{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/666 <br>KARAR NO\t: 2022/487<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)<br>TARİHİ: 11/02/2022 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t: 2022/10 D. İş-2022/11  Karar<br>TALEP: İhtiyati Hacze İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/04/2022<br>İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik 11/02/2022 tarihli ek kararın ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Alacaklı vekili; ... ile müvekkili arasında 5600 ton dökme gübre yükünün Mersin Limanı'na taşınması için 2 Kasım 2021 tarihli çarter sözleşmesi akdedilmiş olup, seferden mene konu ... IMO numaralı ... gemisi ile ilgili yükün taşınacağı konusunda mutabık kalındığı, 17 Kasım 2021 tarihinde gemiye yükleme sırasında, gemi kaptanı tarafından 2 no'lu ambar tabanında su sızıntısının fark edilmesi üzerine protesto mektubu gönderildiği,  ambarlara yüklenen yükte su sızıntısı görüldüğü iddiası ile yükleme durdurulduğu ve 18.11.2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından karşı taraf ... izafeten gemi kaptanına hitaben gönderilen protesto ile yükte meydana gelen hasardan donatanın sorumlu olduğunun bildirildiği,18.11.2021tarihinde düzenlenen gemi kaptanın da katıldığı ortak sörvey incelemesi ile yükte meydana gelen hasarın nedeninin sintine suyunun 1 ve 2 numaralı ambara sızması sonucu olduğunun tespit edildiği, bununla birlikte sörveyörlerin geminin 1 ve 2 numaralı ambarlarında yapılan gümüş nitrat testini pozitif çıktığını yükün deniz suyu ile ıslandığı, yükte meydana gelen hasarın ... gemisinin yüke ve denize elverişli olmamasından kaynaklandığını, müvekkili tarafından zayi olan gübre yüküne ilişkin yük sahibi olan ... A.Ş'ye 147.022,78 TL ve sörvey incelemesi için 9.075,30 TL ödeme yapıldığı gibi Gemlik Gübre'ye ait dökme gübre yükünün taşınması için tonaj farkı nedeni ile iki adet ikame gemi ayarlanmak zorunda kalındığı buna bağlı olarak 2 sefer yapıldığı, bu seferler için ayrı ayrı 987.129,00 TL ve 855.511,80 TL olmak üzere toplam 1.842.640,80 TL olarak yapılan navlun ödemesinden, davalının donatanı olduğu gemi için ödenecek olan navlun bedeli düşüldüğünde  686.240,80 TL fazladan ödeme yapıldığı,  buna göre toplam zararın  842.338,88 TL olduğu, karşı tarafa tüm bu hususları içeren 28.12.2021 tarihli bir ihtarnamenin gönderildiği, ancak karşı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek 6102 sayılı TTK'nın 1352.maddesi gereğince, deniz alacağı olan bu alacağının tahsilini teminen davalının donatanı olduğu ... IMO Numaralı  ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ HACİZ KARARI: Mahkemece sunulan delillere göre, 24.01.2022 tarihli kararla; talebe konu alacak geminin elverişsizliğinden dolayı taşınacak yükün ıslanma sonucu hasarlanması nedeniyle ortaya çıkan zarara ilişkin olup, talep dilekçesi ile dilekçe ekinde sunulan belgelerden ihtiyati haciz talebinde bulunan ... Ltd. Şirketi ile ...  gemisi donatanı arasında 5600 ton dökme gübre yükünün Gemlik Limanından Mersin Limanına taşınması konusunda 02/11/2021 tarihli çarter sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmede navlunun tahliye tonajı üzerinden 175 TL + KDV olarak belirlendiği, gemiden kaynaklanan nem ve ıslanma kusurlarının sorumluluğunun gemi armatörüne ait olacağının kabul ve taahhüt edildiği, yük tarafının 18/11/2021 tarihinde gemi kaptanına gönderdiği ihbarname ile kargonun yükleme operasyonu sırasında gemi ambarında hasarlı halde bulunduğunun tespit edildiğinin bildirildiği, talep eden tarafça gemi ambarındaki ıslaklık ile gümüş nitrat testi yapıldığına ilişkin fotoğrafların ibraz ihtarname ekinde söz konusu ödemelere ilişkin banka dekontları ile ikame gemiler için düzenlenen navlun faturası örneklerinin dosyaya sunulduğu, buna göre, davacı tarafın yük hasarından dolayı ... AŞ.'ye 147.022,78 TL, sörvey incelemesi için 9.075,30 TL, hasarlanma olayından sonra yükün başka gemilerle taşınması için 24/12/2021 tarihinde 987.129 TL ve 11/01/2022 tarihinde 855.511,80 TL ödeme yaptığı, sunulan belgelere göre gemideki ıslaklık nedeniyle dökme gübre yükünün ıslanarak hasarlanmasından dolayı talep edenin 842.338,88 TL zarara uğradığını yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlamış olduğu ve ortaya çıkan zararın TTK'nun 1352.maddesi f, g ve b bendleri uyarınca deniz alacağı niteliğinde sayıldığı gerekçesiyle ihtiyati haciz istemenin kabulü ile  ... IMO numaralı Türk Bayraklı ... isimli geminin ihtiyaten haczine karar verilmiş, talep üzerine 22.02.2022 tarihli kararla, ihtiyati haciz teminata kaydırılmıştır.