{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2019/2224 <br>KARAR NO\t: 2021/1616 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>DAVA\t:Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) <br>KARAR TARİHİ \t: 17/11/2021 <br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 22/11/2021 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile dava dışı ... ve Elektronik Ticaret Kollektif Şirketi arasında nakliyat emtia sigorta sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkili tarafından sigortalı alıcının, Çin-Türkiye arasında taşınan emtiasının sigorta himayesine alındığını,  Çin' de mukim Wınnır -Lıghtın  firması tarafından 1218 koli muhtelif elektrik malzemesi emtiasının sigortalı ....Elektrik ve Elektronik Ticaret Şirketine satıldığını, emtiaları taşıma işinin davalı ... Forwarding Taşımacılık AŞ tarafından taahhüt  edildiğini ve Türkiye'deki alıcısına taşınmak üzere davalı taşıyıcı tarafından tedarik edilen  konteynere yüklendiğini, bu konteynerlerın ...isimli gemiye  yüklendiğini, emtianın varma yerinde hasarlı olarak teslim edildiğinin hasar tespit tutanağı ile tespit edildiğini, ... isimli geminin Istanbul Limanına varışına müteakip konteyner  kapaklarının açılmasının ardından yapılan kontrollerde 59 adet emteanın   ıslak olduğunun görülmesi üzerine davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, sigortalının başvurusu  ile tespit edilen bu zararın müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini belirterek, davalı ...Taşımacılık A.Ş 'nin meydana gelen hasardan TTK'nun m.1178 ve devamı hükümleri uyarınca sorumlu olduğunun tespitine, asıl alacak 2.398,03 USD 'ye ödeme tarihi olan 18.04.2016 tarihinden itibaren TCMB tarafından uygulanan en yüksek oranında  faiz işletilmesine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı cevap dilekçesi ile; davanın yetkisiz mahkemede açılmış olup  konşimento uyarınca İsviçre /Basel  Stadt Mahkemelerinin yetkili kılındığını, dava konusu uyuşmazlığın deniz taşımasından doğan hasar iddiasına ilişkin olup, Denizcilik İhtisas  Mahkemelerinin görevli olduğunu,  aktif husumet ehliyetine ilişkin itirazlarının bulunduğunu, davacının sigortalısının satıcıya mal bedelini ödediğini ispatlaması gerektiğini, mal bedelinin ödenmemiş olması halinde davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye yol açacak olup ex gratia niteliği taşıdığını,  bu durumda da davacı sigorta şirketinin rücu hakkının bulunmadığını, müvekkili şirketin konşimentoda görüleceği üzere dava konusu deniz taşımasında eşyaların teslimi için başvurulacak kişi rolünü üstlendiğini,  dava dışı .. şirketinin ise taşıyıcı acentesi rolünü üstlendiğini, bu nedenle iş bu davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini,   konşimentonun  arka sayfası uyarınca iş bu taşımada taşıyanın sorumluluk sınırının 500,00 USD olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesi  28/03/2019 tarih ve 2018/82 Esas - 2019/177 Karar sayılı kararı ile; <br>\" Mahkememizce yapılan yargılama ve dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde, dava konusu taşımaya ilişkin olarak dosyaya sunulan iki ayrı denizde taşıma senedi değerlendirildiğinde, dava dışı ...şirketi tarafından düzenlenen, 26.01.2016 tarih ve... 191833 no.lu konişmentonun dava dışı ... (China) tarafından taşıyanın acentesi sıfatıyla imzalandığından taşıyanın dava dışı ... olduğu, dava dışı ... S,A. tarafından düzenlenen 26.01.2016 tarih ve MSCUXV442111 no.lu deniz yük senedinden ise dava dışı Mediterrenean Shipping Company’nin taşıyan sıfatına sahip olduğu, denizde taşıma senetlerinden dava konusu taşımanın hem ... Lines tarafından hem de ... S. A. tarafından farklı kimselere karşı taahhüt edildiği; taşımanın fiilen ... tarafından gerçekleştirildiği, bu durumda dava dışı ...' ın taşıyan, dava dışı ... ise fiili taşıyan sıfatlarına sahip olduğu, davalı ...Taşımacılık' ın deniz yük senedinde gönderilen ve ihbar adresi, konişmentoda ise emtianın teslimi için başvurulacak adres olarak kayıtlı olduğu, dosyada davalının taşıma taahhüdü altına girdiği bir navlun sözleşmesi, navlun tahsil ettiğine dair herhangi bir fatura sunulmamış olduğundan davacının dava konusu taşımayı üstlendiği ve taşıyan sıfatına sahip olduğu ispatlanamadığı, bu bakımdan davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşılmıştır.  