{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2019/1857 <br>KARAR NO\t: 2022/313<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 28/02/2019<br>NUMARASI\t: 2017/458 E. - 2019/96 K.<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın usulden reddine dair verilen hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk boğazlarından geçen ve Türk limanlarına gelen gemilere acentelik hizmetleri verdiğini ve yurt dışına ihracat yaptığını, müvekkili ile ... arasında akdedilen sözleşme gereği ihracatı yapılacak limon emtiasının taşıma işlemi için davalı ... LTD'ye izafeten acentesi ... A.Ş. ile anlaşıldığını, anlaşmaya göre ... nolu konteynerin davalı ... A.Ş.'ye ait ... IMO numaralı \"...\" isimli gemiye 10.12.2016 tarihinde Mersin Limanından yüklenip Halifax  limanından aktarma yapılarak Toronto Limanına 11-12.01.2017 tarihinde tesliminin kararlaştırıldığını, ... nolu konişmentoda müvekkilinin taşıtan, dava dışı MDH'nin alıcı, davalı ...  taşıma işleri komisyoncusu, davalı Limar'ın ise taşıyan sıfatını haiz olduğunu, emtiayı taşıyan ... isimli geminin belirlenen tarihte varış limanına varamadığını, konteynerin iklimlendirme ünitesinin bir süredir çalışmadığının tespit edildiğini, Barcelona limanında iklimlendirme ünitesinin tamir edilmek üzere gemiden indirildiğini, tamir edildikten sonra 11.01.2017 tarihinde QID63 sefer sayılı gemiye yüklendiğini, müvekkilince limon emtiasının ne zamandır iklimlendirme ünitesi dışında tutulduğu ve ünitenin kaç gündür bozuk olduğunun bilinmediğini, taşımanın taahhüt edilen sürede gerçekleştirilmediğini, Kanada Gıda Günvenliği Tespit Birimi tarafından yapılan inceleme sonrasında 386.46 Kanada Doları ek masrafın ortaya çıktığını, yükün Kanada'da depo edilmesi için ... ile anlaşıldığını ve 1.238,45 Kanada Doları zararın ortaya çıktığını, masraflar ve zararlar için 1 nolu davalı  ... 18.01.2017 tarihinde ihtar çekildiğini, ihtara yanıt verilmemesi üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığını, davalı Limar'ın taşıyan sıfatı ile zarardan sorumlu olduğunu, limon muhteviyatı taşıma şartları belirtildiği halde davalılar tarafından gerekli özenin gösterilmediğini, davalıların sözleşmeye aykırı hareket etmesinden dolayı müvekkilinin alıcı MDH International adına düzenlenen 02.12.2016 tarihli faturadan kaynaklı 28.520,80 USD, 02.02.2017 tarihli Ameri Connect tarafından düzenlenen fatura ve demurajdan kaynaklı 3.907,97 Kanada Doları, 02.02.2017 tarihli demuraj faturalarından kaynaklı 1.320,00 USD alacağının bulunduğunu, davalının icra takibine vaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd'ye İzafeten Acentesi ... A.Ş. vekili, savunmasında özetle; dava konusu taşımanın ... numaralı konişmento ile yapıldığını, taşımayı yapan ... şirketinin merkezinin Haifa İsrail olduğunu, taşımanın yapıldığı geminin yabancı bayraklı olduğunu, yükün alıcısı firmanın Kanada'da mukim yabancı firma olduğunu, dava konusu taşımada yabancılık unsurunun bulunduğunu, davanın milletlerarası yetki yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin yabancı taşıyan taşıma işleri komisyoncusu değil doğrudan taşıyan sıfatına haiz olduğunu ve dava konusu yükü kendi konişmentosu tahtında taşıdığını, davalı ... şirketinin ise taşımanın yapıldığı geminin donatanı olduğunu ve taşımayı fiilen gerçekleştirdiğini, ihraç edilen konteyner muhteviyatı emtiaya ait fatura bedelinin vesaik mukabili ödendiğini, davacının mal bedelini eksiksiz ve tam olarak tahsil ettiğini, taşımanın CIF teslim şekline göre taşındığını, davacı tarafın tahsilini talep ettiği Ameri-Connect Feıght Servıces faturasının dava dışı yük alıcısı ... şirketi adına düzenlenmiş olduğunu, söz konusu faturanın iddia  olunan hasar ve gecikme ile ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın demurıj bedellerinin iadesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, demuraj faturalarının davacı adına değil dava dışı ... şirketi adına düzenlendiğini, dava konusu konişmento ile  davacıya ait 1 adet konteyner muhteviyatı yükün Mersin'den Toronto limanına taşınması