{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/882 - 2024/1150<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/882 <br>KARAR NO\t: 2024/1150<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/32 E.  -  2022/58 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Tasarım Kararı İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2022 tarih ve 2020/32 E. - 2022/58 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilin “...” ibareli 2019 02135/11 sayılı tasarım başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2019/T-940 sayılı kararı ile tescil talebinin reddedildiğini, oysa  müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen tasarımın bir bütün halinde yenilik vasfını sağladığını, davalı Kurum tarafından redde mesnet gösterilen 2018 01883/1 sıra numaralı tasarımın müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin kendisi adına tescilli tasarım üzerinde değişiklikler yaparak yeni bir tescil başvurusunda bulunması sırasında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerinin aranmasının SMK ile bağdaşmayacağını, müvekkili şirketin “...” ibareli markası ile oluşturduğu tasarımların 2008 yılından beri kullanıldığını, müvekkili şirketin tescilli markalar üzerinde ufak değişiklikler yaparak seri marka oluşturma amacıyla hareket etmesinin tasarımın yeniliğini etkilemediğini, tasarımın önceki tescilli tasarımlar sayesinde tescil edilebileceğini, davalı tarafın markası, ürünü ve ambalajı ile müvekkili şirket markası, ürün ve ambalajının benzer olmadığını, davalının tanınmış marka iddialarını kabul etmediklerini, ortalama tüketicilerin ürünleri karıştırma ihtimali bulunmadığını, tasarımı inceleyen tüketicilerin vurgunun markalarda olması sebebiyle ürünlerin hangi şirkete ait olduklarını rahatlıkla anlayabileceklerini, müvekkili şirket tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığını ileri sürerek, 2019/T-940 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019 02135/11 numaralı tasarımın tesciline karar verilmesini  talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, dava konusu tasarımın yeni olma niteliğini haiz olmadığını, ambalaj deseni ve belirleyici görsel öğelerinin müvekkili şirkete ait “...” markaları ve markaların kullanıldığı ambalaj desenleri ile birebir aynı olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu tasarım başvurusu tarihinden çok daha önce ilgili markaları kamuya sunduğunu, müvekkili şirketin “...” ürününün sürekli ve yoğun tanıtım ve özgün şişe biçiminin Türkiye’de yüksek tanınmışlığa sahip olduğunu, davacı şirket adına kayıtlı 2018 01883/1 nolu tasarımın da müvekkili şirket markaları karşısında yenilik niteliğinden yoksun bulunduğundan YİDK kararı ile iptal edildiğini, kararın kesinleştiğini, tasarım başvurusunun iptaline rağmen davacı şirketin aynı unsurları yeniden kullanarak yaptığı başvurunun kötü niyetli olduğunu, dava konusu ürünün müvekkili şirkete ait \"...\" ibareli ürününün taklidi olduğunu ve kullanıcı üzerinde aynı izlenimi uyandırdığını, dava konusu tasarımın uygulandığı ürünü gören tüketicinin ürünü müvekkili şirketi ile ilişkilendireceğini, davacı şirketin ... market zincirinin sahibi olduğu ve \"...\" markalı ürünlerin tedarikçisi olduğu gözetildiğinde müvekkili şirket markalarının ticari takdim şeklini bilmemesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, “...” markasının davacı tasarımında bulunmasının görünümün korunduğu tasarım hukuku bakımından önemli olmadığı, bu ibarenin marka hukuku bakımından markaya ayırt edici nitelik katabileceği, ancak tasarımdaki ayırt edici niteliğin marka hukukundaki ayırt edici nitelikten farklı olduğu, seri tasarım kavramının da tasarım alanında bulunmadığı, aksine seri tasarım (birbirinin koruma kapsamına giren tasarımlar, ufak ayrıntıda farklılaşan tasarımlar) yaklaşımının son tasarımın tescil talebinin ilk tasarımın varlığından dolayı iptaline sebebiyet vereceği, kanunun amacının yeni ve ayırt edici tasarımların ekonomiye kazandırılması olduğu; Türkpatent Tasarımlar Dairesi Başkanlığının görsel, locarno sınıfı ve ürün adı arasındaki ilişkiyi doğru kuramayarak hatalı görseli kabul ederek dava konusu tasarımı tescil ettiği, (iptal edilen 2018/01883-1 sayılı tasarımda da) korumak isteği hakkının “ambalaj deseni” olarak belirtildiği, ancak adlandırmaya ve Locarno sınıfına uygun feragatnameli görsel anlatımının başvuru aşamasında sunulmadığı, bunun davalı kurumun şekli inceleme aşamasında da davacıdan talep edilmediği, koruma kapsamı dışında kalan ambalajın üç boyutlu halininin kesikli çizgilerle gösterilmesi gerekirken bu yapılmadığı için sanki ambalajın üç boyutlu formu da korunurmuşçasına işlemlerin yürütüldüğü, dava konusu tasarımda korunan görünümün etiket üzerindeki grafik (desen) tasarımı olduğu, dava konusu tasarım, diğer mesnet tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici ise de, dava konusu 2019 02135/11 nolu tasarımın itiraz gerekçesi olarak ileri sürülen daha önce davacının başvuruda bulunduğu ancak reddedilen 2018 01883/1 nolu tasarım iptaline dayanak yapılan 2012/36615 sayılı davalı markası karşısında yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını içermediğinden Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021/T-940 sayılı kararının  yerinde olduğu  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmadığını, itirazlarının karşılanmadığını, müvekkilinin \"...\" ibareli tasarımı ile davalı adına tescilli tasarım ve müvekkilin 2018 01883/1 başvuru numaralı tasarımının ticari takdim şekli bakımından bilinçli tüketici tarafından karıştırılmaya veye ilişkilendirilmeye sebebiyet verecek derecede benzerlik içermediğini, bilgilenmiş kullanıcı gözünde müvekkili tasarımının yenilik ve ayırt edicilik niteliğini sağladığını, bilirkişiler tarafından tasarımcının özgürlük alanının değerlendirilmediğini, tasarımın bu şekilde kullanılmasındaki temel neden şişenin elin şeklini alması ve kullanıcı tarafından ürünün rahat tutulmasının sağlanması olduğunu, benzer kullanımların dikkate alınmadığını, davalının itiraza mesnet gösterilen 2012/36615 başvuru numaralı markasının ürün görselleri incelendiğinde müvekkilinin kapak renginin farklılaştığını, ambalaj üzerindeki renklerin de farklı olduğunu, müvekkilinin markasını uzun yıllar kullanarak tanınır hale getirdiğini, davalının tasarım olarak tescil ettirmesi gereken bir unsuru marka olarak tescil ettirerek, bu ambalaj tasarımından süresiz olarak faydalanmak istediğini, kötüniyetli olarak hareket ettiğini, davaya konu ürün kalıbının harc-ı alem niteliği taşıması nedeniyle de bir tasarımın tescil edilme şartlarını taşımadığını, Yargıtay kararlarına göre, teknik zorunluluk nedeniyle bir ürünün belli şekilde üretilmesi gerekiyorsa haksız rekabetin söz konusu olmayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK tasarım kararı iptali istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu 29.03.2019 başvuru tarihli 2019 02135/11 sayılı ambalaj deseni tasarımının dava önce yine davacı tarafça 16.03.2018 tarihinde başvurusu gerçekleştirilen ve davalı şirketin markası mesnet gösterilerek tescili iptale edilen 2018 01883/1 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/06/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 12/07/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b303ef2488fd5da","SID":"f4b5c55d0687327e"}}