{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2024/781 Esas 2024/779  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/781 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/779<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 17/04/2024 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2023/175 Esas<br>DAVACI\t\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>KARŞI TARAF DAVALI \t: <br>DAVA\t: Limited Şirket Müdürünün Haklı Nedenle Azli<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t: 07/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 12/06/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/06/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki limited şirket müdürünün haklı nedenle azline ilişkin asıl ve birleşen davanın yargılaması sırasında birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/884 Esas 2023/831 Karar sayılı dosyasında davacı asıl davada davalı ... vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı  ihtiyati tedbir talep eden asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tAsıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekili talep dilekçesinde özetle; birleşen davada davalı ...'ın ... İnş. Şirketinin %24 ortağı, münferit yetkili müdürü ve müdürler kurulu başkanı, ... İnş. Şirketinin %52 hakim ortağı, ... şirketinin yetkili tek müdürü olduğunu, ... Şirketi, ... İnş. Şirketi ve ... şirketleri inşaat ve taahhüt alanında faaliyet gösteren ve kamudan ihale usulü ile iş alan şirketler olduğunu, kamu ihale mevzuatına göre, yöneticisi ve hakim ortağı aynı kişi olan şirketler aynı ihalelere girememekte, teklif verememekte olduğunu, aksi halde, her iki şirket de bir yıldan iki yıla kadar kamu ihalelerinden yasaklanmakta olduğunu, müvekkili ...'ın, sadece ...Ltd. Şti.’nin % 24 ortağı olup, aynı zamanda münferiden şirket müdürü olduğunu, <br>...'ın ise;<br>...Ltd. Şti.’nin % 24 ortağı, aynı zamanda münferiden şirket müdürü olduğunu, ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.’nin % 52 hakim ortağı olduğunu, ... Tic. A.Ş.’nin ortağı olmadığını, münferiden şirket müdürü olduğunu, söz konusu 3 şirketin aynı sektörde faaliyet göstermekte olduğunu, kamu ihalelerine katılmakta olduklarını, kamu ihale mevzuatı sisteminde ihaleler elektronik ortamda şeklinde yapılmakta olduğunu, ihaleye teklif veren şirketlerin birbirinden habersiz olarak teklif verebilmekte olduğunu, yani, ihaleye teklif veren istekliler aynı ihaleye kimin teklif verdiğini bilmemekte olduğunu, bu durumda, ...’ın her 3 şirketteki sahip olduğu hukuki ve organik bağ nedeniyle aynı ihaleye 3 şirket veya 2 şirket ayrı ayrı teklif verdiklerinde Kanunun 17. maddesi kapsamında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama yaptırımı ile karşılaşacaklarını, dolayısıyla, müvekkilinin ...’ın %24 ortağı ve şirket müdürü olduğunu, açıklanan sebeplerle, ...Ltd. Şti. müdürü ...'ın müdürlük yetkisinin bir an önce kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, yargılama sürecinin uzun sürdüğünü ve ... İnş. Şirketinin bu süreç içerisinde birçok ihaleye katılamadığını belirterek karşı taraf davalı ...'ın müdürlük yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, TTK'nun 630/2. maddesine dayalı olarak açılan limited şirket müdürünün müdürlük görevinden azli talebine ilişkin davada, ihtiyati tedbir olarak davalının temsil yetkisinin kaldırılmasının talep edildiği, TTK'nun 630/2. maddesinde yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasının dava yoluyla mahkemeden istenebileceği, yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasının nihai kararla hüküm altına alınabileceği, bu kapsamda müdürlük yetkisinin kaldırılması talebinin davanın esasına ilişkin olduğu, davanın esasını çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davalı birleşen davada davacı ... vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden birleşen davada davacı asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...Ltd. Şti.'nin münferit yetkili müdürlerinin ... ve müvekkili olduğunu, bu kişilerin aynı zamanda şirketin ortakları olup, bu şirket dışında da çeşitli ortaklıkları bulunmakta iken aralarında çıkan anlaşmazlıklar sebebiyle ortaklıklarını bitirmeye karar verdiğini, ancak ortaklık tasfiye sürecinin ... tarafından sekteye uğratılması sebebiyle anlaşmazlıkların artarak devam ettiğini, yargıya intikal ettiğini, asıl ve birleşen dosyalarda taraflarınca ve karşı tarafça birçok kez ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğunu, ancak mahkemece davanın esasını çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, dosya kapsamına sunulan deliller, tanık beyanları, uzman mütalaaları açıkça davanın haklılığını, karşı tarafın taleplerinin haksızlığını gösterdiğini, bu doğrultuda dava sonucunda ...'