{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br><br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ         <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2022<br>NUMARASI\t\t:....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit ve Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br> <br>KARAR TARİHİ\t: 04/07/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 16/07/2024  <br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan tespit ve  alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ  GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili; müvekkili alt yüklenici ile davalı şirket arasında 14/03/2014 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davalının yüklenimi altındaki ... Şehri toplam uzunluk 59,14 km yol mod. 18 adet köprü, 39 adet  köprü, 39 adet alt ve 15 adet üst yaya alt geçidi ve alt yapı inşaatı kapsamında yapılacak hat inşaatlarının, ana sözleşmede belirtilen esaslarla davalı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin.... şehrinde işe başladığını, devamla taraflar arasında sözleşmede kararlaştırılandan farklı birim fiyatların kararlaştırılarak onaylandığını ve işin buna göre yürütüldüğünü, müvekkilinin işi süresinde ve eksiksiz yerine getirip davalıya 04/10/2016 tarihinde teslim ettiğini, müvekkili şirkete yapılan ödemelerin yapılan işin çok altında kaldığını, ancak ne kadar bedelin eksik kaldığının tespit edilemediğini, tüm evrakların davalıda olduğundan celbi gerektiğini, eksik kalan meblağın ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilmiş ise de sonuç alınamadığını belirterek; yapılan iş karşılığı davalı şirketçe ödenmeyen bedelin tespiti ve tahsili olarak şimdilik 10.000,00 TL alacağa karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı tarafından sunulan icmallerin tamamının sözleşme kapsamındaki işler kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bir kısmının sözleşmeye konu işlerle ve müvekkili şirket ile ilgili olmadığını, öte yandan sözleşmenin 9. maddesi gereğince davacının yaptığı işin geçici ve kesin kabullerinin yapılmadığını, davacının işi tamamlamadan iş yerinden ayrıldığını, ilişik kesme belgesinin işin tamamlandığını gösterir nitelikte bir belge olmadığı gibi davacı tarafından sunulan fotoğrafların da işin yapım aşamasına ilişkin olup işin tamamlandığını ispata elverişli olmadığını, davacı tarafından müvekkiline tebliğ edilen bir ihtarnamenin de bulunmadığını, davacının müvekkilinde bulunan bir alacağının olmadığını, iş bedelinin eksik ödendiği iddiasının doğru olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tMahkemece; taraflar arasında varlığı uyuşmazlık konusu olmayan 14/03/2014 tarihli sözleşme ile davacının, iş sahibi dava dışı ... ... Belediyesi olup davalının yüklenimi altındaki yol, köprü, alt ve üst yaya geçidi ile altyapı inşaatı kapsamında yapılacak hat inşaatlarını üstlendiği, taraflar arasında iş bedelinin birim fiyatlı olarak kararlaştırıldığı, uyuşmazlık noktaları bakımından sözleşmenin 5. maddesinde, yapılan imalatın miktarının davalının idare ile yapacağı ölçüm neticesinde kesinleşeceği; sözleşmenin 9. maddesinde, yapımı gerçekleştirilen imalatların davacının müracaatı üzerine davalı tarafından teslim alınacağı, imalatların dava dışı iş sahibi tarafından kabul edilmesinin işin kabulü için gerekli şart olduğu, dava dışı iş sahibinin yapacağı kesin ve geçici kabulün, davacının işinin kabulüne de esas teşkil edeceği; sözleşmenin 13. maddesinde geçici hakedişlerin ödenebilmesi için bir önceki ayın işçi ücretleri ile SSK primlerinin ödendiğinin davacı tarafından tevsik edilmesi ve davacının o tarihe kadar yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasının gerektiği; sözleşmenin 27. maddesinde geçici kabul işlemlerinin tamamlanmasından, işin tamamının bitmesinden sonra kesin hesap yapılacağı, ödemenin yapılabilmesi için davacının yapımını üstlendiği tüm imalatların davalı ile iş sahibi tarafından geçici kabul işlemlerinin yapılmış olmasının şart olduğunun düzenlendiği, davacının sözleşme konusu işi 04/10/2016 tarihinde teslim ettiğini, iş bedelinin tamamının ödenmediğini iddia ettiği, davalının ise davacı yanca işin tamamlanmadığını ve teslim edilmediğini, davacının Eylül 2016 itibariyle işin yapıldığı yeri terk ettiğini savunduğu, Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan yüklenicinin (davacı taşeron); eseri iş sahibine (davalı yükleniciye) sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamak zorunda olduğu (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 17/02/2014 tarih ve 2013-2131/996 sayılı ilamı), aynı ilke ışığında; kural olarak eksik işlerin varlığını iş sahibinin, giderildiğini ise yüklenicinin ispatlaması gerektiği (Emsal: Yargıtay 15. HD.'nin 10/02/2014 tarih ve 2013-626/801 sayılı ilamı), ama öncesinde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğünün yüklenicide olduğunun gözetileceği (Muammer Öztürk / Zeki Gözütok, Usul ve Esaslarıyla Eser Sözleşmesi Uygulaması, Ankara 2018, s. 833), Mahkemece, tarafların beyanları da değerlendirilerek davaya konu işe dair icmaller, metrajlar, geçici ve kesin kabuller dahil davaya konu işe ilişkin bilgi ve belgelerin temini bakımından dava dışı iş sahibi ... ... Belediyesi'ne müzekkere yazılmış ise de bila ikmal iade olunduğu, davalı tarafından sunulan 12/06/2018 tarihli iş deneyim belgesinden ise davalı tarafından dava dışı iş sahibi ... ... Belediyesi'ne teslim edilen işlerin geçici kabulünün, davadan sonra 09/09/2017 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı; davacı tarafından kök bilirkişi raporunu takiben sunulan 18/01/2019 tarihli dilekçe ekinde, müvekkili tarafından yapılan işlere ilişkin yapılan tüm hakedişler, imalat icmalleri ile mutabık kalınan birim fiyat cetvelleri ve diğer bütün evrakların sunulduğunun bildirildiği, yapılan teknik bilirkişi incelemesinden; davacı yanca dosyaya kazandırılmış icmal cetvellerinin bir kısmının imzalı, bir kısmının ise imzasız olduğunun, söz konusu belgelerde davacı yanı temsilen her hangi bir kimsenin imzasının bulunmadığının, dava dilekçesi ekinde sunulan imalatlarla ilgili yapılan işlerin icmali başlıklı belgedeki tutarların (söz konusu imalatların sözleşmeye konu işlerle ilgili imalatlar olup olmadığını tespite yarar belge sunulmamış olmakla beraber) 4.414.406,69 USD olduğunun, davalı yanca davacıya ödendiği tespit edilen tutarın ise 6.917.774,43 USD olduğunun, bununla beraber sunulan belgelere göre kesin nitelikte bir hesaplama yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacı tarafından işin 04/10/2016 tarihinde teslim edildiğine dair sunulan dava dışı şantiye şefine ait olduğu anlaşılan ilişik kesme belgesi örneğinin ise, yazı içeriğine göre davacı tarafından işin sözleşmeye uygun olarak davalıya teslim edildiğini tevsik edici niteliğe haiz olmadığı, davaya konu işin yurt dışında yapılması sebebiyle mahkemece keşif yapılmasının tabii olarak mümkün olmadığı, davacı tarafından her ne kadar işin yapıldığına dair tanık deliline dayanılmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin, işin teslimine dair delil sözleşmesi niteliğindeki 9. maddesi hükmü ile davanın niteliği ve davalının tanık dinletilmesine muvafakatinin olmadığı da gözetilerek davacının tanık dinletme talebinin kabulüne olanak bulunmadığı, öte yandan davaya konu işin niteliği ile hacmi de nazara alınarak ve ayrıca yapılan işin miktarı ile birim fiyatlı olarak kararlaştırılmış olduğu da gözetildiğinde iş bedelinin tespitinin teknik değerlendirmeyi gerektirdiğinden tanıkların dinlenmesinin veya tarafların isticvabının da davacı tarafından yapılan iş miktarı ile karşılığı olan iş bedelinin tespiti yönünden dosyaya yenilik katmayacağı sonuç olarak; mevcut hukuki durum karşısında, tüm dosya kapsamına göre öncelikle işin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından dava tarihi itibariyle işin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp davalıya teslim edildiğinin ve bu bağlamda davalı tarafından yapılan uyuşmazlık konusu olmayan ödemelerin karşılığından daha fazla iş bedeline hak kazandığının usulüne uygun delillerle ispat olunamadığı gibi, davaya konu edilen işe dair geçici kabulün davadan sonra 09/09/2017 tarihinde yapıldığı, iş bedelinin belirlenmesi bakımından gereken kesin hesabın çıkarılması için sözleşmenin 27. maddesinde öngörülen koşulun dahi dava tarihi itibariyle gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı tarafından ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkili şirketin sözleşme ile yükümlü olduğu işi süresinde ve eksiksiz yerine getirip davalı firmaya 04/10/2016 tarihinde teslim ettiğini, dosyaya sunulan ilişik kesme belgesinde adı geçen ...’nin müvekkili şirketin işinin yürütüldüğü sahada şantiye şefi olarak çalıştığını, şantiye şefinin ilişiğinin kesilmesinin müvekkili şirketin işini bitirdiğini belgelediğini, ilişik kesme belgesinin, işin bittiğine