Her ne kadar davacı vekilince davalı şirkete yazı yazılarak navlun faturasının celbi talep olunmuş ise de; açılan davanın halefiyete müsteniden açıldığı, sigortalıda yük taşıtan sıfatıyla navlun faturasının bulunması gerekeceği, ancak sunulmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere davanın esastan da reddi gerekmektedir. <br>Davacı sigortacı şirketinin geçerli bir sigorta sözleşmesi kapsamındaki rizikonun meydana gelmesi ile ortaya çıkan zararı tazmin etmiş olduğu anlaşıldığından davalının zarardan sorumlu olması şartıyla ödediği tazminatı TTK m. 1472 kapsamında dava dışı sigortalının halefi sıfatıyla davalıdan talep etmesi mümkün görülmekle aktif husumet ehliyetinin olduğu anlaşılmıştır. <br>TTK m. 1184 ve 1185 gereğince ziya veya hasarın teslim almadan resmi inceleme ile tespit edilmesi veya resmi inceleme yapılmamışsa en gec teslim sırasında (haricen belli olan hasarlar için) taşıyana bildirilmesi gerektiği, dosyada resmi incelemeye ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, dava dışı gönderilen ... Elektrik tarafından davalıya gönderilen 02.03.2016 tarihli ihtarnamede dava konusu hasarın davalıya bildirilmesine rağmen, emtianın hangi tarihte tahliye edilerek gönderilene teslim edildiği dosya kapsamından tespit edilemediğinden bu ihbarın TTK m. 1185'e göre süresinde bir hasar ihbarı teşkil edip etmeyeceği değerlendirilememiş, ayrıca 01.03.2016 tarihli tutanakta hasar tespit edilmiş olmakla birlikte bu tutanakta taşıyanın veya temsilcisinin imzası yer almadığından tutanağın da hasar bildirimi olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla  TTK m. 1185/4 uyarınca eşyanın denizde taşıma senedinde kayıtlı olduğu gibi teslim edildiği ve bir hasar veya zıya söz konusu ise taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten kaynaklandığı kabul edilecektir. Dava konusu taşımada eşyanın yükleten tarafından konteyner içinde taşıyana teslim edilmiş olduğu hususunda anlaşmazlık bulunmadığı, konişmentoda eşyanın taşıyana teslim edildiği sıradaki haricen durumuna ilişkin bir kayıt yer almadığından TTK m. 1239/2 gereğince eşyanın taşıyana haricen iyi halde teslim edildiği kabul edileceği,  konteyner içinde teslim edilen yük bakımından konişmentoda eşyanın harici durumuna ilişkin herhangi bir kaydın yer almaması eşyanın değil, konteynerin haricen iyi halde olduğunu ortaya koyacağı, bu durumda eşyanın taşıyana hasarsız olarak teslim edildiği yükle ilgili tarafından başka delillerle ispatlanması gerekeceği,  taşımada da eşya konteyner içinde teslim edildiğinden eşyanın taşıyana hasarsız teslim edildiği ispatlanamadığı, ekspertiz raporunda ıslanmanın deniz suyu sebebiyle meydana gelmediği, yükleme/boşaltma limanlarında bekleme veya taşıma sırasında yağmur suyu ile ıslanarak meydana gelmiş olabileceği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda eşyanın taşıyana teslim edilmeden önce ıslanmış durumda olup olmadığı ortaya konamadığından eşyanın taşıyanın hakimiyeti altında olduğu sırada hasara uğradığı ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. \" gerekçeleri ile; <br>\" 1-Davacının davasının REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>Mahkeme tarafından her ne kadar, emtianın gemiye hasarsız olarak yüklenmiş olduğunun ispatlanamadığı tespit edilerek davanın reddine karar verilmişse de, dosyada yer alan konişmento dahil tüm evraktan emtianın gemiye hasarsız olarak yüklendiğinin anlaşıldığını, konişmentoda ve diğer hiçbir evrakta emtianın yüklemeden önce hasarlandığına dair şerh derc edilmediğini, bu halde emtianın gemiye hasarsız yüklendiğinin hukuken de kabul edilmesi gerektiğini, Davalının taşıma işini üstlendiğinin ispat edilemediği tespitinde bulunularak davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının taşıma işini üstlendiğinin birçok evraktan anlaşıldığını, bilirkişiler ve mahkeme tarafından etraflıca inceleme yapılmaksızın, dosyada mübrez evrak, rapora aynen geçirilerek yalnızca ihtimale dayalı tespitlerde bulunulduğunu, davalının taşıma işini üstlendiğinin dahi tespit edilememiş olmasının, işbu raporun hükme esas alınamayacağını gösterdiğini, Sigortalı şirket tarafından davalıya gönderilen 02.03.2016 tarihli ihtarnamede, 25.02.2016 tarihli ... numaralı navlun faturasından bahsedilmiş olmakla, davalının taşıma işini üstlendiği hususunun öncelikle buradan anlaşıldığını, davalı şirkete müzekkere yazılarak 25.02.2016 tarihli ve ... numaralı nakliye/ navlun faturasının dosyaya sunulması talep edilmiş ise de; bu taleplerinin dikkate alınmadığını, davalının taşıma işini taşıyan olarak üstlendiğini ve aynı zamanda taşıma sürecinde meydana gelecek her hasardan sorumlu olduğunu bu evrakın göstereceğini, <br>Yine dosyada mübrez, kargo safhası izleme ekran görüntüsünden, taşıma işleminin davalı tarafından yapıldığı ve davalının internet sitesinden kargo takibi