{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/169 <br>KARAR NO: 2022/743<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/12/2020<br>NUMARASI: 2020/181 Esas - 2020/329 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/05/2022<br>İcra Dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı sigortalıya ait \"...\" isimli teknenin 15.11.2016 başlangıç tarihli Yat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını,  teknenin 01.01.2017 tarihli bağlama sözleşmesi kapsamında Marmaris Yat Limanı'nda bağlı bulunduğu sırada 10.04.2017 tarihinde çıkan yangında tamamen yandığını, davalının, Marmaris Yat Limanı'nın işleteni olduğunu, teknenin tamamen yanarak güverte üst yaşam mahallinin enkaz haline geldiğini ve teknenin %90'ı batmış durumda olduğunu, yapılan araştırmalarda yangının, marinaya dışarıdan giren yabancı uyruklu şahıslar tarafından çıkarıldığının tespit edildiğini,hasarın, Marmaris Yat Limanı'nda emniyet ve güvenlik yetersizliği nedeniyle meydana geldiğini, müvekkilinin sigortalıya hasar bedelini ödeyerek sigortalının haklarına halef olduğunu, hasar bedelinin rücuan tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul  ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe, davalı borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; takibin başlatıldığı icra dairesi yetkisiz olup yetki itirazında bulunduklarını, yetkili icra dairesinin sözleşmenin 12. maddesi gereğince Muğla/Menteşe icra daireleri olduğunu, Marmaris Limanının verilen işletme izni kapsamında müvekkili tarafından işletildiğini, limanın marinaların aksine kamuya açık bir alan olduğunu, rıhtıma yaya girişini engelleyici bir düzenleme yapılmasının Kıyı Kanununun 6. maddesi gereği mümkün olmadığını, sigortalının da bu durumu bilerek müvekkili ile sözleşme imzaladığını, belediye tarafından sağlanan güvenlik hizmetlerinin sadece caydırıcılık amacı taşıdığını, yangının marinaya dışarıdan giren yabancı uyruklu kişiler tarafından çıkarıldığının tespit edildiğini, müvekkili çalışanlarının olayın tespit edildiği anda müdahale ettiğini,yangı olayında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının sigortalısına ait teknenin davalının işlettiği yat limanına bağlanması konusunda 05/01/2017 tarihli hizmet sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin 12. maddesinde Muğla İcra Dairelerinin yetkili kılındığı,  tekne maliki sigortalı ile davalı arasındaki bağlama sözleşmesi Muğla'da yapıldığından, İİK'nın 50/1-son maddesine göre Muğla İcra Dairelerinin yetkili olduğu gibi, sözleşmenin ifa yeri de Muğla olduğundan HMK'nın 10. maddesine göre de Muğla İcra Dairelerinin yetkili olduğu,  davalının yerleşim yerinin Muğla'da bulunması nedeniyle HMK'nın 6. maddesindeki genel yetki kuralına göre de takibin yapıldığı İstanbul İcra Daireleri yetkisiz olduğundan, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine vaki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin sigortalının haklarına halef olması nedeniyle zarar gören konumunda olup HMK'nın 16. maddesi gereğince kendi yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olduğunu, dava konusu borcun TBK'nın 89. maddesi kapsamında para borcu olması nedeniyle de alacaklı müvekkilinin yerleşim yerinin yetkili olduğunu,  İstanbul icra dairesinin yetkili olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından birisi, takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olmasıdır.Davacı tarafından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından, yasal süresinde Muğla/Menteşe icra dairelerinin yetkili olduğu ileri  sürülerek icra  dairesinin yetkisine itiraz edilmiştir. TTK'nın 1472 maddesine göre, sigortacı hasar bedelini ödedikten sonra sigorta ettiren yerine geçerek sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu halefiyet ilkesi gereğince, sigortalı zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyor ise sigortacı da rücu davasını o yer mahkemesinde, icra takibini de aynı şekilde o yer icra müdürlüğünde başlatmak zorundadır. Yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla, HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK'nın 6. maddesi gereği, genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme ve icra dairesidir. Öte yandan aynı yasanın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Bağlama Sözleşmesinin ifa yeri  Muğla olduğu gibi davalının yerleşim yeri de Muğla'dır. Bu durumda hem genel yetki kuralı hem de sözleşmenin ifa yeri bakımından Muğla icra daireleri yetkili olduğundan, takibin başlatıldığı İstanbul ... İcra Dairesi yetkisizdir. Bu nedenle mahkemece icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken  80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 21,4‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından sarf edilen giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/05/2022</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6e7b50a1394be3a","SID":"e788cc00ea2dc8d3"}}