<br>İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yükleme yapılırken müvekkili şirket çalışanı gemi kaptanı tarafından 2 no'lu ambar tabanında su sızıntısı fark edilmiş olup, akabinde protesto mektubu gönderildiği ve geminin balans tanklarının boş olması sebebi ile ıslaklığın gemiden kaynaklanmadığı, beklemenin daha doğru olduğu aksi takdirde herhangi bir sorumluluk kabul etmeyeceğini ifade ettiği halde, karşı tarafın, gemiden veya yükten kaynaklı herhangi bir sebep göstermeksizin bir gün sonra yani 18 Kasım 2021 tarihinde başka bir gemi ile anlaşarak yükü tahliye ettiği, iddia edildiği gibi hasarın geminin yüke ve denize elverişli olmamasından kaynaklanmadığı, dayanılan defaatle talep edilmiş olmasına rağmen müvekkiline veya brokerına ulaştırılmadığı, cevabi ihtarname de talep edilmesine rağmen yine karşı taraf sörvey raporuna ilişkin herhangi bir dönüş yapmadığı, başvuruda bulunan alacağın varlığını kanıtlar herhangi somut bir kanıt gösterememiş olup, geminin haksız şekilde tutulmasından ötürü müvekkilinin uğramış olduğu zararların daha fazla olduğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, 11.02.2022 tarihli ek kararla; gemi kaptanının yükleme başladıktan sonra ilgililere gönderdiği 17/11/2021 tarihli protesto mektubunda yükleme 2000 ton civarına ulaştığında 2 nolu ambar tabanında su sızıntısının görüldüğünün belirtildiği, o  tercümesi sunulan 24/11/2021 tarihli sörvey raporunda, ... gemisine yapılan yükleme operasyonu sırasında 1 ve 2 nolu kargo ambarlarındaki sintine kuyusundan deniz suyunun taşınması sonucu yükte ıslanma meydana geldiğinin tespit edildiği, bunun geminin yükleme işleminin yapılmadığı zamanlarda iskele tarafına daha fazla yatmasının bir sonucu olduğu, kaptan tarafından yükleme işleme başlanmadan önce ambarlardaki sintinelerin iyice temizlendiği beyan edilse de, bu ifadeyi doğrulayan herhangi bir kayıt bulunmadığı, 1 ve 2 nolu ambarlardaki yük için yapılan gümüş nitrat testinin pozitif reaksiyon gösterdiği, talep eden tarafça sunulan ödeme belgelerinden, yük ilgilisi ... A.Ş'ye 147.022,78 TL hasar bedelinin ödendiği, sörvey incelemesi için 9.075,30 TL masraf yapıldığı, yükteki ıslanmanın tespitinden sonra, başka gemilerle varma limanına ulaştırılması için 686.240,80 TL fazladan  ödeme yapıldığının anlaşıldığı, buna göre, talep eden tarafından ihtiyati hacze konu zararın yaklaşık ispat kuralları ile ispatlandığı, İİK'nun 265.maddesinde; borçlunun ihtiyati haciz kararına karşı, ihtiyatin haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itiraz edebileceğinin belirtildiği, TTK'nun 1352.maddesi f-g bendleri uyarınca deniz alacağı niteliği taşıyan ve TTK'nun 1362.maddesine göre yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlanan alacaktan dolayı verilen ihtiyati  hacze itirazın yerinde olmadığı, teminatın da yeterli bulunduğu gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın   reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, aleyhine ihtiyati haciz verilen borçlu vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: İtiraz eden borçlu vekili istinaf dilekçesiyle; müvekkilinin, sözleşme hükümlerine istinaden 17 Kasım 2021 tarihinde hazırlık bildiriminde bulunduğu ve sabah 06:15’te Gemlik Azot Limanı’na zamanında yanaştığı, aynı gün müvekkili bünyesinde çalışan gemi kaptanı tarafından 2 no’lu ambar tabanında su sızıntısının fark edildiği, bu sızıntıyı bizzat gemiye gelerek gören karşı tarafın, yükte ambardan kaynaklı su sızıntısı olmadığı, yüke herhangi bir zayiat verilmediği gerekçesiyle ve olası tüm mesuliyeti kendi üstlerine alacaklarını beyan ederek -ki bu husus e-mail yazışmalarında mevcuttur- yüklemeye devam