{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/811 <br>KARAR NO\t: 2022/666<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19-18/11/2021 - 22/12/2021<br>NUMARASI\t: 2021/392 Esas <br>DAVA: Menfi Tespit <br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/05/2022<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılamasında ihtiyati tedbire itirazın reddine yönelik olarak verilen ek karara karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı (İhtiyati tedbir isteyen) vekili, müvekkili şirketin satın almış olduğu ürünlerin taşıma ve lojistik operasyonu konusunda davalı şirket ile anlaştığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davalı şirketin 3 adet konteyner olan ürünleri kapalı konteyner şeklinde taşıdığını, davalı şirket tarafından taşınan 3  adet konteyner şeklinde gelen yükün 42.509  USD tutarındaki bedeli müvekkili şirket tarafından ödendiğini, dava konusu 3 adet konteynerden ... nolu konteynerın vekileden şirket tarafından sorunsuz bir şekilde teslim alındığını, gümrüğünün yapıldığını, davalı şirketin gelinen aşamada ... nolu ve ... nolu konteynerlerin ise bedelleri ödenmiş olmasına karşın dava dışı Türkiye' deki başka firmalarla yaşadığı sorunları ileri sürerek diğer iki konteynerin orjinal konşimentosunun müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkili şirket tarafından ödenmiş olmasına rağmen teslim edilmeyen diğer 2 konteynere ilişkin orijinal konşimentoların taraflarına teslim edilmeyerek dava konusu konteynerlerde yer alan ürünlerin gümrükte bekletildiğini ileri sürerek öncelikle davalı şirket tarafından orjinal konşimentonun verilmemesi nedeni ile gümrükten çekilemeyen bedeli ödenmiş konteynerlerin taşıma  bedelinin ... ana konşimento muhteviyatı, ... numaralı konteyner  taşıma bedeli olan 14.500 USD, ... ana konşimento muhteviyatı, ... numaralı konteyner taşıma bedeli olan 14.500,- USD olmak üzere toplam 29.000 USD bedelin mahkeme veznesine depo edilmesini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşıma bedelinin tamamının ödenmiş olması nedeni ile yargılama sonuna kadar bu bedel üzerine tedbir konulmasını ve müvevekkili şirketin daha fazla zarara uğramaması adına ürünlerin taraflarına  teslim edilmesi konusunda ihtiyati tedbire hükmedilmesine ve davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın müvekkiline 200.403,38 USD lik taşıma ilişkisinden kaynaklanan navlun  borcunun bulunduğunu, bu nedenle ödenmeyen taşıma ücretlerinden dolayı müvekkilinin hapis hakkının olduğunu, söz konusu konteynerlere ilişkin konişmentoların aslını ibraz edemediği sürece davacı tarafın meşru bir talepte bulunamayacağını,  davacı tarafın taşıma ilişkisi kapsamında müvekkiline olan tüm borçlarını ödediğini ispatlaması halinde mal teslimi talep edebileceğini ancak somut olayda böyle bir ödeme gerçekleşmediğinden mal teslim zorunluluklarının  bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Feri müdahil vekili, davacının sahibi olduğunu iddia ettiği emtianın iki ayrı konişmento tahtında müvekkili tarafından taşındığını, davacının emtiayı teslim almaya yetkili olduğunu gösterir orijinal konişmentoyu taşıyana ibraz etmedikçe emtia bedelini ödemiş olsa dahi malı teslim alamayacağını, davacıdan lokal, demuraj ve ardiye alacaklarının bulunduğunu, eğer mallar teslim edilecekse bu alacaklarının ödenmesi şartıyla mümkün olduğunu, müvekkilinin davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlığın nedeni hakkında bilgisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk Derece Mahkemesinin 19/11/2021 Tarihli Ek Kararında Özetle: Talebin  davalı şirket tarafından orijinal konşimentonun verilmemesi nedeniyle gümrükten çekilemeyen konteynerlerin taşıma bedelinin mahkeme veznesine depo edilerek malların tedbiren teslimine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, TTK'nun 1202.maddesinde taşıyanın alacakları hakkında uyuşmazlık çıktığında çekişmeli tutarın mahkemece belirlenecek yere yatırılır yatırılmaz taşıyanın eşyayı teslim etmek zorunda olduğunun düzenlendiği, eldeki dosyada Ambarlı Gümrük Müdürlüğü tarafından bahse konu konteynerlerden  ... nolu olan ... gemisinden 04.09.2021 tarihinde, ... nolu konteynerın ise ... gemisinden 07.09.2021 tarihinde tahliye edildiği söz konusu konteynerlerin halen dolu olarak sahalarında beklediği ve konteynerlerin çıkış ile alakalı liman işletmelerine herhangi bir başvuru yapılmadığının belirtildiği, diğer taraftan konu ile alakalı ... Ltd.Şti  ile yaptıkları görüşmede, söz konusu eşyalar ile alakalı Müdürlükleri ile alakası olmayan \"ordino\" yük teslim forum diye tabir edilen hususlar ile alakalı ilgili acentanın (... ) ile anlaşılamadığından eşyaların beklediğini beyan ettikleri anlaşılmakla, TTK'nun 1202.maddesi gereğince olası ek masraflara teminat olmak üzere 29.000 USD nin talep eden tarafça mahkememiz veznesine depo edilmesi halinde  Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nün 29/09/2021 tarihli, ... sayılı yazısı ile bildirilen ... nolu ve ... nolu konteynerlerin içindeki emtiaların talep eden şirkete teslimine ve mahkememiz kararı kesinleşinceye kadar teminat bedelinin davalı tarafa iade edilmemesine karar vermek gerektiğinden talep eden vekilinin talebinin kabulü ile 29.000 USD teminatın TL karşılığı olan 251.099,40 TL'nin mahkememiz veznesine yatırılması halinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nün 29/09/2021 tarihli, ... sayılı yazısı ile bildirilen ... nolu ve ... nolu konteynerlerin içindeki emtiaların talep eden tarafça karşılanması halinde talep eden ...Tic.Ltd.Şti'ye  teslimine, teminat yatırıldığında kararın ifası için malların bulunduğu Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'ne ve ... A.