{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2019/2360 Esas <br>KARAR NO\t: 2021/1725 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 01/12/2021 <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ... A.Ş.nin taşımacılık işiyle uğraştığını, davalı ...'nın yetkili olduğu ... Teknoloji-... için PSDMRP/042470 nolu konşimento ile Mısır'ın Port Said Limanından İstanbul Marport Limanına taşıma işini üstlendiğini, müvekkilince taşıma işinin yapıldığını, varış limana teslim edildiğini, geçici kabul ücreti, ekipman denetimi giderler doğduğunu, beklemeden kaynaklı demuraj bedeli oluştuğunu bu bedellerin 23.03.2017 tarih D 789561 ve D 789562 nolu faturalar ve 07.06.2017 tarih TUR2017-2862 nolu faturalar ile fatura edildiğini, bu alacaklardan 9.392,78 USD'lik kısmının, Kadıköy 31. Noterliğinin 18.05.2015/... yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalı tarafından yetkili kılınan ... tarafından müvekkilin banka hesabına ödendiğini, kalan bakiyenin istendiğinde davalının bu tutarın borçlusunun kendisi olmadığını, ...tarafından dolandırıldığını belirterek ödemeyi reddettiğini, bu durumun kendi müvekkili ile ilgili bir sorun olmadığını, davalının yapılan taşıma işinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin alacağını tahsil etmek için İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  müvekkiline karşı açılan davanın hukuksuz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davalının davacıdan herhangi bir mal ve hizmet almadığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından kendisine fatura da gönderilmediğini, müvekkilinin adını kullanarak gümrükten kaçak mal geçirmeye çalışıldığını, gümrük muhafaza tarafından kaçakçılığın tespit edilmesi mallara el konulması ile müvekkilinin konudan haberdar olduğunu, davacının müvekkil adına PSDMRP/04270 nolu konşimento ile taşıma işi üstlendiği iddia etmesine rağmen bu taşıma işi ile ilgili müvekkili ile hiçbir irtibata geçmediğini, davalı müvekkilinin taşıma işinden haberdar olmasını hayatın olağan akışına uygun olmadığını belirten davacının taşıma işini üstlendiği müvekkili ile bu süreçte hiç irtibat kurmamasının hayatın olağan akışın uygun olmadığını, hatta bu habersiz taşıma işlemini elbirliği ile yaptıkları kuşkusunu uyandırdığını, davacının üstlendiği taşıma işinin 30.03.2017 tarihli IM050561 sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesinin müvekkili tarafından düzenlenmediği, düzenlenmesi konusunda kimseye görev, talimat vermediğini, dava konusu işlerden haberdar olmadığını, bilgisi dışında ... Müşavirlik Ltd. Şti. çalışanları ... tarafından yapıldığını, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne ithalat beyannamelerini ... tarafından verildiğini, diğer işlemlerin ... tarafından\tyapıldığını,\tdavacının bunları bildiğini ancak müvekkilinin haberdar edilmediğini, Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünde, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında, Büyükçekmece 3. Sulh Hukuk Hakimliğinde ve Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinde verilen ifadelerde, ... \"Bu ithalat İşlemleri için müvekkilinin talimat verdiğine\" dair bir beyan olmadığı, ...ün ise \"Bu işleri müvekkilinin dışında kendisinin yaptığını açıkça kabul ve itiraf ettiğini\" müvekkilinin Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/147 E. Sayılı dosyasından yargılandığını ve beraat ettiğini, müvekkilinin telsiz ticareti yaptığını, zaman zaman telsiz ithalatı yaptığını, gümrük işlemleri için ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti. Ve onların bazı çalışanlarına vekaletname verdiğini, konusu suç olan bir takım eylem ve işlemlerde bu vekaletnamenin kullanılmasının müvekkiline kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu mal ve hizmet satın alınmadığı için davanın reddi ile müvekkile %20 kötü niyet tazminatı ödenmesini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi  25/06/2019 tarih ve 2018/362 Esas - 2019/291 Karar  sayılı kararında;<br>\"...Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan tüm delillerden, açılan davanın itirazın iptali davası olup, İİK md 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, dava konusu olayda davacı tarafın ... adına Mısır'dan Türkiye’ye taşınması işini üstlendiği, düzenlediği faturalara ilişkin bedelin bir bölümünü aldığını, kalan tutarın da ödenmesini talep ettiği, davalının ise söz konusu taşıma işlerinin iradesi dışında yapıldığını, bir dolandırıcılık olayıyla karşı karşıya olduğunu, bu tutarları ödemek zorunda olmadığını düşündüğünü, talep edilen ödemeleri ve ödemeye konu faturaları reddettiğini ifade ettiği olayda, uyuşmazlığın, yapılan kaçakçılık işleminde adı kullanılan ...'nın doğan borçtan sorumlu olup olmadığı, davacının düzenlediği faturaları usulüne uygun olarak muhatabına gönderip göndermediği konularında toplandığı, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla yapılan defter incelemesinde, davacı şirketin defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının zamanın da usulüne uygun olduğu, davacı şirketin yevmiye ve büyük defter kayıtlarına göre Davalıdan 4.100,00 USD alacaklı olduğu ancak envanter defteri kayıtlarında alıcı cari hesaplarına ayrıntılı yer vermediğinden davalıya ilişkin bir bakiye görülmediği, davacı şirketçe davalıya düzenlenen faturalarda adres, vergi dairesi gibi Vergi Usul Kanununca doğru yazılması zorunlu olan bilgilerin  hatalı yazıldığı, dosya içeriğinde faturaların davacıya ulaştırıldığına ilişkin hiçbir bilgi ve kanıt bulunmadığı, taraflar arasında davalı defter kayıtlarına göre herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı,  davacı yanın da davalının fatura ve ticari ilişki muhatabı olduğunu ispatlayamadığı, davacının davalı ile arasında ticari ilişkiyi ve taşıma kaynaklı alacak iddiasını somut olarak delillendiremediği, davacının akdi ilişkide muhatabının davalı olmadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. ...\"gerekçesi ile, <br>Davacının davasının REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, <br>İlk derece mahkemesi kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br> Davalı, müvekkilinden hiçbir hizmet almadığını, kendisi adına gümrükte kaçakçılık yapıldığını ve kendisinin haberi olmadığını iddia etmekteyse de işbu iddiası mesnetsiz ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalının bir tacir olduğu izahtan vareste olduğu, bu olgu da gözetildiğinde, taşıma işinin ve hatta taşıma konusu malın iktisabının başından bu yana hiçbir şeyden haberi olmadığı yönündeki iddiası itibar edilebilir nitelikte olmadığı gibi, gerçeğe de aykırı olduğunu, kaldı ki davalı basiretli bir tacir gibi davranması gerekirken işbu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, <br>Kaldı ki, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davalının, işbu taşıma işiyle ilgili olarak müvekkilinden bizzat hizmet talep etmediği varsayılacak olduğunu, <br>Davalının Kadıköy 31. Noterliği’nin ... yevmiye no’lu ve 18.05.2015 tarihli vekaletnamesi ile dava dışı ... ve adı geçen başkaca şahısları açıkça yetkilendirdiğini, hal böyleyken, tacir olan davalının usulünce yetkilendirdiği ... adlı şahsın da bağlı tacir yardımcısı olduğu ve üçüncü kişilere karşı işlem ve eylemleriyle tacirin bağlı ve bunlardan sorumlu olduğu, başta TTK ve TBK olmak üzere yasal mevzuat hükümleri ile sabit olduğunu, <br>Davalının işbu tacir yardımcısının işlem ve eylemleriyle bağlı ve bunlardan sorumlu olduğuna göre, varsayımla malların içerisine kaçak sigara sokarak yurda girişini sağlamaya çalışan işbu yardımcılarının eylem ve işlemleri ile üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumlu olduğunu, tacir ile tacir yardımcısı arasındaki ihtilaflar sadece bu kişileri bağlayıcı olup üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, nitekim, davalının, işbu şahsın yetkisini bertaraf etmek için gerekli önlemleri de usulünce almadığı gözetildiğinde, üzerine düşen hiçbir yükümlülüğü bir tacir olarak yerine getirmediği bir kez daha sübut bulmakta olduğunu, <br>Davalının, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/147 Esas sayılı dosyasında (içeriği hiçbir şekilde bilinmemekle birlikte) yargılanıp beraat ettiğini iddia etmekte olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek üzere, mahkemenin malumları olduğu üzere ceza mahkemelerinin verdiği