işi için anlaşıldığını, diğer 4 konteynerin taşınması işi için müvekkili ile anlaşmadığını, müvekkil taşıyanın sorumluluğunun navlun ile sınırlı olduğunu, müvekkiline ait ısı çizelgelerinden konteyner içi sıcaklığın düzenli olarak +5 derece olduğunu, arıza olduğuna ilişkin survey raporunun bulunmadığını, konteyner hakkında \"yükleten yükledi, iç istifi yaptı ve saydı\" şeklinde rezerv bulunduğunu, TTK'nın1185.maddesi uyarınca taşıyana süresinde zıya ihbarı yapılmadığını, yük üzerinde her iki tarafın iştiraki ile yapılmış bir tespitin bulunmadığını savunarak, davanın milletlerarası yetki yönünden usulden reddine, bu talebi kabul görmediği takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Dava konusu taşımaya konu esas konişmentonun 22.maddesindeki kloz ile konişmentodan kaynaklanan tüm dava ve uyuşmazlıklarda taşıyanın  şirket merkezinin bulunduğu Haifa / İsrail Mahkemesi, eğer yük Amerika Birleşik  Devletlerinden gönderilmiş ise ABD/ Newyork  Güney Bölgesi  Mahkemelerinin münhasır  yetkisine haiz olacağı ve başka mahkemelerin  kaza yetkisinin  hariç  tutulacağı  kararlaştırılmıştır. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun  Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklanmış olduğu, davacının sigortalının  halefi sıfatı ile  bu davayı açtığı, davacının da  konişmentonun şartları ile bağlı olup davacı tarafından davada TTK 105.maddesi gereğince asıl davalı hakkında verilecek hüküm geçerli olduğunda konişmentoda yer alan yetki şartına göre uyuşmazlığın yetkili kılınan Haifa-İsrail Mahkemesinde görülmesi gerektiği kanaatine varılarak, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.  Ayrıca Mahkememize ait 28/02/2019 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince 2 nolu davalı ... A.Ş hakkında tefrikine..\" gerekçesiyle; davalı ... Ltd'ye izafeten Acaentesi ... A.Ş. bakımından milletlerarası yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece davaya konu konşimentoda yer alan yetki şartından bahisle yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davalının mezkur taşımada taşıyan sıfatıyla hareket ettiğinin dilekçelerinde ikrar etmesi nedeniyle kararın doğru olmadığını, cevap dilekçesinde davalının freight forwarder olarak değil, taşıyan olarak hareket ettiğinin belirtildiğini, bu nedenle  konşimentonun arka yüzünde yer alan yetki şartından bahisle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesinin  TMK'nın  2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ayrıca bu şartın mahkemece genel işlem şartlarına göre denetlenmesi gerektiğini, bir çok kararda belirtildiği üzere genel işlem denetimi koşulunun ticari işlemlerde de uygulanabileceğini, HMK'nın 7. maddesi  uyarınca davalının birden fazla olması durumunda davalılardan birinin yerleşim yerinde açılması halinde mahkemenin yetkili olacağını ve davanın 2 numaralı davalının yerleşim yerinde açıldığını, konşimentonun taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi mahiyetinde olduğu, bu bakımdan genel işlem koşulu denetiminin dosyaya sunulan emsal kararlarda kabul edildiğini, TTK'nın 1141. maddesi gereğince, taşıyan olarak gemiyi ve konteyneri yüke elverişli olarak bulundurma yükümlülüğünü, 1178. madde gereğince taşıyan olarak yüke özen sorumluluğunu kaldıramayacağını veya sınırlandıramayacağını açıkça hükme bağlamasına rağmen, davalının önceki dilekçelerinde taşıyan olduğunu ikrar ederek ziyaa sebep olan konteynerin tamir edildiğini ve yükün bu nedenle bozulduğunu kabul etmesine rağmen yetki şartına dayalı olarak sorumluluktan kaçmasının mümkün olmadığını, basiretli bir tacir olan davacının mutat rotasından ayrılarak rotada bulunmayan Barcelona limanına yükü günlerce yük ve yola elverişsiz konteynerde bırakarak zayi olması nedeniyle sorumlu olduğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacıya ait emtianın deniz yoluyla taşınması sırasında uğradığı hasar ve davacı tarafından yapılan giderlerin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali isstemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda, milletler arası