ın müdürlükten azline karar verileceğini, karşı tarafın bu durum bilindiğinden dava sürecini uzatmak, bu şekilde zaman kazanmak için eylemlerde bulunduğunu, yaratılan zaman ile de ... İnş. Şirketinin içinin boşaltıldığını, örnek vermek gerekirse ... tarafından yine müvekkilinin şirket müdürlüğünden azli talebi ile aynı gerekçelerle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/261 Esas sayılı dosyası ile birleştirme talepli dava açıldığını, bu dosyanın da 2. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası ile birleşmesi halinde bu dosya için beklenecek cevap ve delil sunma süresi, ön inceleme duruşması vs. usul işlemlerinin en az davayı 2 ay daha uzatacağını, bu davanın açılış amacının sadece süreci uzatmak olduğunu, yeni bir sebep veya iddiaya dayanmadığını, şirketi zarara uğratma eylemine misal olarak ise, ...'ın ... İnş. Şirketinden kendisinin ve eşinin adına olan ... İnş. firmasına gizlice ve hileli şekilde müdürlük yetkisini kullanarak 306.000.000 TL tutarlı çek keşide etmesi, kendi vekilleri aracılığıyla bu çeki karşılıksızdır işlemini müteakip icraya koyması, mevcut halde de ... şirketinin tüm mal varlığına haciz konulmasının gösterilebileceğini, şirket nakitlerini kendi firmalarına aktarması, şirket merkezini ele geçirmesi, şirketin işlerini kendi şirketlerine devretmesi vb. eylemlerinin delillerin dosyaya sunulduğunu, mevcut zararların önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesinin kaçınılmaz olduğunu, yargılamanın sonunun beklenilmesi halinde şirketten geriye bir şey kalmayacağından davadan elde edilecek menfaatte boşa çıkacağını, salt esasa ilişkin tedbir kararı verilemeyecek olduğuna ilişkin genel kabule dayanılarak müvekkilinin menfaatlerinin görmezden gelinemeyeceğini, mevcut durumda böyle bir tedbir kararı verilmesi gerekiyor ise mahkemece gelinen aşama itibariyle tarafların haklılık durumu değerlendirilerek karar verilebileceğini veya uygun bir teminat tutarı belirlenebileceğini, bu yasal yollar değerlendirilmeksizin, kanunun mahkemeye verdiği geniş tedbir kararı verilebilme yetkisinin kullanılmasından kaçınılarak müvekkilinin haklarının zayii edilmesinin hakkaniyete, kanunun düzenleniş amacına açıkça aykırı olduğunu, şirketin çok bir durumda bulunduğu dikkate alındığında şirketin korunması için tedbir verilmesi zorunlu iken henüz daha ne kadar süreceği belli olamayan yargılama sonucunun beklenilmesinin kabul edilemeyeceğini, davalı ...'ın şirket aleyhine eylemleri dışında rekabet yasağına aykırı eylemleri ve bu eylemler sebebiyle şirketin ihalelere iştirak edemiyor oluşunun başlı başına ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirdiğini, zira bir ticaret şirketi olarak kamu ihalelerine iştirak ile iş yüklenen ve bu işlerin yürütümü ile varlığını sürdüren şirketin ...'ın başka firmalardaki ortaklık-yöneticilik durumları sebebiyle ihalelere teklif veremediğini, bu yönüyle varlığını sürdürerek amacını gerçekleştiremediğini, ...'ın ... İnş. Şirketinin %24 ortağı, münferit yetkili müdürü ve müdürler kurulu başkanı iken aynı zamanda ... İnş. ile  aynı faaliyet alanında olan ...  A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı, ... A.Ş. firmasının  %52 oranında hissedarı, ... A.Ş. firmasının %100 oranında hissedarı ve yönetim kurulu başkanı, ... Şirketi firmasının %100 oranında hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olarak görev aldığını, ilgili firmaların ticaret sicil kayıtları ve ana sözleşmeleri incelendiğinde ... İnş. firması ile aynı faaliyet alanında olduklarının görüleceğini, firmaların benzer iş alanlarında çalıştığına ilişkin emsal idari sözleşmelerin dosyaya sunulduğunu, bu yönüyle müdür ...'