{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/901 - 2024/1183<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/901 <br>KARAR NO\t: 2024/1183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/190 E.  -  2021/438 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2021 Tarih ve 2021/190 Esas - 2021/438 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili adına tescilli \"...\" ibareli tanınmış markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2020/75229 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilinin bu başvuruya yaptığı itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, müvekkilinin \"...\" ibaresini ilk kez 2007 yılında tescil ettirdiğini ve <br>bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak marka sayısını <br>arttırdığını, \"...\" ibareli müvekkili markalarının zayıf/tanımlayıcı <br>marka olarak kabul edilmesinin yerleşik yüksek mahkeme <br>içtihatları çerçevesinde mümkün olmadığını, aksine bu ibarenin <br>doğrudan müvekkili Şirketi işaret ettiğine ilişkin pek çok yargı kararının bulunduğunu, \"...\" markasının çok uzun süreden beri piyasada olması <br>sebebiyle ayırt edici niteliğinin yükseldiğini ve bahse konu markanın yüksek ayırt edici <br>marka statüsüne ulaştığını, davalı Kurumca gerçekleştirildiği belirtilen bütünsel inceleme <br>biçiminin, yüksek mahkeme kararları, hukuk ve kanunla uyumlu olmadığını, işbu dava konusu \"...\" markası ile müvekkilinin \"...\" <br> markalarının aynı sınıfta yer alan mal ve/veya hizmetleri <br>Kapsadığını, ortalama gıda tüketicisinin dava konusu marka ile müvekkili markalarını benzer olarak algılayacağını, davaya konu \"...\" markasının, müvekkili adına tescilli \"...\" <br>ibareli markalar ile iltibas oluşturabilecek düzeyde <br>benzer olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-3801  sayılı <br>kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar <br>verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ..., davanın süresi içinde açılmadığını, davacı yanın iddialarının asılsız olduğunu, \"...\" ibaresinin davacı ile özdeşleştirilemeyeceğini, bu ibarenin farklı kişiler adına tescilli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamındaki malların, davacıya ait itiraza mesnet 2018/18616, 2018/18610, 2018/18606, 2018/18599, 2013/60855 sayılı markaların kapsamındaki 30. sınıf mallarla aynı/aynı tür bulunduğu, davacı markalarının esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, dava konusu marka başvurusunun esas unsurunun ise \"...\" ibaresinden oluştuğu, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu marka başvurusu içinde bir bütün halinde bulunduğu, davacı markalarının esas unsurunun telaffuzunun \"...\" şeklinde, dava konusu marka başvurusunun telaffuzunun \"...\" şeklinde olduğu, dava konusu marka başvurusunda yer alan \"...-\" ibaresinin \"...\" emtiasının ilk beş harfinden oluştuğu ve ortalama tüketici nezdinde hemen ve ilk bakışta \"...\" emtiasını çağrıştırdığı, davaya konu 30. sınıfta yer alan mallar arasında bisküvilerin de bulunduğu, bu nedenle davaya konu malların hitap ettiği ortalama tüketici kesimi nezdinde \"...\" ibaresinde yer alan ve \"...\" emtiasına çağrışım oluşturan \"...-\" öbeğinin somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, markasal ayırt edicilik incelemesinde \"-...\" kelimesine nispetle \"...-\" öbeğinin arka planda kaldığı, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar ile dava konusu marka başvurusu arasında, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2021-M-3801 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/75229 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, başvuru konusu \"...\" ibareli markanın, itiraz gerekçesi markalar ile iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığını, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğunu, ortalama tüketicilerin bu ibareyi parçalara bölerek içinden sadece \"...\" ibaresini seçip, ön plana çıkartmalarının makul ve beklenebilir bir durum olmadığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle belirgin biçimde farklılaştığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı ...'nun 06.07.2020 tarihinde 2020/75229 sayılı \"...\" ibaresinin, 30. sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak iltibas ve tanınmışlık gerekçeleriyle başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan davacı itirazının da YİDK'in 29.05.2021 tarih, 2021-M-3801 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 31.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince, davacının itirazına mesnet markaları  ile dava konusu başvuru arasında, başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup, bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, yalnızca davalı ... istinaf kanun yoluna başvurduğu gözetildiğinde istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, yalnızca dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında uyuşmazlık konusu 30. sınıf mallar yönünden karıştırılma tehlikesi olup olmadığıdır. <br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (Karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığından, tarafların markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.<br>Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsuru da \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685 E. -2022/6319 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi, sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına gelmekte olup, gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliği düşük bulunmaktadır. Her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de ayırt ediciliği düşük ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar tutulmalıdır. Diğer bir deyişle, ayırt ediciliği zayıf ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerekmektedir. Buna göre, dava konusu başvuruda, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin öne çıkartılmadığı, markanın bir bütün olarak \"...\" şeklinde algılanacağı, uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı kanaatine varıldığından, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında  SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiştir. <br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince, 11. Hukuk Dairesinin bir kısım kararlarına atıf yapılarak taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu değerlendirilmiş ise de yukarıda değinilen Yüksek Daire kararında açıklandığı biçimde, önceki kararlardan farklı olarak \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edildiğinden ve sonraki Özel Daire kararlarında da aynı görüşe yer verildiğinden, ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiş, davalı ... vekilinin istinaf itirazları haklı bulunmuştur.  <br>\tSomut olayda uyuşmazlığın niteliği ve istinaf edenin sıfatı gözetildiğinde, bir başka hususun daha tartışılması gereklidir. Zira davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde, gerçekte ayrı davaların konusunu oluşturan iki farklı talep birleştirilmiş ve YİDK kararının iptali ile diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi birlikte talep edilmiştir. Mahkemece YİDK iptali talebinin kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği halde, yerel mahkeme kararı, davalı gerçek kişi tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda Dairemizce, davalı ... istinaf başvurusu ile YİDK kararının iptali davası yönünden oluşacak hukuki sonucun, diğer davalı gerçek kişiyi ilgilendiren hükümsüzlük davasına yansıtılması mümkün olmamıştır.<br>Sonuç olarak, ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle  dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"... \" asıl unsurlu markaları arasında, emtia benzerliği şartı gerçekleşmesine rağmen marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde bu yönden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/12/2021 gün ve 2021/190 Esas - 2021/438 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\t2-YİDK kararının iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE, <br>\t3-Marka hükümsüzlüğüne yönelik DAVANIN KABULÜ ile dava konusu 2020/75229 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın  davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve hükümsüzlük davası yönünden Dairemizce bir istinaf incelemesi yapılmadığından ilk derece mahkemesi kararında hükmedilen 7.375,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Kurumuna verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 147,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 118,90-TL  tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 266,40-TL yargılama giderinin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile bu orana tekabül eden 133,20-TL'ye, 59,30-TL peşin harç ile 59,30-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 251,80-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın YİDK kararının iptali davası yönünden yapıldığının kabulü ile davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 2,40-TL posta masrafı, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan  toplam 223,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalı kuruma verilmesine,<br>\t9-Davalı ... tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   11-Davalı ... tarafından peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ... Kurumuna iadesine,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 13/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/06/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br> <br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"971452235c4d8da0","SID":"600f2dbfa0073198"}}