edilmesini bizzat kendilerinin talep ettiği, balast tankının boş olması ve bu doğrultuda yükte oluşan ıslaklığın gemiden kaynaklanmadığından, gemi kaptanının ıslaklığın nereden geldiğinin anlaşılması gerektiği ve beklemenin daha doğru olduğu aksi takdirde herhangi bir sorumluluk kabul etmeyeceğini ifade ettiği ancak  karşı taraf gemiden veya yükten kaynaklı herhangi bir sebep göstermeksizin bir gün sonra yani 18 Kasım 2021 tarihinde başka bir gemi ile anlaşarak yükü tahliye ettiği, yükte meydana gelen ıslaklığın gemi ile hiçbir ilgisi bulunmaması nedeniyle, gemi kaptanın müvekkilinin, hiçbir kusuru olmadığını bildirerek, navlun talep hakkı saklı tutulduğuna ilişkin  protesto mektubu gönderdiği,Karşı tarafın haklılığını dayandırdığı asıl delilin sörvey raporu olduğu ancak  defalarca talep edilmesine rağmen müvekkili ile paylaşılmadığı ve mahkemeye de mürafaa duruşmasının bir gün öncesi,  tercümesinin ise duruşma esnasında dosyaya ibraz edildiği, raporun güvenirliğine inanılmasının mümkün olmadığı, zira rapor alınması için talepte bulunan müvekkilinin olduğu, incelemeye gelen sörveyor hadisenin gemiden kaynaklı olmadığını şifahen gemi kaptanına belirtmiş olmasına rağmen karşı taraf ... hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi fesih ettiği,  “hazırlayanların” raporda hiçbir imzası olmadığı,  “hazırlayan” olarak gösterilen kişilerden birinin gemi kaptanı ... diğerinin 1. Zabit ... olup, raporun hazırlanışında hiçbir katkılarının olmadığı, raporda, kargo ambarlarının kimse tarafından kontrol edilmediği belirtilmişse de, ekinde bulunan durum çizelgesinde,  ambarların tamamen boş olduğu şerhi düşülüp, bu hususun gerek gemi kaptanı gerekse  ... tarafından kaşelenerek imzalandığı, ... tarafından gönderilen 18 Kasım 2021 tarihli e-mailde; kontroller esnasında konu gemi balast tanklarından ambara su sızıntısı olduğu tespit edildiği, ancak gözle görülen kısımda suyun devamı olmadığı ve mala herhangi bir zaiyat vermediğinin anlaşıldığı, bu kısım için mesuliyet kabul edilerek, yüklemeye devam edilmesi kararının kendileri tarafından verildiği, gemi kaptanına durum aktarıldığında yüklü diğer ambara ve hasarlı kısım dahil yükün tamamına kefil olunması ve imza verilmesinin istendiği  tahliye limanında malda herhangi bir hasar çıkarsa mesuliyet kabul etmeyeceğini bildirerek protesto mektubu yazdığı, bu durumun şüpheli olarak görülerek, yükün gözükmeyen genel kısmında herhangi bir hasar olması riskine karşılık geminin yüklemesi durdurularak, yüklenen kısmın tamamının depolarına tahliyesine karar verildiğinin bildirildiği, gönderilen e-mailden de anlaşılacağı üzere yükte herhangi bir zaiyat olmadığının karşı tarafça ikrar edildiği ayrıca ... 18 Kasım 2021 tarihli e-mail içeriğinden ve gemi jurnalinden, olayın gemiden kaynaklı olmadığının görüleceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesindeki, geminin yüke ve denizli elverişli olacağı taahhüdünün yerine getirildiği ve durum çizelgesi ile bu durumun kanıtlandığı,Dökme gübrenin niteliği itibari ile rutubetlenebilen bir yük türü olduğu, nitekim dosyada mübrez  gemi kaptanı tarafından çekilen  videolardan da anlaşılacağı üzere yükün gemi dışına çıkarılarak da test edildiği ve liman üzerinde (karada da) nemlendiğinin gözlendiği dolayısı ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’n 1182. maddesi f fıkrası uyarınca; taşıyan müvekkili ve adamlarının kusursuz olduğu, Türk Ticaret Kanunu’nun 1362.  ve İİK 258.maddesine göre, bir deniz alacağı için ihtiyati haciz başvurusunda bulunan alacaklı,nın alacağı 1352. maddede sayılan deniz alacaklarından olması halinde böyle bir alacağının bulunduğu yönünde mahkemede kanaat uyandırması gerektiği, ihtiyati haciz başvurusunda bulunulurken  sadece iddia ettiği alacak kalemlerinden bahsederek dekontları ibraz ettiği, anılan  banka dekontlarının varlığı karşı tarafın haklı bir alacağı olduğunu mahkemeye kanıtlar nitelikte olmadığı zira, dekontun bir borç ödeme vasıtasıdır, haklı bir alacağın olduğunu gösteren bir belge sıfatına haiz olmadığı ayrıca uyuşmazlığın geminin başlangıçtaki elverişsizliği ve yükün zarara uğramasından kaynaklanıp, TTK 