ın bu firmalardaki ortaklık ve yöneticilik durumunun açıkça rekabet yasağının ihali niteliğinde olup, özen ve bağlılık yükümlülüğü, sır saklama yükümlülüğünün de ihlal edildiğini, rekabet yasağı kanunda açık azil sebebi olarak belirtildiğini, davalı ...'ın rekabet yasağı ihlal eylemleri sebebiyle şirket menfaatlerinin korunması adına ivedi şekilde müdürlükten azli gerektiğini, ancak yargılama uzatılarak bu durumun engellenmeye çalışıldığını, rekabet yasağının ihlali dışında belirtildiği üzere müdür ...'ın özellikle ... İnş. ve ... firmalarındaki konumu ... İnşaatın hiçbir ihaleye teklif verememe sonucunu doğurduğunu, zira ... İnş. Şirketi ve ... Şirketlerinin inşaat ve taahhüt alanında faaliyet gösteren ve kamudan ihale usulü ile iş alan şirketler olduğunu, kamu ihale mevzuatına göre, yöneticisi ve hakim ortağı aynı kişi olan şirketlerin aynı ihalelere giremediğini, teklif veremediğini, aksi halde her iki şirketin de bir yıldan iki yıla kadar kamu ihalelerinden yasaklandığını, ...., ... İnşaat A.Ş., ...  A.Ş.'nin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, kamu ihalelerine katılmadığını, kamu ihale mevzuatı sisteminde ihalelerin elektronik ortamda yapılmakta olup, ihaleye teklif veren şirketlerin birbirinden habersiz olarak teklif verebildiğini, ihaleye teklif veren istekliler aynı ihaleye kimin teklif verdiğini bilmediğini, bu durumda ...'ın her 3 şirketteki sahip olduğu hukuki ve organik bağ nedeniyle aynı ihaleye 3 şirket (... Ltd. Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.) veya 2 şirket ayrı ayrı teklif verdiklerinde kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama yaptırımı ile karşılaşacağını, müvekkili ...’ın %24 ortağı ve şirket müdürü olduğu ...Ltd. Şti. açılan bir kamu ihalesine “ya ... A.Ş.’de veya ... A.Ş.’de) teklif verir ve ortağı ve müdürü olduğu ... Ltd. Şti. hakkında kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama yaptırımı uygulanırsa” endişesi ile teklif veremediğini, ...Ltd. Şti. müdürü ...'ın müdürlük yetkisinin bir an önce kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, yargılama sürecinin uzun sürdüğü ve ... İnş. Şirketinin bu süreç içerisinde birçok ihaleye katılamadığı dikkate alınarak, şirketin uğradığı zararın daha fazla büyümesine engel olmak için ...'ın müdürlük yetkisinin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ...'ın ...Ltd. Şti.'nde bulunan müdürlük yetkisinin kaldırılmasına, bu talepleri kabul edilmemesi halinde müdürlük yetkisinin kendisine veya ailesine ait firmalarla iş yapmama veya şirket aktifine ilişkin eylemde bulunamama şeklinde kısıtlanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nun 389/1. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>\tHMK'nun 390/3. maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tGerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde \"Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası\" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.<br>\tTürk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D.  1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.<br>\tTürk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.\t<br>\t6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/(2) ve (3). maddelerinde de; her ortağın, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği, yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı belirtilmiştir. <br>\tSomut olayda, ... Ltd. Şti.'ni temsile yetkili organların bulunduğu ve hali hazırda organ boşluğunun söz konusu olmadığı, mevcut delil durumu ve dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden birleşen davada davacı asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden birleşen davada davacı asıl davada davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden birleşen davada davacı asıl davada davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından birleşen davada davalı asıl davada davacı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/06/2024<br><br>Başkan -               Üye -                       Üye -               Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b19ea655a692d5ff","SID":"2ee7e9901e7988cc"}}