{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1418 Esas<br>KARAR NO\t: 2021/1548 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 04/11/2021<br>YAZIM TARİHİ: 12/11/2021<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ... A.Ş.nin (“...a”) Türkiye’de mukim bir sigorta şirketi olduğunu, müvekkilinin Kenpark Bangladesh Apparel  Limited (“Satıcı”) tarafından sigortalı olan ...Sanayi ve Tic. Limited şirketine BADL/VF/EX-17/3128, KBADL/VF/EX-17/3127, KBADL/VF/EX-17/2965 no.lu 3 fatura muhteviyatında satılan 217 kap Levis, Lee ve Wrangler marka kot pantolonu emtiasının, 417000009936981 no.lu Nakliyat Abonman Poliçesi tahtında sigorta teminatı altına alındığını, davalı Maersk Line S/A nin müvekkilinin sigortalısı tarafından, dava konusu pantolon emtiasının Chittagong- Bangladeş’ten, İzmir- Türkiye’ye deniz yolu ile fiilen taşınması işini üstlendiğini, bu kapsamda, taşıma konusu emtiaların MRKU.9007400 no.lu 1 adet konteynıra eksiksiz ve hasarsız olarak yüklendiğini, davalının sorumluluğunda taşınan ve İzmir’de alıcısına ulaşması beklenen emtianın içerisinde yer aldığı konteynırın nihai limana gelmeden önce taşıma sırasında contalarından su aldığını, konteynırın su alması üzerine içerisindeki emtia yüklü 217 koli ile ilgili olarak emtianın küflendiğini, ıslandığını, kötü koktuğunu, mukavemet kaybına uğradığını, tuşe ve görüntüsünde bozulma olduğunu, bu hususta tespitler yapılarak emtianın konteynırdan antrepoya ıslak ve hasarlı olarak tahliye edildiğini, 217 koliden 52 adet kolinin doğrudan ıslanarak zarar gördüğünü, diğer tüm kolilerin ve dolayısıyla içerisinde yer alan emtianın ise konteynıra giren suyun meydana getirdiği aşırı rutubet ve buğu etkisi ile nemlendiği veya rutubetlendiğinin tespit edildiğini ve emtianın hasarlı/zayi bir şekilde tahliye edildiğini, sonuç itibariyle, emtiaların davalıya ait konteynırdaki ayıp sebebiyle davalının sorumluluğunda taşınırken, kusuru neticesinde zayi olduğundan, davalı tarafın dava konusu zarardan mutlak bir şekilde sorumlu olduğunu, hasara uğrayan emtiaya ilişkin yapılan ekspertiz incelemeleri neticesinde, hasarın sovtaj düşümsüz tutarının 47.176,41 USD olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ödenen sigorta tazminatının sovtaj düşümlü tutarı olan 38.457,08 USD tutarındaki yük hasarının faiziyle birlikte rücuen tahsili amacıyla, davalı ... Lojistik’e karşı, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatttığını, davalı şirketin  30 Temmuz 2018 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentoların tamamının taşıma şartlarını içeren arka yüzünde yer alan navlun sözleşmesinin 26. Md sinde konşimentolar tahtındaki taşımalardan kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda uygulanması gereken yasaların İngiliz Yasaları olduğunu ve yetkili mahkemenin ise Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunun taraflarca kabul edildiğini ve diğer tüm mahkemelerin yetkisinin ortadan kaldırıldığını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda, konşimentolarda yer alan yetki sözleşmelerinin MÖHUK gereğince de taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin konşimentolardan da anlaşılacağı üzere dava konusu uyuşmazlıkta taşımayı üstlenen ...A/S olduğunu, ... A/S firmasının merkezinin Danimarka'da bulunan yabancı bir şirket olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı gemi olduğunu, konşimento muhteviyatı yüklerin Bangladeş'ten Türkiye'ye taşındığını, bu nedenle 5718 s. MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada konşimento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, bu nedenlerle davacının davasının yetki yönünden reddine karar verilmesini, yağmur suyundan ileri geldiği iddia edilen hasarların sigorta poliçesi kapsamında olmadığını, iddia olunan hasarın ne zaman, ne şekilde ve nasıl meydana geldiği ile bu yöndeki hasarın yükü taşıyanın hakimiyetindeyken meydana geldiğinin açık ve belli olmadığını, bu nedenlerle davanın yetki yönünden reddine, davacının sigortalısına halef olamaması, davacının sigorta ettiren adına hareket edemeyecek olması ve halefiyet yokluğu ile davanın dava ehliyeti yokluğundan ve esastan  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 12/10/2020 tarih 2019/252 Esas - 2020/227 Karar sayılı kararında;<br>\"Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın, ... AS'nin Danimarka'da kurulu yabancı bir şirket olması, taşıyıcı şirket ve konşimentoyu düzenleyen acente ile geminin yabancı olması nedeniyle yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26.maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.  ...\"gerekçesi ile, <br>1-Davalının  Milletlerarası yetki itirazının KABULÜ ile, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine,  karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, \tTTK m.105 f.2 hükmü uyarınca, genel koşullarda ve konişmentonun arka yüzünde yer alan yetki şartı, acenteye izafeten dava açılmasını engellemediğini, Yargıtay 11. HD'nin yakın tarihli içtihatları uyarınca, TTK m.105 f.2 dikkate alındığında Türk Mahkemelerinin işbu davayı görmekle münhasıran yetkili olduğunu, kanun hükmünün aynen korunduğu dikkate alındığında, 6102 s. TTK m. 105 f. 2 düzenlemesinin açık olduğunu, anılan hüküm uyarınca, Türkiye’de asil adına işlem yapan acentelerin, genel işlem şartlarında yer alan yetki şartına dayanarak kendilerine acente sıfatıyla izafeten husumet yönetilemeyeceğini ileri sürmelerinin mümkün olmadığını,  yabancı tacir adına işlem yapan acentelerin, genel işlem koşulundaki yetki şartına dayanmasının kanun tarafından yasaklandığını, hükmün amacının da bu yöndeki suiistimali önlemek olduğunun gerekçede çok açık bir şekilde dile getirildiğini, Davalı tarafın önceki dilekçelerinde Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yerel Mahkemelerin eski içtihatlarına atıfta bulunarak milletlerarası yetki itirazının kabulünü talep ettiğini, davalı tarafın atıfta bulunduğu içtihatların güncelliğini yitirdiğini, aşağıda detaylıca açıklandığı üzere Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2020 tarihinde bu hususta içtihat değişikliğine gittiğini,Yargıtay’ın  içtihat değişikliği neticesinde, yabancı taşıyanın Türkiye’deki acentesinin aracılık ettiği taşıma sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda, konşimentodaki yabancı bir mahkemeyi yetkili kılan yetki şartına rağmen, yabancı taşıyana izafeten Türkiye’deki acentesine Türk Mahkemelerinde dava açılabileceğinin, dahası Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunun kabulü ve konişmentoda bulunan yetki şartı gereğince Türk Mahkemelerinde dava açılamayacağı yünündeki milletlerarası yetki itirazının reddi gerektiğini, (Sami Aksoy, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, Ocak 2021, s.327) Doç. Dr....yukarıdaki tebliğini 13 Aralık 2019 tarihinde sunmuş olup Doç. Dr.  ... söz konusu tebliğinden sonra Yargıtay 11. HD Dairesinin görüş değiştirdiğini ve 1964 tarihli içtihadına rücu ettiğini, ...'un tebliği esnasında oturum başkanlığı yapan Yargıtay 11. HD üyesi Sayın Dr. ...'ın, 23 Ekim 2020 tarihli tebliğinde, Yargıtay'ın 1964 tarihli içtihadına rücu ettiğini tebliğ ettiğini, <br>Dava konusu taşımada davalının acentesinin aracılık ettiğinin uyuşmazlık konusu olmadığını,<br>Konişmentoda yer alan genel işlem şartı niteliğindeki yetki şartının geçersiz olduğunu,(Y. 11. HD., E. 2018/1725 K. 2019/2260 T. 25.3.2019)<br>Dava konusu olayda, yetki şartının genel işlem şartı niteliğinde olduğunu, konişmentonun arka yüzünün, yalnızca davalı tarafından hazırlanmış olup söz konusu yetki şartı üzerinde müvekkilinin sigortalısının müzakere etme şansı bulunmadığını,  (TBK m.20).Yargıtay kararlarında, genel işlem şartı denetimi yapılırken kullanılan bir başka kıstasın ise, şartın karşı tarafın durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı olduğunu (TBK m.25). Türkiye’de mukim bir firma olan müvekkilini ve selefi sigortalısını, Türkiye’de davalı ile aynı isimde yetkili acentesi varken ve bu acente dava konusu sözleşmeye aracılık etmişken İngiltere’de dava açmak zorunda bırakan bu yetki şartının, konişmento hamilinin durumunu ağırlaştırdığını, (“Bu düzenlemeye