beraat kararları hukuk hakimini bağlayıcı olmayıp hukuk hakimi vakıaları bizzat araştırabileceğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde de hukuk hakiminin ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı hüküm altına alındığını, Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi heyetinin, raporunu adeta davalı vekili yerine geçerek, son derece taraflı ve belki de duygusal bir etki altında hazırladığını, raporun bazı kısımlarındaki ifadeler ve özellikle yapılan vurgulamalar, bilirkişilerin görevlerinin gerektirdiği özen ve titizliği terk edip davalı vekilliğini üstlenerek ve raporu Mahkeme nazarında müvekkiline ilişkin olumsuz konum yaratmak gayesiyle tanzim ettiklerini göstermekte olduğunu, Bilirkişinin görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirmesi gerektiğini, bilirkişinin raporunda çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacağını, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını, Bilirkişilerin davalı lehine delil olarak değerlendirdikleri ceza yargılaması dosyasının henüz kesinleşmediğini gözden kaçırdığı veya dikkate almamayı tercih ettiklerini,  öte yandan, söz konusu yargılama davalının kendi yetkilendirdiği temsilci ile kendi arasındaki bir husumeti ilgilendirmekte ve şahsiyet arz etmekte olduğunu, keza. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinde de hukuk hakiminin ceza hakimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı hüküm altına alındığını, Tacirlerin yetkilendirdiği şahısların üçüncü kişilere karşı işlem ve eylemleriyle tacirin bağlı ve bunlardan sorumlu olduğu, başta TTK ve TBK olmak üzere yasal mevzuat hükümleri ile sabit olduğunu, Bilirkişi heyetinin raporun 5.sayfasında \"davacının sorumlulardan talepte bulunabileceği değerlendirilmektedir.\" demekle davadaki haklılıklarını desteklediği,  fakat sonuçlarından davalıyı ari tutmak adına ellerinden geleni yapttıklarını, <br>.Bilirkişiler’in, “Davalı İletişim araç gereçleri onarımı (telsiz, telefon vb.) işleriyle uğraşıyorken, aks ithal etmesinin müvekkilimizin dikkatini çekmemesi”ni belirtme gereği duymalarına anlam verilemediğini, <br>Bilirkişilerin müvekkili aleyhine olumsuz yorum yapmak üzere olağandışı gayretlerini gözler önüne seren dikkat çekici vurguları gibi birçok husus, mevcut raporu hükme esas alınmaya elverişsiz kılmakta olduğunu, tüm itirazlara rağmen mahkemenin yeni bir heyetten rapor aldırmadığını, Bilirkişi raporunda müvekkilinin faturalarında yer alan bilgilerin güncelliğine atıfla müvekkili aleyhine olumsuz kanaat oluşturmaya yönelik ifadelerine katılmadıklarını, <br>Fatura üzerinde yer alması gereken tüm bilgiler, faturalarında mevcut olduğu, (VUK’nun 230. Maddesi)\t<br>Bilirkişilerin atıfta bulunduğu, vergi dairesinin yanlış yazılmış olması bilgisi tamamen müşteriden gelen form esas alınarak düzenlendiğinden kaynaklanmakta olduğunu, bu süreci yürüten çalışanların vergi dairelerinin listesini tutma gibi bir tasarrufu olmamakla birlikte ithalat işlemleri gibi hızlıca bitirilmesi gereken işlemlerde bir süreci hızlıca bitirip diğer müşterilerine hizmet vermek öncelikli amaç olduğunu, bu sebeple müşteriden gelen formda imza tutarlılığı bulunuyorsa bu form esas alınmakta olduğunu, Yine, raporda yevmiye ve kebir defter kayıtlarından alacağın teyit edildiği ancak envanter defterinden teyit edilemediği kanaatiyle defter kayıtlarına göre davalının borçlu olduğunun kanıtlanamadığı belirtilmişse de bu görüş de tamamen haksız ve de hatalı olduğunu, Envanter defteri ile ilgili Türk Ticaret Kanunu madde 66/4’te yer alan “Aynı türdeki stok malvarlığı kalemleri, diğer aynı nitelikteki veya yaklaşık aynı değerdeki taşınabilir malvarlığı unsurları ve borçlar ayrı ayrı gruplar hâlinde toplanabilir ve ortalama ağırlıklı değer ile envantere konulabilir.”  Hükmü uyarınca varlıklar, alacaklar ve borçlar envanter defterinde gruplar halinde takip edilebileceğini, nitekim müvekkili firmada söz konusu olan uygulama da bu yönde olup dava konusu alacak “120100001 – Yurtiçi Müşteriler” grubunda raporlanmakta olduğunu, alacağın tespiti için yevmiye ve defter-i kebir kayıtları da önemli ve esas olup bilirkişi raporu bu açıdan da hükme esas alınmaya elverişsiz olduğunu, buna rağmen mahkeme işbu elverişsiz rapora istinaden karar verdiğini, <br>İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne,, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. <br>Dava, bakiye demuraj fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.