1352 maddesi, f,g bentleri kapsamında olmadığı, müvekkiline ait geminin taşıma işini gerçekleştirmeye uygun bir gemi olduğu, karşı tarafın denize ve yüke elverişli olmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Denize Elverişlilik Belgesi mevcut olup çarter parti akdedilirken karşı taraf ile  paylaşıldığı, çarter sözleşmelerinde genellikle taşıtanın ambarların elverişliliğini ayrıca denetlettirdiği; bu durumun, taşıyanın yüke elverişliliğe ilişkin olarak özen gösterme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı; ancak söz konusu denetim sırasında gereken özenin gösterilmemesi hâlinde, elverişsizliğe neden olan eksikliğin keşfedilememesinde taşıtanın müterafik kusurunun bulunduğu, TTK 1362/2 maddesi gereği, teminatın artırılması gerektiği bu talebin reddinin de  hukuka aykırı zira müvekkilinin zararını karşılamadığını belirterek ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararının ve ihtiyati haczin kaldırılmasına, yatırılan teminat miktarının 1.515,080-TL ‘ye kadar artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  ihtiyati hacze itiraza ilişkindir.İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan sözleşme kapsamında karşı tarafın donatanı olduğu Türk Bayraklı gemiye yükleme yapılırken taşıma konusu gübrenin, geminin denize elverişli olmaması nedeniyle hasara uğradığı iddiasıyla deniz alacağı niteliğindeki alacağının tahsilini teminen geminin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece, talebin kabulü ile TTK 1352 maddesi f ve g bentleri gereği deniz alacağı niteliğindeki alacak için geminin ihtiyaten haczine karar verilmiş, daha  sonra talep üzerine ihtiyati haciz teminata kaydırılmıştır. Bu kez karşı taraf donatan vekili tarafından ihtiyati hacze itiraz edilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, itiraz eden vekilince yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, alacağın deniz alacağı ve geminin ihtiyati haczi için yaklaşık ispatın bulunup bulunmadığı buna bağlı olarak ihtiyati hacze itirazın haklı olup olmadığı noktasındadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1352 maddesinde deniz alacakları sayılmış ve 1353/1. maddesinde de, deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 1362/1 maddesine göre, geminin ihtiyati haczi için, alacaklının, alacağının 1352 nci maddede sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermesinin yeterli olduğu ifade edilmiştir.  Buna göre, ihtiyati haciz taleplerinde  alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, ibraz edilen belge veya delillerin kanaat getirici olması gerekir. Somut olayda, ihtiyati hacze konu alacağın, alacaklı ile karşı taraf donatan arasında, 5600 ton dökme gübre yükünün Mersin Limanı'na taşınması için akdedilen  02.11.2021 tarihli çarter sözleşmesine dayalı olarak bu sözleşme kapsamında taşıma konusu gübrenin gemiye yüklemesi sırasında ambardan meydana gelen su sızıntısına bağlı olarak ıslanarak hasar gördüğü iddiasıyla uğranılan zarara ilişkin olmasına göre, alacaklı vekili tarafından ibraz edilen belgelerin, alacağın deniz alacağı olduğu ve ihtiyati haciz koşularının bulunduğu konusunda yaklaşık ispatı sağladığının kabul gerektiği sonucuna varılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nda ihtiyati hacze itiraz sebepleri düzenlenmediğinden, itirazda, TTK'nın 1351. maddesi atfıyla İcra ve İflas Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekir.Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesi uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. maddesinde ise, mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Bu kapsamda sörvey raporunun sıhhatine ve sunulan belgelerin içeriğine yönelik itirazlar, ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında bulunmadığından, bu aşamada değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle; mahkemece ihtiyati hacze vaki itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.                                     <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/04/2022<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"779384193272a867","SID":"afd8013e7b794436"}}