Ş 'ye müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: Davalı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu tutarı üzerinden tedbir kararına hükmedilmediğini, taşıyan olarak davacıdan 200.403 USD alacaklarının olduğunu, teminat koşullarının bulunmadığını, ayrıca HMK m.392’de öngörülen teminata da hükmedilmemesinin de  doğru olmadığını, davacının nihai hükümle ve yargılama sonucunda elde edeceği amaca tedbir ile yatırma ulaştığını belirterek tedbire itiraz etmiştir.<br>İTİRAZ: Feri müdahil vekili, menfi tespit davasında sadece tespit hükmü verilebileceğinden eda niteliğinde tedbir yoluyla karar verilemeyeceğini, davacının hak sahibi olduğunu gösteren orijinal konişmentoları ibraz etmediğini, TTK m. 1202 koşullarının bulunmadığını belirterek tedbire itiraz etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 22/12/2021 TARİHLİ EK KARARINDA: İhtiyati tedbir kararının yerinde olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ A-Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının davalı taşıyanın 200.403 USD olan alacağını karşılamadığından TTK m.1202'ye aykırı olduğunu, ayrıca HMK m.392’ye aykırı olarak teminata hükmedilmeden karar verildiğini, yargılama sonucunda hüküm altına alınabilecek bir amaca, ara kararla yani bir ihtiyati tedbir kararı ile ulaşılamayacağını, taşınan emtiaların cep telefonu aksesuarı olduğundan bozulma ihtimali söz konusu olmadığından tedbir koşullarının bulunmadığını yükün taşıyanın onayı ve bilgisi olmaksızın teslim edilmesi ve navlun sözleşmesine aykırı bir durumun ortaya çıkmasına sebep olacağını belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir.\tB-Feri müdahil vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ara kararında gerekçe bulunmadığını,  menfi tespit davasında davacı tarafından sadece borçlu olmadığının tespiti talep edilebileceğini, eda niteliğinde hüküm verilemeyeceğini, davacının hak sahibi olduğunu gösterir orijinal konişmentoyu elinde bulundurduğunu ispat edemediğini, taşıyan müvekkili tarafından tanzim edilen konişmentoların tedavülde olup, bu durumda konişmento nüshasını elinde bulunduran üçüncü bir şahsın müvekkili taşıyana karşı malın kendisine teslimini talep etmesini isteyebileceğini ve akabinde müvekkilinin mal bedeli için tazminat talebi tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmasının gündeme gelebileceğini belirterek ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı, yurt dışından ithal ettiği emtianın taşınması işi için davalı ile anlaşmaya varıldığını, 3  adet konteyner içeriği ürünlerin deniz yoluyla taşıdığını, navlun bedellerinin ödenmesine ve dolayısıyla davalıya herhangi bir borcun bulunmamasına karşın taşınan 3 adet konteynerden 2 adedine ilişkin orjinal konşimentosunun teslim edilmediğini belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı ve feri müdahil vekilleri ise, davacının taşımadan kaynaklı ödenmeyen borcunun bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, TTK m.1202 düzenlemesi kapsamında, davacının talebi uygun görülerek tedbiren teminat karşılığında malın davacıya teslimine karar verilmiş olup, bu ara kararına davalı ve feri müdahil vekillerinin itiraz üzerine, tedbirin itirazen kaldırılması istemlerinin reddine karar verildiği, bu ara kararına karşı davalı ve feri müdahil vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava İİK'nın 72. maddesi uyarınca açılmış olan menfi tespit davası olup, eldeki davada dava konusu taşıma ilişkisinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istenmiştir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir.\" Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı  olan bir davada, davanın konusunu oluşturmayan mal varlığı hakkında tedbir kararı verilemez. Ancak, para alacağına ilişkin davalarda, İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, ihtiyati haciz kararı verilebilir. Menfi tespit davasında, koşulları varsa İİK'nın 72.maddesi kapsamındaki tedbirler de talep edilebilir.Bu açıklamalar ışığında, somut olaya gelindiğinde, eldeki davada davacı tarafça ithal edilen emtianın taşınması işine karşılık navlun bedeli ve her türlü masrafların ödendiğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti talep edilmekle, davacıya teslimine karar verilen taşımaya konu mal varlığının davanın  konusu olmadığında tereddüt bulunmadığından ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbire hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi itiraz edenlerin itiraz sebepleri hakkında hiç gerekçe yazılmadan, “tedbir kararı yerinde olduğu” şeklindeki herhangi bir hukuki gerekçe ihtiva etmeyen ek kararı ile itrazın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.Açıklanan bu nedenlerle davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin itirazının reddine ilişkin 22/12/2021 tarihli ek kararının kaldırılarak davalı ve feri müdahil vekillerinin itirazının kabulü ile 19/11/2021 tarihli ek kararının kaldırılarak davacı vekilinin tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE; ilk derece mahkemesinin  22/12/2021 tarihinde verilen ihtiyati tedbire vaki itirazın reddine ilişkin ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-İhtiyati tedbir kararına vaki itirazın KABULÜ İLE; ilk derece mahkemesince 19/11/2021 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 2-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ve feri müdahil tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,3-İstinaf yargılama giderlerinin verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35feb9299301988a","SID":"aea4cd52617df711"}}