<br>Mahkemece, davacının davasının reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>Somut olayda, davacı ...A.Ş.nin  davalı ...'nın yetkilisi olduğu ... Teknoloji-... için PSDMRP/042470 nolu konşimento ile Mısır'ın Port Said Limanından İstanbul Marport Limanına taşıma işini üstlendiği, taşıma işinin yapıldığı, varış limana teslim edildiği,  beklemeden kaynaklı demuraj bedeli oluştuğunu, bu bedelin  fatura edildiğini, ödenmeyen demuraj fatura bedelinin tahsili talebiyle icra takibi yapıldığı ve takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı belirtilmiştir.<br>HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. İlk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde, davacı vekilinin hükme elverişsiz bilirkişi raporuna göre karar verildiğine yönelik  istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.<br>HMK 282 maddesindeki \"Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir,\" yasal düzenlemeleri de gözetildiğinde; İlk derece mahkemesine sunulan deliller,  Bakırköy 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/147 Esas - 2018/96 Karar sayılı dosyası, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi rapor içeriğindeki tespitlere göre; taşımaya konu eşyaların satıcı firmasının Almanya'daki Kessler  firması olduğu, eşyaların Mısır’ın Port Said Limanından İstanbul Marport limanına geldiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce tescil edilmek üzere 30.03.2017 tarihli 17343100IM050561 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile 1 kalem 1924 adet 8708.50.20.00.11 GTİP’inde kullanılmamış taşıyıcı aks cinsi eşya olarak sisteme girilen ve beyan sahibi ... Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti., alıcısı firması davalı ... olan eşyaların bulunduğu TRKU4420697 ve WFHU5146173 numaralı konteynerlerde  yapılan tespitte beyan harici olarak  üzerlerinde TAPDK bandrolü bulunmayan toplamda; 2.180 box, 1.090.000 paket sigara cinsi tespit edildiği, söz konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ithal edilecek eşyaları temsil etmediği için özü itibariyle sahte olduğunun tesbit edildiği, davalı ... 'nın söz konusu eşyanın alıcısı olan firmanın sahibi, dava dışı ....'ün bahsi geçen beyanname işlemlerini alıcı ... adına vekaleten  takip eden ve serbest dolaşıma giriş beyannamesi düzenlettiren kişi olduğu anlaşılmıştır.Bakırköy 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/147 Esas - 2018/96 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu 16/03/2018 tarihli karar ile, davalı ...'nın beraatine, dava dışı Sanık ...'ün üzerine atılı kaçakçılık suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı şirketçe davalıya düzenlenen faturalarda adres, vergi dairesi gibi Vergi Usul Kanununca doğru yazılması zorunlu olan bilgilerin  hatalı yazıldığı, dosya içeriğinde faturaların davacı tarafından davalıya tebliğ edildiğine ilişkin hiçbir bilgi ve kanıt bulunmadığı, taraflar arasında davalı defter kayıtlarına göre herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, Bakırköy 1 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/147 Esas - 2018/96 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu ithalata ilişkin belgelerin sahte olarak düzenlendiğinin tesbit edildiği, bu tesbitlere göre davacı ile davalı arasında yapılmış geçerli bir taşıma sözleşmesinin olmadığı, davalının bu işlerin takibi için ticari ilişkide bulunduğu dava dışı ... ltd.şti. yöneticilerinin isteği doğrultusunda dava dışı  şirket çalışanları adına vekaletname düzenlendiği, dava dışı şirket çalışanının suç sayılan kaçakçılık eyleminin vekaletname kapsamında değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gibi davalının belirtilen işlemleri, bildiği veya bilmesi gerektiği veya icazet verdiğinin ileri sürülüp kanıtlanamadığı, davalı tarafından dava dışı ...'e  verilen vekaletname gümrük ve taşıma işleri için verilmiş olup, davalının dava dışı .. .'