anlaşmaları sonucu feragat dilekçesi sunduğu belirlenmiş olmakla davalı tarafın davaya sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Esasen dava açıldıktan sonra davalı tarafça sulh olunması nedeniyle davanın feragat ile sonuçlandığı, her ne kadar davacı ile davalı dilekçeleri içeriğine göre bu feragatın karşılıklı sulh olunması nedeniyle gerçekleştiği, HMK 307 maddesi gereğince feragat edilmiş ise de yargılama aşaması ve davacının feragat dilekçesi içeriğine göre bu feragatin davalı tarafın davanın devamı sırasında yapmış olduğu ödeme nedeniyle gerçekleştiği içerik itibariyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu dilekçenin verildiği ve davalı tarafın dosya kapsamı ve delil durumuna göre dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde davadan önce 7155 Sayılı Yasa gereğince başvurulan arabuluculuk dava şartı yolundaki arabulucuya ödenen  ücretin de yargılama giderlerinden sayılması gerektiği ve buna göre bu ücretin davaya sebebiyet veren davalıdan tahsil edilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek davacıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. \t\t<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.02.2021 tarih  2020/495 E. - 2021/92 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın Feragat Nedeniyle Reddine, <br>\tHarçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından sonra gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç olan 285,06-TL harçtan peşin alınan 54,400-TL harcın düşülmesi ile eksik kalan bakiye 230,66-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tTarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>\tDava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.096,27-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, <br>\tTarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 22,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 184,10-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a607f7b75c5c820","SID":"ca7bce7f3cbc9344"}}