göre, genel işlem koşullarının geçersiz olması için, dürüstlük kuralına aykırı olması ve karşı tarafın durumunu ağırlaştırması gerekir.” İstanbul BAM, 12. HD., E. 2018/488 K. 2018/1670 T. 20.12.2018)Yargıtay’ın muhtelif kararlarında, konişmentoda bulunan yetki şartının genel işlem koşulu olması sebebiyle geçersiz olduğunun hüküm altına alındığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/12701 K. 2014/19122 T. 5.12.2014 sayılı kararında yerel mahkemece hüküm altına alınmış ve bu hususun Yargıtay tarafından da kabul edildiğini, (Y. 11. HD., E. 2016/946 K. 2016/4616 T. 25.4.2016)İleri sürerek Türk Mahkemelerinin işbu uyuşmazlığı görmekle münhasıran yetkili olduğunun tespiti ile  istinaf talebinin kabulüne yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. <br>Dava, deniz yoluyla yapılan taşımadan kaynaklı hasarın rucüen tazmini için yapılan takibe itirazın iptaline ilişkidir.<br>Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketince nakliyat abonman sigortası ile sigortalı olan dava dışı sigortalılarına ait emtianın Bangladesh - İzmir arası deniz yoluyla taşıma işinin davalı tarafça yapıldığını, taşınan emtianın varma yerinde hasarlı olduğunun tespit edildiğini, tespit edilen hasarın sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödendiğini TTK 1472. maddesi gereğince sigortalıya halefiyeten hasardan sorumlu olan davalıya rucü haklarının olduğunu, hasar bedelinin tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davalının milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinafa başvurmuştur.İstinaf açısından uyuşmazlık, davada davalı Maersk firmasının yaptığı milletlerarası yetki ilk itirazının geçerli olup olmadığı, bu bağlamda mahkemece verilen kararın dosyaya, usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarındadır. 5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre, sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanunun 29/1 maddesine göre de, eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. Aynı Kanun  \"Yetki anlaşması ve sınırları\" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan  bir uyuşmazlığın yabancı  bir devletin  mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması \"uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda\" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak \"belirli\" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. <br>Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen Konişmentonun Geçerli Hukuk ve Kaza Dairesi Başlıklı 26.maddesinde; \"Amerika Birleşik Devletlerine/devletlerinden veya başka yere yapılan Mal Taşıma İşlemlerinde Madde 6.2 (d) ve/veya ABD COGSA 'nın uygulanabilir olduğu her zaman, Taşımanın o aşaması Amerika Birleşik Devletleri yasalarına tabi olacak ve Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıkları görüşmek üzere münhasır kaza yetkisine sahip olacak olup, tüm diğer durumlarda, işbu Konşimento İngiliz Yasasına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutalarak, Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır\" şartının yer aldığı görülmüştür. <br>Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya ve kamu düzeni sözkonusu değildir.Konişmentonun ...Denizcilik A.Ş. tarafından düzenlendiği öne sürülmüşse de konişmentoda taşıyıcının yabancı firma .... olduğu açıkça belirtilmiştir. Ayrıca dosyaya sunulan konişmentolar ve onaylı tercüme örneklerinden konişmentoların Banglades/Dhaka'da davalı ...adına acentası olan ... Ltd. tarafından imzalandığı görülmüştür. Davacı konişmentoların davalı ...Line A/S adına Türkeyi acentası olan ... A.Ş. tarafından düzenlendiğini ispatlayamamıştır. Bu nedenle istinaf sebepleri yerinde değildir, <br>Dava dosyası içindeki belge ve bilgilere, delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde olmadığından, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30.TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK' nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 04/11/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e71dcd781def1a4","SID":"c7a38b12cf3adf8a"}}