yapıldığının görüldüğünü,  <br>Dosyaya tekrar sunulan Kargo İzleme Sayfası ve davalıdan müzekkere ile istenmesi talep edilen 25.02.2016 tarihli ve ... numaralı nakliye/ navlun faturası ile davalının taşıma işini üstlendiği sabit olduğundan, bu evrakın temini ile dosyanın yeniden bilirkişi incelemesine gönderilmesi talep olunmuşsa da mahkeme tarafından gerçeği ortaya çıkaracak işbu taleplerinin kabul edilmediğini, mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılamayı ilgilendiren ve etkileyen defter incelemesi, keşif vb gibi yöntemlere başvurulmaksızın alınan ilk bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulduğunu, <br> Navlun faturasının husumet konusunda kilit evraklardan olduğunu, navlun faturasını kesen kişinin bunu kendi nam ve hesabına kesmiş ise o kişinin taşıyan olduğunu, davalıya ait ticari defterlerin kendilerince ulaşılması mümkün olmayan evraktan olup, ancak yerel mahkeme tarafından incelenebildiğini,Dava konusu hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğinin açık olduğunu, yükleme ve/ veya boşlatma sürecinde meydana gelme ihtimalinin dahi bulunmadığını, bilirkişi raporunda, emtianın tatlı suyla ıslanmış olduğu, nerede ve ne şekilde ıslandığının bilinemediği ve taşıyanın sorumluluk alanı içinde ıslanıp ıslanmadığı gibi ihtimaller üzerinden tespitte bulunulduğunu, dava konusu taşıma işi ile ilgili ve dosyada mübrez tüm evrakta, emtianın taşımayı gerçekleştiren araca tam, sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiğinin anlaşıldığını, kaldı ki yükleme işleminden sonra konulan mührün, teslim esnasında aynen korunmakla, meydana gelecek hasarın ancak ve ancak taşıma işlemi esasında oluşabileceğinin anlaşıldığını,  <br>Hasarın boşaltma işlemi esnasında gelmesi ihtimali dahi bulunmadığını, 01.03.2016 tarihli, Gümrük Müşaviri, Depo Müdürü ve Araç Şoförü tarafından da imzalanan Tutanak'ta \"..boşaltma esnasında konteynerın alt kısmında çatlakların bulunduğu..\" ifadeleri ile hasarın boşaltma işlemi sürecinde olmayacağının ortada olduğunu, bilirkişilerin, hayatın olağan akışına göre dava konusu hasarın yükleme ve boşlatma süreçlerinde meydana gelemeyeceği açıkça belli olmasına rağmen, salt tahmin ve ihtimale dayalı tespitlerde bulunduklarını belirterek, <br>İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması ve/ veya talepleri gibi karar verilmesini, meydana gelen hasardan davalıların sorumlu olduğunun tespitini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. <br>Dava; davacı sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında meydana geldiği iddia edilen ve sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İlk Derece Mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden taşımaya ilişkin belgeler ve ekspertiz raporunun ibrazı sağlanmış ve diğer taraf delilleri de toplanılarak konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda istinafa konu karar verilmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanak ve gerekçe içeriğine göre,  mahkemece ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, taşımaya konu emtianın Çin'de mukim satıcı/yükleten tarafından yüklenerek, konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edildiği, bilirkişi ve ekspertiz raporuna göre hasarın, konteynerin taban ve duvar kesişim yerindeki çatlaklardan su sızması sonucu oluştuğu, yine ekspertiz raporunda ıslanmanın, deniz suyu sebebiyle meydana gelmediği, yükleme/boşaltma limanlarında bekleme veya taşıma sırasında yağmur suyu ile ıslanarak meydana gelmiş olabileceği sonucuna ulaşıldığı, 01/03/2016 tarihli tutanağın, emtiaların karayolu ile nakliyesinden sonra sigortalının deposunda tutulduğu nazara alındığında, dosya kapsamı ile hasarın, deniz yolu ile  taşıma sırasında meydana geldiğinin ispatlanmadığı, dolayısıyla davalının taşıyan olduğu kabulünde dahi hasar bedelinden sorumlu tutulamayacağı dikkate alındığında, mahkemece navlun faturasının davalı şirketten istenmemesinin sonuca etkili olmadığı, kaldı ki, herkes iddiasını ispatla mükellef olup, davacı tarafça da sigortalısından talebe konu belge temin edilerek ibraz edilmediği, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedenlerinin ayrıntılı olarak karşılandığı, yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince istinaf talep eden davacıdan alınması gereken 59,30 TL istinaf karar harcından, istinaf aşamasında peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 14,9 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/11/2021 tarihinde HMK' nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"217b9a27b7777f6d","SID":"ccb47251f4c0cd59"}}