ün kaçakçılık yapacağını ve sonucunda bu nedenle davaya konu demuraj ücretinin oluşacağını öngörmesi mümkün görülmediğinden  davacının alacağının,  vekalet görevinin yasal hükümler çerçevesinde  ifası nedeniyle oluşmadığı  tesbit edilmekle; ilk derece mahkemesince verilen kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabulüne yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki  istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br> Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden tarafından yatırılan 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30.TL istinaf karar harcının,  istinaf eden tarafından yatırılan 113,00.TL harçtan mahsubu ile bakiye 53,70.TL'nin talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 01/12/2021 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy çokluğu  ile karar verildi. \t\t\t<br>\t<br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ<br><br>Davacı...A.Ş. tarafından, davalı ...'nın yetkilisi olduğu... Teknoloji-... için PSDMRP/042470 nolu konşimento ile Mısır'ın Port Said Limanından İstanbul Marport Limanına taşıma işinin yapıldığı, davalı ... 'nın söz konusu eşyanın alıcısı olan firmanın sahibi, dava dışı ...'ün ise,  beyanname işlemlerini alıcı ... adına vekaleten takip eden ve serbest dolaşıma giriş beyannamesi düzenlettiren kişi olduğu sabittir.  <br>Davalının, Kadıköy 31. Noterliği’nin ... yevmiye no’lu18.05.2015 tarihli vekaletnamesi ile, dava dışı .... ve vekaletnamede ismi belirtilen diğer şahısları \"Şirketimiz adına gelip, T.C. Gümrük Bölgesi dahilinde, gümrük gözetimi ve denetimi altındaki eşya ile gümrüğe sunulacak eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ile ilgili bütün resmi ve özel kurum, kuruluş ve şirketler ile sair kamu kurum ve kuruluşları nezdinde her türlü işlemleri takip ve sonuçlandırmaya, evrakları elden alıp, vermeye, manifesto / özel beyan, aktarma / transit, antrepo, dilekçe, taahhütname ve sair evraklar ve kendilerine tevdi edeceğimle ve sıhhatleri açısından fatura alma...\" şeklinde yetkilendirildiği, vekaletnamede davalı adına yapılacağı belirtilen işlemler ile ilgili bir yetki ya da zaman sınırlaması olmadığı görülmektedir.     <br>Dosya kapsamından anlaşılacağı üzere dava dışı ....tarafından vekâlet görevi kötüye kullanılmıştır. <br>Vekâlet sözleşmesi niteliği gereği büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekil vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etmek ve onu zarara uğratmayacak şekilde davranmak, sadakat ve özenle hareket etmek yükümlülüğü altındadır.6098 s. TBK'nun 505-506. (Mülga 818 S.BK'nun 389-390.) maddelerine göre, vekil, vekil edenin talimatı doğrultusunda ve iyi bir surette vekâleti ifa ile mükelleftir.<br>Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi TMK'nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekâlet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekâlet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.<br>Somut olayda, davacı şirket, davalının verdiği yukarıda belirtilen vekaletnamedeki yetkilere istinaden vekil ... tarafından yapılan işlemler neticesinde dava konusu taşımayı gerçekleştirmiştir. Davalı tacir olup, verdiği vekaletnamedeki yetkilerin kötüye kullanılabileceğini düşünerek gerekli tedbirleri almamıştır. Davalının vekili ile işlem yapın davacının, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bildiği, vekil ile işbirliği içerisinde olduğu veya kendisinden beklenen özeni gösterseydi öğrenebileceğine dair dosyada delil bulunmamaktadır. Bu nedenle basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğünde olan davalı, verdiği vekaletname ile yapılan işlemlerin sonuçlarından sorumludur. Vekalet görevinin kötüye kullanılması, dava dışı vekil ile davalı arasında çözümlenmesi gereken bir iç sorun olduğundan davacıya karşı ileri sürülmesi hakkaniyete aykırıdır. Bu doğrultuda deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden, çoğunluk görüşüne katılmıyor, muhalif kalıyorum. 01/12/2021                                  <br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7b63745e15bb489","SID":"e3f44ea0af09b582"}}