{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/932 <br>KARAR NO\t\t: 2024/962<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 20/01/2023 <br>NUMARASI\t\t: 2022/813 Esas - 2023/30 Karar<br>DAVA             \t\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t\t: 26/09/2022<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 12/06/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12/06/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/813 Esas ve 2023/30 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... San. ve  Tic. A.Ş.’nde yıllarca matbaa baskı operatörü olarak çalıştığını, çalışmalarının işveren tarafından hizmete tabi çalışma olarak bildirilmemesi nedeniyle 506 sayılı SSK’nın ek 5 maddesi kapsamında erken emeklilik hakkından yararlanamadığı için bu durumun tespiti ve zararının giderilmesi için işveren aleyhinde Manisa 3. İş Mahkemesi’nde 2018/172 Esas sayılı davayı açtığını ancak adı geçen firmaya tebligat yapılamaması üzerine mahkemece ...ne gönderilen yazıya gelen yanıtta “adı geçen firmanın 14/04/2014 tarihinde iflas ve terkin edildiği” hususunun bildirildiğini, bunun üzerine mahkemece taraflarına adı geçen firmanın tüzel kişiliğinin ihyasını sağlamak üzere dava açmak için süre verildiğini belirterek, ...nde “...-...” ticaret sicil numarasında kayıtlı iken terkin edilen ... San. ve  Tic. A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP: \t<br>\tDavalı ... cevap dilekçesi ile özetle; müdürlüklerinin “... ...” sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayi Anonim Şirketi’nin 24/05/1985 tarihinde merkez nakli ile müdürlüklerine tescil edildiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03/05/2007 tarihli 2007/6 Esas sayılı kararı ile şirketin iflasına karar verildiğini, İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2007/9 İflas sayılı dosyasında iflasının açıldığını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarihli 2013/85 Esas ve 2013/322 Karar sayılı kararı ile iflas sonu kapanışının yapıldığını ve 14/04/2014 tarihinde tescil edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden iflas idaresi üyelerinin sorumlu olduğunu, müdürlüklerinin bu konuda herhangi bir inceleme mükellefiyetinin bulunmadığını, müdürlükleri davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, müdürlükleri aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçende özetle; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03/05/2007 tarihli, 2007/6 Esas ve 2007/215 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verilen Müflis ... Sanayi Anonim Şirketi’nin iflas tasfiyesinin İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2007/9 İflas sayılı dosyasından yapıldığını, kendisinin iflas idaresi üyesi olarak görev yaptığını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarihli, 2013/385 Esas ve 2013/322 Karar sayılı kararı ile iflasın kapatılmasına karar verildiğini ve iflas dosyasının kapatıldığını, iflasın kapatılması ile iflas idaresi üyesi olarak görevlerinin sona erdiğini, davalı olarak tarafına husumet yöneltilmesinin hukuka uygun olmadığını, sicil kaydında iflastan öncesi şirket yetkililerine tebligat çıkarılarak husumet yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davalı sıfatı ile ilgili olarak hakkında yapılan işlemlerin iptali ile uyaptaki taraf kaydının silinmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03/05/2007 tarihli, 2007/6 Esas ve 2007/215 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verilen Müflis ... Sanayi Anonim Şirketi’nin iflas tasfiyesinin İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2007/9 İflas sayılı dosyasından yapıldığını, kendisinin iflas idaresi üyesi olarak görev yaptığını, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarihli, 2013/385 Esas ve 2013/322 Karar sayılı kararı ile iflasın kapatılmasına karar verildiğini ve iflas dosyasının kapatıldığını, iflasın kapatılması ile iflas idaresi üyesi olarak görevlerinin sona erdiğini, davalı olarak tarafına husumet yöneltilmesinin hukuka uygun olmadığını, sicil kaydında iflastan öncesi şirket yetkililerine tebligat çıkarılarak husumet yöneltilmesi gerektiğini belirterek, davalı sıfatı ile ilgili olarak hakkında yapılan işlemlerin iptali ile uyaptaki taraf kaydının silinmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Dava dilekçesi diğer davalı ...’a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"....Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddine....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Manisa 3. İş Mahkemesinde görülmekte olan 2018/172 sayılı davalarında davalılardan biri olan ... ve Tic. San. A.Ş. nin tasfiye edildiği anlaşılmış olmakla, taraf teşkilinin sağlanması için mahkemece tüzel kişiliğin ihyası için dava açmak üzere davacı tarafa süre verildiğini, dava 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddedildiğini, ancak Anayasa Mahkemesinin 15.09.2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2023/33 E. 2023/117 K. Sayılı ve 22.06.2023 tarihli kararıyla; \"Başvuru kararlarında özetle; sicilden terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davanın ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren beş yıl ile sınırlanmış olması sebebiyle ihya davası açılmasının mümkün olmadığı, bu sebeple şirkete karşı açılabilecek diğer davaların da açılamadığı belirtilerek itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2., 10., 13., 35. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş....\" sonuç olarak 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline 22/6/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildiğini, davalarının reddine neden olan 5 yıllık hak düşürücü süre sınırlamasına ilişkin yasa hükmü iptal edildiğinden davalarının reddinin hukuki dayanağının kalmadığını, açıklamaya çalışılan nedenlerle davalarının hak düşürücü süre yönünden reddine dair kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; sicildeki kaydı iflas tasfiyesi sebebiyle silinen ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Somut olayda; ihyası istenen ve ...’nün “Merkez 50321” sicil numarasında kayıtlı olup, “... Sokak No:... .../...” adresinde bulunan Müflis ... Sanayi Anonim Şirketi’nin İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 03/05/2007 tarihli 2007/6 Esas sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İzmir İflas Müdürlüğü’nün 2007/9 İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, iflas idaresi üyeleri olarak ..., ... ve ...’in görevlendirildiği, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/11/2013 tarihli 2013/85 Esas ve 2013/322 Karar sayılı kararı ile şirketin iflas sonu kapanışının yapıldığı ve 14/04/2014 tarihinde tescil edildiği görülmüştür. <br>Dava TTK.547.maddesi uyarınca açılmış bir ihya davasıdır. Anılan maddeye göre, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklılar tarafından, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescili talep edilebilir. <br>Mahkemece, her ne kadar davanın 5 yıllık hak düşürücü süre çerisinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de, bu kabul doğru olmamıştır. Zira 5 yıllık hak düşürücü süre 6102 sayılı TTK' nın Geçici 7/15 maddesi uyarınca ve bu maddede sayılan hallerden biri sebebiyle resen yapılan terkin işlemleri halinde uygulanmakta iken dosyanın karar tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi'nin 15.09.2023 tarihli 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan  22.06.2023 tarihli 2023/33 Esas 2023/117 Karar sayılı kararı ile \"13.01.2011 tarihli 6102 sayılı TTK'nın 26/06/2012 tarihli 6335 sayılı Kanunu'nun 38.maddesiyle eklenen geçici 7.maddenin (15) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinde yer alan \"..... silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde .....\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna  ve iptaline karar verilmiştir. Dolayısıyla, TTK' nın 547. Maddesi uyarınca yapılacak ihya işlemleri için kanunda herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemesine rağmen, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-4) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince ESASTAN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/813 Esas ve 2023/30 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği ilk derece mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca mahkemesince taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  12/06/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5ceafd16546b970","SID":"80c76b9e8ff6a06c"}}