ilişkin somut ve davalı yanın yetkililerinin imzalarını taşıyan bir belge olduğunu, dosyaya sunulan ilgili fotoğraflar ve belgeler değerlendirildiğinde işin tamamlandığının ispatlandığını, işbu dosyada tanık dinletilmesinin hakkaniyet açısından önem taşıdığını, tanıklarının ödemeye ilişkin olarak değil, işin tamamlandığına ilişkin beyan vereceklerini, bu nedenle mahkeme kararının yerinde olmayıp dosyanın sunulan somut deliller ışığında tekrar incelenmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı sözleşme ile kararlaştırılan işler dışında davalı şirketin talebi doğrultusunda müvekkili şirket tarafından diğer işlerin de yapıldığını, bu işlere ilişkin hakedişlerin ve diğer delillerin CD kaydı olarak sunulduğunu, bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında yürütülen işlerin fiyatlarının belirli olduğunu, buna ilişkin olarak daha önce belirtmiş oldukları gibi müvekkili şirketin kararlaştırılan işleri tamamlaması için SGK’dan alt yüklenici dosya açılışı yapılarak .... numaralı sicil dosyası açıldığını, ayrıca . numarası ile İş-Kur’da dosya açıldığını, her iki kuruma da yazı yazılarak ilgili kayıtların celp edilmesini talep ettiklerini, yapımı gerçekleştirilen işlerin davalı şirket ile akdedilen sözleşme gereği yapılmış olup, dava dilekçesi ekinde sunulan delillerden anlaşılacağı üzere müvekkili şirket çalışanları ve çalışmalarının tamamen davalı şirket bünyesinde gerçekleştirildiğini, davalı tarafından belirtilen ....... yapılan işler veya müvekkili ile bir bağlantısı bulunmadığını, yapılan işlerdeki asıl işveren ... ... İdaresi değil, bizzat davalı şirket olduğunu, nitekim 14/03/2014 tarihli sözleşme hükümlerine göre işçilerin SGK kayıtlarının yapılması, primlerinin ödenmesi ve ücretlerin ödenmesi ile ilgili hükümlerin tamamına Türk hukukunun uygulanacağını, dolayısıyla merkezleri Türkiye'de bulunan taraflar arasında yapılan - yaptırılan iş sonucunda ortaya çıkacak anlaşmazlıklarda şirketlerin Türkiye'de tuttukları ticari defterlerin esas alınamayacağı tespitinin kötü niyetli ve mesnetsiz iddialar olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu işler ile ilgili hakedişlerin yurt dışında tanzim edildiğini ve davalı şirkete verildiğini, bu işlemlerin yurt dışı bağlantılı işlemler olduğu için evrakların temininde yasal boyutta sıkıntılar yaşandığını, ancak düzenlenen hakedişler ile ilgili davalı şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini ve hem müvekkili şirkete ödemeleri eksik yaptığını, hem de ilgili evrakları imzadan imtina ederek, evrakları müvekkili ile paylaşmadığını, nitekim dava dosyasına da ilgili hakedişleri sunmadığını, sunulmadığı takdirde ticari defterlerin usule aykırı tutulması nedeniyle dava dosyasına sundukları kayıtlara göre hesaplama yapılıp alacak taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca HMK’nın 220. maddesi uyarınca davalının elinde bulundurduğu belgeleri dosyaya sunmakla yükümlü olup, eğer bu belgelerin elinde olmadığını iddia ediyorsa yemin etmesi gerektiğini, mahkeme kararında isticvabın gerekli olmadığına karar verildiğini, bu sebeple de davalı tarafın yemin etmediğini, kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporundaki, müvekkilinin dava açabilmesi için geçici kabulün yapılması gerektiği hususunun Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, bilirkişinin teamül olarak bahsettiğinin aksine yüksek mahkemenin haklı davalarına emsal kararlara imza attığını (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin  27/09/2017 tarih ve 2017/1261 Esas-2017/3159 Karar sayılı kararı), sadece hukukun temel kavramlarından normlar hiyerarşisi dikkate alındığında dahi yargı kararlarının teamülden üst kademede olduğunun açık olduğunu, kaldı ki bilirkişinin bahsettiği şekilde bir teamülün taraflarınca kabulünün de mümkün olmadığını belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, sözleşme ve sözleşme dışı imalatlar nedeniyle alacağın tespiti ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.\t <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. Maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.\t <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t \t\t \t\t<br>\t <br>    Başkan  ...                   Üye ...\t            Üye ...                   Katip ...\t<br><br>    e-imzalıdır           e-imzalıdır          e-imzalıdır        e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"90d490b0b521cdd6","SID":"57bb1a9c7bd60055"}}