yetki itirazı kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı,  davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından akdi ve fiili taşıyıcıya karşı açılan davalar tefrik edilerek, diğer davalı yönünden davaya devam edilmiş, eldeki davaya konşimentodaki yetki şartı uyarınca davalının milletler arası yetki itirazı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. TTK'nın 1237/1. maddesi uyarınca, taşıyan ile konişmento hamili arasındaki  hukuki ilişkide konişmento esas alınır. Somut olayda dava konusu konişmento incelendiğinde, yükletenin davacı şirket, gönderilenin dava dışı ...,  yükleme limanının Mersin, tahliye limanın Halifax Limanı, taşıyanın  ... Ltd. olduğu görülmüş olup, o halde konişmeto hükümlerinin tarafları bağlayacağı açıktır. MÖHUK'un 47/1 maddesi, “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.” şeklinde düzenlenmiştir. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir yetki sözleşmesi olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir.  Somut olayda dava konusun emtianın alıcısının yabancı olması, varma yerinin yabancı bir liman olması, taşımayı yapan geminin yabancı bayraklı olması ve taşıyanın yabancı bir şirket olması dikkate alındığında, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı kabul edilmelidir.  Bunun yanında, dava konusunun  münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdinden kaynaklandığı da açıktır.Konişmentonun ön yüzende yer verildiği üzere,  arka yüzünde yer alan 22. maddesinde  açıkça konişmetoya bağlı olarak açılacak bir davanın taşıyanın şirket merkezinin bulunduğu Halifa/İsrail Mahkemesi tarafından karara bağlanacağı düzenlenmiş olup, bu durumda iş bu davada da münhasır yetki sözleşmesinde belirlenen yer mahkemesinin yetkili olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan kural olarak genel işlem koşulları içeren sözleşmeler düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. Ancak, TBK'nın 25. maddesine göre, genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz. Somut olayda ise taraflar arasında düzenlenen konişmentonun ön yüzünde arka yüzündeki yetki klozuna atıfta bulunulmuştur. Kaldı ki yetki şartına ilişkin bu hükmün, tacir olan davacı tarafın kolayca anlayabilecek bir içerikte olup, ayrıca uyuşmazlık halinde mahkemenin yetkisinin düzenlenmesine ilişkin hüküm konulmasının dürüstlük kuralına aykırı bir düzenleme sayılamayacağı kanaatine varıldığından, haksız işlem şartı olarak kabul edilemez. Diğer taraftan, acentelik hükümleri arasında yer alan TTK'nın 105/2. maddesindeki düzenleme; acentelik sözleşmelerine, müvekkili aleyhine açılan davalarda acentenin temsil yetkisinin olmadığına dair konulacak şartlarla ilgilidir. Bu hüküm, acentenin üçüncü kişilerle, acente sıfatıyla yapılan sözleşmelere konulacak yetki şartıyla ilgili değildir. Aksinin kabulü, bir acente aracılığıyla yapılan hiç bir sözleşmeye münhasır yetki şartı konulamayacağı gibi bir sonuca neden olur ki bu yorum günümüz ticaret hukuku anlayışıyla örtüşmez. Acentenin cevap dilekçesinde yabancılık unsuru bulunan sözleşmeyi müvekkiline izafetten yaptığını kabul etmesi acentelik ilişkisi gereği olup, taşımanın doğrudan acente sıfatından bağımsız olarak yapıldığı savunulmamıştır. Bu nedenle, acente sıfatıyla yapılan ve yabancılık unsuru içeren sözleşme nedeniyle yetki itirazında bulunulması TMK'nın 2. maddesine aykırı olmadığından, davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından ileri sürülen, taşıyıcının yüke ve yola elverişsiz konteyner temini, taşıma sırasında konteyner ısısını kontrol etmemesi, yükün sözleşmeye aykırı şartlarda taşınmasına ilişkin istinaf başvuru nedenleri, yetkili mahkemede yapılacak yargılamada, dikkate alınacak kararın niteliğine göre bu nedenler incelenmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı  tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irat kaydına; bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 17.03.2022 tarihinde oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"65d7aa5f722a2fa5","SID":"01c18e5a73dd762d"}}