{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2023/769 Esas<br>KARAR NO:2024/605<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ: 31/10/2023<br>KARAR TARİHİ: 27/06/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREKÇE:Davacı vekili, müvekkilinin ihyası istenen  TASFİYE HALİNDE------ tasfiye memuru olduğunu, şirketin kendi tasfiyesine karar verip, müvekkilini tasfiye memuru olarak atadığı, müvekkili tarafından da tasfiye işlemlerinin tamamlanıp, şirketin sicilden terk ettirildiğini; ancak bu aşamadan sonra ----- plakalı araçların şirket adına kayıtlı olduğunun ortaya çıktığını, bunlar hakkında satış veya trafik kaydından terk işlemlerinin yaptırılabilmesi için şirketin yeniden sicile tescilinin gerekli olduğunu bildirerek şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ----- vekili, şirketin kendisini tasfiye ile terkin ettirdiğini, 5 yıllık sürenin geçtiğini artık ihyanın istenemeyeceğini; mahkeme aksi kanaatte ise o takdirde de terkinin şirket iradesi yönünden yapıldığından dolayı müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine karar verilmemesini savunmuştur.Dava, TTK 547 madde gereğince açılan ek tasfiye davasıdır. Davacı şirket tasfiye kararı alıp 09/12/2015 te tasfiyesini tamamlayarak sicilden kendisini terkin ettirmiştir. Mahkememizce araç kayıtları üzerinde yapılan incelemede bu araçların halen ihyası istenen şirket adına trafikte kayıtlı olduğu görülmüştür. Araçların satılması için yada tasarruf edilmesi için davacı tasfiye memurunun iş bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunup, şirketin ihya edilmemesi halinde, hem araçların üzerinde tasarruf etme imkanı kalmayacak hem de sicilden terkin edilmiş olan şirket aleyhine vergi borcu doğmaya devam edecektir. Bu nedenle mahkememizce şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin de olayda uygulama yeri olmadığı belirlenmiş; ancak davalı ----- ihyası istenen şirketin iradesi ile tamamlanan tasfiye sonunda sicilden terkin gerçekleştiğinden ve hatalı bir işlemi bulunmadığından davaya neden olmadığı kabul edilmiş; bu nedenle yargılama giderleri davacı üzerine bırakılıp; davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeksizin aşağıdaki karar tesis olunmuştur.<br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>DAVANIN KABULÜNE; <br>---- sicil numarası ile kayıtlıyken ---- tarihinde kendi tasfiyesi sonunda sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE ------;<br>Kendi adına kayıtlı olan ------ plakalı araçların satışı ya da trafik kaydından terkini yönünden işlemlerin yapılması ile sınırlı olarak ek tasfiyesine ve bu amaçla ticaret siciline ihya yoluyla tesciline, <br>Şirkete Ek tasfiye memuru olarak ------- görevlendirilmesine, <br>Karar kesinleştiğinde yeterli suretin -------şerh için gönderilmesine,<br>Dava maktu harca tabi bulunduğundan maktu harçtan eksik  157,75 TL ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacıya iadesine,<br>Davalı taraf davaya haksız olarak neden olmadığı için aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair karar, davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.27/06/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9933b649c19d8bbf","SID":"882f1ee6b0ee045f"}}